İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/684 E. 2026/533 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/684
Karar No
2026/533
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/684 Esas KARAR NO: 2026/533 DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 04/08/2025 KARAR TARİHİ: 12/05/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin gıda sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin davalıya çeşitli tarihlerde dondurulmuş gıda ürünlerinin satışını gerçekleştirdiğini, ürünlerin davalıya teslim edildiğini, davalının ödeme borcunu belirlenen vadelerde eksiksiz ve zamanında yerine getirmediğini, verilen hizmet bedelinin tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini, yetkili ve görevli mahkemenin---- Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında -----satışının gerçekleştirildiğini, ürünlerin sevkiyatı ve tesliminin eksiksiz şekilde gerçekleştirildiğini, ilgili işlemlerin irsaliye yerine geçen fatura ile de kayıt altına alındığını, müvekkilinin davalı tarafa satışı ve teslimi yapılan ürünlere ilişkin düzenlenen ----- bedelli faturaların süresi içerisinde ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla------ Esas sayılı dosya üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından icra takibine itiraz edildiğini, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını, davalının kötü niyetli olduğunu, %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini iddia ederek; fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik davanın kabulünü,----esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini, takibin devamını, davalı aleyhine %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, dava konusu ----- Esas sayılı dosyasına dayalı faturaların oluşturduğunu, fatura konusu ürünlerin müvekkiline teslim edilmediğini, alacağın likit olmadığını, dava konusu faturaya dayalı ürünlerin müvekkiline teslim edildiğine dair irsaliye ve teslim belgesinin bulunmadığını, fatura içeriklerine itiraz edildiğini, dava konusu edilen faturaların usule uygun olmadığını, fatura içeriklerine itiraz ettiklerini, ticari kayıtlar üzerinde inceleme yapılmasını savunarak; davanın reddini, %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.

DELİLLER:---- Müdürlüğü ve ----Müdürlüğüne müzekkere yazıldığı görüldü. SMMM Bilirkişi---- tarafından hazırlanan ----tarihli raporda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür. 1. Ticari Defterlerin Usule Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin ibraz ettiği 2024 yılına ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre açılış Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde alınmamış olduğu, kapanış Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde alınmş olduğu. Davacı şirketin ibraz ettiği 2025 yılına ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre açılış Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu.Davalı taraf incelemeye gelmediğinden ve yerinde inceleme talebinde bulunmadığından davalı defter incelemesi yapılamamıştır. 2. Takip Konusu Alacak Yönünden: Davacı şirketin 2024 yılı defter kayıtları incelendiğinde; davalıya ait işlemlerin ayrı bir hesap kodu kullanılmadığı, --içerisinde takip edildiği. Söz konusu bu hesap içerisinde, davalı tarafa ait açıklama içeren kayıtların tetkikinde; davacı tarafından ------- tarihleri arasında davalı taraf adına düzenlenen 15 adet toplam ----- tutarlı faturaların bu hesapta kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Davacı defterlerinde ------ tarihli kapanış fişinde ve 2025 yılı Ocak-Şubat dönemi defterlerinde davalıya ait bir hesap kaydı görülmemişse de; davalı şirketin bilgisayar ortamındaki davalı ait ----- tarihinde davalı hesabına ---- tutarında bir borç kaydı girildiği ve bu tutarın icra takibinde talep edilen tutar ile örtüştüğü görülmektedir. Davacı tarafça dosyaya sunulan ve cari hesap alacağı oluşturduğu belirtilen; ------davacı defterlerinde -------- kayıtlı olduğu görülmüştür. 01.07.2021 tarihinden itibaren GİB tarafından otomatik oluşturulan davalı tarafın 2024 yılı BA formunda, davacı tarafından düzenlenen KDV dahil 15 adet 186.951,00 TL tutarlı e-faturaların gözüktüğü görülmüştür. Davalı tarafça söz konusu faturalara karşı yasal 8 günlük süre içerisinde e-fatura sistemi üzerinden bir "Red" yanıtı verilmediği ve TTK'nın 18/3. maddesinde öngörülen yöntemlerle (noter, KEP vb.) bir itirazda bulunulduğuna dair dosya kapasamında belgeye bulunmadığı. Takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, 01.07.2021 tarihinden itibaren GİB tarafından otomatik oluşturulan davalı tarafın 2024 yılı BA formunda kayıtlı olan davacı tarafından düzenlenen toplam 15 adet 186.951,00 TL tutarlı e-faturalara davalının yasal 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olması fatura içeriği malların teslim edildiğine dair bir karine oluşturduğunun kabulü halinde, Davacı tarafça dosyaya sunulan ve cari hesap alacağını oluşturduğu belirtilen 4 adet fatura toplamının 37.420,50 TL olduğu. Buna karşın, davalı şirketin kendi muhasebe kayıtlarında ---- tarihinde borç bakiyesi olarak işlenen tutarın 36.605,50 TL olduğu ve icra takibinde de bu miktarın talep edildiği görüldüğünden, 23.01.2025 icra takip tarihi itibariyle, davacı tarafın davalı taraftan olan cari hesap alacağının, talebe bağlılık ilkesi de gözetilerek 36.605,50 TL olduğunun 3. İşlemiş Faiz Yönünden: Takip alacaklısı davacı taraf 23.01.2025 tarihli icra takibinde, 36.505,50 TL asıl alacağına 5.809,49 TL işlemiş faiz ve asıl alacağına takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesini talep etmiştir. Davacı tarafından takip öncesinde faiz talep edilip edemeyeceği hususunda takdir sayın mahkemeye ait olmak üzere; Davacı tarafça sunulan ve takibe esas teşkil ettiği anlaşılan --------- tutarlı olmak üzere toplam 37.420,50 TL tutarlı faturaların e- fatura olduğu, GIB sistemi üzerinden davalı tarafa teslim edildiğinden, fatura tarihlerine 30 günlük sürenin eklenmesi ile temerrüdün oluştuğu kabul edilerek, temerrüt tarihlerinden 23.01.2025 icra takip tarihine kadar yılık %51,75 ve değişen oranlara kademeli olarak işlemiş faizin 5.167,84 TL olduğu hesaplanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasındaki ticari satım ilişkisinden kaynaklı fatura ve açık hesap alacağının tahisli amacıyla başlatılan---- sayılı takibine vaki davalı itirazının iptali davasıdır. ----- Esas sayılı takibi incelendiğinde davacının davalı aleyhine 19/02/2025 tarihinde "cari hesap" alacak sebebine dayalı olarak 36.605,50 TL asıl alacak ve 5.809,49 TL işlemiş faizin tahsili amacıyla ilamsız takip başlattığı, borçlunun 06/03/2025 tarihli itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 83. Maddesi uyarınca "(1) Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir. (2)Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun, yargılamayı gerektiren davalarda hazırlık işlemlerine ilişkin hükümleriyle senetlerin ibrazı zorunluluğuna dair olan hükümleri ticari işlerde de uygulanır."6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. Maddesi uyarınca "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın belirtildiği gibi fatura alacağına dayalı itirazın iptali davası olduğu, davacı alacaklının hukuki ilişkiyi ve alacağın varlığını, davalı borçlunun ise borcun ifa veya sair sebeple bulunmadığını ispatlamakla mükellef olduğu, davanın hukuki ilişkinin ve alacağın varlığı hususunda faturaya ve ticari defterlere dayandığı, ticari defterlerin yukarıda atıf yapılan yasa hükümleri uyarınca mahkememizce resen de incelenebileceği, bu doğrultuda taraflara verilen kesin süre içerisinde davacı tarafın ticari defterlerini ibraz ettiği, davalının ise verilen kesin süre ve usulüne uygun ihtara rağmen ibrazdan kaçındığı, bu sebeple davacının usule ve kanuna uygun tutulmuş açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve birbirini doğrulamış defter kayıtlarının kendisi lehine kesin delil teşkil ettiği, bilirkişi raporu ile de tespit edildiği ve yukarıda açıklandığı üzere kesin delil niteliğindeki davacı defterlerinde 36.505,50 TL alacağın varlığının görüldüğü, yine davalının faturalara GIB sistemi ya da diğer kanallarla itiraz ettiğine dair bir delil bulunmadığı, bu sebeple davacının alacağını ispatladığı, borcun ödendiğine veya sair sebeple istenemeyeceğine dair davalı tarafından herhangi bir savunmada bulunulmadığı gibi bir delil de ileri sürülmediği, yine temerrütün TTK 1530 uyarınca fatura tarihlerinden 30 gün sonra gerçekleştiği, bu esasa göre bilirkişi tarafından hesaplanan faiz tutarının 5.167,84 TL olduğu, dava konusu alacağın faturaya dayanması ve likit olması, alacaklının talebinin bulunması ve davalının itirazında haksız çıkması nedeniyle borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiği kanaatine varılmış, davanın kısmen kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere, 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalı borçlunun--------Esas sayılı takibine yaptığı itirazın 36.605,50 TL asıl alacak ve 5.167,84 faiz alacağı olmak üzere toplam 41.773,34 TL yönünden İPTALİNE, takibin takip tarihi itibariyle bu miktarlar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Kabul edilen alacağın (41.773,34 TL) yüzde 20'sine karşılık gelen 8.354,66 TL icra ve inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE, 4-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (41.773,34 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 2.853,54 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 615,40 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.238,14 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafça yapılan 1.318,30 TL dava açma masrafı, 87,50 TL vekalet harcı ve 7.575,00 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 8.980,80 TL yargılama giderinin kabul/dava değeri oranına (41.773,34/42.414,99) göre 8.844,95 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafça yapılan vekalet harcına ilişkin 87,50 TL yargılama giderlerinin ret/dava değeri oranına (641,65/42.414,99) göre 1,32 TL’sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 7-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine, 8-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (41.773,34 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 uyarınca hesaplanan 41.773,34 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (641,65 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 uyarınca hesaplanan 641,65 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul/dava değeri oranına (41.773,34/42.414,99) göre 4.530,41 TL’sinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, bakiye 69,59 TL’sinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ----- Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 12/05/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/684, K. 2026/533, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-684-e-2026-533-k-44ff47e28104