İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/642 E. 2026/229 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/642
Karar No
2026/229
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/642 Esas - 2026/229 TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2025/642 Esas KARAR NO : 2026/229

....

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/09/2025 KARAR TARİHİ : 31/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ticari davalarda zorunlu hâle gelen arabuluculuk sürecinin borçlu yönünden usulüne uygun şekilde gerçekleştirildiğini ve anlaşma sağlanamaması nedeniyle itirazın iptali davasını açma zorunluluğunun doğduğunu, müvekkili şirket ile davalı .... arasında süreklilik arz eden ticari faaliyetler kapsamında mal alım satımına dayalı ticari bir ilişki bulunduğunu, bu kapsamda müvekkilin davalı şirkete çeşitli mallar sattığını ve teslim ettiğini, düzenlenen faturalarla bu hususun açıkça sabit olduğunu, borçlu şirketle defalarca sözlü şekilde irtibata geçilmesine rağmen borcun ödenmediğini, davalı şirketin dürüstlük kuralına aykırı biçimde borcuna sadık kalmadığını, bu nedenle ....Esas sayılı dosyası ile ödenmeyen ve muaccel hâle gelen 90.728,00 TL tutarındaki fatura alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun müvekkil şirkete borcu bulunmadığı iddiasıyla takibe ferileriyle birlikte tamamen itiraz ettiğini, bu itirazın haksız ve yalnızca takibi uzatma amacı taşıdığını, itiraz nedeniyle icra takibinin durduğunu, Türk Ticaret Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi hâlinde fatura içeriğinin kabul edilmiş sayıldığını, bu emredici hükme rağmen davalı borçlunun edimini yerine getirmediğini ve yaptığı itirazların kötü niyetli olduğunu, haksız itiraz nedeniyle müvekkil şirketin alacağına kavuşamadığını ve zarara uğradığını ileri sürerek, haklı davanın kabulü ile vaki itirazın iptaline, .... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin 90.728,00 TL Asıl Alacak üzerinden takip talebindeki şartlarla aynen devamına, İİK'nun 67/2. Maddesi gereği %20'den aşağı olmamak kaydı ile borçlu davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, ücreti vekâletin ve yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı; Yapılan usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiş, davalı vekili katıldığı ön inceleme duruşması sırasında verdiği beyanında, davacının alacağı olduğunu düşünmediklerini bildirerek, eksik hususların tamamlanmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı şirket tarafından davalı şirkete satılan ve teslim edilen mallar nedeniyle düzenlenen faturalardan doğan alacağın tahsili amacıyla, davalı hakkında başlatılan icra takibine karşı davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin 90.728,00-TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki şartlarla aynen devamına ve icra inkâr tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir. İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Mahkememizce yapılan yargılama sırasında uyuşmazlığın çözümü için gerekli tüm delillerin toplanmasına ve tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, verilen ara karar uyarınca dosyanın tevdi edildiği bilirkişiler SMMM .... ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı .... tarafından düzenlenen 16.02.2026 tarihli bilirkişi heyeti raporunun dosyaya sunulduğu, taraflara tebliğ edildiği, taraf vekillerince rapora karşı beyan ve itirazlarda bulunulmuş ise de sunulan bilirkişi raporunun gerekçeli ve denetime elverişli olup, hükme esas almaya medar olduğu görülmekle ve dosya kapsamına sunulanların dışında toplanması gereken başkaca bir delil ve araştırılacak başkaca bir hususun da kalmadığı anlaşılmakla, tahkikata son verilmiştir. Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, takip dosyasına, alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu.... Esas sayılı dosyasında düzenlenen 03.07.2025 tarihli ödeme emrinde; Alacaklının Davacı .... Şirketi, Borçlunun Davalı....olduğu, toplam alacak miktarının 110.999,73 TL olup, borcun sebebinin "Fatura 3.822,00 TL, Fatura 43.326,00 TL, Fatura 6.793,20 TL, Fatura 5.659,20 TL, Fatura 11.972,60 TL, Fatura 6.900,00 TL, Fatura 4.591,80 TL, Fatura 5.893,20 TL ve Fatura 1.770,00 TL" olarak belirtildiği, takibe karşı davalı tarafça vekili aracılığıyla itirazda bulunulduğu, sunulan itiraz dilekçesinde; Alacaklı tarafından müvekkili aleyhine açılan icra takibindeki borcun tamamına itiraz ettiklerini, alacaklıya müvekkilinin böyle bir borcunun olmadığını, müvekkilinden talep edilen alacağın gerçek ve mevcut bir alacak olmadığından borcun tamamına, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına, vekâlet ücretine ve her türlü fer'ilerine açıkça itiraz ettiklerini bildirmiş olduğu, itiraz sonucu duran icra takibinin devamını sağlamak amacıyla başvurulan Arabuluculuk sürecinin de "Anlaşmama" ile sonuçlanması üzerine açılan işbu davada Mahkememizce yapılan yargılamada, taraflara ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan inceleme sonucu bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda özetle; Davacı.... 2024 yılı defterlerini kağıt olarak tuttuğu, 2024 yılı kağıt defterlerinin açılış tasdiklerinin süresinde, yevmiye defter kapanış tasdikinin ise yapılmadığının görüldüğü, 2025 yıllarında defterlerini e-defter olarak tuttuğu, defter beratlarını yasal süresinde aldığının görüldüğü, davacının davalı için defterlerinde 120 S02 Alıcılar hesabını kullandığı, davacı defterlerine göre, davacının 2024 sonu itibari ile davalıdan 18.542,40-TL alacaklı olduğu, .... Ayı itibari ile davalıdan 90.728,00-TL alacaklı olduğu, davalı ... 2024 ve 2025 yılı defterlerini e-defter olarak tuttuğu, defter beratlarını yasal süresinde aldığının görüldüğü, davalının davacı için defterlerinde 320 Satıcılar hesabını kullandığı, davalı defterlerine göre, davacının 2024 sonu itibari ile davalıdan 0,00-TL alacaklı olduğu, 2025/4. Ayı itibari ile davalıdan 72.275,60-TL alacaklı olduğu, davaya konu faturaların davacı ve davalı defter kayıtlarında yer aldığı, davacı ve davalı Vergi Dairelerinden gelen 2025 yılı Karşılaştırmalı Alış Satış Analizinin uyumlu olduğu, 2024 yılında ise davaya konu faturaların davacı karşılaştırmalı alış satış analizi dökümünde yer aldığı, davalı tarafta yer almadığının Vergi Dairesinden gelen yazıdan görüldüğü, davalının Türk Ticaret Kanunu’na göre yasal süresinde noter kanalı ya da e arşiv fatura sistemi üzerinden vb. yöntemler ile anılan faturalara ile itiraz etmediği, davacı kayıtlarına göre davalıdan 90.728,00-TL alacaklı olduğu, davalı kayıtlarına göre ise 72.275,60-TL alacaklı olduğu görülmüş, aradaki farkın ise 18.452,40-TL olduğunun görüldüğü, davalı defterlerinde 08/11/2024 tarihinde 5.893,20 TL, 31/12/2024 tarihinde 12.559,20-TL olmak üzere toplam: 18.452,40-TL ödeme gözüktüğü, ancak bu ödemelere ilişkin dava dosyasına ve bilirkişiye belge sunulmadığı, bu nedenle davalının, davacıya 90.728,00-TL borcu olacağı, davacının talebi ile davacı ve davalı kayıtlarının uyumlu olduğunun görüldüğü, davacı ile davalı arasında bir sözleşmeye rastlanılmadığı, davalının temerrüde düşürülmediği anlaşıldığından takip öncesi faiz yönünden davacının talep edebileceği bir bedelin olmadığının düşünüldüğü, davalının Türk Ticaret Kanunu’na göre yasal süresinde noter kanalı ya da e arşiv fatura sistemi üzerinden vb. yöntemler ile anılan faturalara ile itiraz etmediği, davacı ve davalı Vergi Dairelerinden gelen 2025 yılı Karşılaştırmalı Alış Satış Analizinin uyumlu olduğu, 2024 yılında ise davaya konu faturaların, davacı Karşılaştırmalı Alış Satış Analizi dökümünde yer aldığı, davalı tarafta yer almadığının Vergi Dairesinden gelen yazıdan görüldüğü, davacı ve davalı defter kayıtlarının uyumlu olduğu, davaya konu faturaların her iki taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının davalıdan 90.728,00-TL alacaklı olduğu ve takip talebi ile uyumlu olduğu, davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne dair dosya kapsamında bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığından faiz talebi yönünden alacak hesabı yapılamadığı" hususlarının bildirilmiş olduğu, davacı vekilince rapora karşı sunulan beyanda, davanın kabulüne karar verilmesinin talep edildiği, davalı vekili tarafından rapora itirazda bulunulduğu, itirazları arasında; bilirkişi raporunda davalı defterlerine göre 2024 yılı sonu itibariyle davacının alacağının bulunmadığı, 2025/4 dönemi itibariyle davacının 72.275,60 TL alacaklı olduğu, davacı ile davalı kayıtları arasındaki farkın 18.452,40 TL olduğu, davalı defterlerinde 08.11.2024 tarihinde 5.893,20 TL ve 31.12.2024 tarihinde 12.559,20 TL olmak üzere toplamda 18.452,40 TL ödeme göründüğü, ancak bu ödemelere ilişkin belge sunulmadığı, iş bu sebeplerle davalının 90.728,00 TL borcunun bulunduğunun belirtildiği, itiraza konu bilirkişi raporunun açıkça hukuka aykırı olduğu, zira davacı ile davalı kayıtları arasındaki farkı oluşturan 18.452,40 TL'lik tutar ödemeleri yapıldığı tarih itibariyle, banka ve finans kurumları aracılığıyla yapılması zorunlu olan tevsik sınırının altında olduğu, bilirkişi raporunda ödeme tarihi olarak belirtilen 08.11.2024 tarihi itibariyle banka kanalıyla ödeme sınırının 7.000 TL iken, diğer ödeme tarihi olan 31.12.2024 tarihinde ödeme sınırının 30.000 TL olduğu, dolayısıyla bu tutarlar altında yapılan ödemelerin ispatı açısından banka veya finans kurumları aracılığıyla yapılma zorunluluğunun bulunmadığı, bilirkişi raporunun bu hususu dikkate almadığı, bilirkişi raporunda ödeme belgesinin bulunmaması sebebiyle davacı kayıtlarının rapora esas alınmasının açıkça hukuka aykırı olduğu hususlarının belirtildiği, duruşma sırasında da söz konusu miktarın muhtemelen davacı çalışanlarına elden ödendiğini bildirmiş ise de duruşma sırasında davacı vekilince, davalı tarafça kendilerine 18.452,40-TL tutarında bir ödemenin yapılmadığının beyan edildiği görülmekle, tüm dosya kapsamına ve sunulan beyanlara göre taraflar arasındaki uyuşmazlığa ilişkin olarak Mahkememizce yapılan değerlendirmede; her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı bulunan davaya konu faturalardan kaynaklı olarak davacının alacaklı olduğu, takip dosyasında işlemiş faizler de talep konusu yapılarak takibe geçilmiş ise de açılan işbu itirazın iptali davasında sadece asıl alacak olarak talep edilen tutarın dava konusu yapıldığı, işlemiş faiz talep edilmediği, her iki tarafın defterlerinde kayıtlı olan dava konusu faturaların ödendiğinin davalı tarafından kanıtlanmasının gerektiği, davalı defterlerinde ödeme olarak gözüken 18.452,40-TL'nin ödendiğini kanıtlayıcı bir ödeme belgesinin dosyaya ve bilirkişiye sunulmamış olduğu, davalı vekilinin bu yöne ilişkin itirazlarının, tacir olan davalının ticarete ilişkin her türlü iş, işlem ve ödemelerinde basiretli bir tacirden beklenen şekilde hareket etme zorunluluğunun bulunduğu nazara alındığında, elden ödeme yapılmış bile olsa bunu kanıtlayıcı bir belge veya makbuzun karşı taraftan alınması gerektiği, yapıldığı ileri sürülen ödemelerin yapıldığı tarihler itibariyle banka veya finans kurumları aracılığıyla yapılması gereken miktarın altında kalmasının ödeme belgesine bağlanmasına engel teşkil etmeyip, her türlü ödemenin belge ile kanıtlanması ve ödemeye ilişkin defter kayıtlarının da belgeye dayandırılmasının zorunlu olması karşısında, davalının bilirkişi raporuna yaptığı itirazlar yerinde görülmeyerek, davacının faturalara dayalı alacak istemine ilişkin olarak başlattığı icra takibine karşı davalı tarafça yapılan itirazın iptaline ilişkin olarak asıl alacak tutarı üzerinden açtığı işbu itirazın iptali davasının kabulüne karar vermek gerekmekle, açıklanan esaslara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının KABULÜ İLE, davalının .... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın Toplam: 90.728,00-TL Asıl Alacak miktarı üzerinden İPTALİ ile, takibin söz konusu tutar üzerinden ve takip talebindeki koşullarla DEVAMINA, 2-Takip konusu alacak, taraflar arasındaki faturalara dayalı ticari satım ilişkisinden doğduğundan likit bir alacak niteliğinde olmakla, davacının icra inkâr tazminatına ilişkin feri nitelikteki isteminin de kabulü ile hüküm altına alınan asıl alacak tutarı olan 90.728,00-TL'nin %20'si olan 18.145,60-TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 3-Hüküm altına alınan 90.728,00-TL üzerinden hesaplanan 6.197,62-TL harçtan, davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan 994,41-TL harcın mahsubu sonucu kalan 5.203,21-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 615,40-TL başvuru harcı, 994,41-TL peşin harç, 87,50-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.697,31-TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-Davacı tarafça tüm yargılama sürecinde yargılama gideri olarak yapılan bilirkişi ücreti karşılığı 14.000,00-TL, tebligat posta giderleri karşılığı 60,00-TL ve 25,00-TL dosya kapak masrafı olmak üzere toplam 14.085,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 6-Davacı davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden, AAÜT hükümleri uyarınca hüküm altına alınan dava değeri de göz önüne alınarak belirlenen 45.000,00-TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (13). Maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca ....bütçesinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 8-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ....'da İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/03/2026

....

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/642, K. 2026/229, T. 31.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-642-e-2026-229-k-57479514b1ea