İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/601 E. 2025/867 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/601
Karar No
2025/867
Karar Tarihi

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/601 Esas - 2025/867 T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/601 Esas KARAR NO : 2025/867 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ : 19/07/2019 KARAR TARİHİ : 19/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 19/12/2025 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, 15/12/2018 tarihinde müvekkili ...'e ait ... plakalı araca, davalı ... Sigorta A.Ş. (sonradan ...Sigorta A.Ş.) tarafından 73646675 poliçe numarası ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) yapılmış olan ... plakalı aracın çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davalıya sigortalı araç sürücüsünün aşırı hızlı ve alkollü olmasının yanı sıra, kavşak içerisine usulsüz park etmiş olan ... plakalı aracın da müvekkilinin görüşünü engellemek suretiyle kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle müvekkilinin aracında hasar ve değer kaybı meydana geldiğini, zararın tazmini için 13/02/2019 tarihinde davalı sigorta şirketine başvurulduğunu ve şirketin 01/03/2019 tarihinde temerrüde düştüğünü, davanın HMK'nın 107. maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 3.000,00 TL araç hasar bedeli ve 3.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 6.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 01/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 23/10/2023 tarihli talep artırım dilekçesiyle 3.000,00 TL olan hasar bedeli talebini 19.705,07 TL'ye, 3.000,00 TL olan değer kaybı talebini ise 3.250,00 TL'ye yükseltmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının dava açmadan önce 2918 sayılı Kanun'un 97. ve 99. maddeleri gereğince müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvuruda bulunmadığını, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, araçta oluşan değer kaybı talebinin teminat kapsamı dışında bulunduğunu, kaza tespit tutanağı ve eksper raporuna göre davacı sürücünün sağdan gelen sigortalı araca geçiş önceliği vermeyerek ve 0,94 promil alkollü olarak araç kullanarak %100 kusurlu olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün ise kusurunun bulunmadığını, davacının avans faizi talebinin yerinde olmadığını ve faizin en erken dava tarihinden itibaren yasal faiz olarak istenebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ZMMS sigorta poliçesi örneği, trafik kazası tespit tutanağı, hasar dosyası, eksper raporu, Adli Tıp Kurumu kusur raporu, bilirkişi rapor ve ek raporları, araç ve sigorta bilgilerini gösteren belgeler, dava dosyasında bulunan diğer deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle araç hasarı ve değer kaybı zararlarının tazmini istemine ilişkindir. 15/12/2018 tarihinde davacıya ait ... plakalı araç ile davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın karıştığı trafik kazası meydana geldiği, davacı vekilinin kazada davalıya sigortalı araç sürücüsünün ve park halindeki üçüncü bir aracın kusurlu olduğunu, bu nedenle müvekkilinin aracında hasar ve değer kaybı oluştuğunu ileri sürerek bu zararların tazmini istemiyle bu davayı açtığı, davalı vekilinin ise kazada davacı sürücünün tam kusurlu olduğunu, değer kaybının teminat kapsamında bulunmadığını ve sorumluluklarının poliçe limiti ve kusur oranıyla sınırlı olduğunu savunarak davanın reddini talep ettiği görülmüştür. Mahkememizin 29/12/2023 tarih ve 2019/381 Esas, 2023/876 Karar sayılı kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesinin 19/06/2025 tarih ve 2024/562 Esas, 2025/844 Karar sayılı ilamı ile "gerçek zarar ilkesi kapsamında mahkemece aracın onarımının ekonomik olup olmadığının resen değerlendirilmesi gerektiği, ancak mahkemece bu konuda bir değerlendirme yapılmadığı, bu haliyle eksik inceleme ile karar verildiği" gerekçesiyle kaldırılmış, kaldırma kararı doğrultusunda yargılamaya devam olunmuştur. İşletenin sorumlu olduğu zararların belirlendiği 2918 sayılı KTK'nun 85. maddesinde "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." düzenlemesi, aynı Kanun'un 91/1. maddesinde ise "İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." hükmü yer almaktadır. 2918 sayılı KTK'nun "Zorunlu mali sorumluluk sigortası dışında kalan hususlar" başlıklı 92. maddesinde ZMMS kapsamı dışında kalan hususlar sayılmış olup, bu haller dışında sigortacı, sigortalı aracın sebep olduğu zararlardan sigorta sözleşmesi kapsamında, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve sigorta limiti ile sorumludur. Meydana gelen kaza nedeniyle, aracın pert-total olduğundan bahisle zarar bedeli olarak araç bedelinin talep edilmesi halinde, davacının aracının markası, modeli, yaşı ve hasar durumu birlikte değerlendirilerek, kaza tarihindeki koşullara göre tamirinin ekonomik olup olmadığının, ekonomik değilse (araç pert ise), kazadan önceki (hasarsız haliyle) 2. el piyasa rayiç bedelinden, kazadan sonraki haliyle sovtaj (hurda) değerinin düşülmesi suretiyle araçta meydana gelen gerçek zarar miktarının belirlenmesi gerekir. 25/05/2023 tarihli Adli Tıp Kurumu ... Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi kusur raporunda, davacıya ait aracı sevk ve idare eden dava dışı sürücünün %75 oranında, davalıya sigortalı aracı sevk ve idare eden dava dışı sürücünün ise %25 oranında kusurlu olduğu, sağ taraf yol kenarında park halinde olan kamyonetin kazanın oluşumuna etken olmadığı belirtilmiştir. 01/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda, davacıya ait ... plakalı araçta oluşan hasar tutarının KDV dahil 78.820,27 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün %25 kusur oranına göre bu zararın 19.705,07 TL'sinden sorumlu olduğu, davacı aracının onarımının ekonomik olmayacağı ve pert-total işlemine tabi tutulmasının uygun olacağı, ancak aracın onarılması halinde reel değer kaybı tazminatının olay tarihi itibarıyla 13.000,00 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin %25 kusur oranına göre 3.250,00 TL değer kaybı zararından sorumlu olduğu bildirilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi'nin kaldırma kararı sonrası alınan 14/09/2025 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda, dava konusu ... plakalı aracın kaza tarihi itibarıyla hasarsız ikinci el piyasa rayiç değerinin 118.000,00 TL olduğu, meydana gelen hasar ve onarım maliyeti dikkate alındığında aracın onarımının ekonomik olmayacağı ve pert-total işlemine tabi tutulmasının uygun olacağı, aracın sovtaj (hurda) değerinin 28.000,00 TL olarak değerlendirildiği, bu durumda davacının gerçek zararının (piyasa değeri - sovtaj değeri) 90.000,00 TL olduğu, aracın onarımının tercih edilmesi durumunda ise toplam hasar tutarının KDV dahil 78.820,27 TL, reel değer kaybının ise 13.000,00 TL olacağı görüş ve kanaatine varılmıştır. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, 25/05/2023 tarihli Adli Tıp Kurumu kusur raporu, 01/10/2023 tarihli hesap bilirkişi raporu, kaldırma kararı sonrası alınan 14/09/2025 tarihli bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 15/12/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, davalıya sigortalı araç sürücüsünün %25 oranında, davacıya ait araç sürücüsünün ise %75 oranında kusurlu olduğu, mahkememizce hükme esas alınan 14/09/2025 tarihli bilirkişi ek raporu uyarınca davacı aracının kaza tarihi itibarıyla piyasa değerinin 118.000,00 TL, onarım maliyetinin ise 78.820,27 TL olduğu ve bu haliyle onarımın ekonomik olmadığının tespit edildiği, bu durumda davacının gerçek zararının aracın piyasa değerinden sovtaj değerinin düşülmesiyle bulunan 90.000,00 TL olduğu; ancak davacı vekilinin 21/10/2025 tarihli beyan dilekçesinde, müvekkiline ait aracın kaza sonrası onarıldığını ve fiilen kullanıldığını, bu nedenle taleplerinin pert-total esasına göre değil, hasar bedeli ve değer kaybı üzerinden olduğunu belirterek, 23/10/2023 tarihli talep artırım dilekçesindeki miktarların dikkate alınmasını istediği, istinaf kararında da belirtildiği gibi, haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasında "gerçek zarar"ın tespit edilmesi ve dikkate alınması gerektiği, davacının gerçek zararının, 90.000,00 TL'nin sigortalı araç sürücüsünün %25 kusur oranına göre 22.550,00 TL olduğu, ancak taleple bağlılık ilkesi gereği 19.705,07 TL tazminata hükmedildiği; Değer kaybı talebi yönünden yapılan incelemede ise, aracın pert-totale ayrılması nedeni ile ayrıca değer kaybı zararından söz edilemeyeceği, davacının, onarımı ekonomik olmayan aracını kendi iradesiyle onartarak kullanmayı tercih etmesinin "gerçek zarar" olgusunu değiştirmeyeceği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulü ile 19.705,07 TL tazminatın 01/03/2019 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin 3.250,00 TL değer kaybı tazminatı talebinin reddine, 2-Kabul edilen 19.705,07 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 1.346,05 TL karar ve ilam harcından 102,47 TL peşin harç, 300,00 TL tamamlama harcı toplamı olan 402,47 TL harcın düşümü ile eksik kalan 943,58 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 44,40 TL başvuru harcı, 102,47 TL peşin harç, 6,40 TL vekalet harcı, 300,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 453,27 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının karşıladığı 988,75 TL yazışma gideri, 12.600,00 TL bilirkişi ücreti, 384,90 TL keşif harcı olmak üzere toplam 13.973,65 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 11.995,25 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 1.978,40 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.980,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 280,33 TL'sinin davacıdan, 1.699,67 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 19.705,07 TL üzerinden takdir edilen 19.705,07 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 3.250,00 TL üzerinden takdir edilen 3.250,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/11/2025

¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/601, K. 2025/867, T. 19.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-601-e-2025-867-k-17fba6e6b53e