İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/587 E. 2025/587 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/587
- Karar No
- 2025/587
- Karar Tarihi
T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/587 Esas - 2026/403 T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA ... GEREKÇELİ KARAR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/587 Esas KARAR NO : 2026/403 HAKİM :.... KATİP :... DAVACI : .... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : .... VEKİLİ : Av... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/07/2025 KARAR TARİHİ : 11/05/2026 G.K. YAZILDIĞI TARİH : 09/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlunun ... 2. Genel İcra Dairesi'nin 2025/35987 E. Sayılı takip dosyasında borçlu olduğunu, davalı/borçlu şirketin müvekkili şirket nezdinde cari hesabı bulunduğunu, icra takibinde takibe dayanak belge olarak ekledikleri cari hesap ekstresinde de görüleceği üzere davalının müvekkili şirkete 22.956,53 TL (işlemiş faiz ile birlikte) borcu bulunduğunu, ödeme vadesi üzerinden günler geçmiş olsa dahi davalı/borçlu şirketin müvekkiline ödeme yapmadığını, Davalının ... 2. Genel İcra Dairesi'nin 2025/35987 E. Sayılı icra takip dosyasına haksız şekilde itiraz ederek takibi durdurduğunu, ticari uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk başvurularında 2025/111126 Arabuluculuk Dosya Numarası ile taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, davalı tarafın itirazlarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, cari hesap ekstreleri ve tarafların ticari kayıtları incelendiğinde takibe konu borcun ödenmediğinin açıkça görüleceğini, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazının hukuki temelden yoksun olup yalnızca alacağın tahsilini geciktirme amacı güttüğünü, alacak likit bir alacak olup, davalının kötü niyetli itirazı sonucu takibin durduğunu ve müvekkili şirketin mağdur olduğunu, belirterek borçlu olan ....Limited Şirketi'nin ... 2. Genel İcra Dairesi'nin 2025/35987 Esas numaralı dosyasında gerçekleştirdiği haksız ve kötü niyetli itirazın iptaliyle birlikte takibin devam etmesine; takibin durduğu ve alacağın likit olduğu göz önüne alındığında, kötüniyetli davalının lehine olmamak, %20'den az olmamak üzere müvekkil lehine icra inkar tazminatının ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı/borçlu üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı tarafa dava dilekçesi ve eklerinin usulüne uygun tebliğ edildiği ancak davaya karşı cevap dilekçesi sunulmamış olduğu anlaşıldı. DELİLLER: Bilirkişi Raporu ... 2. Genel İcra Müdürlüğü 2025/35987 E. Sayılı dosyası Ticari Defterler Ara buluculuk Son Anlaşamama Tutanağı DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; cari hesap alacağına ilişkin başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur . Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri Yasa'da belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır. (Aynı konuya ilişkin Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 2022/3199 Esas ve 2023/7125 karar sayılı ilamı ile Yargıtay 15.Hukuk Dairesi'nin 2018/2184 Esas ve 2018/2013 Karar sayılı ilamı ) Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça davalı aleyhine ... 2. Genel İcra Müdürlüğü 2025/35987 E. sayılı dosyasında 22.178,46 TL asıl alacak ve 778,07 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 22.956,53 üzerinden takip başlatıldığı, takip talebinde borcun sebebi olarak cari hesap alacağının gösterildiği, davalı tarafça takibe itiraz edildiği ve takibin durduğu, 1 yıllık hak düşürücü içerisinde eldeki davanın açıldığı, Mahkememizce taraflara ticari defter ibrazı hususunda HMK 222.madde ihtarı içerir davetiye gönderildiği , davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği, davacı tarafın usulüne uygun olarak tutulan ticari defterleri üzerinde bilirkişi tarafından yapılan incelemede davacı yanın davalıdan 109.528,46 TL alacaklı olduğu, davalı tarafından davacıya verilen 100.000 TL çekin karşılıksız çıktığı, karşılıksız çıkan çek nedeniyle davacıya banka tarafından 12.500,00 TL yasal sorumluluk bedelinin ödendiği, çeke ilişkin başlatılan takipte bu bedel düşülerek takip başlatıldığı bu nedenle davalının bu takipte davalıdan HMK 222.Maddesi ve 220/3. Maddesi gereğince davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre 22.178,46 TL alacaklı olduğu,, dosya kapsamında davalının takipten önce usulünce temerrüde düşürüldüğü ispat edilmediğinden işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, Anlaşılmıştır. En nihayetinde davanın kısmen kabul kısmen reddine, alacağın likit olması nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; ... 2.Genel İcra Dairesi'nin 2025/35987 Esas sayılı icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 22.178,46 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, 2-Hükmolunan 9.528,46 TL'nin %20'si üzerinden hesaplanan 1.905,62 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine 3- Alınması gereken 1.515,01 TL karar ve ilam harcından 615,40 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 899,61 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.230,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacının karşıladığı 130,00 TL tebligat gideri, 7.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.130,00 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 6.888,34 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 241,66 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca ... . bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 155,91 TL'sinin davacıdan, 4.444,09 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 22.178,46 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca rakdir edilen 778,07 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda dava değeri dikkate alınarak miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/05/2026 Katip ...
Hakim ... BU BELGE, GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR