İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/579 E. 2026/277 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/579
Karar No
2026/277
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/579 Esas KARAR NO : 2026/277

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/06/2025 KARAR TARİHİ : 09/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı taraf dava dilekçesinde özetle; davacı ... Ticaret Ltd. Şti. ile davalı ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. arasında mal satışı konusunda ticari ilişki bulunduğunu, davacı tarafından düzenlenen faturalarda yer alan ürünlerin davalı şirkete teslim edildiğini ancak ürün bedellerinin ödenmediğini, yapılan görüşmelere rağmen borcun ödenmemesi üzerine Küçükçekmece İcra Dairesi ... Esas sayılı dosya ile 10/09/2024 takip tarihi itibariyle 623.196,57 TL (anapara ve işlemiş faiz) alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiğini ancak davalının süresinde haksız ve yersiz şekilde icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğunu, takipten önce zorunlu dava şartı kapsamında arabuluculuğa başvurulduğunu fakat taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, davalının borca yönelik itirazının haksız olduğunu, faturalar, e-irsaliyeler, banka kayıtları ve ticari defterlerin alacağı doğruladığını belirterek davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline, Küçükçekmece İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasında takibin devamına ve davalının kötü niyetli itirazı nedeniyle alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiğini beyan ettiği anlaşılmıştır. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 623.196,57TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle;"Davacı tarafın 2024 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,Davalı tarafın 07.01.2026 tarihli defter inceleme günü gelmediği, yerinde inceleme talebinde bulunmadığı, bu nedenlerle davalı tarafın ticari defterleri üzerinden inceleme yapılamadığı, bu husustaki değerlendirmenin sayın mahkemenin takdirine bırakıldığı, HMK 222 (5) maddesinde "Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." ifadesi yer almıştır. Takip Talebi, Davacı tarafın davalı taraf hakkında 586.586,72 TL asıl alacak, 36.609,85 TL işlemiş faiz olmak üzere 623.196,57 TL toplam alacağın takip tarihinden itibaren icra harç masrafları ve vekalet ücretiyle yıllık yasal faizin tahsili talebi ile (Türk Borçlar Kanunun 100. maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikli faiz ve masraflara mahsubuyla) önce Samsun İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası üzerinden 12.09.2024 tarihinde takibe geçtiği, davalı tarafın takibe itiraz ettiği, sonra Küçükçekmece İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası üzerinden 02.10.2024 tarihinde takibin devam ettiği, davalı tarafın takibe itiraz ettiği, takip talebine açıklama olarak “Fatura 92.260,09 TL, Fatura 98.776,17 TL, Fatura 53.729,98 TL, Fatura 4.797,50 TL, Fatura 46.046,09 TL, Fatura 93.306,70 TL, Fatura 85.684,99 TL, Fatura 66.085,56 TL, Fatura 45.899,64 TL/623.196,57 TL” bilgilerinin yazıldığı, Takibe Konu Faturalar ve Sevk İrsaliyeleri, Takibe konu davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2024 yılına ait toplam 9 adet ve KDV dahil 586.586,72 TL tutarlı faturanın olduğu, davacı tarafın 586.586,72 TL fatura tutarının tamamı üzerinden takibe geçtiği, faturaların açıklama kısmına malzeme-hizmet bilgilerinin yazıldığı, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği, faturaların e-fatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığı, iş bu faturaların davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davalı tarafın yasal defterlerine işlenip işlenmediğinin tespit edilemediği, Davacı tarafından dosya muhteviyatına 3 adet e-irsaliyenin sunulduğu, iş bu e-irsaliyelerin satıcı adına teslim eden, teslim alan nakliyeci, müşteri adına teslim alan kısımlarının isim yazılmak suretiyle imzalandığı, “Türk Ticaret Kanunu’nun MADDE 21– (2) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." İfadesi yer almaktadır. Tarafların 2024 Yılı BS-BA Formu Beyanlarının Karşılaştırılması-Değerlendirme, nTarafların 2024 yılı BS-BA Formları ile birbirlerine ait herhangi bir faturayı beyan etmediği/etmeyebileceği, takibe konu faturaların 2024 yılında e-fatura olarak düzenlendiği, 25.01.2021 tarihli ve 31375 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 523. Sıra Numaralı VUK Genel Tebliği ile 396 sıra Numaralı Tebliğde mal ve hizmet alımlarının Form BA ve Form BS ile bildirilmesine ilişkin esaslarda değişiklik yapıldığı, buna göre Vergi Usul Kanunu kapsamında elektronik olarak düzenlenen belgelerin 2021 yılının temmuz ayına ilişkin dönemden itibaren Form BA ve Form BS bildirimlerine dâhil edilmeyeceğinin bildirildiği, Davacı Tarafın Cari Hesap Ekstresi, Davacı tarafın davalı taraf ile olan cari hesap ilişkisinin 26.02.2024 tarihli ve 93.306,70 TL tutarlı kayıt işlemi ile başladığı, 23.07.2024 tarihinden itibaren davacı tarafın davalı taraftan 586.586,72 TL alacaklı olduğu, Tarafların Ticari Defter ve Kayıtlarının Karşılaştırılması-Değerlendirme, Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 586.586,72 TL alacaklı olduğu, Davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmadığı, borcu olmadığını ispat etmesi gerektiği, Netice itibariyle, Davacı tarafın davalı taraftan takip tarihi itibariyle 586.586,72 TL tutarlı asıl alacağı talep edebileceği, Davacı tarafın takip tarihi itibariyle 36.609,85 TL işlemiş faiz talep ettiği ancak işlemiş faiz hesaplaması için hangi tarih aralığının uygulandığının tespit edilemediği, ayrıca sayın mahkemenin takdirine bırakılarak takip tarihinden önce davalı tarafın temerrüde düştüğünün/düşürüldüğünün ispat edilmesi gerektiği, davacı tarafın takip tarihinden itibaren yıllık yasal faizi talep edebileceği, Tarafların tazminat, muhakeme masrafları ve benzeri taleplerinin, mahkemeye ait olduğu, "şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Mevcut olayda davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla davacı tarafın ticari defterleri hükme esas alınmıştır. HMK'nın MADDE 222. maddesinde; "(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı taraf inceleme gününde ticari defter ve belgelerini sunmamıştır. Davalı firmanın ilgili faturalara 6102 sayılı TTK’nun 21/2 maddesi hükmüne göre 8 gün içinde itiraz etmediği görülmüş olup “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren (8) sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” hükmü bulunmaktadır. Davalı TTK’.nun m.21/2 hükmüne göre süresinde itiraz etmemiştir. Bu nedenle faturanın içeriğini kabul etmiş sayılmaktadır. Davacı tarafından davadan önce ihtarname gönderilmediği, bu sebeple temerrüt oluşmadığı, usulüne uygun tutulan davacı tarafın ticari defterlerine göre davacının talep edebileceği toplam alacağın 586.586,72 TL asıl alacak olduğu anlaşılmıştır. Gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davanın KISMEN KABULÜ ile; Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen İPTALİ ile takibin 586.586,72 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, fazlaya dair talebin reddine, 2- 586.586,72 TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 40.069,74 TL ilam harcından peşin alınan 10.642,64 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.9427,10 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 615,40TL Başvuru Harcı, 10.642,64 TL Peşin Harç olmak üzere toplam 11.258,04 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 4.330,47 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine, 6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4600 TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 269,53 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine, 7-Davacı tarafından sarf edilen 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 110,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 8.110,00 TL den kabul red oranına göre hesaplanan 7.634,80TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 91.988,008 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 9-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/03/2026

Katip ... e-imzalıdır.

Hakim ... e-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/579, K. 2026/277, T. 09.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-579-e-2026-277-k-498b7bdda334