İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/328 E. 2026/278 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/328
- Karar No
- 2026/278
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/328 Esas KARAR NO : 2026/278
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/04/2024 KARAR TARİHİ : 09/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı taraf dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Anonim Şirketi ile davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu kapsamda müvekkil şirket tarafından davalıya yurtdışı taşıma ve gümrük hizmeti verildiğini, verilen hizmet karşılığında düzenlenen faturalar kapsamında 8.505,00 EUR alacak bulunduğunu, alacağın tahsili amacıyla Küçükçekmece İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının borca, alacak aslına, faize ve ferilerine itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, taraflar arasında arabuluculuk sürecinin işletildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını, davalıya verilen taşıma ve gümrük hizmetlerine ilişkin faturalar, CMR belgeleri, gümrük evrakları ve taşıma belgelerinin mevcut olduğunu, davalının TTK m.21/2 uyarınca faturalara süresinde itiraz etmediğinden fatura içeriğini kabul etmiş sayıldığını, bu nedenle icra takibine yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep edildiğini beyan ettiği anlaşılmıştır. Davalı taraf cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesinde müvekkil şirkete ait eşyanın yurt dışına taşınması ve gümrük işlemlerinin yapılması hizmeti karşılığında düzenlenen 8.505,00 Euro bedelli faturanın ödenmediğini ileri sürerek Küçükçekmece İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibe müvekkil davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine itirazın iptali talebiyle eldeki davanın açıldığını iddia ettiğini; ancak taraflar arasında eşyanın kara yolu ile taşınması konusunda anlaşma bulunmasına rağmen davacı taşıyıcının müvekkilin bilgisi ve onayı olmaksızın demir yolu ile taşıma yaptığını, bu nedenle eşyanın anlaşmada belirlenen süre içerisinde teslim edilmediğini, ayrıca taşıma ve muhafaza koşullarına gerekli özen gösterilmemesi sebebiyle eşyanın hasarlı şekilde alıcıya teslim edildiğini, hasarın alıcı firma tarafından tutanak, fotoğraf ve e-posta yazışmalarıyla bildirildiğini ve bu nedenle alıcı tarafından müvekkile hasar yansıtması yapıldığını, buna ilişkin belgelerin ve yazışmaların mevcut olduğunu, taşıyanın eşya kendi hâkimiyetindeyken meydana gelen ziya ve hasardan TTK m. 886 kapsamında sorumlu olduğunu, bu nedenle davacının talep ettiği navlun ve gümrükleme bedellerinin haklı olmadığını, meydana gelen hasar ve gecikme nedeniyle müvekkil davalı tarafın zarara uğradığını belirterek zararın mahsubu ile davanın reddine, davacının haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ettiğini beyan ettiği anlaşılmıştır. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Küçükçekmece İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 8.505,00-EURO cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir ve taşımacılık alanında uzman bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle;"Davacı .... Lojistik A.Ş.’nin 2023 Dönemi yasal defterlerinin e-defter olarak tutulduğu, defter beratlarının zamanında yüklendiği, sahibi lehine ve aleyhine delil teşkil ettiği Davalı ... San. Ve Tic. Ltd.Şti.’nin 2023 Dönemi yasal defterlerinin e-defter olarak tutulduğu, defter beratlarının zamanında yüklendiği, sahibi lehine ve aleyhine delil teşkil ettiği Davalı ... San. Ve Tic. Ltd.Şti.’nin 8.505,00 EURO karşılığı 170.947,38 TL Borçlu olduğu Davalı vekili; tarafların, davalıya ait eşyanın kara yolu ile yurt dışına taşınması hususunda anlaşmasına rağmen, davacı tarafın, gönderici konumunda olan müvekkili davalının izin ve onayı olmaksızın, keyfi olarak demir yolu ile eşyayı taşımış olduğunu belirtmiştir. Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelerde eşyanın karayolu ile taşınmasına dair sözleşme vb. belge olmadığı görülmüştür. Söz konusu belgenin dosyaya ibrazı gerekmektedir. Davalı vekili; Eşyanın taşıma şekli tarafların mutabakatına aykırı olarak davacının keyfi davranışı ile değişen eşya, anlaşma süresi içerinde davacı tarafından yurt dışı alıcısına teslim edilemediğini belirtmiştir. Müvekkil davalı şirket yetkilileri eşyanın anlaşma ile belirlenen süre içerisinde yurt dışı alıcına teslim edilmesi gerektiğini, aksi takdirde alıcı firmanın oluşan zararı kendilerine yansıtacağını bildirdiğini, bu durumda kendilerine yöneltilecek talepleri davacı tarafa yansıtacaklarını defaten bildirdiklerini belirtmiştir. e-posta yoluyla yapıldığı belirtilen bildirimlerin Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelerde olmadığı görülmüş,. Söz konusu belgenin dosyaya ibrazı gerekmektedir. ( e-posta yazışmaları) Geç taşımanın Demiryolu taşımacılığı nedeniyle meydana geldiği iddiasında, ULUSLARARASI DEMİRYOLU EŞYA TAŞIMA SÖZLEŞMESİNE İLİŞKİN TEKTİP KURALLAR’a göre Demiryolu taşımacılığı firmaları hatası nedeniyle gecikme olup olmadı hesaplanmalıdır. Taşıma Belgesi dosyaya ibraz edilerek taşıma süresi belirlenmeli ve Azami taşıma süresi hesaplanmalıdır. Taşıma süresi gecikmesinin taşımanın karayolu ile değil de Demiryolu taşıması nedeniyle meydana geldiği iddiası ile ilgili taraflar arasında yapılan mutabakat veya sözleşmenin dosyaya ibrazı gerekmektedir. Davalı vekili, Davacı tarafın, kötü muhafaza ve taşıma koşulları nedeniyle eşyanın hasar görmesine de neden olduğunu, Yurt dışı alıcısı firmanın, eşyayı teslim alırken zarar gördüğünü tutanak altına almış olduğunu ve bu durumu müvekkili davalı firmaya yine e-posta aracılığı ile bildirmiş olduklarını belirtmiştir. Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelerde Yurtdışı Alıcı firmanın eşyayı teslim alırken zarar gördüğüne dair tutanakların olmadığı görülmüştür. Söz konusu belgenin dosyaya ibrazı gerekmektedir. 7- Davalı vekili, Taşıma konusu eşya, ihracat işlemi esnasında hasarsız olarak taşıyana teslim edilmiş olduğunu, taşıyanın eşyayı hasarlı bir şekilde teslim aldığına dair herhangi bir tespit ve iddia da bulunmadığını, Taşıyan, taşıma konusu eşyanın yüklemesini, bağlamasını ve taşımasını gereği gibi yapmamış, bu konuda gerekli özeni göstermemiş, eşyaya zarar gelme ihtimalini bile bile eşyayı taşımış olduğunu belirtmiştir. Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelerde, Yurtdışı Alıcı firmanın eşyayı teslim alırken zarar gördüğüne dair tutanakların olmadığı görülmüştür. Söz konusu belgenin dosyaya ibrazı gerekmektedir. ULUSLARARASI DEMİRYOLU EŞYA TAŞIMA SÖZLEŞMESİNE İLİŞKİN TEKTİP KURALLAR, Madde 13-Eşyanın yüklenmesi ve boşaltılması Gönderici kendisi tarafından yapılan hatalı yüklemenin tüm sonuçlarından sorumludur ve özellikle bundan dolayı taşımacının uğradığı zararı telafi etmesi gereklidir. Yanlış yüklemenin ispatı taşımacıya aittir. YURTİÇİ YÜK TAŞIMALARINDA MEYDANA GELEN AKSAKLIKLARA İLİŞKİN YÖNERGE’de; “Ambalaj Hakkında Bilgiler MADDE 10 - Taşımaya verilen eşyanın yurtiçi ve uluslararası mevzuata uygun olarak ambalajlanması gerekmektedir. Ambalajların yetersiz olması durumunda ... Taşımacılık A.Ş.’ye herhangi bir sorumluluk yüklenemez, sorumluluk müşteriye aittir. Kapalı vagonlar ambalaj sayılır.” denildiği, Kapalı vagonlarda ambalajların yetersiz olması nedeniyle meydana gelen hasarın göndericiye ait olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle Taşınan malzemenin yetersiz ambalaj nedeniyle hasarlanması iddiaların hasar tutanakları ve fotoğrafları incelenerek hasar miktarının belirlenmesi gerekmektedir. Yurtdışı alıcı firmanın eşyayı teslim alırken zarar gördüğüne ait tutanakları incelenmesinde, Demiryolu taşımacılığı nedeniyle zarar meydana geldiği tespiti durumunda ULUSLARARASI DEMİRYOLU EŞYA TAŞIMA SÖZLEŞMESİNE İLİŞKİN TEKTİP KURALLAR’a göre işlem yapılması ve tazminat talebinde bulunulması gerekmektedir. Demiryolu Taşıması açısından taşıma süresinde gecikme olup/olmadığı incelenebilmesi için, Taşıma Belgesi dosyaya ibraz edilerek taşıma süresi belirlenmeli ve Azami taşıma süresi hesaplanmalı, Demiryolu taşımacılığı firmaları hatası nedeniyle gecikme olup/olmadığı hesaplanmalıdır. Taşıma süresi gecikmesinin taşımanın karayolu ile değil de Demiryolu taşıması nedeniyle meydana geldiği iddiası ile ilgili taraflar arasında yapılan mutabakat veya sözleşmenin dosyaya ibrazı gerekmektedir. Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelerde, Yurtdışı Alıcı firmanın eşyayı teslim alırken zarar gördüğüne dair tutanakların olmadığı görülmüştür. Söz konusu belgenin dosyaya ibrazı gerekmektedir. ULUSLARARASI DEMİRYOLU EŞYA TAŞIMA SÖZLEŞMESİNE İLİŞKİN TEKTİP KURALLAR, Madde 13-Eşyanın yüklenmesi ve boşaltılması Gönderici kendisi tarafından yapılan hatalı yüklemenin tüm sonuçlarından sorumludur ve özellikle bundan dolayı taşımacının uğradığı zararı telafi etmesi gereklidir. Yanlış yüklemenin ispatı taşımacıya aittir. Denilmiş ve YURTİÇİ YÜK TAŞIMALARINDA MEYDANA GELEN AKSAKLIKLARA İLİŞKİN YÖNERGE’de; uluslararası mevzuata uygun olarak ambalajlanması gerekmektedir. Ambalajların yetersiz olması durumunda ... A.Ş.’ye herhangi bir sorumluluk yüklenemez, sorumluluk müşteriye aittir. Kapalı vagonlar ambalaj sayılır.” denildiği, Kapalı vagonlarda ambalajların yetersiz olması nedeniyle meydana gelen hasarın göndericiye ait olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle Taşınan malzemenin yetersiz ambalaj nedeniyle hasarlanması iddiaların hasar tutanakları ve fotoğrafları incelenerek değerlendirilmesi ve hasar miktarının belirlenmesi gerekmektedir." şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir, taşımacılık konusunda uzman bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 29.04.2025 tarihli ek raporda özetle;"Demiryolu taşımacılığı yönünden değerlendirme yapıldığında, taşınan malzemenin demiryolu taşımasına uygun istiflenmediği ve ambalajlanmadığı görülmüştür. Malzemelerin Demiryolu hattında hasarlandığına dair bir bilgi ve belge olmadığı, ancak hasarlanmanın taşıma esnasında sarsıntı veya darbe nedeniyle meydana geldiği değerlendirilmiştir. Bu nedenle malzemenin hasarlanmasında, Demiryolu ile taşınmasının da sebep olabileceği ve Davacı firmanın davalı onayı alınmadan malzemenin demiryolu ile taşınmasını yapması nedeniyle kusuru olduğu değerlendirilmiştir. Taşıma nedeniyle hasarlanmalarda, hasarın sigorta kapsamında tazmin edilebileceği, davalının sigorta tazmin yerine davacı 8505-Euro Navlun faturasını ödemediği görülmüş, konu hukuki değerlendirmesi Mahkeme Takdirindedir." şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir, taşımacılık konusunda uzman ve mimar bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 08.09.2025 tarihli ek raporda özetle;"Davacı tarafın (... Lojistik), davalı taraf ile dava konusu ihracat malzemesinin uluslararası taşıması işini sözleşme yaptığı, Davacı tarafın (... Lojistik), davalı taraf ile dava konusu ihracat malzemesinin uluslararası taşıması işini, karayolu, demiryolu, karayolu şeklinde taşıma işini yapması ile sözleşmeye uymadığı ve bu durumu davalı firmaya bildirmediği, İhraç Edilen Malzemenin Teslim Tutanağında, Malı teslim alan tarafından “Bütün Malzemelerin Hasarlı” olduğu notu yazıldığı, İhraç Edilen Malzemenin Teslim Tutanağında belirtilen dava konusu hasarlı malzemelerin resimlerinin olduğu, resimlerin dışında hasarlı malzeme miktar ve ölçülerini açıklayan herhangi bir resmi belge olmadığı, Dava konusu ihraç malzemelerin faturası ile hasarlı resimler incelendiğinde hasarlı resimlerin gönderilen malzemenin çok az bir miktarı olduğu, Dava dosyasındaki incelenen resimler ile hasar miktarının doğru tespit edilemeyeceği, dava dosyasındaki resimlere göre bedelin kadri maruf olmadığı, Dava dosyasındaki incelenen hasarlı malzeme resimlerine göre hasarlı malzemenin yaklaşık 60kg gelebileceği, gönderilen malzeme fatura incelemesi ile hasarlı malzeme bedelinin yaklaşık 915,00.-EURO olabileceği, Şayet, “İhraç Edilen Malzemenin Teslim Tutanağında” belirtilen dava konusu hasarlı malzemelerin hasarlı malzeme miktar ve ölçülerini açıklayan resmi bir belge dava dosyasına eklenirse kesin hesabın yapılabileceği" şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir, taşımacılık konusunda uzman ve mimar bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 04.02.2026 tarihli ek raporda özetle;"Davalı aleyhine 10.000 Euro hasar bedeli ceza uygulanması sonucu, davalının 8500 EU navlun ücretini ödemediği, 2. Ek raporda dosyaya sunulan resimlerden hasarım kesin olarak tespit edilmesi mümkün olmadığı, dava dosyasındaki incelenen hasarlı malzeme resimlerine göre hasarlı malzemenin yaklaşık 60 kg gelebileceği, hasarlı malzeme bedelinin yaklaşık 915,00.-EURO olabileceği, Dosyada sunulan 07/07/2023 tarihli taşıma belgesi incelendiğinde; taşıma konusu tüm ürünlerin zarar gördüğüne ilişkin tespit yapılmış olduğu, (ALL PACKAGES DAMAGED) Bu tespit ile ilgili tutanağın davacının taşeron olarak taşıma işi yaptırdığı dava dışı ... Nakliyat firması çalışanı, araç sürücüsü tarafından imzalanmış olduğu, Malı teslim alan tarafından “Bütün Malzemelerin Hasarlı” olduğu notu yazıldığı, Eşyanın yurt dışı alıcısı olan .... Firması tarafından eşyanın hasarlı olması nedeniyle 09/08/2023 tarihli fatura ile davalı aleyhine 10.000-EURO ceza uygulanmış olduğu, Bu faturanın davalının defter kayıtlarında da yer aldığı, taşıma konusu eşyalar davacının kusurundan kaynaklı olarak zarar görmüş olduğu, dosyaya sunulan hasar faturasına göre, hasarın 10.000 EURO olduğu Tespit edilmiştir." şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).. Mevcut olayda tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla her iki tarafın ticari defterleri hükme esas alınmıştır. Tüm dosya kapsamında yapılan inceleme sonucunda; Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacı tarafın, davalı taraf ile dava konusu ihracat malzemesinin uluslararası taşıma işi hususunda sözleşme yaptığı, davacı tarafın, davalı taraf ile dava konusu ihracat malzemesinin uluslararası taşıması işini, karayolu, demiryolu, karayolu şeklinde taşıma işini yapması ile sözleşmeye uymadığı ve bu durumu davalı firmaya bildirmediği, demiryolu taşımacılığı yönünden değerlendirme yapıldığında, taşınan malzemenin demiryolu taşımasına uygun istiflenmediği ve ambalajlanmadığı görülmüştür. Malzemelerin demiryolu hattında hasarlandığına dair bir bilgi ve belge olmadığı, ancak hasarlanmanın taşıma esnasında sarsıntı veya darbe nedeniyle meydana geldiği değerlendirilmiştir. Bu nedenle malzemenin hasarlanmasında, demiryolu ile taşınmasının da sebep olabileceği ve davacı firmanın davalı onayı alınmadan malzemenin demiryolu ile taşınmasını yapması nedeniyle kusuru olduğu anlaşılmıştır. Dosyada sunulan 07/07/2023 tarihli taşıma belgesi incelendiğinde; taşıma konusu tüm ürünlerin zarar gördüğüne ilişkin tespit yapılmış olduğu, bu tespit ile ilgili tutanağın davacının taşeron olarak taşıma işi yaptırdığı dava dışı ... Nakliyat firması çalışanı, araç sürücüsü tarafından imzalanmış olduğu, malı teslim alan tarafından “Bütün Malzemelerin Hasarlı” olduğu notu yazıldığı, eşyanın yurt dışı alıcısı olan .... Firması tarafından eşyanın hasarlı olması nedeniyle 09/08/2023 tarihli fatura ile davalı aleyhine 10.000-EURO ceza uygulanmış olduğu, bu faturanın davalının defter kayıtlarında da yer aldığı, taşıma konusu eşyalar davacının kusurundan kaynaklı olarak zarar görmüş olduğu, dosyaya sunulan hasar faturasına göre, hasarın 10.000 EURO olduğu anlaşılmakla davacının alacak iddiasının sunmuş olduğu deliller dışında başkaca herhangi bir delille desteklenmediği anlaşıldığından mahkememizce davacının iddiasının ispatı için yeterli görülmemiştir. HMK’nın ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Buna göre; alacak iddiasının davacı tarafça ispatı gerekmekle bu husus ispatlanamadığından, davanın reddine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ayrıca, davacı tarafın kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan itirazın iptali davasının REDDİNE, 2-Şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 732,00 TL ilam harcından peşin alınan 3.800,04 TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.068,04 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 47.113,92 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, tarafların yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/03/2026
Katip ... e-imzalıdır.
Hakim ... e-imzalıdır.