İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/187 E. 2026/280 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/187
Karar No
2026/280
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/187 Esas KARAR NO : 2026/280

DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/02/2025 KARAR TARİHİ : 09/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari alım-satım ilişkisi bulunduğunu, davalı şirketten farklı zamanlarda ürün satın alındığını, son sipariş kapsamında davacı şirket tarafından davalıya fazla ödeme yapıldığını, bu fazla ödemenin bir kısmının iade edildiğini ancak 77.618,31 TL bakiye tutarın iade edilmediğini, taraflar arasındaki cari hesap kayıtlarından da davalının iade borcunun bulunduğunun anlaşıldığını, alacağın tahsili amacıyla Küçükçekmece İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça takibe haksız şekilde itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, davalının iade edilmesi gereken fazla ödemeyi tüm uyarılara rağmen ödemediğini ileri sürerek icra dosyasına yapılan itirazın iptaline, alacağın ticari avans faiziyle tahsiline ve alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ettiğini beyan ettiği anlaşılmıştır. Davalı taraf cevap dilekçesinde özetle; davacı ... San. Tic. Ltd. Şti. tarafından dmüvekkil. aleyhine Küçükçekmece İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkil şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığından ödeme emrine süresi içerisinde itiraz edildiğini, bunun üzerine davacı tarafından itirazın iptali davası açıldığını, ancak taraflar arasında iddia edilen alacağa dayanak herhangi bir ticari ilişki, sözleşme, sevk irsaliyesi veya mal teslimine ilişkin belge bulunmadığını, davacı tarafın yalnızca tek taraflı düzenlenen faturalarla alacak iddiasında bulunduğunu, faturaların tek başına borcun varlığını ispatlamaya yeterli olmadığını, alacağın ve mal tesliminin ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, bu hususun Yargıtay kararlarıyla da sabit olduğunu, davacının iddiasını kanıtlayan herhangi bir delil sunamadığını, bu nedenle başlatılan icra takibinin ve açılan davanın haksız ve dayanaksız olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan ettiği anlaşılmıştır. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 98.914,00TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen kök ve ek raporda özetle; "Davacı şirketin 2023, 2024 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliği taşıdığı, Davacı şirketin ticari defter incelemesinde davalı şirket ile olan muhasebe işlemlerini usulüne uygun olarak kaydetmiş olduğu görülmüş olup ; Davacı şirketin 2023, 2024 yılı ticari defter incelemesi neticesinde davalı ... 77.618,00 TL alacağı olduğu, Davalı şirketin 2023, 2024 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliği taşıdığı, Davalı ... 2023, 2024 yılı ticari defter incelemesinde, davacı ... icra takip tarihi olan 21.12.2024 tarihi itibari ile 77.618,31 TL bakiye borcu olduğu, Davacı ... davalı yanı noter ihtarnamesi ile temerrüde düşürmediği, haksız fiilin faili ve sebepsiz zenginleşen daima temerrüt hâlinde bulunduğu için, zaten gerçekleşmiş olan temerrüdü sağlamak üzere alacaklının bunlara ayrıca bir ihtarda bulunması gerekmeyeceği yönünde kanaatim oluşmakla birlikte , bu hususta taktirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, Davacı ... icra takibinden önce temerrüde düşürülecek işlem yapılmadığından, temerrüdün, icra takip tarihi olan 21.12.2024 tarihi itibariyle oluştuğu, davacı ... davalı ... 77.618,00 TL alacağa ödeme tarihine kadar işleyecek faiz hesaplanabileceği, Seçenekli olarak Sayın Mahkeme tarafından davacı ... davalı ... fazla ödeme yapmasından kaynaklı olarak ihtarda bulunmasına gerek olmayacağı yönünde kanaatin oluşması halinde;Davacı ... davalı ... 06.06.2024 tarihinden icra takip tarihi olan 21.12.2024 tarihine kadar 77.618,00 TL asıl alacak, 22.092,02 TL işlemiş faiz ile birlikte TOPLAM 99.710,02 TL alacağa ödeme tarihine kadar işleyecek faiz hesaplanabileceği; ancak İtirazın iptali davaları takiple sıkı sıkıya bağlı olduğundan talebe bağlılık ilkesi gereği davacın davalı ... 98.914,00 TL alacağı olduğu, Davacı tarafından talep edilen icra inkâr tazminatı konusundaki kararın münhasıran Sayın Mahkemenize ait olduğu kanaatine varılmıştır" şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Davacı tarafından davalıya düzenlenen faturalara, davalının yasal süre içerisinde yapmış olduğu itiraz bulunmamaktadır. Her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla defterler hükme esas alınmıştır. HMK'nın MADDE 222. maddesinde; "(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere her iki tarafın ticari defterlerinin birbiriyle uyuştuğu anlaşılmıştır. Davalı firmanın ilgili faturalara 6102 sayılı TTK’nun 21/2 maddesi hükmüne göre 8 gün içinde itiraz etmediği görülmüş olup “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren (8) sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” hükmü bulunmaktadır. Davalı TTK’.nun m.21/2 hükmüne göre süresinde itiraz etmemiştir. Bu nedenle faturanın içeriğini kabul etmiş sayılmaktadır. Usulüne uygun tutulan tarafların ticari defterlerine göre davacının talep edebileceği toplam alacağın 77.618,31 TL asıl alacak olduğu anlaşılmıştır. Gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının talep gibi kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir ve aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davanın KABULÜ ile; Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın İPTALİ ile takibin 77.618,31 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, 2- 77.618,31 TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 5.302,11 TL ilam harcından peşin alınan 1.325,53TL harcın mahsubu ile bakiye 3.976,58 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5-Davacı tarafından sarf edilen 7.000,00 TL bilirkişi ücreti, 110,00 TL posta masrafı, 615,40 TL başvuru harcı, 1.325,53 TL peşin harç olmak üzere toplam 9.050,93TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, tarafların yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/03/2026

Katip ... e-imzalıdır.

Hakim ... e-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/187, K. 2026/280, T. 09.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-187-e-2026-280-k-c1bd69a2b1d9