İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/562 E. 2026/530 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/562
- Karar No
- 2026/530
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/562 Esas KARAR NO : 2026/530 Karar DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/09/2022 KARAR TARİHİ : 02/07/2026
Mahkememizin ... tarihli ... /... Esas - ... /... Karar sayılı dosyasından mahkememizin ... /... Esas sayılı dosyasın birleştirilme kararı verilmiş ise de ... /... Esas dosyanın tefrik edilerek mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapılarak davanın açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle: Davalının müvekkili aleyhine Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... /... Esas (Eski Esas Antalya ... . İcra Müdürlüğünün ... /... Esas) sayılı dosyası ile ... TL'lik icra takibi başlatıldığını, bu takip sebebiyle Antalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... /... Esas sayılı dosyası ile taraflarınca açılan menfi tespit davası sebebiyle icranın teminatsız olarak durdurulmasına karar verildiğini, durdurma kararından önce konulan hacizlerin kalkması için dosyaya ... tarihinde tüm borçların kendileri tarafından yatırıldığını, dosya borcunun yatırılmasından 1 gün sona alacaklısı müvekkilinin vefat eden eşi ... ... aleyhine Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... /... Esas (Eski Esas Antalya ... . İcra Müdürlüğünün ... /... Esas) sayılı dosyasından başlatılan icra takibi sebebi ile vekil edenin eşinin vefat etmesinden sonra Sulh Hukuk Mahkemesinden alınan veraset ilamı ile müvekkilinin takibe borçlu olarak eklendiğini, vekil eden aleyhine ihtiyati haciz kararının 1 gün sonra alındığını, 3 yıl işlem yapılmayan dosyadan tüm mal varlığına haciz konulduğunu, davacının ve vefat eden eşinin davalıya hiçbir borcu bulunmadığını, davalı tarafın alacaklı olduğunu iddia ettiği senetler davacının ve eşinin çekmesinden hırsızlıkla çalındığını ve boş senetlerin doldurularak icraya konulduğunu, davalının ... TL senet ve ... TL senet olmak üzere ... yılında ... alacağı olması ekonomik durumlarına ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının ve vefat eden eşinin .... yaşadığını, .... yaşadıkları için .... .... işletmeciliği yaptıkları için Türkiye'de olmadıkları zaman otel giderleri için imzalı senet tuttuklarını, hırsızlıkla imzalı senetlerin çalındığını ve kendi bilgileri olmadan senetlerin doldurulduğunu, bu nedenlerle müvekkilinin ve müteveffa eşinin yargılamaya konu senetten dolayı borçlu olmadığının tespitini, Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... /... Esas sayılı dosyası ile öncelikle teminatsız olarak yapılan takibin müvekkili yönünden durdurulmasını ve hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini, dava değerinin yüzde yüz on beşi üzerinden alınacak teminat ile alacaklıya ödenmemek üzere dosya borcunun yatırılarak dosyadaki tüm hacizlerin kaldırılmasına yönelik ihtiyati tedbire karar verilmesini, davanın kabulü ile %20'sinden az olmamak üzere davacının tazminata hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle : Antalya ... . İcra Hukuk Mahkemesi ... tarih ... /... Esas ... /... Karar sayılı kararı ile huzurdaki menfi tespit davasına konu Antalya Genel İcra Dairesi ... /... Esas sayılı takibin iptaline karar verildiğini, bu durumda davanın konusuz kaldığını ve davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili ...'ın ... tanzim tarihli ... ödeme tarihli keşidecesi ... olan kambiyo senedi nedeniyle davacıdan alacaklı olduğunu, muris ... ... tarihinde vefat ettiğini, geriye mirasçıları ... ve ... ... kaldığını, bonoya dayalı alacağın tahsili amacıyla ... tarihinde borçlu ... ve ... aleyhine Antalya Genel İcra Dairesi ... /... Esas sayılı dosya ile icra takibine girildiğini, borçlu ...'in alacağın tahsilini engellemek amacıyla takibi öğrendiği anda ikametgah adresini yurt dışına taşıdığını, adresini yurt dışına taşıdığı için Antalya Genel İcra Dairesi ... /... Esas sayılı (Eski Esas: Antalya ... . İcra Dairesi ... /... Esas) dosyada yıllar geçmesine rağmen ödeme emri tebliğ edilemediğini, alacağın tahsili engelleme amacıyla davacının haksız eylemlerine engel olmak maksadıyla Antalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesi ... /... Değişik İş sayılı dosyadan ihtiyati haciz kararı alındığını, işbu icra takibinde alınan ihtiyati haciz kararından sonra, borçlu tarafından yıllar sonra takibin iptali talebi ile şikayet yoluna başvurulduğunu, hiçbir duruşma açılmadan ve savunmalar alınmadan ihtiyati haciz uygulanan Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı icra takibinin iptaline karar verildiğini, icra takibinin iptaline karar verildiğinden, tamamlayıcı merasim olarak Antalya ... . Asliye Hukuk Mahkemesi .../... Esas sayılı dosya ile tarafımızca alacak davası açıldığını, davacı senedin çalındığı ve sahte olduğu iddiası dışında hiçbir iddiada bulunamadığını ve buna karşılık ödeme belgesi sunamadığını, Kemer ....Asliye Ceza Mahkemesi .../... esas, Antalya ... .Asliye Ceza Mahkemesi ... /... Esas ve Antalya ... .Ağır Ceza Mahkemesi .../... Esas sayılı dosyalarda müvekkilin beraat ettiğini, davaya konu kambiyo senedinin çalıntı olmadığını, davacının bu dosyadan haciz kaldırma talebinde bulunduğunu ancak talebi ticaret mahkemesi tarafından reddedildiğini, Antalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesi ... /... Değişik İş sayılı dosya ile ihtiyati haciz kararı alınmış ve borçlu davacının malvarlığına ihtiyati haciz konulduğunu, davacının haksız iddialarının aksine ortada sahtelikle ilgili hiçbir husus olmadığını, bu nedenlerle huzurdaki haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dava dilekçesindeki hiçbir iddiayı kabul etmediklerini, davacının haciz kaldırma talebinin reddine, mahkemenizce konulmuş ihtiyati tedbir kararına itiraz itiraz ettiklerini, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, Antalya ... . İcra Hukuk Mahkemesi ... tarih ... /... Esas .../... Karar sayılı kararının bekletici mesele yapılmasına, Antalya ... . Asliye Hukuk Mahkemesi .../... Esas sayılı dosya ile dava konusu alacak hakkında bir karar verileceğinden, konusuz kalan davanın reddine, mahkeme aksi görüşte ise ispatlanamayan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, davacı aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonunda davanın Antalya ... . İcra Hukuk Mahkemesinden .../... Esas sayılı dosyası, Antalya .... Asliye Hukuk Mahkemesinden .../... Esas sayılı dosyası, Antalya ... . Ağır Ceza Mahkemesinden ... /... Esas sayılı dosyası, Antalya CBS'nin .../... sor. nolu ve .../... B.M. sayılı dosyası, Kemer .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin .../... Esas sayılı dosyaları celbedilmiş incelenmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Davanın icra takibinden sonra açılan ...-TL tutarındaki bonodan kaynaklı menfi tespit davası olduğu anlaşılmıştır. Tarafların uyuşmazlık noktasının dava konusu bono nedeniyle davacının davalıya borçlu olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır. TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir. Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır. Eş söyleyişle kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir (Kuru, Baki: İcra ve İflâs Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, Ankara 2003, s. 233). Başka bir şekilde ifade etmek gerekirse, menfi tespit davası icra takibinden önce sonuçlanmaz ve ihtiyati tedbir kararı verilmemiş olması (veya ihtiyati tedbir kararının kaldırılması) nedeniyle, (menfi tespit davası görülmekte iken) borç alacaklıya (davalıya) ödenmiş olursa, menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilir (m.72/6); yani menfi tespit davası (kendiliğinden) istirdat davasına dönüşür; bu hâlde mahkeme menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam eder (Kuru, Baki: İstinaf Sistemine Göre Yazılmış İcra ve İflâs Hukuku Ders Kitabı, Ankara, 2017, s. 146). Bu durumda İİK’nın 72/6 maddesi gereğince bedele dönüşen isteminin temeli menfi tespit davasıdır. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıdadır (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıdadır. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya aittir (Kuru-El Kitabı, s.370 ilâ 372). Somut olayda; davacının vefat eden eşi ... aleyhine Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... /... Esas (eski esas Antalya ... . İcra Müdürlüğü ... /... esas sayılı doyası ile ... tarihinde davalının eşi asıl borçlu ...'in vefatından 16 gün sonra davalı tarafından ... aleyhine icra takibi başlatıldığı, icra takibi başlatıldıktan sonra yaklaşık 3 yıl boyunca davacının adresini yurt dışına taşıması nedeniyle davacı ... aleyhine ve davacının vefat eden eşi aleyhine dosyada hiçbir icrai işlem tesis edilemediği, davalı aleyhine hırsızlık sebebi ile Kemer ... . Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... /... Esas sayılı dosyası ile ceza dosyası açıldığı, işbu dava dosyasının karara çıkarak kesinleştiği, davalı ...'ın yargılandığı hırsızlık suçundan dolayı hakkında beraat kararı verildiğinin anlaşıldığı, karada özetle, her ne kadar davalı ... hakkında davacı ...'e yönelik bina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık ve tehdit suçlarından TCK’nun 142/2-h,106/1-1. Cümle ve 37/1 maddeleri gereğince cezalandırılması için kamu davası açılmış ise de, davalının tüm aşamalarda alınan savunmalarında atılı suçu istikrarlı olarak inkar ettiği, tehdit suçu yönünden katılanın soyut beyanları dışında dosya arasında herhangi bir delil olmadığının anlaşıldığı, bina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık suçuna ilişkin olarak yapılan incelemede ise tahrifen oluşturulduğu iddia olunan "otel alım ve ortaklık sözleşmesidir" şeklinde doldurulan belge ve davacının imzası bulunan bononun katılana ait otelden davalı tarafından çalındığı iddiası ile kamu davası açılmış olduğu, dosya arasında bulunan ve olay anına ilişkin olduğu iddia edilen kamera kayıtları ile bu kayıtlara ait ... tarihli görüntü izleme, araştırma ve tespit tutanağı üzerinde yapılan incelemede davalı ile katılanın hırsızlık olayının işlendiği iddia olunan otel lobisinde bir arada oldukları görülmekle davalının suça konu belgeleri almış olduğuna ilişkin açıkça bir tespite de rastlanmadığının belirtildiği, soruşturma ve kovuşturma aşamasında dinlenen tanıkların ise atılı suçlara ilişkin beyanlarında herhangi bir bilgileri ve görgüleri olmadığının belirtildiği, yine ... -TL'lik bono sebebi ile Antalya ... . Ağır Ceza Mahkemesi'nin .../... Esas ve Antalya .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin .../... esas sayılı dosyalarından sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılıktan dolayı açılan davalar olduğu, fakat bunların işbu davanın konusu olan ...-TL'lik bono ile ilgisinin bulunmadığının anlaşıldığı, yine de Mahkememizce istenen işbu dosyalarda yapılan incelemelerde de davalı ... hakkında üzerine atılı suçlardan dolayı beraat kararı verildiği ve kararların kesinleştiklerinin anlaşıldığı, her ne kadar davacı taraf, davacının ve vefat eden eşinin davalıya hiçbir borcu bulunmadığını, yukarıda adı anılan ve alacaklı olduğu iddia edilen senetlerin davacının ve eşinin çekmecesinden hırsızlanmak suretiyle çalındığını ve doldurularak icraya konulduğunu iddia etmiş ve davalının ...-TL'lik bono ile ...-TL'lik bono olmak üzere ... yılında ... alacağı olmasının ekonomik durumlarına ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalının, davacının komşusu olduğunu, eşinin vefat etmesi üzerine ... yaşında olan yaşlı ve hasta davacıya yardım etme, teskin etme amacıyla ile evine girip çıktığını, çekmecesinde imzalı olan boş senetleri hırsızladığını ve icraya koyduğunu iddia etmişse de, davalının işbu davaya konu ...-TL'lik bono dolayısıyla ceza mahkemelerinde görülen davaların tümünden beraat ettiğinin anlaşıldığı, kambiyo senetlerine hakim olan sebepten soyutluk(müceretlik) ilkesi gereğince kambiyo senedinin alt yapısını oluşturan ve onun oluşmasını sağlayan temel borç ilişkisi geçersiz olsa dahi kambiyo senedine hayat verdikten sonra bunun bir öneminin bulunmadığı, mücerret kıymetli evrakın, doğumuna sebep olan ilişkiden bağımsız ve soyut olduğu, kıymetli evrak bir defa doğduktan sonra, doğumuna sebep olan ilişkideki bir aksaklık veya bozukluk kıymetli evrakın geçerliliğine etkili olmayacağı, takibe dayanak bononun miktar bakımından da senetle ispat gerektiren yasal miktarın üzerinde olduğu, HMK madde 200 bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri kırk bir bin Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir hükmünün amir olduğu, ancak davacı tarafça dosyaya hiçbir yazılı belge delil vs. sunmadan soyut iddialarda bulunulduğu, tüm bu nedenlerle davacının davasını ispat edememesi nedeniyle davanın reddine dair aşağıdaki şeklide karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli ... TL peşin ve ... TL başvuru harcının davacıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı taraf kendini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde HMK Gider Avansı Tarifesinin 5/1. maddesi gereğince hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarılması, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmek suretiyle yatıran tarafa iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen kararın gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.02/07/2026
Katip ... ¸ e-imzalıdır
Hakim ... ¸ e-imzalıdır