İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/560 E. 2026/532 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/560
- Karar No
- 2026/532
- Karar Tarihi
T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ... ON İKİNCİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2025/560 KARAR NO : 2026/532
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/07/2025 KARAR TARİHİ : 05/06/2026 G. KARAR YAZIM TARİHİ : 09/06/2026 Mahkememizde açılan Menfi Tespit (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili şirketin tek ortağı ve yetkilisi olan Birsen Pınarbaşı'nın aynı zamanda Borbüksan Boru Bükme Makina Metal İnşaat Hırdavat Otomotiv Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin de tek ortağı ve yetkilisi olduğunu, davalı ile Borbüksan firması arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu ilişki kapsamında Borbüksan firmasının davalıya 2.564. 876,04 TL avans ödemesi yaptığını, davalının bu avansı iade etmemesi üzerine aralarında hukuki ihtilaf başladığını, Borbüksan firması tarafından davalı aleyhine 06/06/2024 tarihinde ihtiyati haciz, 04/09/2024 ve 09/09/2024 tarihlerinde ise ihtiyati tedbir taleplerinde bulunulduğunu, davalının, Borbüksan firmasının 04/09/2024 tarihli ihtiyati tedbir başvurusundan sadece bir gün sonra, 05/09/2024 tarihinde, aralarında husumet bulunan bir şirketin organik bağa sahip olduğu müvekkili şirkete, herhangi bir mal teslimi veya hizmet ifası olmaksızın, KDV dahil 3.714.000,00 TL bedelli SMT2024000000872 sayılı faturayı düzenlediğini, bu faturanın Borbüksan ile olan hukuki süreci kaybetme ihtimaline karşı şeklen alacaklı görünme amacıyla kesildiğini, faturanın müvekkilin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığını, ayrıca müvekkil şirketi vekaleten idare eden ... .... .... in 02/05/2025 tarihindeki vefatından yalnızca beş gün sonra, 07/05/2025 tarihinde ... 6. Genel İcra Dairesi'nin 2025/30783 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilin UETS hesabında merhumun telefon numarası kayıtlı olduğundan takipten haberdar olunamadığını ve takibin kesinleştiğini, durumun 89/1 ihbarnamesi ile öğrenilmesi üzerine ... 10. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2025/339 Esas sayılı dosyası ile gecikmiş itirazda bulunulduğunu ve takibin tedbiren durdurulduğunu, mal teslimi veya hizmet ifasının ispat yükünün satıcıda olduğunu ve davalının bu yönde hiçbir delil sunamadığını, taraflar arasında teamül haline gelen sipariş onayı sürecinin de işletilmediğini, davalının daha önce Borbüksan firmasına da bu şekilde şekli fatura kestiğini ancak 28/05/2024 tarihli mutabakat mektubu ile Borbüksan'a borçlu olduğunu ikrar ettiğini ileri sürerek, müvekkilinin dava konusu fatura nedeniyle davalıya borçlu olmadığının şimdilik 100,00 TL üzerinden tespitine ve davalının takibinde kötü niyetli olması nedeniyle takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere davalı aleyhinde kötü niyet tazminatına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davacı vekili 25/12/2025 tarihli ıslah dilekçesiyle; dava değeri fatura bedeli olan 3.714.000,00TL'ye, yükseltmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle görev, yetki, zamanaşımı, hak düşürücü süre ve arabuluculuk yönünden usul itirazlarında bulunduğunu, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, taraflar arasında gerçek bir ticari ilişki bulunduğunu ve faturaların bu ilişkiye dayandığını, asıl borçlu olanın davacının organik bağ içinde olduğu Borbüksan firması olduğunu, bu firmaya karşı ... 4. Genel İcra Dairesi'nin 2024/51158 Esas ve ... 2. Genel İcra Dairesi'nin 2024/57276 Esas sayılı dosyaları ile icra takipleri başlatıldığını, davanın bu borçlardan kurtulma ve alacağın tahsilini geciktirme amacıyla kötü niyetli olarak açıldığını, davacının iddia ettiği borcu hiçbir zaman kabul etmediklerini ve mutabakat mektubuna ilişkin beyanların gerçeği yansıtmadığını, kesilen faturanın "Temel Fatura" olduğunu ve buna karşı ihtarname ile itiraz edilmesi gerekirken yapılmadığını, iade faturası kesilmesinin hukuki bir sonuç doğurmadığını, icra takibinin Sadullah Tutel'in vefatından sonra açıldığı iddiasının kötü niyetli olduğunu, vefat tarihi ile itiraz süresinin sonu arasında 18 gün bulunduğunu, bu sürede itiraz edilebileceğini, ayrıca Elektronik Tebligat Yönetmeliği uyarınca bilgilendirme mesajının ulaşmamasının tebligatın geçerliliğini etkilemeyeceğini, davacının ... 10. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2025/339 Esas sayılı dosyasında açtığı gecikmiş itiraz davasının da reddedildiğini savunarak davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddini talep etmiştir. DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, takip konusu edilen faturadan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı vekili delil olarak; taraf şirketlerin ticari kayıtlarına, taraflar arasında düzenlenen 28/05/2024 tarihli mutabakat mektubuna, ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin değişik iş dosyasına, ... 6. Genel İcra Dairesinin 2025/30783 sayılı dosyasına, ... 10. İcra Hukuk Dairesinin 2025/339 sayılı dosyasına, tanık, yemin, isticvap ve bilirkişi incelemesine, davalı vekili ise; ilgili faturalara, ticari defterlere, ticari kayıtlara, tanık, bilirkişi, isticvap ve yemin deliline dayanmıştır. Öncelikle davalının görev ve yetki itirazının mahkememizin iş bu davada görevli ve yetkili olduğu anlaşılmakla, yine zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarını yerinde olmadığı, yine arabuluculuk dava şartını yerine getirildiği, anlaşılmıştır. ... 6. Genel İcra Müdürlüğünün 2025/30783 E. Sayılı dosyası incelendiğinde; davalı tarafından davacı aleyhinde; 07/05/2025 tarihli ilamsız icra takibine ait ödeme emri ile; 244.200,00-TL bedelli ve SMT2023000000631 numaralı, 165.019,68-TL bedelli ve SMT2023000000952 numaralı, 3.714.000,00-TL bedelli ve SMT2024000000872 numaralı faturalara dayalı olarak 4.123.219,68-TL asıl alacak ve 1.559.381,45-TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 5.682.601,13-TL'nin tahsilinin talep edildiği, takibin kesinleştiği, görülmüştür. Dava konusu 05/09/2024 tarihli ve 3.714.000,00-TL bedelli, SMT2024000000872 numaralı fatura incelendiğinde; Simetri CNC Plazma...LTD. ŞTİ. Tarafından ...Metal Makine....ŞTİ. Ye "lazer kesim bir adet, büküm bir adet, plazma kesim bir adet, plazma kesim bir adet, olmak üzere birim fiyatları belirtilerek" KDV dahil mal hizmet tutarının (3.095.000,00 TL + 619.000,00TL KDV ) toplam 3.714.000,00 TL olarak düzenlendiği görülmüştür. ... 10. İcra Hukuk Mahkemesi dosyası incelendiğinde; davacısının ...Metal Makine İnşaat... LTD. ŞTİ. Davalının... Plazma... LTD. ŞTİ. Olduğu davanın ödeme emri tebliğine ilişkin itiraz süresi yönünden gecikmiş itiraza ilişkin olduğu, mahkemece 26/06/2025 tarihli karar ile itirazın reddine karar verildiği,anlaşılmıştır. Tarafların delilleri toplanarak ve tarafların ticari defter kayıtları üzerinden mali müşavir bilirkişi Hidayet Korkmaz vasıtasıyla inceleme yaptırılarak alınan 18/12/2025 tarihli raporda; ".... Davacı şirketin dava konusu işlemlerinin olduğu 2023 ve 2024 yıllarına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin, Türk Ticaret Kanunu Hükümlerine ve Vergi Usul Kanununun Elektronik Defter Genel Tebliğlerine uygun olarak yasal süreler içinde yapılmış olduğu, 2025 yılı ticari elektronik defterlerinin ocak ayı açılış beratlarının oluşturulması gereken son tarihin 23.06.2024 olduğu, ancak davacı şirketin 2025 (Ocak-Haziran) yılına ait açılış beratlarının 24.06.2024 tarihinde 1 gün geç oluşturulmuş olduğu, bu bağlamda davacı şirketin ticari defterlerinin delil olma hususunun Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Davalı şirketin dava konusu işlemlerinin olduğu 2023, 2024 ve 2025 (Ocak-Haziran) yıllarına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin Türk Ticaret Kanunu Hükümlerine ve Vergi Usul Kanununun Elektronik Defter Genel Tebliğlerine uygun olarak yasal süreler içinde yapılmış olduğu, ancak 2025 yılı envanter defteri bulunmadığı, 2025 yılı envanter defteri için elektronik envanter defterine geçiş süreci ile ilgili verilen yazılı beyanın işbu raporun ekinde sunulduğu, bu bağlamda davacı şirketin ticari defterlerinin delil olma hususunun Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, davacı şirket vekilinin dava dilekçesinde belirtmiş olduğu ve dava dilekçesi ekinde görüntüsünü sunmuş olduğu, davalı şirket tarafından davacı şirkete düzenlenmiş olan 05.09.2024 tarihli SMT2024000000872 numaralı 3.714.000,00.-TL tutarındaki takip ve dava konusu elektronik satış faturasının davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalı şirketin elektronik fatura portalında fatura durumunun otomatik onaylandı durumunda olduğu, davalı şirketin ticari defterlerinde, 25.09.2024 tarihli 3.714.000,00.-TL tutarındaki takip ve dava konusu fatura borç kaydından sonra, 30.09.2024 tarihinde 3.000.000,00.-TL tutarında "İŞLEMLER" açıklaması ile alacak kaydının bulunduğu, bu kaydın bulunduğu fişin içerisinde birçok hareketin bulunduğu ve kaynağının net olarak anlaşılamadığı, sonuç olarak davalı şirketin ticari defter kayıtlarına göre davalı şirketin davacı şirketten (3.714.000-3.000.000=) 714.000,00.-TL tutarında alacak bakiyesinin kayıtlı olduğu, Davacı şirketin ticari defterlerinde takip ve dava konusu 25.09.2024 tarihli 3.714.000,00.-TL tutarındaki faturanın kayıtlı olmadığı, davacı şirketin ticari defter kayıtlarına göre davalı şirket ile davacı şirket arasında takip konusu faturadan kaynaklı herhangi bir borç/alacak bakiyesi kayıtlı olmadığı, ancak davalı şirketin davacı şirketten takip ve dava konusu olmayan 30.10.2023 tarihli faturadan kaynaklı olarak 165.019,68.-TL tutarında alacak bakiyesinin kayıtlı olduğu," tespit edilmiştir. İşbu dava, takibe konu edilen faturadan kaynaklı olarak mal ve hizmetin sunulmadığı ve faturanın bedelsiz olduğu iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Menfi tespit davasında da genel ispat kuralı gereğince, TMK 6. Maddesi ve HMK nun 190/1 maddeleri kapsamında, iddia edilen vakaya bağlanan hukuki sonuçta kendi lehine hak çıkaran tarafın bu iddiasını ispatla yükümlü olduğu nazara alındığında, takibe konu edilen ve bedelinin ödenmesi istenen fatura konusu mal ve hizmetin karşı tarafa sunduğu yada teslim ettiği ispatının davalıya ait olduğu, faturanın değeri nazara alındığında bu ispatın yazılı delille yapılması gerektiği, ancak söz konusu faturanın davacının ticari defter ve kayıtlarında yer almadığı gibi fatura konusu bu mal ve hizmetin davacıya sunulduğuna dair imzalı teslim formu, sevk irsaliyesi, kantar fişi vb. Yazılı bir belgenin sunulamadığı, ancak davalının delil olarak yemine dayandığı görülmekle, davalı vekiline yemin delilinin kullanılıp kullanılmayacağı yönünde ihtaratlı davetiye çıkarıldığı, davetiyenin 08/04/2026 tarihinde tebliğ edildiği halde davalı vekilinin süresi içerisinde yemin delilini kullanacaklarına dair cevapta bulunmadığından işbu delilden vazgeçtiği anlaşılmıştır. Bilahare davalı vekilinin sunduğu 04/06/2026 tarihli dilekçesinde; ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen 2025/395 E. ... Sayılı dosyalarda davacı şirket yetkilisinin aynı zamanda numaraları belirtilen dosyaların davacısı Borbüksan Boru Bükme Makine Tic. LTD. ŞTİ. Ninde yetkilisi olduğu ve her iki şirketin aynı gerçek kişi tarafından yönetildiği, ekonomik ve ticari yönde sıkı bağlantı içerisinde oldukları, bu nedenle şirketler açısından fiili ve hukuki irtibatın olduğunu, verilecek kararların birbirlerini etkiyeceklerinden bahisle usul ekonomisi gereğince birleştirilmesine talep etmiştir. Davalı vekilinin işbu talebinin gerek mahkememiz dosyası, gerekse birleştirilmesini istediği dosyaların esas karar numaraları yönünden ve de taraflarının farklı olduğu belirtildiğinden, ayrıca karar aşamasında olan işbu davanın sürüncemede kalacağı nazara alınarak, istemin reddine karar verilmiştir. Tüm dosya kapsamı, dava, cevap, takip dayanağı fatura, ticari defterler üzerinde inceleme yapılarak hazırlanan bilirkişi raporu, hep birlikte değerlendirildiğinde; davalının, takibe konu ettiği faturada belirtilen mal ve hizmetin davacıya teslim edildiğine dair ispat yükünün yerine getiremediği, faturanın tek başına mal teslimini ve hizmet teslimini ispata yeterli olmadığı, hizmetin yerine getirildiği ve malın teslimine dair sevk irsaliyesi, kantar fişi, teslim formu gibi yazılı belge ile ispat yükünün yerine getiremediği, dayandığı yemin delilini kullanmadığı ve bu şekilde fatura konusu alacak iddiasını ispat edemediğinden, davacının davasının kabulü ile takibe konu işbu faturadan dolayı davacının, davalıya borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiştir. Ayrıca İİK 72. Maddesi kapsamında koşulları oluştuğundan fatura bedeli üzerinden davalı aleyhinde tazminata hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının kabulü ile; ... 6. Genel İcra Müdürlüğünün 2025/30783 esas sayılı dosyasında takibe konu edilen 05/09/2024 tarih ve SMT2024000000872 sayılı KDV dahil 3.714.000,00 TL bedelli faturadan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2004 sayılı İİK 72. Maddesi gereğince, kabul edilen miktar üzerinde hesap edilen %20 oranındaki 742.800,00TL kötü niyet tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Kabul edilen 3.714.000,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 253.703,34 TL karar ve ilam harcından 615,40 TL peşin harç, 63.424,13 TL ıslah harcı toplamı olan 64.039,53 TL harcın düşümü ile eksik kalan 189.663,81 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı, 63.424,13 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 64.742,43 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının karşıladığı 7.000,00 TL bilirkişi ücreti, 150,40 TL keşif harcı olmak üzere toplam 7.150,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 3.714.000,00 TL üzerinden takdir edilen 522.540,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda oy birliği ile verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.05/06/2026
Başkan ... ✍e-imzalıdır Üye ... ✍e-imzalıdır Üye ... ✍e-imzalıdır Katip ... ✍e-imzalıdır
"Bu Evrak 5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre UYAP Sistemi Üzerinden Elektronik Olarak İmzalanmıştır."