İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/515 E. 2025/987 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/515
Karar No
2025/987
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/515 Esas KARAR NO: 2025/987 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 17/06/2025 KARAR TARİHİ: 11/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; Müvekkil şirket ile Davalı arasında cari hesap alacağından kaynaklı uyuşmazlık yaşandığını ve müvekkili şirket tarafından cari hesap alacağı tutarı olan 239.141,35 TL bakiye alacağın -----sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibine konu edildiğini, Ödeme emrinin tebliğ edilmeden cari hesaba istinaden takip konusu asıl alacak tutarı 240.000 TL olaak müvekkilin hesabına ödendiğini, Ödeme dekontu ekte olmakla birlikte dekont açıklama kısmında "CHM" açıklaması yani "Cari Hesaba Mahsuben" yer aldığı, Yine icra dosyasına yapılan itiraz dilekçesinde de " işbu icra dosyasından haberdar olmadan 19/03/2025 tarihinde cari hesaba mahsuben 240.000 TL ödeme yapılmıştır" demek suretiyle takibe konu edilen borcun kabul ve ikrar edildiğini, Davalı/Borçlunun borca itirazı haksız ve hukuka aykırı olduğunu, gerek icra dosyasına yapılan itiraz dilekçe içerir ve gerekse de ödeme dekontu açıklaması ile takip tarihi itibariyle borcun varlığı kabul edilmiş ve akabinde ödeme yapılarak asıl alacak konusu uyuşmazlık ortadan kaldırıldığını, Bu nedenle de ikrar içeriği dikkate alınarak huzurda asıl alacak noktasında uyuşmazlık bulunmadığı, içeriği taraflarca ikrar edilen belge mahiyetindeki cari hesap dökümü, ödeme dekontu dikkate alındığında itirazın süreci uzatma gayretine hizmet ettiğinin anlaşıldığını, Davalı/Borçlu, takip tarihinden sonra asıl alacak tutarı ödemesini doğrudan müvekkil şirket hesabına yaptığını, Bu yönü ile de borcun takip tarihi itibariyle kabul edildiğini, Davalının/Borçlunun itirazında haksız ve kötüniyetli olduğunu, nitekim hem ödeme makbuzu hem de itiraz metninde, asıl alacağın varlığı kabul edilmekle birlikte itiraz sunulduğunu, İtiraz içeriği, borcun olmadığına yönelik değil, borcun takip tarihinden sonra ödendiğine yönelik olup bu hali ile de asıl alacağın varlığı da uyuşmazlık konusu olmaktan çıktığını, Davalının yegane amacı, icra harc ve masrafları ile vekalet cüretine yönelik alacağın sürüncemede bırakılmasına yönelik olup itirazı haksız ve kötüniyetli olduğunu, bu nedenle de asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini gerektiğini, açıklanan ve Sayın Mahkeme tarafından re'sen dikkate alınacak diğer nedenlerle haskız ve hukuka aykırı itirazın bakiye alacak yönünden iptaline, takibin icra harc, masraf ve vekaleti ücreti yönünden devamına karar verilmesini, takibe konu asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini arz ve talep etmiştir.

CEVAP:Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE :Dava ; Taraflar arasındaki Ticari ilişkiden kaynaklandığı bildirilen alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yönelik davalı itirazının İİK.nun 67-1-2 maddesi uyarınca iptaline ilişkindir.Davacının ;-----Esas sayılı icra dosyası ile toplam 239.141,35 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibine başladığı, ödeme emrinin davalıya 21/03/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 26/03/2025 tarihinde icra takibine itiraz edildiği, davanın yasal 1 yıllık süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, ----- sayılı icra dosyası, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67. maddesi gereği iptali talebine ilişkindir.Davacı, davalı ile aralarındaki ticari ilişki bulunduğunu, ticari ilişki kapsamında davalıya faturanın gönderildiğini, davalının faturaları ödemediğini, fatura-cari hesap alacağı için icra takibine geçildiğini, icra takibinden sonra dava tarihinden önce ---- tarihinde ---olarak davalının haricen asıl alacağın tamamını ödediğini, ancak icra vekalet ücreti ve icra harç ve masraflarını ödemediğini, davalının haksız bir şekilde icra takibine itiraz ettiğini, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır.İtirazın iptali davalarında alacak borç durumu takip tarihi itibariyle hesaplanır. Borçlunun takipten önce yaptığı ödemenin varlığı anlaşılırsa ödenen miktar yönünden davanın esastan, takip ile dava tarihi arasındaki ödemenin varlığı anlaşılırsa bu miktar yönünden itirazın iptali davasının hukuki yarar yokluğundan reddi gerekir. -----İcra takibinden sonra ve itirazın iptali davası açılmadan önce borçlu tarafından ödeme yapılması hâlinde, yapılan bu ödeme düşüldükten sonra kalan miktar üzerinden dava açılması gerekir. Dolayısıyla takipten sonra, ancak dava açılmadan önce yapılmış olan ödemeler yönünden dava açılmasında, davacı tarafın hukuki yararı bulunmamaktadır. Takipten sonra, ancak davadan önce yapılan kısmi ödeme miktarı bakımından dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığından dava reddedilse -veya kısmi ödeme miktarınca dava açılmasa- bile, kısmi ödemenin yapıldığı icra takibi kendi yasal prosedürü içerisinde devam edecek, hatta asıl borç kalksa bile faiz ve ferileri yönünden takip sürebilecek, salt bu nedenle icra dosyasının kapanmasından söz edilemeyecektir. Nitekim aynı ilke----- sayılı kararlarında da benimsenmiştir.Takip tarihinden sonra yapılan ödemenin alacağın hangi bölümünden mahsubu gerektiği kanusunda TBK 100/1. madde hükmü gözetilmelidir. TBK 100/1. maddeye göre borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir. Bunun karşı anlamına göre borçlu faiz ve masrafları ödemede gecikmiş ve özellikle vadesinde borcu ödemediğinden temerrüt faizi işlemeye başlamış ise yapılan ödemelerin öncelikle masraf ve faizlerden mahsubu gerekir.Somut olayda, davalı tarafından dava tarihinden önce takip tarihinden sonra yapılan ödemeler yönünden TBK 100 md gereği işleyecek faiz hesabı yapılarak yapılan ödemelerin öncelikle işleyecek faizden bakiye kalanın asıl alacaktan düşülmesi gerekmekte ise de takip talebi ve ödeme emri incelendiğinde davacının takipte işlemiş faiz talep etmediği anlaşılmakla bu hükmün somut olayda uygulama yeri olmadığı açıktır. Davacı tarafça icra takibinde TBK 100 uygulanması talep edilmiş ise de; iş bu dava da davacının bu yönde bir talebi bulunmamakta, sadece icra takibinden sonra dava tarihinden önce yapılan ödemeler sebebiyle icra vekalet ücreti, icra harç ve masrafları yönünden takibin devamı talep edilmektedir. Bu sebeple davacının alacağı yönünden TBK 100 gereği hesaplama yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Davalı tarafından takip tarihinden sonra dava tarihinden önce asıl alacak tutarını ödemiş ise de haklı olan icra takibine ilişkin icra vekalet ücreti, takip sonrası işlemiş faiz,harç ve masrafların tamamından da davalı-borçlu sorumludur. Tahsil harcı ise zaten devlete ödenecek bir tutar olduğundan iş bu davaya konu edilmesi mümkün değildir.--------Öte yandan icra vekalet ücreti, takip sonrası işlemiş faiz, başvuru ve vekalet harcı ile sair takip masraflarına ilişkin hesap icra müdürlüğünce yapılacağından, mahkememizce bu kalemlere ilişkin hesap yapılmamıştır. Az yukarıda belirtildiği üzere davacının takipte işlemiş faiz talep etmediği de nazara alınarak davanın kabulüne, davalının -----esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile davalı tarafından takip tarihinden sonra dava tarihinden önce ---- kısmi ödeme yapılması dikkate alınarak tahsilat tarihi itibariyle bakiye kalan icra vekalet ücreti, takip sonrası işlemiş faiz, başvuru ve vekalet harcı ile sair takip masrafları yönünden takibin devamına karar verilmiştir.-----Davalı tarafından dava konusu asıl alacağın dava tarihinden önce ödenmesi sebebiyle bakiye kalan icra vekalet ücreti, takip sonrası işlemiş faiz, başvuru ve vekalet harcı ile sair takip masrafların icra dairesi tarafından ödeme anında tespit edileceği nazara alınarak davacı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına karar verilmiştir. İcra inkar tazminatı asıl alacak üzerinden talep edilmekte olup dava konusu asıl alacak dava tarihinden önce ödenmesi sebebiyle davacının icra inkar tazminatı talep etmesi de mümkün olmadığı değerlendirilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere : 1-Açılan davanın KABULÜ ile, ------- Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin davalı tarafından takip tarihinden sonra dava tarihinden önce (19/03/2025 tarihinde) ödeme yapılması dikkate alınarak icra ve vekalet ücreti, takip sonrası işlemiş faiz, başvuru vekalet harcı ve sair takip masrafları yönünden devamına, İcra inkar tazminatı talebinin reddine, 2-HARÇLAR Alınması gerekli 615,40 TL harç dava açılışı sırasında davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından başkaca harç tahsiline yer olmadığına, 3-VEKALET ÜCRETİ Davacı vekili lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-ARABULUCULUK ÜCRETİ 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi gereği Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 4.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-YARGILAMA GİDERLERİ Davacı tarafından harç olarak yatırılan 615,40 TL peşin harç ve 615,40 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.230,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan toplam 453 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ----nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 11/12/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/515, K. 2025/987, T. 11.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-515-e-2025-987-k-2be29f0b3abe