İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/866 E. 2025/1065 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/866
- Karar No
- 2025/1065
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/866 Esas KARAR NO : 2025/1065
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/11/2024 KARAR TARİHİ : 27/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari iş ilişkisi kurulmuş olup, aralarında cari hesap sözleşmesi yapıldığını, müvekkili şirketin muhasebe kayıtlarında, davalı şirketin 3.472.139,77 TL müvekkil şirkete cari hesap bakiye alacağından doğan borcu olduğunu, cari hesap ekstresinden kaynaklı söz konusu borç davalı şirket tarafından ödenmemiş ve borç muaccel hale geldiğini, müvekkili şirket adına Büyükçekmece İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış ve bu kapsamda borçluya gönderilen ihtarnamedeki gibi 3.472.139,77 TL tutarında ödeme emri gönderildiğini, davalı tarafından ödeme emrine itiraz edildiğini, davanın kabulünü, davalının itirazının iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ÖZETLE; Müvekkili şirketin davacıya cari hesap bakiye alacağından doğan 3.472.139,77 TL borcu olmadığını, borcun ödenmediğini, bu nedenle müvekkil şirket aleyhinde başlattığı takip haksız olup davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın belirttiğinin aksine, müvekkili şirketin davacıya belirtilen şekilde bir borcu bulunmadığını, müvekkil şirket bugüne kadar basiretli bir tacir olarak borçlarını düzenli şekilde ödemiş olup davacı tarafa bahsedildiği gibi bir borcu bulunmadığını, zira davacı da borcun varlığına ilişkin bir delil sunmamış olup iddialarını soyut beyanlara dayandırdığını, davanın reddini, Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına ilişkin kararın devamına, davacı aleyhine %20’ den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Tarafların İTO kayıtları, Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası, bilirkişi dosyası ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, faturadan kaynaklı alacağın tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. (İİK 67 maddesi) Davaya dayanak Büyükçekmece İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasının tetkikinde; alacaklı Davacı .... Veteriner Ürünleri İlaç Ve Gıda San. Dış Tic. A.Ş. Borçlu Davalı ... E- Ticaret Ltd. Şti.’ ye 26.09.2024 tarihinde ödeme emri gönderilmiş, cari hesap alacağından kaynaklanan 3.472.139,77 TL Toplam alacak olmak üzere, alacağın tahsilde tekerrür olmamak şartıyla, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık (%51,75) oranında ve değişen oranlarda işleyecek avans faizi, icra gideri ve vekalet ücreti ile birlikte tahsili için icra takibi başlatılmış, TBK 100.madde gereği yapılacak kısmi ödemelerin öncelikle işlemiş faiz, masraf ve ferilerine mahsup edilmesi talep edilmiştir. Davalı ödeme emrini bila tarihinde tebliğ almış, davalı vekilinin 04.10.2024 tarihinde, takip konusu borca ve tüm ferîlerine itirazı neticesinde, takip durmuştur. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Davacı tarafından iş bu davanın İİK nun 67.Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir. İş bu dava, 6100 sayılı TTK'nun 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuğa tabi olup, davacı tarafından başvurulan arabuluculuk süreci, anlaşmama ile sonuçlanmıştır. Bu kapsamda davacı tarafından TTK'nun 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk dava şartının da yerine getirildiği anlaşılmıştır. Somut olayda davacı taraf, davalı arasındaki ticari iş kapsamında 3.472.139,77 TL ödenmemiş cari hesap alacağının bulunduğunu, alacağını tahsil için yapmış olduğu takibe davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğinden bahisle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı taraf ise davacı tarafın belirttiğinin aksine davacı tarafa borcunun bulunmadığını, bahsi geçen faturalar karşılığında mal teslimi olmadığını, fatura tek başına alacağın varlığına delil olmadığı gibi malın teslim edildiğini de göstermediğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Bu kapsamda taraflar arasındaki uyuşmazlığın; dava konusu faturalara ilişkin ürünlerin davacı tarafından davalı tarafa teslim edilip edilmediği ve bu kapsamda dava konusu faturalardan kaynaklı olarak davacının alacaklı olup olmadığına ilişkindir. Somut olayda TMK 6. Maddesi uyarınca ispat külfeti davacı tarafta olup, davacı taraf ispat vasıtası olarak dava konusu faturalara, cari hesap dökümlerine ve ticari defterlerine dayanmıştır. Davacı tarafın dayanak olarak sunmuş olduğu faturalar ve cari hesap dökümleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 21. Maddesi uyarınca başlı başına davacının alacaklı olduğunu kanıtlamaya yeterli değildir. Bu yüzden mahkememizce uyuşmazlığın çözümü adına bilirkişi marifeti ile tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, belirlenen inceleme gününde sadece davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarını sunmuş olması nedeniyle davacı kayıtları üzerinde inceleme yapılmış, davalı kayıtları üzerinde ise inceleme yapılamamıştır. Buna göre davacı şirket tarafından ibraz edilen 2024 yılı ticari defterlerinin TTK hükümlerine uygun tutuldukları, davacı tarafın dava konusu faturaları e-fatura olarak düzenlediği, bu faturaların davalı tarafa tebliğ edildiği, davalı tarafından bu faturalara itiraz edildiğine dair itiraz belgesi sunulmadığı, davacı tarafından ibraz edilen ve usulüne uygun tutulan ticari defterler çerçevesinde davacı şirketin davalı şirketten takip tarihi itibariyle 3.472.139,77 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Ticari defterlerin delil olması HMK md. 222. Maddesinde düzenlenmiş olup, bu hükme göre ticari defterler, belirtilen şartların varlığı halinde, ticari uyuşmazlıklarda ispat aracı (kesin delil) olarak kullanılabilir. HMK 222/3 maddesine göre; ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi, yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Ek cümle: 22.07.2020 - 7251 S.K./23. md) Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Bu yasal düzenleme uyarınca HMK 222/3 maddesine göre ticari defterlerin sahibi lehine kesin delil teşkil etmesi için gereken şartlar maddenin lafzi yorumuna göre şöyle sıralanabilir: 1-Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olmalıdır. (HMK 222/2). 2-Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmamalı veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemiş olmalıdır. 3-Diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamalıdır. Bu yasal düzenlemeler ışığında somut olaya bakacak olursak; taraflara ticari defter ve belgelerini sunması için mahkememizce usulüne uygun olarak ihtarat yapıldığı, ancak davalının ibrazdan kaçındığı ve defterlerini ibraz eden davacının ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla HMK'nun 222/3 maddesi uyarınca davacı defterlerinde yer alan kayıtlar lehine kesin delil niteliğinde kabul edilmiştir. İş bu tespit ve kayıtlar uyarınca takip tarihi itibariyle davacının davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmakla, davacı tarafın davasının kabulü ile Büyükçekmece İcra Müdürlüğü’nün .... esas sayılı dosyasına davalılar tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın icra-inkar tazminatı talebine ilişkin olarak; İİK nun 67/2 maddesi gereğince alacağın likit olması ve itirazın haksız olması nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE, Dava konusu Büyükçekmece İcra Dairesi .... esas sayılı takip dosyasına yapılan davalı itirazının iptali ile, TAKİBİN AYNEN DEVAMINA, 2-Alacak likit olduğundan ve itiraz haksız olduğundan, takip tutarı olan 3.472.139,77-TL üzerinden hesaplanan 694.427,954-TL %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 237.181,86-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 41.934,77-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 195.247,09-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL başvurma harcı, 41.934,77-TL peşin harç ile dosyada yapılan 15.000,00.-TL bilirkişi ücreti ve 160,00-TL posta gideri olmak üzere toplam 57.522,37-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 493.378,17 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/11/2025
Başkan ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Katip .... e-imzalı