İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/69 E. 2025/1029 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/69
- Karar No
- 2025/1029
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/69 Esas KARAR NO : 2025/1029 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 24/01/2024 KARAR TARİHİ: 19/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir-Çevre otoyolunda 15.12.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında sigortası Anadolu Sigorta A.Ş. tarafından sigorta edilen ...plakalı araç ile İdare'ye ait korkuluklara zarar verildiğini, İdare Bakım İşletme Şefliği'nce hazırlanan hasar keşif raporuna göre tesislerde meydana gelen hasar bedelinin 17.310,00 TL olarak belirlendiğini, iş bu hasar bedeli ile ilgili olarak; İdarece ilgililere muhtıra gönderildiğini ancak ilgililerce herhangi bir ödeme yapılmadığını, söz konusu hasarı tazmin amacıyla İdare tarafından İzmir ... İcra Dairesi Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra emri ile icra takibi başlatıldığını ancak sigorta firmasınca takibe itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, bu nedenle 01.11.2023 tarihinde iş bu talebin karşılanması ve dava şartının yerine getirilmesi amacıyla arabuluculuk bürosuna başvuruda bulunulduğunu, ancak talebin olumsuz sonuçlandığını, iş bu dava hazırlık sürecinde sigorta şirketince hasar talebinin ana para kısmının 02.01.2024 tarihinde haricen ödendiğini, faiz alacağı ve vekalet ücreti alacağı bulunduğunu, dosyanın bu aşamada kapanmasının mümkün olmayacağını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, idareye ait trafik emniyeti ile ilgili tesislerde meydana gelen 17.310,00 TL'nin kaza tarihi olan 15.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte sigorta şirketince haricen yapılan 17.310,00 TL ödemenin de dikkate alınarak davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, takibe önce itiraz edip sonrasında da ödeme yapan sigorta şirketi yönünden takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminat kararı verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karıştığı iddia edilen ...plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ...numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile 26/02/2022 - 26/02/2023 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zararı nispetinde olduğunu, dava açılmadan önce müvekkili şirket tarafından davacı tarafa 17.310,00 TL ödendiğini, huzurda açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ikrar anlamına gelmemek üzere, müvekkili şirketin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitleri dâhilinde tazminattan sorumlu olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, kusur durumunun Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından tespitini talep ettiklerini, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesinde düzenlenen sigortacıya başvuru şartı yerine getirilmeden dava yoluna başvurulduğunu, KTK, HMK ve Genel Şartlar gereği müvekkili şirkete usule uygun başvuru yapılmasının dava şartı olduğunu, davacı tarafından talep edilen tutarın nasıl belirlendiği işbu tutarın neye istinaden ne şekilde hesaplandığına ilişkin dosya kapsamında hiçbir delil bulunmadığını, davacının dosya kapsamındaki deliller ile davasını ispatlayamadığından huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davayı ve kusuru kabul anlamına gelmemekle birlikte uyuşmazlığa konu kazada taraflar arasında ticari bir faaliyet bulunmadığını, dava konusu olay bir haksız fiil olan trafik kazasından kaynaklandığını, ticari iş olarak değerlendirilemeyeceğini, dava konusu aracın da trafik sigorta poliçesinde belirtildiği ve ruhsat suretinden de anlaşıldığı üzere hususi araç olduğunu, dava konusu aracın özel araç olduğunu, bu nedenle kabul anlamına gelmemek kaydıyla aleyhe hüküm kurulması halinde davacının avans faiz talebinin reddi ile yasal faiz üzerinden hüküm kurulması gerektiğini, söz konusu dava itirazın iptali davası olduğundan fazlaya ilişkin haklarının saklı tutalarak dava ikame edilmesinin mümkün olmadığını, icra inkâr tazminatı taleplerinin her durumda reddi gerektiğini belirterek, aleyhteki tüm hususları reddetmek suretiyle, fazlaya ve başkaya ilişkin hakları, ihbar, dava, talep ve şikayet hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili şirket hakkında açılan davanın dava şartlığı yokluğundan reddine, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine, aksinin kabulü halinde ise, sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasına, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesine, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğine, reddedilen kısım için ise yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Gedik Tavukçuluk Ve Tarım Ürünleri Ticaret Sanayi Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle müvekkili şirketin ...plakalı aracın maliki olup, aracın kaza tarihinde diğer davalı Anadolu Sig. A.Ş. ne araç ZMMS kapsamında sigortalandığını, meydana gelen kaza ve hasar miktarının ise, ZMMS kapsamında olan Kamu malına verilmiş hasarları oluşturduğunu ve limitler dahilinde kaldığını, bu bakımdan davalı sigorta şirketine müracaat sonrasında, müvekkili şirketin ikincil sorumluluğu bulunduğunu, doğrudan müvekkili şirkete müracaat edilmesinin ve dava açılmış olmasının sigortanın niteliği ve kapsamına uygun düşmediğini, bu yönden müvekkili bakımından davanın reddi gerektiğini, bunun yanında, davanın niteliğinin ne olduğu konusunda şüphe bulunduğunu, davanın sonuç kısmında ve deliller arasında icra dosyasından bahsedilmediği için, dava itirazın iptali davası olarak nitelendirilmediğinden dolayı, davanın alacak davası (... davası) olarak açıldığı göz önüne alınarak, alacak davası bakımından arabuluculuk yoluna başvurulmadığından dolayı davanın usulden reddi gerektiğini, yine dava dilekçesine ek'li belgelerden anlaşıldığı kadarı ile, davalı sigorta şirketinin hasar bedelini ödediğini, davacı tarafın faiz hakkını da açıkça saklı tutmadığından dolayı, davanın müvekkili şirket yönünden açılmış olmasında hukuki yarar bulunmadığını, hasar bedelinin icra takibinden sonra ödenmiş olması sebebi ile tahsil -...- davası açılma- sında hukuki yarar bulunmadığından dolayı davanın müvekkili şirket yönünden reddi gerektiğini, müvekkili aracının olaydaki kusurunun belirlenmediği gibi, hasar bedelinin de likit olmadığını, hasara ilişkin olarak dava dilekçesinde herhangi bir delil ve beyan söz konusu olmadığını, yine hasarlanan karayoluna ilişkin hasarlanan parçaların amortisman ve hasarlı parça hurda bedellerinin de ayrıca hesaplanması gerektiğini, taraflar arasında sözleşmesel bir ilişki mevcut olmadığından dolayı, haksız fiilden kaynaklan bu vb. olaylarda, özellikle müvekkili şirket yönünden likit olmayan alacaklarda inkar tazminatına hükmedilebilmesinin mümkün olmadığını, meydana gelen kazada, kusur durumlarının ortaya konulmadığını, olaydaki kusur durumunun, herhangi bir çelişkiye yer verilmeksizin kesin olarak ortaya konulması gerektiğini belirterek, tüm hakları saklı olarak; davanın reddine,davacı şirketin %20'den aşağı olmamak üzere, haksız ve kötüniyetli talepleri ve bunları haksız talebe dayandırmış olması sebebi ile, kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Ayhan Yıldırım cevap dilekçesi ile özetle; İcra takibinden sonra ve itirazın iptali davası açılmadan önce borçlu tarafından ödeme yapılması halinde, yapılan bu ödeme düşüldükten sonra kalan miktar üzerinden dava açılması gerektiğini, takipten sonra, ancak dava açılmadan önce yapılmış olan ödeme yönünden dava açılmasında, davacı tarafın hukuki yararı bulunmadığını, davacı tarafın karayolunda meydana gelen hasarla ilgili olarak hasar bedeli istediğini, kullandığı aracın olaydaki kusuru belirlenmediği gibi, hasar bedelinin de likit olmadığını, hasara ilişkin olarak dava dilekçesinde herhangi bir delil ve beyan bulunmadığını, yine hasarlanan karayoluna ilişkin hasarlanan parçaların amortisman ve hasarlı parça hurda bedellerinin de ayrıca hesaplanması gerektiğini, taraflar arasında sözleşmesel bir ilişki mevcut olmadığından dolayı, hak sız fiilden kaynaklanan bu vb. Olaylarda özellikle tarafı yönünden likit olmayan alacaklarda inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, meydana gelen kazada, kusur durumları ortaya konulmadığından, olaydaki kusur durumunun tespit edilmesi gerektiğini belirterek, tüm hakları saklı olarak; öncelikle kendisinin sorumluluğunun ikincil olması ve davalı sigorta şirketinin hasar bedelinin tamamını ödemiş olması sebebi ile davanın sorumluluk yönünden reddine, dava dilekçesi sonuç kısmında ve delillerde icra takibine ilişkin bir talep ve delil bulunmadığından dolayı, davanın ... davası niteliğinde olması sebebi ile arabuluculuk tutanağı bulunmadığından ve ayrıca hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine, esasa girilmesi halinde haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, davacı şirketin %20'den aşağı olmamak üzere, haksız ve kötüniyetli talepleri ve bunları haksız talebe dayandırmış olması sebebi ile, kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi, Trafik bilirkişisi, Nitelikli Hesap Bilirkişisi ve İnşaat bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 17.0...2025 tarihli rapor, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 15.12.2022 tarihinde Karayolunda trafik emniyeti ile ilgili tesislerde meydana gelen zararın davalılardan tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı Karayolları İkinci Bölge Müdürlüğü tarafından davalı Sigorta Şirketi ile Davalı araç işleteni ve sürücüsü aleyhine 17.310,00 TL asıl alacak ve 1.094,86 TL işlemiş faizin sigorta şirketinin 887,14 TL temerrüt faizinden sorumlu olmasıyla başlatılan icra takibi olduğu, davalılar tarafından icra takibine süresinde itiraz edildiği, takibin durmasına karar verildiği ve süresinde itirazın iptali davası açıldığı, davalı sigorta şirketi tarafından 02.01.2024 tarihinde icra takibinden sonra fakat davadan önce 17.310,00 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizde süresinde açılan itirazın iptali davasında sigorta şirketi tarafından icra takibinden sonra yapılan 17.310,00 TL ödeme mahsup edilmiş ve dava değeri ...865,18 TL olarak gösterilerek bakiye alacağa yönelik yapılan itirazın iptaline karar verilmesi talep edilmiştir. Dava dilekçesinde 17.310,00 TL'lik haricen yapılan ödemenin dikkate alınarak karar verilmesi talep edilmiştir. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. Maddesi uyarınca Bir motorlu aracın işletilmesi bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olur. 2918 Sayılı yasanın 91/1. maddesi gereğince, işletenler bu kanunun 85. maddesinin 1.fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorundadır. Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesine göre zarar gören Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında ön görülen sınırlar içerisinde sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuruda bulunması gerekir. Aynı kanunun 99. maddesi gereğince, sigortacı, hak sahibinin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ile belirlenen belgeleri sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadır. TBK'nun 49. maddesi gereğince, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar veren bu zararı gidermek ile yükümlüdür. Aynı kanunun 50. maddesi gereğince zarar gören zararın ve zarar verenin kusurunun ispat yükü altındadır. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A-1. maddesi uyarınca, sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarar uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder. Davalı Gedik Tavukçuluk'a ait aracın Karayolunda seyri sırasında 15.12.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında Karayolları'na ait trafik emniyeti ile ilgili tesisler zarar görmüştür. Kaza tarihinde davalı Ayhan Yıldırım aracın sürücüsüdür. Davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi nezdinde araç Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalıdır. Kazadan dolayı davacıya ait tesislerde meydana gelen zarardan davalıların sorumlu olup olmadıklarının tespiti için alanında uzman inşaat mühendisi ve trafik bilirkişisi ile yapılan ödeme de dikkate alınarak bakiye alacağın belirlenmesi için nitelikli hesap bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetinden zararın miktarı ve davalıların sorumluluk durumlarının belirlenmesi istenilmiş, bilirkişi heyetince düzenlenen 17.0...2025 tarihli bilirkişi raporunda, davalı sürücünün kullandığı ...plakalı aracın görüş mesafesinin açık olduğu güzergahta seyri sırasında şerit izleme kurallarına uymayıp yola gereken dikkate ve özeni göstermediği, olay yerine geldiğinde dikkatsiz ve kontrolsüz bir şekilde orta şeritten sağa yönelip bağlantı yoluna girmek isterken bariyerlere ve bağlantı yoluna giren diğer araca çarpması sonucunda oluşan kazada 2918 Sayılı Yasa'nın 56/1-a maddesinde yer alan şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymaması nedeniyle kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olduğu, dava dışı aracın kazanın oluşumunda bir kusurunun bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu tespite göre davalıların kazadan doğan zarardan sorumlu olduğu dikkate alınarak kaza nedeniyle karayolunda bulunan oto korkuluk ve darbe emici dubaların zarar gördüğü ve bu kapsamda oluşan zararın 17.310,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi heyetince belirlenen hasar bedeli üzerinden icra takibinden sonra yapılan ödeme olduğu dikkate alınarak TBK'nın 100.maddesine göre yapılan hesaplamada davacının davalı işleten ve sürücüden 5.965,45 TL asıl alacak ve 38,24 TL işlemiş faiz alacağının bulunduğu, davalı sigorta şirketinden ise müteselsilen sorumlu olmaları kaydıyla 5.641,07 TL asıl alacak ve 36,16 TL işlemiş faiz alacağının bulunduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi heyetince kazanın oluş şekli sunulan delillere göre olay anına ilişkin çekilen fotoğraflar ve onarıma ilişkin evrak ve belgeler dikkate alınarak değerlendirme yapılmış ve rapor düzenlenmiş olmakla, bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Dava dilekçesi ve cevap dilekçesi ile sunulan tüm belge ve delillerin incelenmesi sonucunda davacı Karayolları'na ait korkuluk ve dubaların zarar gördüğü 15.12.2022 tarihli trafik kazasında davalı sürücünün %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, bu nedenle sürücünün meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, davalı ...Tavukçuluk'un ise işleten sıfatı ile zarardan sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin Zorunlu Trafik poliçesi kapsamında meydana gelen doğrudan/gerçek zarardan poliçe limitinde sorumlu olduğu, bilirkişi heyetince yapılan teknik değerlendirme ve incelemede zararın hesaplandığı, buna göre zararın 17.310,00 TL olduğu, bu tutarın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, icra takibinden sonra davalı sigorta şirketi tarafından 17.310,00 TL ödeme yapıldığı, bu ödeme ile icra dosya borcunun kapanmamış olduğu, açılan dava ile bakiye alacağa yönelik itirazın iptaline karar verilmesinin istenildiği, TBK'nın 100.maddesi dikkate alındığında buna göre yapılan hesaplamaya göre davalıların tek tek sorumlu olduğu bakiye tutarın belirlendiği ve davalı işleten ve sürücünün dava tarihine kadar 5.695,45 TL asıl alacak 38,24 TL işlemiş faizden, davalı sigorta şirketinin ise 5.641,07 TL asıl alacak ve dava tarihine kadar 36,16 TL işlemiş faizden sorumlu olması kaydıyla davalıların bu tutarlardan müteselsilen sorumlu olduğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, dava ...865,18 TL yönünden itirazın iptali istemi ile açıldığından fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile 29.12.2023 tarihli 17.310,00 TL'lik ödeminin BK.100'e göre mahsubu ile; 5.695,45 TL asıl alacak ve dava tarihi olan 24.01.2024 tarihine kadar 38,24 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.733,69 TL üzerinden (davalı sigorta şirketinin 5.641,07 TL asıl alacak ve 24.01.2024 tarihine kadar 36,16 TL işlemiş faizden sorumlu olması kaydıyla ) asıl alacağa dava tarihi olan 24.01.2024 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %9 faizi ile birlikte takibin aynen devamına, Fazlaya ilişkin talebin dava tarihinden önce ödeme yapılması nedeniyle hukuki yarar yokluğundan usulden reddine, -Alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, 2-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 615,40 TL nispi ilam harcı ile 615,40 TL başvurma harcı toplamı 1.230,80 TL'nin (davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi'nin 1.218,68 TL'sinden diğer davalılar ile birlikte sorumlu olması kaydıyla) davalılardan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacının yapmış olduğu 10.500,00 TL bilirkişi ücreti ile 837,00 TL tebligat-posta giderinden ibaret toplam 11.337,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 9.468,48 TL'sinin (davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi'nin 9.375,24 TL'sinden diğer davalılar ile birlikte sorumlu olması kaydıyla ) davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalan miktarın davacı üzerinden bırakılmasına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 5.733,69 TL vekalet ücretinin (davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi'nin 5.677,23 TL'sinden diğer davalılar ile birlikte sorumlu olması kaydıyla ) davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalılar Anadolu Anonim Türk Sigorta A.Ş. ile Gedik Tavukçuluk ve Tarım Ürünleri Sanayi Ticaret Anonim Şirketi kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 1.131,49 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar Anadolu Anonim Türk Sigorta A.Ş. ile Gedik Tavukçuluk ve Tarım Ürünleri Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'ne verilmesine, 6-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda Hazine tarafından karşılanan 3.200,00 TL arabulucu ücretinin (davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta A.Ş.'nin 3.168,48 TL'sinin diğer davalı ile birlikte sorumlu olması kaydıyla) davalılar Anadolu Anonim Türk Sigorta A.Ş. ile Gedik Tavukçuluk ve Tarım Ürünleri Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'nden yargılama gideri olarak alınarak Hazineye gelir kaydına, 7-Tarafların yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde kendilerine iadesine, Dair; davalı Gedik Tavukçuluk vekilinin yüzüne karşı, dava tarihindeki dava değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/11/2025 Katip ... E-imza
Hakim ... E-imza