İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/513 E. 2025/669 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/513
Karar No
2025/669
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/513 KARAR NO : 2025/669

DAVA : Konkordato Tasdiki DAVA TARİHİ : 12/12/2018 KARAR TARİHİ : 25/09/2025

Mahkememizin 12/12/2024 tarihli 2022/1002 E., 2024/950 K. sayılı kararı, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 08/05/2025 tarihli ... Esas- ...Karar sayılı ilamı ile bozulmakla dosya yukarıda belirtilen sıraya kaydedildi, konkordatonun tasdiki istemli davanın açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Konkordato talep edenler vekili dava dilekçesinde özetle; konkordato talebinde bulunan davacı şirketlerin, haklarında konkordato talep edilen borçlu ... TİC. A.Ş. ile kuruluşundan itibaren çalışmakta olduklarını, borçlu şirketin ekonomik daralmasından kaynaklanan darboğaz neticesinde bir konkordato projesi çerçevesinde faaliyetlerini değişen şartlara göre uyarlayarak ve yeni koşullara uyum sağlayarak daha sağlıklı bir şekilde faaliyetlerine devam etmesinin; borçlu şirketten yüksek miktarlarda alacaklı olan davacı şirketler açısından da olumlu sonuç doğuracağını, İİK 286. maddesinde belirtilen belgelerin eksiksiz olarak hazırlanıp sunulması için hakkında konkordato talep edilen borçlu şirkete makul bir süre verilmesi ve belgeler eksiksiz olarak sunulduktan sonra 287. maddesinde belirtilen 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmesine, İİK 287/2 gereği geçici komiser tayin edilerek, hakkında konkordato talep edilen borçlu şirketin İİK nın 297/2. maddesinin doğrultusunda, malvarlıklarının korunmasına yönelik tedbirlerin alınmasına ve 3 aylık sürenin sonunda 1 yıl kesin mühlet verilerek daha sonraki aşamada konkordatonun tasdik edilmesi ve yasada öngörülen tedbirlerin karar altına alınmasını istemiş ayrıca hakkında konkordato mühleti talep edilen şirketin hak ve alacaklarına haciz veya ihtiyati haciz yolu ile haciz ihbarnamesi gönderilmemesi, gönderilmiş ise kaldırılması ve araçları üzerine haciz veya ihtiyati haciz yolu ile yakalama kararı konulmaması, konulmuş ise kaldırılması yönünde tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Dava İİK. 286 ve devamı hükümlerinden kaynaklanan konkordatonun tasdiki talebine ilişkindir. Adi Konkordato 2004 sayılı İİK. m. 285-309/ı arasında düzenlenmiştir. Konkordato, borçlunun, kanunda öngörülen çoğunluktaki alacaklılar ile yapacağı ve ancak mahkemenin tasdiki ile borçlu ve alacaklılar bakımından (konkordatoya tabi ve ancak borçlu ile anlaşmaya varmayan alacaklılar dahil) bağlayıcı hale gelen bir cebri icra anlaşmadır. Konkordato kurumu, elinde olmayan sebeplerle işleri iyi gitmeyen ve ekonomik durumu bozulan veya bozulma ihtimali olan dürüst borçluları, iflastan korumak (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2. Baskı, Ankara: Adalet Yayınları, 2013 s.1443-1444) ve ödeme güçlüğü çeken borçlulara borçlarını yeniden yapılandırarak, işletmelerini iyileştirmelerine olanak sağlamak için ihdas edilmiştir. Konkordato kurumu ile borçluya, alacaklıların çoğunluğu ile anlaşarak borçlarını ödeme ve böylelikle iflastan kurtulma imkanı sağlanmak istenmiştir. Borçlu yapılacak olan anlaşma doğrultusunda borçlarını ödediğinde tüm borçlarından kurtulmuş olur. İsviçre doktrininde, konkordato sürecinde verilen konkordato kesin mühleti borçlunun mali durumunu iyileştirmesinin bir aracı olarak görülmektedir. İsviçre’deki kanun değişikliklerinin bir çoğunda açıkça iyileştirme kavramına yer verilmiştir. Konkordatoda alacaklıların menfaati olmakla birlikte esasen borçlunun menfaati daha ön plandadır. Adi konkordatoda, malvarlığının terki suretiyle konkordatoda olduğu gibi malvarlığının tasfiyesi değil borçlunun mali durumunun iyileşmesi ve işletmenin faaliyetine devam etmesi amaçlanır.(Hakan Pekcanıtez/Güray Erdönmez, 7101 Sayılı Yasa Çerçevesinde KONKORDATO, İstanbul: Vedat Kitapçılık 2018, s.3 ve6) Adi konkordato, geçici mühlet, kesin mühlet, konkordatoya tabi (nisaba esas) alacaklı ve alacaklıların tespiti, alacaklılar toplantısının yapılması ve tasdik raporunun mahkemeye ibrazı ile başlayan tasdik aşamalarından oluşmaktadır. Geçici mühlet aşamasında; geçici mühlet kararı verilebilmesi için davacının İİK. m. 286 gereği, dava dilekçesi ekinde, konkordato ön projesini, borçlunun malvarlığının durumunu gösteren belgeleri, alacaklıları, alacak miktarlarını ve alacaklıların imtiyaz durumunu gösteren listeyi, konkordato ön projesinde yer alan teklife göre alacaklıların eline geçmesi öngörülen miktar ile borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktarı karşılaştırmalı olarak gösteren tabloyu, konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşeceği hususunda makul güvence veren denetim raporunu mahkemeye ibraz etmesi gerekir. Mahkemece, bizzat veya bilirkişi marifetiyle yapacağı inceleme neticesinde bu belgelerin tam olduğunun tespit edilmesi halinde İİK. m. 287/1 gereği borçluya derhal üç ay geçici mühlet verilmesi gerekir. Şartları mevcut olduğunda İİK. m. 287/4 gereği 3 aylık geçici sürenin 2 ay uzatılmasına karar verebilir. Dosyada İİK. 286. maddesinde yer alan belgelerin eksiksiz sunulduğu anlaşılmakla 28/01/2019 günü, saat 16:30'dan itibaren hakkında konkordato talep edilen lehine üç ay süre ile geçici mühlet kararı verilmiş ve geçici komiser heyeti görevlendirilmiştir. Konkordato komiser heyetince sunulan 17/04/2019 havale tarihli raporda, şirketin 2018 yılı yevmiye-kebir-envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında yapıldığı ve defterlerin birbirini doğrular nitelikte olduğu, dosyada mübrez olan 31/12/2018 tarihli bilanço ve gelir tablosunun 31/12/2018 tarihli mizan ile uyumlu olduğu, şirketin 31/12/2018 tarihli gelir tablosuna göre 1.612.952,86 (-) TL zarar içerisinde olduğu, şirketin 31/12/2018 tarihli bilançosuna göre sermayesinin 8.500.000,00 TL olup, şirket ortaklarının ödenmemi sermaye borcunun bulunmadığı, dosyada mübrez olan ve konkordato talep edilen şirket projesinde yer alan 31/12/2018 tarihli kaydi ve 31/12/2018 tarihli rayiç bilançosunun yapılan incelemesinde ise rayiç bilançonun hazırlanmasında dikkate alınmaması gereken gelecek aylara ve yıllara ait giderlerin, diğer maddi olmayan duran varlıklar gibi bazı kalemlerin dikkate alınmadığı, rayiç bilançonun şeklen usulüne uygun hazırlandığı, hakkında konkordato talep edilen şirketin konkordato talep dilekçesi ekinde 31/12/2018 tarihli rayiç değerlere göre hesaplayarak dosyaya sunulan bilançoya göre hesaplanan özvarlığının (-) 21.353.064,25 TL olduğu ve rayiç değerlere göre sermayenin tamamını yitirdiği ve borca batık olduğu, bilirkişi incelemesinin devam ettiği, şirket yetkililerince projelerin tamamlanmasına ilişkin yapılan görüşmelerin sonuçlarının gözlemlenebilmesi, böylece çok sayıda tüketicinin mağduriyetinin engellenip engellenmeyeceğinin izlenebilmesi için geçici mühletin 2 ay uzatılmasının uygun olacağı belirtilmekle mahkememizce İİK. 287/4. maddesi uyarınca 18/04/2019 tarihi saat 14:48'den itibaren geçici mühletin 2 ay uzatılmasına karar verilmiştir. Geçici konkordato komiser heyeti tarafından sunulan 11/06/2019 tarihli nihai raporunda "Borçlu - ...'nın alacakları ve borçları; Borçlu - ... tarafından beyan edilen esaslar ile Borçlu - Şirket Ticari Defter kayıtlarına göre değerlendirilmiş olup, iş bu Rapor tarihi itibariyle; gerek süre darlığı, gerek Borçlu - Şirketin aylarca atıl kalması, gerek muhasebe personeli hariç tüm yöneticilerin işine son verilmesi ve gerekse bir kısım demirbaşlara (özellikle bilgisayarlar) ve arşiv kayıtlarına zamanında ulaşılamamış olması nedeniyle, söz konusu Borç ve Alacak tutarları; Heyetimizce teyit edilememektedir. Borçlu - ...' dan Konut satın alan Tüketicilerden; 111 Tüketici' nin, satış bedelinin tamamını ödemiş olmakla birlikte, taşınmazlar üzerinde yer alan takyidatlar nedeniyle, tapularını alamadıkları, ayrıca 530 Tüketicinin ise satış bedelini kısmen ödedikleri, başka bir deyişle hali hazırda; toplam 641 Tüketicinin mağdur durumda bulundukları anlaşılmaktadır. Borçlu - ...'dan Konut satın alan 111 Tüketici; satış bedellerinin tamamını ödedikleri ve konutlarını teslim aldıkları, ancak ayıpsız (takyidatsız) bir şekilde tapu devrinin yapılması beklentisi içerisinde bulunmaktadır. Her ne kadar anılan 111 Tüketicinin; Bilançoda maddi alacakları görünmemekle birlikte, Borçlu - ... taahhütlerinin hukuken geçerli olduğuna şüphe etmemek gerekir. Hali hazırda Borçlu - ... taahhüt ettiği şekilde, ayıpsız (takyidatsız) olarak Hak sahiplerine tapularını devredememekte, gayrimenkuller üzerindeki ipotek ve hacizler buna engel olmaktadır. Öte yandan, Borçlu - ... hakkında iflas kararı verilmesi halinde, takdiri Sn. Mahkeme'ye ait olmak üzere, iflas Kararının; alacaklarının büyük bir kısmı teminatlı olan Bankalar lehine, ancak Şirket müşterisi olan Tüketicilerin ise ciddi şekilde aleyhine olacağı değerlendirilmektedir. Buna karşılık, Kesin Mühlet verilmesi halinde ise Tüketiciler için kısmi bir koruma sağlanması mümkün olabilecektir. Geçici Komiser Heyeti olarak, Bankalar - Tüketiciler ve diğer tüm alacaklıların haklarını korumak üzere görevlendirildiğimizin hususu ile birden fazla alacaklı grubunun varlığı halinde ise farklı alacaklı gurupları arasında menfaat çatışmasının kaçınılmaz olduğu, dolayısıyla söz konusu farklı alacaklı gruplarının menfaatlerinin en adilane şekilde bağdaştırılması gerektiğinin bilinci içerisindeyiz. Başka deyişle iflas kararı üzerine doğacak sonuçların Tüketiciler bakımından telafisi mümkün olmamakla birlikte, Kesin Mühletin takdir edilmesi halinde, Bankalar aleyhine doğacak sonucun telafisi ise mümkün olduğu değerlendirilmektedir. Açıklanan nedenlerle, nihai takdir Sn. Mahkeme' ye ait olmak üzere, Heyetimizce; İflas Kararı verilmesi halinde, Tüketicilerin mağduriyetlerinin giderilemeyeceği, ancak Kesin Mühlet verilmesi halinde ise Tüketicilerin ve diğer tüm alacaklıların mağduriyetlerinin çok daha büyük ölçüde giderilebileceği, Kesin Mühlet takdir edilmesine rağmen beklenen sonuçların hasıl olmayacağı anlaşıldığı anda ise herhangi bir zamanda, Kesin Mühletin kaldırılmasının ise her zaman mümkün olduğu değerlendirilmektedir. Özetle, dosyasına sunulu mevcut bilgi ve belgeler, Heyetimizce sonradan temin edilen bilgi ve belgelerin, Borçlu - ... - Yönetiminin beyanları ile Heyetimize ulaşan bir kısım alacaklılar yapılan görüşme sonuçlarının incelenmesi ve tümünün bir arada değerlendirmesi sonucunda; Borçlu - ... tarafından sunulan, ancak revizyon çalışmaları devam eden Konkordato Projesinin; özellikle tamamlanmak üzere olduğu beyan edilen revizyon çalışmaları ile revize projenin açıklatılması sonrasında; Revize Konkordato Projesinin gerçekleşmesinin kuvvetle muhtemel olduğu , Borçlu - ...’nın borca batık durumda bulunduğu ve özellikle yakında dosyasına sunulması beklenen revizyon projesi ile birlikte, dosyasına sunulu Konkordato Ön Projesinin gerçekleşmesinin kuvvetle muhtemel olduğu, bu nedenle takdiri tamamen Sn. Mahkeme'ye ait olmak üzere, Borçlu - ...' ya, 1 yıl kesin Mühlet verilmesinin; tüm alacaklılar yararına olacağı" yönünde görüş ve kanaatlerini belirtmişlerdir. Mahkememizce İİK. 289. maddesi gereğince hakkında konkordato talep edilen borçlu lehine 17/06/2019 tarihi saat 11:18'den itibaren 1 yıl kesin mühlet kararı verildiği, kesin mühlet sürecinde ... tarihli ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ... tarihli Cumhurbaşkanı Kararıyla durma süresinin 15/06/2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) uzatıldığı, .. Sayılı Yasanın geçici 1. maddesinin b bendi ve yukarıda zikredilen Cumhurbaşkanı kararı gereğince ... tarihi ile davacı borçlu yararına verilen 1 yıl kesin mühletin 04/03/2021 tarihinde dolacağı ancak ... Sayılı Yasanın geçici 1. maddesinin b bendi gereğince bu sürenin 22/03/2020 (dahil) tarihinden 15/06/2020 (dahil) tarihine kadar durdurulduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, durma tarihi olan 22/03/2020 ile durma süresinin son günü olan 15/06/2020 tarihleri (bu tarihler dahil) arasında geçen 86 günlük sürenin mühletin sona ereceği 17/06/2020 tarihinden itibaren eklenmesi gerekmektedir. O halde, 17/06/2020 tarihinden itibaren 86 günlük sürenin eklenmesi neticesinde kesin mühletin sona ereceği tarihin 11/09/2020 tarihinde kesin mühletin sona ereceği anlaşılmıştır. Konkordato talep edilen şirketin borçlu olduğu kişilerin sayısı 250'yi kişiyi aşması ve en az beş alacaklı sınıfının bulunduğu tespit edilmekle Konkordato talep edilen şirketin borçları, kredi alacakları, tüketici alacakları, kamu alacakları, rehin alacakları ve müşteri alacakları olarak sınıflandırılmış ve 5 grup halinde belirlenen bu alacaklılar yönünden Yönetmeliğin 21. ve 22. maddeleri çerçevesinde 5 kişilik bir alacaklılar kurulunun oluşturulması yoluna gidilmiş ve kredi alacaklısı ... Bankası Anonim Şirketi, tüketici alacaklısı ..., kamu alacaklısı ... Vergi Dairesi, rehin alacaklısı ... Anonim Şirketi ve müşteri alacaklısı ... Şirketi'nin bu kurulda yer alması gerektiği uygun görülmüştür. Konkordato komiser heyetince sunulan 08/09/2020 havale tarihli raporda; hakkında konkordato talep edilen şirketin 30/06/2020 tarihli rayiç değer bilançosundaki özkaynaklarının (-) 48.009.626,57 TL olduğu, dolayısıyla şirketin rayiç değerler üzerinden borca batık olduğu, şirketin mali iyileşme ümidinin devam ettiği ancak şirketin yönetim zaafı nedeniyle konkordato hukukunun gerektirdiği aşamaların tamamlanamadığı, bu eksikliklerin giderilerek alacaklılar toplantısının yapılabilmesi için süreye ihtiyaç duyulduğu, toplantı hazırlıkları, iltihak süresi ve nihai rapor ile mahkemece yapılacak incelemenin süresi dikkate alınarak kesin mühletin 6 ay uzatılmasının uygun olacağı yönünde görüş ve kanaat belirtmişlerdir. Mahkememizce İİK. 289/5. maddesi çerçevesinde borçlu hakkında 17/06/2019 tarihinde verilen 1 yıllık kesin mühletin 11/09/2020 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 4 ay süre ile uzatılmasına karar verilmiştir. Borçlu ... Şirketi vekili 30/11/2020 havale tarihli dilekçesi ile müvekkili şirketin geride kalan süre zarfında, Mahkemece atanan komiser heyeti denetiminde ve Mahkemece hükmedilen tedbir kararları doğrultusunda faaliyetlerine kesintisiz olarak devam ettiğini, yapılan bütün iş ve işlemlerin ise komiser heyeti onayı ile yapıldığını, söz konusu süre zarfında, gerek komiser heyetince gerekse de komiser heyeti tarafından atanan bilirkişilerce gerekli incelemeler yapıldığını ve mahkemenin tüm ara kararlarını ve talimatlarını eksiksiz olarak yerine getirdiğini, müvekkil şirketin de gerek Mahkemece verilen tedbir kararları gerekse de komiser heyetinin talimatları doğrultusunda hareket ederek, faaliyetlerine aralıksız olarak devam ettiğini ve bu süreci başarı ile sonuçlandırmak için elinden gelen gayreti gösterdiğini, müvekkili şirketin şimdiye kadar komiser heyeti talimat ve kararlarına veya mahkemenin tedbir kararlarına aykırı her hangi bir davranışı bulunmadığını, bu durumun şimdiye kadar dosyaya sunulan komiser heyeti raporlarıyla sabit olduğunu, müvekkili şirketin çalışan, üreten ve gerek ülke ekonomisine gerekse de istihdama büyük katkı sağlayan, iyi niyetli ve konkordato projesi doğrultusunda alacaklıları ile anlaşarak bütün borcunu ödeme gayreti içerisinde bulunan iyi niyetli borçlulardan olduğunu, kesin mühletin 2 ay uzatılmasına karar verilmesi durumunda, müvekkili şirketin, bütün alacaklıları ile anlaşarak Mahkemeye sunulan konkordato projesini başarı ile uygulayabileceğini ve bu proje çerçevesinde bütün borçlarını ödeyebilecek kapasitede olduğunu, müvekkil şirket hakkında verilen kesin mühlet kararının İİK'nun 289/5. maddesi doğrultusunda 2 ay uzatılması için gerekli tüm şartların mevcut olduğunu, kesin mühletin 2 ay uzatılması durumunda müvekkili şirketin konkordato sürecini başarı ile tamamlayacak güce ve azme sahip olduğunu, komiser heyetince 30/11/2020 tarihinde yapılması kararlaştırılan alacaklılar toplantısının, gerek ... tarihli ve ... Sayılı İçişleri Bakanlığı genelgesi gereğince çoğu yerlerin ikinci bir emre kadar kapanması nedeniyle, gerekse de toplantıya katılacak sayının çok yüksek olması ve mevcut salgın nedeniyle bütün toplantı yerlerinin bu kadar kalabalık toplantıyı bu aşamada gerçekleştiremeyeceklerini bildirmesi nedeniyle toplantı için yer temin edilemediğinden ertelenmesinin talep edildiğini belirterek müvekkil şirket hakkında verilen kesin mühletin 11/01/2021 tarihinden itibaren başlamak üzere 2 ay uzatılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Talep konusunda görüş alınmış konkordato komiser heyeti tarafından kesin mühletin uzatım talebi ile ilgili olarak 16/12/2020 tarihli ara raporda özetle; hakkında konkordato talep edilen şirketin 30/06/2020 tarihli rayiç değer bilançosundaki özkaynakları (-) 28.972.669,50 TL olarak belirlenmiş, önceki döneme göre yirmi milyon iyileşme olduğu görülmüş ancak bu düzelmenin maddi gelirden ziyade kayıtların düzeltilmesinden kaynaklandığı; dolayısıyla şirketin rayiç değerler üzerinden borca batık olduğu, şirketin mali iyileşme ümidinin devam ettiği, ancak COVID 19 pandemisi ve Hükûmetçe alınan kararlar nedeniyle belirlenmiş ve alacaklılara ilan edilmiş olan alacaklılar toplantısının yapılamamış olduğu, borçlu şirketin, kesin sürenin iki ay uzatılması yönündeki talebinin süreci uzatmak veya alacaklılara zarar vermek amacıyla değil, mücbir sebeplerden kaynaklandığı, bu nedenle komiser heyeti olarak süre uzatımını gerekli gördükleri, borçlu şirketin yönetim zaafının devam ettiği, bu bakımdan yönetim kayyımının görevine devam etmesi gerektiği yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Mahkememizce İİK. 289/5. maddesi çerçevesinde borçlu ... Şirketi hakkında 17/06/2019 tarihinde verilen 1 yıllık kesin mühletin 11/01/2021 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 2 ay süre ile uzatılmasına karar verilmiştir. Konkordatoya tabi (nisaba esas) alacaklı ve alacaklıların tespiti, alacaklılar toplantısının yapılması ve tasdik raporunun mahkemeye ibrazı aşamasında; komiser heyeti tarafından konkordato kesin mühleti içinde (bir yıl veya uzatılmış altı ay içinde) konkordatoya tabi alacaklıların tespit edilerek alacaklılar toplantısının yapılması ve 7 günlük iltihak süresini takip eden 7 gün içerisinde raporun hazırlanması ve mahkemeye sunulması gerekir. Bunun için komiser heyetince bilançoda görünen alacaklar tespit edildikten sonra, İİK m.299 kapsamında bilançoda kayıtlı olmayan alacaklıların alacaklarını bildirmeye davet edilmesi ve bu davetin İİK m.288 kapsamında ilan edilmesi, bu kapsamda bildirilen alacaklar bakımından borçlunun beyana daveti ile borçlu tarafından kabul edilmeyen çekişmeli alacaklar bakımından, alacaklının ibraz etmiş olduğu belgeler ile borçlunun defter ve belgeleri incelendikten sonra kendi görüşünü içeren raporu mahkemeye sunması ve İİK. m.302/5 kapsamında çekişmeli alacakların nisaba dahil edilip edilmeyecekleri hususunda mahkemeden karar alması gerekir. Komiser heyetinin, alacaklılar toplantısının bitimini takip eden yedi günlük iltihak süresinin (m. 302/7) bitmesini takip eden yedi gün içinde, konkordatoya ilişkin bütün belgeleri, konkordato projesinin kabul edilip edilmediğini ve tasdikinin uygun olup olmadığına dair kendi görüşünü içeren gerekçeli raporu (m. 302/8) ve dosyayı (m304/1) mahkemeye tevdi etmesi gerekir. Konkordato komiser heyetince, İİK. 302. maddesi uyarınca alacaklılar toplantısının yapıldığı, toplantıyı takip eden 7 günlük iltihak süresinin geçmesinden sonra yine yasa gereği en geç 7 günlük süre aşılarak nihai raporun dosyaya ibraz edildiği, Konkordato Komiser Heyetince süresinden sonra sunulan 15/02/2021 tarihli nihai gerekçeli raporda özetle; borçlu şirketin 30.09.2020 tarihli rayiç değer bilançosundaki özkaynakları (-) 28.972.669,50 TL olup şirketin rayiç değerler üzerinden borca batık olduğu, borçlunun konkordato teklifinin vade ve iskonto konkordatosu niteliğinde olduğu, iſlas halinde imtiyazsız alacaklıların alacaklarını %5 oranında tahsil edebilecekleri, konkordato projesinde ise alacakların %70 ila %100 ü arasında ödeneceğinin taahhüt edildiği, “Teklif Edilen Tutarın İflas Halinde Elde Edilebilecek Tutardan Fazla Olması" şartının gerçekleştiği, konkordato projesinin borçlunun kaynaklarıyla orantılı olduğu, proje gelirleriyle giderlerinin yönetilebileceği, şirket kaynaklarına göre alacaklılara daha avantajlı bir proje sunulmasının mümkün görülmediği, “Konkordato Projesinde ödenmesi Teklif Edilen Miktarın Borçlunun Kaynakları İle Orantılı Olma" şartının gerçekleştiği, elektronik ortamda kimlik tespiti yapıldıktan sonra bizzat imza attıkları görülen alacaklıların oylarının Mahkemece kabul edilmesi halinde, kaydedilmiş olan alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini aşan miktarla projenin kabul edildiği, borçlu şirketin henüz ödenmemiş 1.838.183,03 TL iş akdinden kaynaklı borcu olduğu olduğu, bu miktar için teminat gösterilmesi gerektiği, konkordato dönemi içinde komiserin açık ya da zimni izni ile akdedilen sözleşmelerden doğan alacakların peşin ödendiği, bu nedenle teminat gösterilmesine gerek olmadığı, konkordato projesinin tasdiki halinde, projede rehinli ve adi alacaklılara ödeneceği kararlaştırılan toplam miktar üzerinden hesaplanan toplam tasdik harcının 754.640,16 TL olarak hesaplandığı, biri hariç rehinli alacaklılarla anlaşma sağlanamamış olduğu, anlaşma sağlanamamış olan rehinli alacaklılar bakımından İİK m. 307'de öngörülen takiplerin ertelenmesi şartının gerçekleşmediği yönünde görüş ve kanaat belirtildiği anlaşılmıştır. Tasdik aşamasında; komiser heyetinin tasdike ilişkin raporunu sunması ile tasdik yargılaması süreci başlamış olmaktadır. Konkordatonun tasdiki yargılamasını, geçici veya kesin mühlet kararını veren Asliye Ticaret Mahkemesi, konkordato şartlarını içerik olarak incelemek suretiyle konkordato talebinin tasdikine veya reddine karar verir. Bu aşamada mahkemenin yapacağı iş dosyanın kendisine tevdinden önce yapılması gereken işlerin kanuna uygun olarak yapılıp yapılmadığını denetlemek ve İİK. m. 305’te öngörülen konkordato tasdik şartlarının mevcut olup olmadığını tespit etmektir. (Mahmut Coşkun, Konkordato ve İflas, 2. Bası, Ankara: Seçkin, 2018, s. 195; Öztek/Budak/Yücel/Kale/Yeşilova, Yeni Konkordato, s.355) Bu şartlar kapsamında; teklif edilen tutarın borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçecek miktardan fazla olması(m. 305/a), teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması (m. 305/b), teklif edilen tutarın m. 302’deki çoğunlukla kabul edilmiş olması (m. 305/c) İİK. m. 206 birinci sıra imtiyazlı alacakların ve komiserin izni ile akdedilmiş borçların kural olarak ödenmiş olması veya teminata bağlanmış olması (m. 305/d), yargılama harç ve giderlerinin depo edilmiş olması (m. 305/e) ve kanunda açıkça yazılı olmasa da konkordato teklifinin dürüstlük kuralına uygun olması gerekir. Konkordatonun tasdiki için m. 305’te öngörülen şartlar kamu düzenine ilişkin olup bu şartların tamamının sağlanması gerekir. Mahkeme her ne kadar komiserin raporu ile bağlı değil ise de konkordatonun tasdiki veya reddi hakkında bir karar verirken komiserin beyanlarını ve kanaatini dikkate alması gerektiğinden eksiklik veya çelişki varsa mahkemenin eksiklik ve çelişkileri tasdik duruşmasından önce gidermesi gerekir. Bu nedenle mahkemenin lüzumu halinde komiserden ek rapor alması ve bilirkişi incelemesi yaptırması mümkündür. Mahkeme konkordato projesini yetersiz bulursa kendiliğinden veya talep üzerine gerekli gördüğü düzeltmenin yapılmasını da isteyebilir.(m. 305/son)(Kuru, İcra ve İflas Ders,s.510) Mahkeme, duruşmada komiseri ve itiraz eden alacaklıları dinler. (Kuru, İcra ve İflas El Kitabı,s.1489; Uyar, Yeni Konkordato, s.120) Ancak alacaklı sayısı çok ve dinlenmeleri uzun sürecek ise alacaklıların yazılı itirazları ile yetinebilir.(Uyar, Yeni Konkordato, s. 120) Mahkeme, komiseri, alacaklıları ve borçluyu dinledikten sonra kısa bir zamanda ve her halde kesin mühlet içinde konkordato hakkındaki kararını verir.(m.304/1-c.2) (Kuru, İcra ve İflas Ders,s. 509; Pekcanıtez/Erdönmez, Konkordato, s. 117) Mahkeme kararını kesin mühlet içinde vermek zorundadır.(Öztek/Budak/Yücel/Kale/Yeşilova, Yeni Konkordato, s. 355 ve 358) Mahkememizin 03/03/2021 tarihli konkordato tasdik duruşması tensip tutanağı ile İİK. 304/1 maddesi yollamasıyla İİK. 288. maddesi uyarınca duruşma gününün ilan edilerek konkordato komiserleri adına duruşma gününün bildirir davetiye tebliğ edildiği ve 29/04/2021 tarihli duruşmada tasdik yargılamasına başlanılmış, borçlu şirket vekilince sunulan nihai proje değerlendirilerek İİK. 305/a,b,c maddelerindeki koşulların oluşup oluşmadığı, özellikle konkordato komiser heyetinin "konkordato tasdikine dair gerekçeli raporlarının" içeriğinin bu açıdan denetlenmesi, bilirkişi kurulunun "raporlarını hazırlayacakları tarih itibariyle" İİK m.305/f.l-bend (a),(b) ve (d) hükümleri çerçevesinde konkordato tasdikine dair şartların gerçekleşip gerçekleşmediği, konkordato nisap oranlarının borçlu şirket lehine oluşup oluşmadığı, İİK 305/f.1-(e) hükmü çerçevesinde yatırılması gereken harç tutarı hususlarının da gerekçeli ve denetime elverişli şekilde ele alınması, ayrıca ... ve ...AŞ dilekçeleri incelenerek bu alacaklıların alacaklarının borçlu bilançosunda kayıtlı olup olmadığı, bilançoda kayıtlı ise adi-rehinli alcaklı olup olmadığı ve nisaba dahil edilmesi gereken alacak miktarı da tespit edilerek bu suretle nisabın oluşup oluşmadığı hususunda bilirkişiler ..., ... ve ... vasıtasıyla inceleme yaptırılarak rapor tanzim edilmesi istenmiş, ayrıca borçlu şirket açısından mevcut mali tablolar, borçlu şirketin mevcut dönen ve duran varlıkları, stoklar, borçlu şirketin Kurumlar Vergi Beyannameleri ve bilanço gelir tablosu mali verilerinin, firmanın faal olup olmadığının, mükellefiyetle ilgili güncel genel bilgilerin, beyanname verme yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğinin, işyeri adresinde yapılan son işyeri yoklama tutanağının, işyerinin, dükkan, depo, şube gibi işyeri olup olmadığının, muhtasar beyannamede yer alan toplam işçi sayısı ve fiilen borçlu şirketin borca batık olup olmadığını tespit etmeye yarayacak tüm aktif ve pasiflerin rayiç değerleri ile ilgili inceleme yapılması, bizzat yerinde görülmek suretiyle güncel fiili batıklığın tespiti ile borçlu şirketin borca batık olup olmadığı, batık ise hangi tutarda batık olduğu hususlarının fiili ve güncel olarak tespiti için bilirkişiler YMM..., ... ve SPK Lisanslı Gayrimenkul Değerlendirme Uzmanı Nalan Karataş vasıtasıyla inceleme yapılarak rapor tanzim edilmesi istenmiş, kesin mühletin 11.03.2021 tarihinde sona ereceği ve bilirkişi raporu tanzim edilmesi ile ilgili işlemlerin bu sürede tamamlanamayacağı anlaşılmakla tasdik yargılaması kapsamında İİK 304. maddesi kapsamında kesin mühletin 11/03/2021 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 3 ay süre ile uzatılmasına karar verilmiştir. Tasdik koşullarına ilişkin rapor tanzim eden bilirkişiler ...,... ve ...08/04/2021 tarihli raporda özetle; borçlu şirketin revize projede yer verdiği konkordato teklifinin, İcra ve İflas Kanunundaki konkordato hükümlerine uygun bir teklif olmadığı, özellikle de konkordato hükümleri kapsamında bir karar verilerek, taşınmaz satın alan tüketicileri sözleşme gereğince ödemeleri gereken tutarın yanında ilave bir tutar ödemeye mecbur etmenin mümkün olamayacağı, teklifin bu halinin, mahkemece tasdike yönelik karar verilebilmesine elverişli olmadığı, borçlu şirket tarafından sunulan revize projenin başarıya ulaşma ihtimalinin çok zayıf olduğu, fakat Sayın Mahkemenizce, sunulan projenin alacaklılarca kabul edildiği nazara alınarak borçlu şirkete konkordatoyu başarıya ulaştırma noktasında fırsat verilebileceği, iflas halinde adi alacaklıların alacaklarına kavuşma oranının %7,96 olduğu, borçlu şirketin konkordato teklifi her bir alacaklı yönünden farklı hükümler içermekle birlikte, konkordato teklifinin geneline bakıldığında, konkordatonun tasdiki halinde alacaklıların, iflas halinde kavuşabileceklerinin çok üzerinde alacaklarına kavuşabileceklerinin açıkça görüldüğü, bu nedenle, konkordatonun tasdiki için gerekli, konkordatonun iflasa nazaran alacaklıların lehine olması şartının somut olayda gerçekleştiği, konkordatonun tasdiki şartlarından biri olan, teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması şartıyla amaçlananın, borçluya, ödeyebileceğinin azamisini ödettirmek olduğu, bu çerçevede somut olayda, borçlu şirketin, satın aldığı taşınmazın tapusu üzerine almak isteyen tüketicilerden ilave katkı payı almadan taşınmazların devrini gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceğinin veyahut sözleşmeye göre ödediği bedeli iade almak isteyen tüketicilere ilave faiz ödeyip ödeyemeyeceğinin veya iade bedellerini teklif edilenden daha kısa bir sürede ödemesinin mümkün olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği, fakat yukarıda belirtildiği üzere, borçlu şirketin mevcut teklifine göre konkordatoyu başarıya ulaştırmasının çok zayıf ihtimal olduğu, hal böyle iken, borçlu şirketin alacaklılara, konkordato projesinde teklif ettiğinden daha fazlasını temin edebileceğinden bahsetmenin mümkün olmadığı, borçlu şirketin konkordatoyu başarıya ulaştırabileceğine kanaat getirilmesi halinde, borçlu şirketin teklifinin kaynaklarıyla orantılı olduğunun da kabul edilmesi gerektiği, borçlu şirketin konkordato teklifinin, kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yarısını aşan bir çoğunluk tarafından kabul edildiği, borçlu şirketin İİK'nın 206. maddesinin birinci sırası kapsamında kalan 1.838.183,03 TL tutarındaki borcu için teminat göstermesi gerektiği, borçlu şirketin, mühlet içerisinde komiserin açık veya örtülü izniyle doğan herhangi bir borcunun bulunmadığı, konkordatonun tasdikine karar verilebilmesi için 694.150,49 TL tutarında harç yatırılması gerektiği, komiser heyetince belirtilenin aksine, rehinli alacaklılar yönünden harç yatırılmasına gerek bulunmadığı, zira somut olayda Mahkemece İİK m.308/h hükmü kapsamında karar verilemeyeceği yönünde görüş ve kanaatlerini belirtmişlerdir. Borçlu şirketin güncel rayiç değerleri itibari ile borca batık durumda olup olmadığın ın tespiti için görevlendirilen bilirkişiler ..., ...ve SPK Lisanslı Gayrimenkul Değerlendirme Uzmanı ...27/04/2021 tarihli raporda özetle; borçlu şirketin KDV, muhtasar ve geçici vergi beyannamelerinin şirketin muhasebe sorumlusu serbest muhasebeci ve mali müşavir tarafından ilgili vergi dairesine verildiği, borçlu şirketin devam eden projeleri ile ilgili olarak şu anda faal olarak yaptığı bir faaliyetinin bulunmadığı, mevcut durum itibariyle şirketin herhangi bir çalışanının bulunmadığı, borçlu Şirket'in 31.12.2020 rayiç değer bilançosuna göre; Varlıklarının(+): 397.276.422,38TL, Borçlarının(-): 422.817.152,33TL, şirketin özkaynaklarının -25.540.729,95 TL olarak hesaplandığı ve bu kapsamda borçlu şirketin borca batık durumda olduğu, borçlu şirketin 01/01/2020 - 31/12/2020 dönemi Gelir Tablosu ile 31/12/2020 tarihli mizan kayıtlarına göre; kambiyo zararı, kiralama giderleri, personel giderleri ve amortisman giderleri bulunmadığından Ticaret Bakanlığının 26/12/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan tebliğ hükümlerine göre borca batıklık hesabında dikkate alınması gereken herhangi bir hususun bulunmadığı ve sonuç itibariyle borçlu şirketin (-) 25.540.729,95 TL özkaynağı ile borca batık durumda olduğu yönünde görüş ve kanaatlerini belirtmişlerdir. İİK'nın 305. maddesinde konkordatonun tasdiki için öngörülen şartlar kümülatif olup belirtilen şartların bir arada olması gerekir. Konkordatonun mahkeme tarafından tasdik edilmesi için İİK'nın 305/b maddesi uyarınca belirtilen şartlardan biri de; proje ile teklif edilen tutarın borçlunun kaynaklarıyla orantılı olmasıdır. İnşaat işi ile iştigal eden borçlu şirketin konkordato projesinde işletmenin faaliyetine devam edebilmesi için gösterilen kaynakların; borçlu şirket ile taşınmaz alımına ilişkin sözleşme akdeden tüketicilerden, sözleşmede kararlaştırılan bedel haricinde tahsil edilecek ek bedellerden ibaret olduğu anlaşılmaktadır. Komiser heyetince sunulan nihai raporda nisabın oluştuğu ve projenin uygulanma ihtimalinin bulunduğu belirtilmiş ise de 08/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere borçlu şirket tarafından sunulan revize projenin başarıya ulaşma ihtimalinin çok zayıf olduğu, taşınmaz satımına ilişkin sözleşmede kararlaştırılan yükümlülüklerini yerine getiren alacaklılardan, uygulanma ihtimali düşük olan projenin gerçekleştirilmesi amacıyla ilave bedel tahsil edilmesi halinde alacaklıların mevcut durumdan daha fazla zarar görecekleri, bununla birlikte tüketicilerden ilave bedel tahsilinden beklenen konkordato kaynağının projede ifade edilen tutarlarda sağlanmasının da mümkün olmadığı , borçlu şirketin projesinde sermaye arttırımı, kredi temini gibi gerçekçi mali kaynaklara da yer verilmediği netice itibari ile teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olmadığı ve borçlu şirketin konkordatoyu başarıya ulaştırma şansının bulunmadığı kanaatine varılmakla tasdik koşulları oluşmayan konkordato teklifinin reddine ve borçlu şirketin iflasına dair verilen ... Esas .... K. sayılı karar, Yargıtay 6.Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... K sayılı ilamı ile İİK 292/ son maddesi uyarınca borçlu şirketin yetkili temsilcisinin yargılama sırasında mahkemeye çağrılarak dinlenmediği, kanunun amir hükmünün yerine getirilmediği gerekçesi ile bozulması üzerine dosya yukarıda belirtilen sıraya kaydedilmiş; Yargıtay bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiştir. Bozma ilamına uygun şekilde İİK 292.maddesi gereği borçlu şirket yetkilisine duruşma gün ve saatini bildirir muhtıra tebliğ edilmiş, şirket yetkilileri ihtar edilmesine rağmen duruşmaya katılmamıştır. Mahkememizin 09.01.2023 tarihli tensip tutanağının 6 nolu ara kararı ile bilirkişi heyetinin raporlarını hazırlayacakları tarih itibariyle borçlu şirket açısından mevcut mali tablolar, borçlu şirketin mevcut dönen ve duran varlıkları, stoklar, borçlu şirketin Kurumlar Vergisi Beyannameleri ve bilanço gelir tablosu mali verilerinin, firmanın faal olup olmadığının, mükellefiyetle ilgili güncel genel bilgilerin, beyanname verme yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğinin, işyeri adresinde yapılan son işyeri yoklama tutanağının, işyerinin, dükkan, depo, şube gibi işyeri olup olmadığının, muhtasar beyannamede yer alan toplam işçi sayısı ve fiilen borçlu şirketin borca batık olup olmadığını tespit etmeye yarayacak tüm aktif ve pasiflerin rayiç değerleri ile ilgili inceleme yapılması, bizzat yerinde görülmek suretiyle güncel fiili borca batıklığın tespiti ile borçlu şirketin borca batık durumda olup olmadığı, batık ise hangi tutarda batık olduğu hususlarının fiili ve güncel olarak tespitinin araştırılması, rapor tarihi itibari ile güncel borca batıklık bilançosunun düzenlenmesi için dosya yeminli mali müşavir, inşaat mühendisi , icra iflas hukuku alanında uzman ve daha önce konkordato komiserliği görevinde bulunan bilirkişilere spk lisanslı gayrimenkul değerleme uzmanı bilirkişi ile şirketler hukukunda uzman bilirkişi dahil edilerek rapor tanzim edilmesi istenilmiş, bilirkişi heyetince sunulan 07.06.2023 havale tarihli raporda özetle, İflas sürecinden gelen şirket kayıtlarının tam olmaması, taşınmaz tapularındaki takyidatların etkisinin tam olarak işlenememesi gibi sebepler nedeniyle, eksiksiz hesaplanmasının mümkün olmamasına rağmen TTK.m.376/3 gereğince şirket aktiflerinin muhtemel satış fiyatları esas alınarak hazırlanan 31.05.2023 tarihli ara bilançoya göre, şirket aktiflerinin 1.114.138,250,00 TL, borçlarının 599.380.453,27 TL, özkaynaklarının ise (+) 514.757.796,73 TL olduğu ,...'ın ayrık oyu dikkate alınarak oyçokluğu ile şirketin rayiç değerler üzerinden borca batık olmadığı; şirketin kayıtlı merkez adresinde faaliyet göstermediği, muhtasar beyannameleri, vergi beyannameleri ve son işyeri yoklama tutanağına göre faal bir işyerinin ve çalışanının bulunmadığı yönünde tespitte bulunulduğu anlaşılmıştır. Çoğunluk görüşe muhalif kalan daha önce komiser olarak görev yapıp mahkememizce bilirkişi olarak görevlendirilen Dr. İnşaat Mühendisi bilirkişi... ayrık görüşünde; ... aleyhine açılan yüzlerce tüketici - işçi ve ticari davalar ile icra takibi bulunduğu, anılan davaların bir kısmının kesinleştiği ve icra yolu ile bir kısım mülklerin satışının da gerçekleştiği, henüz kesinleşmeyen bir kısım davaların bulunduğunun tahmin edildiği, ilgili davalardan kaynaklanan tazminatlar - gecikme faizleri - yargılama giderleri - vekalet ücretleri - karar ilam harçları - faizler vs. giderlerin; muhasebe kayıtlarında yer almadıkları, henüz kesinleşmeyen davalara ait yargılama giderleri için karşılık ayrılmadığı, bunlar dışında kalan borçların ise ne kadar güncel ve sağlıklı olduğunun belirlenemediği, şirket adına kayıtlı araçların akıbetinin bilinemediği ve araştırılamadığı,mevcut muhasebe kayıtları ve bilanço üzerinden sağlıklı bir değerlendirme yapma imkanının bulunmadığı, değerlemesi yapılan taşınmazların tapu kayıtları üzerinde; ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz, icrai haciz, kamu haczi ve / veya davalıdır şerhi gibi onlarca takyidat bulunduğu, taşınmazların olağan satış yöntemleri ile piyasada satış kabiliyetlerinin kesinlikle bulunmadığı, ... 3 ( yaklaşık % 45 oranında natamam ) - ... 4 ( yaklaşık %40 oranında natamam ) ... 5 ( yaklaşık % 15 oranında natamam ) olarak adlandırılan projelerin; Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmeleri kapsamında inşa edilmiş olup natamam durumda bulundukları , anılan projelerin arsa maliklerinin gönderdikleri ihtarnameler ile sözleşmeden döndükleri ve sözleşmenin feshi için dava açtıklarının Komiser Heyetinin bilgileri dahilinde olduğunu, dolayısıyla, anılan projelerde yer alan ve halen Neoyapı mülkiyetinde bulunan Bağımsız Bölümlerin; kıymet takdirine konu yapılmalarının mümkün olmadığını, kıymet Takdir Raporunda;... için belirlenen tamamlanma oranlarının ise gerçekçi olmadığını, genel olarak Kıymet Takdir Raporunda yer alan Neoyapı mülkiyetinde bulunan Bağımsız Bölümler için takdir edilen bedellerin olumsuz ekonomik koşullar nedeniyle piyasa rayiçleri ile örtüşmediğini , kıymet takdiri yapılırken mülk sahipleri tarafından satış için talep edilen bedellerin, rayiç bedel olarak aynen kabul edildiğinin anlaşıldığını, takdir edilen bedellerle anılan mülklerin makul bir süre içerisinde satışının, hemen hemen imkansız olduğunun değerlendirildiğini, sonuç olarak halen Neoyapı mülkiyetinde bulunan bağımsız bölümlerin; olağan satış yöntemleri ile piyasada satış kabiliyetlerinin bulunmadığını, anılan taşınmazların ancak icra yolu ile satılabilecekleri dikkate alınarak Kıymet Takdir Raporunda toplam 1.114.138.250 TL olarak tespit edilen mülklerin icra satışına esas toplam satış değerinin; 388.404.800 TL [ = 1.114.138.250 TL - ( Bolluca 3, 40.796.000 TL + ... 4, 33.992.200 TL + ... 4, 50.964.550 TL + 17.373.500 TL ) ] x % 40 olabileceği belirtilmiştir. Borçlu şirketin güncel borca batıklık bilançosunun resen düzenlenmesi gerektiğinden Mahkememizin 08.06.2023 tarihli duruşmasında alınan 4 nolu ara kararı gereğince; borçlu şirketin tespit edilebilen ticari defter ve kayıtları, son 5 yıla ait kurumlar vergisi beyannameleri ile bilançoları, borçlu şirkete ilişkin takbis ve taşınır kayıtları ile dosya içerisine alınan entegrasyon raporları dikkate alınarak borçlu şirketin rapor tarihi itibarıyla güncel borca batıklık bilançosunun düzenlenmesi için dosya öncekilerden farklı bir YMM, bir SMM, bir SPK Lisanslı gayrimenkul değerlendirme uzmanı, bir bankacı bilirkişi ile İcra iflas hukukunda uzman bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilmiş , bilirkişilere iflas idaresi kayıtları ile şirket merkezinde ve şirkete ait taşınmazlarda ve banka kayıtlarında yerinde inceleme yetkisi verilmiş ,bilirkişiler Yeminli Mali Müşavir ..., Mali Müşavir ..., Bankacı bilirkişi ..., SPK Lisanslı Gayrimenkul Değerleme Uzmanı ... ve İcra ve iflas hukuku konusunda uzman bilirkişi ...'den oluşan heyete tevdi edilmiş, bilirkişiler tarafından sunulan 27.03.2024 havale tarihli raporda özetle, davalı şirketin ticari defter ve belgelerine ulaşılamadığından ilgili defter ve belgeler üzerinde her hangi bir inceleme yapılamamış olunduğu, davalı şirketin bağlı olduğu Vergi Dairesi Müdürlüğünden temin edilen mali tablo bilgilerine göre 2021,2022 ve 2023 Yılları beyanlarının boş olarak verildiği ve son mali tablo bilgilerinin 31.12.2020 tarihli mali veriler olduğu tespit edildiğinden, hesaplamalarda ancak bu mali verilen kullanılabilindiği, dosyaya sunulan Vergi Dairesi Müdürlüğü bilgileri ve Ticaret Sicili Müdürlüğü kayıtlarına göre davalı şirketin .... Vergi Kimlik numarası ve ... Ticaret Sicil Numarası ile .... Şirketi olan unvanının Nevi Değişikliği nedeni ile ... Vergi Kimlik Numarası ve ... Ticaret Sicil numarası ile... Şirketi olarak değişmiş olduğunun tespit edildiği, Dava dosyasına eklenen 05.02.2024 tarihli takyidatlı tapu sorgulamasında yapılan incelemede, ... Vergi Kimlik numaralı ...Şirketi adına kayıtlı toplam 411 taşınmazın bulunduğu, bu taşınmazların 196 tanesi aktif, 215 tanesi pasif durumda olduğunun tespit edildiği, taraflarınca yapılan taşınmaz değerlemelerinin dosyaya sunulan tapu bilgilerine göre Davalı ...Şirketi (Vergi Kimlik No: ...) adına kayıtlı olduğu tespit edilen taşınmazlar için yapılmış olduğu, davalı adına kayıtlı taşınmazlardan; ... Tapu Müdürlüğü'nün ... tarih ve E. ... sayılı yazısı ekindeki Resmi Senetlerde, ... A.Ş. adına kayıtlı iken ... tarih ve ... yevmiye no ile ... İlçesi, ... Mahallesi, 415 Ada, 4 Parsel, .. arsa paylı, ... vasıflı, L Blok, 15 nolu Bağımsız Bölümün ... İcra Müdürlüğü... Esas sayılı icra dosyasından 19.07.2023 tarihli takip ile ... adına tescil edildiği, tapu senedinde satış bedelinin yazılı olmadığı bu nedenle taraflarınca yapılan Bolluca 1 Projesi 15 Nolu Bağımsız bölüm 2.500.000,00 TL bedelle devri yapılmış kabul edilerek ilgili tutar hesaplamaya dahil edilmiş olduğu, ... Tic. A.Ş. adına kayıtlı iken... tarih ve ... yevmiye no ile ... İlçesi, ... Mahallesi, 4219 Ada, 14 Parsel, 40/7812 arsa paylı, Mesken vasıflı, B Blok, Zemin kat, 3 nolu Bağımsız Bölümün ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra dosyasından 19.07.2023 tarihli takip ile ... adına tescil edildiği, tapu senedinde satış bedelinin yazılı olmadığı bu nedenle taraflarınca ... Villaları 3 Nolu Bağımsız bölüm 26.600.000,00 TL bedelle devri yapılmış kabul edilerek ilgili tutarın hesaplamaya dahil edildiği, 2023 Yılı Aralık ayı taşınmaz değerlemesi ve güncel vergi ve Sosyal Güvenlik Kurumu borçları esas alınarak ve ancak yukarıda belirtilen bilgiler kapsamında yapılan rayiç bilanço tablosuna göre davalı şirketin 1.187.074.961,15 TL Net Öz Varlık Değerine sahip olduğu ve rayiç değerlere göre borca batık olmadığının tespit edildiği yönünde görüş belirtildiği anlaşılmıştır. 27.03.2024 tarihli bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığı, borçlu şirket ile tüketiciler arasında akdedilen resmi satış sözleşmelerine konu bağımsız bölümlerin şirket aktifinde gösterilerek rapor düzenlendiği anlaşılmakla borçlu şirket ticari defterleri, borçlu şirket hakkındaki derdest dava bilgileri, borçlu şirket aktifinde kayıtlı taşınmaz bilgileri ve borçlu şirketin alacakları ve borçları ile ilgili dosyaya daha önce sunulan belgeler ile SGK borç bilgileri, son 5 yıla ait kurumlar vergisi beyannameleri ve vergi borçlarına ilişkin müzekkere cevapları ile dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek borçlu şirketin (devamlılık esasına göre) güncel rayiç değer bilançosunun oluşturulması için dosya öncekilerden farklı bir yeminli mali müşavir, üç inşaat mühendisi bilirkişi ile 1 icra iflas hukukunda uzman bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilmiş ve mahkememizin 22.08.2024 tarihli ara kararı ile; borçlu şirket ile resmi şekilde akdedilmiş satış vaadi sözleşmeleri kapsamında ikame edilip dosya içine celp edilen tapu iptali ve tescil istemli davalara konu bağımsız bölümler ile ... 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasına konu Bağımsız bölümün davacının aktifinde yer almaması gerektiği kabul edilerek dosyayı ibraz edilmiş bilgi ve belgeler ile İflas Müdürlüğünde borçlu şirketin mal varlıklarının tespitine ilişkin zabıt defterleri ve borçlu şirketin tespit edilebilen ticari defterleri, dosya içine celp edilen kamuya ait alacak bilgileri, borçlu şirkete ait kurumlar vergisi beyannameleri, bilançoları ve yoklama tespit tutanakları, ... Tapu Müdürlüğü, ... Tapu Müdürlüğü ve ... Tapu Müdürlüğü cevabi yazıları birlikte değerlendirilerek, borçlu şirketin güncel rayiç değer bilançosunun re'sen oluşturulması için dosya bir yeminli mali müşavir, üç İnşaat Mühendisi, İnşaat mühendisi , bir İcra İflas Hukukunda Uzman bilirkişi ve bir İşletme Mühendisi bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilmiş, bilirkişiler 18.11.2024 havale tarihli raporda özetle, borçlu ...Tic. A.Ş.'nin faaliyetine devam edemez durumda olduğu, borçlu şirketin faaliyet giderlerini karşılayacak durumda olmadığı, şirketin bilançosunda taşınmazlar dışında hiçbir varlığının mevcut olmadığı, söz konusu taşınmazların büyük bölümünde tüketici mahkemeleri tarafından konulan tedbirlerin bulunduğu, ilgili taşınmazların rayiç değerlerinin halihazır durumda “0” alınması gerektiği, kalan taşınmazların 15.11.2024 tarihi itibariyle rayiç değerlerinin 310.699.992,00 TL olarak tespit edildiği, bu taşınmazların tamamının üzerinde ise hacizlerin var olduğu, borçlu ...Tic. A.Ş.'nin 15.11.2024 tarihi itibariyle 146.873.046,49 TL borca batık durumda olduğu yönünde görüş ve kanaat belirtilmiştir. İİK 292.maddesi gereği borçlu şirket yetkilisine duruşma gün ve saatini bildirir muhtıra tebliğ edilmiş, şirket yetkilisi ihtar edilmesine rağmen duruşmaya katılmamıştır. İnşaat işi ile iştigal eden borçlu şirketin konkordato projesinde işletmenin faaliyetine devam edebilmesi için gösterilen kaynakların; borçlu şirket ile taşınmaz alımına ilişkin sözleşme akdeden tüketicilerden, sözleşmede kararlaştırılan bedel haricinde tahsil edilecek ek bedellerden ibaret olduğu anlaşılmaktadır. Komiser heyetince sunulan nihai raporda nisabın oluştuğu ve projenin uygulanma ihtimalinin bulunduğu belirtilmiş ise de 08/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere borçlu şirket tarafından sunulan revize projenin başarıya ulaşma ihtimalinin çok zayıf olduğu, taşınmaz satımına ilişkin sözleşmede kararlaştırılan yükümlülüklerini yerine getiren alacaklılardan, uygulanma ihtimali düşük olan projenin gerçekleştirilmesi amacıyla ilave bedel tahsil edilmesi halinde alacaklıların mevcut durumdan daha fazla zarar görecekleri, bununla birlikte tüketicilerden ilave bedel tahsilinden beklenen konkordato kaynağının projede ifade edilen tutarlarda sağlanmasının da mümkün olmadığı , borçlu şirketin projesinde sermaye arttırımı, kredi temini gibi gerçekçi mali kaynaklara da yer verilmediği netice itibari ile teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olmadığı ve borçlu şirketin konkordatoyu başarıya ulaştırma şansının bulunmadığı kanaatine varılmakla tasdik koşulları oluşmayan konkordato teklifinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 308. maddesinde, konkordatonun tasdik edilmemesi ve borçlunun iflası başlığı ile konkordatonun tasdik edilmemesi halinde mahkemenin konkordato talebinin reddine karar vereceği ve bu kararın 288’ci madde uyarınca ilan edilerek ilgili yerlere bildirileceği, borçlunun iflasa tabi şahıslardan olması ve doğrudan doğruya iflas sebeplerinden birinin mevcut olması halinde mahkemenin borçlunun iflasına karar vereceği belirtilmiştir. 7101 sayılı Kanun'la konkordatoda hukukunda yapılan değişiklerde dürüstlük koşulu mühlet kararları ve konkordatonun tasdiki için gerekli bir koşul olarak açıkça düzenlenmemiş ise de İİK'nun 292/1.c bendine sonradan eklenen "ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa" ibaresi ile kötü niyetli olarak mühlet talebinde bulunan borçlunun iflasına karar verilmesi düzenlenmiştir. Yine İİK'nun 308/f bendinde "Her alacaklı, kötü niyetle sakatlanmış konkordatonun feshini tasdik kararını vermiş olan mahkemeden isteyebilir." hükmü ile de borçlunun dürüst olması gerektiğine işaret edilmiştir. İİK m. 292/1-c anlamında borçlunun alacaklılarını zarara uğratma amacıyla hareket etmesi gerekse de İİK m. 177 anlamında borçlunun alacaklılarının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunması veya bu işlemleri yapmaya teşebbüs etmesi doğrudan iflâs sebebi teşkil eder. Mahkemenin, mühleti kaldırarak eğer borçlu iflâsa tabi borçlulardan ise borçlunun iflâsına karar vermesi gerekir (Eroğlu, Orhan, İflâs Dışı Adi Konkordato Mühleti İçerisinde Borçlunun İflâsına Karar Verilebilecek Durumlar, Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C.27, S.3, 2019, s.799). Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 17/02/2022 tarihli ...E. ...K. sayılı ilamında; "...Borçlunun ancak dürüst olması halinde konkordato teklifinin mahkemece tasdik edileceğini öngören İİK.mad.298/I-1 hükmü, 17/07/2003 tarihinde kabul edilen 4949 sayılı Kanun ile kaldırılmış, yeni yasal düzenlemede ise konkordatonun mahkemece tasdik edilmesi için borçlunun dürüst olması koşuluna yer verilmemiş ise de İİK’nın 308/f maddesinde hâlâ kötüniyetle sakatlanmış bir konkordatonun tamamen feshine ilişkin düzenlemenin aynen korunmuş olması nedeniyle konkordatonun tasdiki aşamasında dürüstlük koşulu’nun gözetilmesi gerektiği, kaldı ki diğer alacaklılar ile eşitsizlik yaratacak şekilde işlemler yapılması, konkordato nisabını sağlamak için fiktif alacak oluşturulması, mühlet talebine yakın tarihlerde mal varlığı devirleri gibi mal varlığını kaçırmaya yönelik davranışlarının da kötüniyetli olarak kabul edilmesi gerektiği ve bu halde borçlunun konkordato müessesinin sağladığı imkanlardan faydalanmasının mümkün olmadığının gözetilmesi gerekmektedir..." denilerek borçlunun dürüst davranmasının konkordatonun tasdik koşulu olduğu ifade edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17.HD ...Esas ,...K. sayılı kararında ; mali tablolarda önemli farklılıkların bulunması halinde borçlunun alacaklıları zarara uğratma kastıyla konkordato başvurusunda bulunduğuna ve iflasına karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığına karar vermiştir. Konkordato komiser heyeti nihai raporu ve tasdik koşulları ile ilgili mahkememizce tanzim ettirilen bilirkişi raporları , 07.06.2023 tarihli inşaat mühendisi bilirkişinin ayrık görüşü ve 18.11.2024 tarihli bilirkişi heyeti raporlarında ayrıntılı olarak belirtildiği üzere borçlu şirketin borca batık durumda olduğu ve borçlu şirketin ödemelerini tatil ettiği anlaşılmaktadır. Bununla birlikte şirketin aktifinde yer alan taşınmazların bir kısmının yargılama sırasında devredildiği, satış ve devir bilgisinin mahkemeye sunulmadığı, borçlu şirketin ticari defterlerinin mahkemeye ibraz edilmediği, nevi değiştiren şirketin malvarlıklarının gizlenmeye çalışıldığı,borçlu şirketin resmi şekilde düzenlenen satış sözleşmeleri ile geçerli şekil şartlarını taşımayan satış sözleşmeleri kapsamında tüketicilerden tahsil ettiği bedelleri mali tablolara gerçekçi bir şekilde yansıtmadığı bu nedenle borçlu şirket aleyhine tapu iptali ve tescil istemiyle açılan birden fazla davanın bulunduğu, borçlu şirketin birçoğu " tüketici" olan alacaklıları zarara uğratmak kastıyla hareket ettiği anlaşılmaktadır. Yargıtay bozma kararından önce davacının aktifini gösteren takyidatlı takbis kayıtları ile davacı hakkında açılmış icra-hukuk davası bilgileri Uyap ( entegrasyon raporları ) üzerinden raporlaştırılarak dosya içine alınmıştır. Borçlu şirket vekili veya yetkilileri tarafından dosya içine alınan taşınmaz bilgileri haricinde şirketin başkaca taşınmazlarının bulunduğu iddia edilmemiş, şirketin rehinli taşınmazlarının satışının ve şirket aleyhine tüketiciler tarafından açılan davaların neticesinin rapora yansıtılmadığı yönünde genel ifadeler kullanılarak borçlu ... ŞİRKETİ'nin borca batık durumda olmadığı ifade edilmiş ,bununla birlikte borçlunun aktifinde yer alması gereken mal varlıkları ile borçlunun resmi şekilde düzenlenmiş satış vaadi sözleşmeleri kapsamında tüketicilere, alacaklılarına olan borçlarının ne kadar olduğu konusunda makul bir açıklama sunulmadığı yine birbirini teyit eden bilirkişi raporları ile 11.06.2019 tarihli komiser heyeti raporundan anlaşıldığı üzere davacı şirketin mali kayıtlarının borca batıklık hesabı yapmak için elverişli olmadığı, mali tabloların gerçeği yansıtmadığı, alacaklı olarak görünmesi gereken tüketici alacaklarının bilançoya yansıtılmadığı anlaşılmaktadır. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 08/05/2025 tarih ...Esas ... K. sayılı bozma ilamında Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 08/05/2025 tarih ... Esas... K sayılı ilamında borçlunun geçici mühlet kararı verilmeden önce ödemelerini tatil ettiğine ilişkin dosyaya yansıyan somut bir olmadığı ve borçlu şirketin faaliyetinin gereği olan maddi duran varlıklarının (taşınmaz) akıbeti ve satış sırasında gerçekleşecek rayiç değerlerinin araştırılarak borca batıklığın tereddüte yer bırakmayacak şekilde ve Yargıtay denetimine elverişli bir bilirkişi raporuyla tevsik edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Borçlu şirket güncel -aktif mal varlığının tespiti için ... ilindeki tapu müdürlüklerine müzekkere yazılarak borçlunun aktifi tespit edilmiş, ... Tapu Müdürlüğü, ... Tapu Müdürlüğü ve ... Tapu Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye ayrı ayrı cevap verildiği, ilgili tapu kayıtlarının KEP sistemi üzerinden gönderildiği anlaşılmıştır. ... Tapu Müdürlüğü, ... Tapu Müdürlüğü, ... Tapu Müdürlüğü, ... Tapu Müdürlüğü, ... Tapu Müdürlüğü, ... Tapu Müdürlüğü, ... Tapu Müdürlüğü, ... Tapu Müdürlüğü, ...yurt Tapu Müdürlüğü, ... Tapu Müdürlüğü, ... Tapu Müdürlüğü, ... Tapu Müdürlüğü, ... Tapu Müdürlüğü, ... Tapu Müdürlüğü, ... Tapu Müdürlüğü, ... Tapu Müdürlüğü, ... Tapu Müdürlüğü, ... Tapu Müdürlüğü, ... Tapu Müdürlüğü ve ... Tapu Müdürlüğüne yazılan müzekkereye ayrı ayrı bila ikmal cevap verildiği ; ... Tapu Müdürlüğü, ... Tapu Müdürlüğü, ... Tapu Müdürlüğü, ... Tapu Müdürlüğü, ... Tapu Müdürlüğü, ... Tapu Müdürlüğü, ... Tapu Müdürlüğü, ... Tapu Müdürlüğü, ... Tapu Müdürlüğü, ... Tapu Müdürlüğü, ... Tapu Müdürlüğü, ... Tapu Müdürlüğü, ... Tapu Müdürlüğü, ... Tapu Müdürlüğü, ... Tapu Müdürlüğü ve ... Tapu Müdürlüğüne yazılan müzekkereye cevap verilmediği, cevap vermeyen işbu tapu müdürlüklerine 09/07/2024 tarihinde yeniden yazılan müzekkereye ayrı ayrı verilen cevaplarda ise borçlu adına taşınmaz kaydına rastlanmadığının bildirildiği görülmüştür. İcra ve İflâs Kanunu'nun 177/2 hükmü uyarınca, borçlunun ödemelerini tatil ettiğinin kabulü için borçlunun ödeme güçlüğü hâlinde bulunması nedeniyle açık veya zımni iradesiyle genel ve sürekli nitelikte borcunu ödememe durumunda olması gerekir. Vadesi gelmiş borçlarının sayı ve miktar itibarıyla genel olarak ödenmemesi ve bu durumun geçici veya arızi bir mali sıkıntıdan kaynaklanmaması hâlinde borçlunun ödemelerini tatil ettiği sonucuna ulaşılabilir. Borçlu şirketin taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri kapsamında tüketicilere olan edimlerini yerine getiremediği, faal olmadığı, mühletten faydalanmasına rağmen güncel mal varlıkları bilgisini sunmadığı, tüketiciler tarafından yapılan ödemelerin borçlu ticari defterlerinden tam olarak tespit edilemediği, borçlu şirket tarafından tamamlanamayan inşaat projeleri nedeniyle borçlu aleyhine ... 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...ve ... Esas sayılı dosyaları, ... 9. Tüketici Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyaları, ... 4. Tüketici Mahkemesinin... Esas sayılı dosyaları, ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... ve ... Esas sayılı dosyaları, ... 3. Tüketici Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyaları , ... 10. Tüketici Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyaları, ... 6. Tüketici Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyaları, ... 5. Tüketici Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyaları, ... 2. Tüketici Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyaları, ... 7. Tüketici Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyaları, ... 11. Tüketici Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyaları ,... 12 Tüketici Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyaları, ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ....Esas sayılı dosyası, ... 8. Tüketici Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyaları, ... 1. Tüketici Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyaları, ... 8. İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası, ... 2. Tüketici Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası, ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin...Esas sayılı dosyaları ,... 13. Tüketici Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyaları ,... 13. İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ,... 17. İş Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası , ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası, ... 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ,... 16. iş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ...ve ... Esas sayılı dosyaları ,... 27. Asliye Hukuk Mahkemesine yazılan müzekkereye cevap verildiği, ...Esas sayılı dosyası, ... 23. İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası , mahkememizin ...Esas sayılı dosyası ,... 5. Tüketici Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası , ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası, ... 25. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası , ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyalarında alacak , tapu iptali ve tescil istemli davaların açıldığı, borçlu şirketin borçlarını ödeyememe halinin genel ve devamlılık arz ettiği , borçlu şirketin kaynak üretememesi sebebiyle projesinde yine tüketicilerden kaynak sağlanmasını teklif ettiği ve borçlu şirketin dava tarihinden önce ödemelerini tatil ettiği açıktır. Mali tablolarından gerçek mali durumu tespit edilemeyen şirketin, alacaklıları zarara uğratma kastıyla hareket ettiği ve ödemelerini tatil ettiği; İİK 308. maddesi gereği iflas kararı verilebilmesi için doğrudan iflas sebeplerinden birinin mevcut olmasının yeterli olduğu anlaşılmakla önceki kararda direnilerek hakkında konkordato talep edilen ve tasdik talebi reddedilen ... ŞİRKETİ'nin iflasına karar vermek gerekmiştir. İİK'nın 308/2 maddesinde; "(Ek fıkra:9/6/2021-7327/6 md.) Konkordato süreci iflâsla sonuçlandığı takdirde, iflâs kararını veren mahkeme tasfiyenin basit veya adi tasfiye usulüne göre yapılmasına ve gerektiğinde adi tasfiyenin komiserler tarafından yerine getirilmesine karar verir. Bu hâlde iflâs idaresine ait görev ve yetkiler komiserler tarafından kullanılır. " hükmü yer almaktadır.Borçlu şirketin aktifinde yer alan taşınmazlar dikkate alınarak iflas tasfiyesinin adi usülde yürütülmesine, kesin mühletin kaldırılmasının ve görevlendirmenin üzerinden uzun bir süre geçtiği dikkate alınarak daha önce konkordato komiseri olarak görev yapan kişilerin tasfiyede görevlendirilmesine gerek bulunmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin önceki kararında DİRENİLMESİNE, Konkordatonun tasdiki talebinin REDDİNE, Hakkında konkordato talep edilen ... Ticaret Sicili Müdürlüğünün ... nosunda kayıtlı ... ŞİRKETİ'nin İFLASINA, -İflasın 25/09/2025 günü saat 16:10 itibarıyla açılmasına, -İflas tasfiyesinin adi usulde yürütülmesine, mühletin kaldırılmasının ve görevlendirmenin üzerinden uzun bir süre geçtiği dikkate alınarak daha önce konkordato komiseri olarak görev yapan kişilerin tasfiyede görevlendirilmesine gerek bulunmadığına, -Kararın derhal ... Nöbetçi İflas Müdürlüğüne ve ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirilmesine, -İflas kararının, iflas müdürlüğü tarafından İİK m.166 hükmü çerçevesinde ilan olunmasına, -Kararın İİK 288 maddesi gereği ilanına ve ilgili yerlere bildirilmesine, -Konkordato talep edenler tarafından depo edilen iflas avansının İstanbul İflas Müdürlüğüne gönderilmesine, -Hakkında konkordato talep edilen ... ANONİM ŞİRKETİ'nin konkordato talebinin reddedildiğinin daha önce ilan yapılan ticaret sicil gazetesi ile Basın İlan Kurumu resmi ilan portalında ilan olunmasına ve daha önce bildirimde bulunulan ilgili yerlere derhal bildirimde bulunulmasına, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre tahsili gereken harç 615,40 TL olduğundan peşin alınan 35,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 579,50 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Konkordato talep edenler ve borçlu tarafından harcanan giderlerin talep edenler ve borçlu üzerinde bırakılmasına, 4-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, konkordato hakkında verilen karara karşı hakkında konkordato talep edilen borçlu yönünden kararın tebliğinden; itiraz eden diğer alacaklılar yönünden ise kararının ilanından itibaren 15 günlük süre içinde Yargıtay nezdinde Temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 25/09/2025

BAŞKAN

ÜYE

ÜYE

KATİP

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/513, K. 2025/669, T. 25.09.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-513-e-2025-669-k-1e932b9d20c3