İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/484 E. 2026/325 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/484
Karar No
2026/325
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/484 Esas - 2026/325

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/484 Esas KARAR NO : 2026/325

.... DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 08/07/2025 KARAR TARİHİ : 24/04/2026 GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 24/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı .... aleyhine .... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, konu ilamsız icra takibinde ödeme emri davalıya tebliğ edilmiş olmakla birlikte davalı tarafın 05/04/2025 tarihinde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, devamında 6502 sayılı kanunun 73/A maddesi uyarınca tarafımızca arabuluculuk yoluna başvurulmuş olup arabuluculuk sürecinin, “Görüşme Sonucunda Anlaşmama' şeklinde sonuçlandığını, davalı ... tarafından müvekkili bankadan ticari kredi kartları, ticari krediler ve ek hesap kullanılmış olup, konu borçların ödenmediğini, davalı ... ile müvekkili banka arasında dijital olarak Destek Kredisi Sözleşmesi (Ticari/Meslekil Zirai Amaçlı), Kredili Ticari Mevduat Hesabı Sözleşmesi ve Gerçek Kişi Tacir Şirket Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi imzalandığını, konu sözleşmeler doğrultusunda .... numaralı kredili ticari mevduat hesabı, .... numaralı ticari kredi kartları kullanıldığını, akabinde ise davalı müvekkili banka ile imzalamış olduğu Destek Kredisi Sözleşmesi (Ticari/Mesleki/Zirai Amaçlı), Kredili Ticari Mevduat Hesabı Sözleşmesi ve Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi hükümlerine aykırı davranarak borçlarını ödemediğini, devamında konu borçlara istinaden müvekkili banka tarafından 28/03/2025 tarihli ihtamame gönderilerek hesabın kat edildiğini, gönderilen bu ihtamame sonrasında da borçlu tarafından yapılan herhangi bir ödeme bulunmadığını, devam eden süreçte davalı aleyhine .... E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, bunun üzerine davalı tarafından 05/04/2025 tarihinde dosyaya işlemiş ve işleyecek tüm faizlere ilraz etmiş olduğunu, .... Müdürlüğünde işlemiş ve işleyecek tüm faizler bakımından takibin durdurulmasına karar verildiğini, hali hazırda davalı tarafından yapılan herhangi bir ödeme bulunmadığını, tüm bu verilerle, davalının itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, davalı itirazında haksız ve kötüniyetli olduğundan, müvekkili lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek; davalı/borçlunun aleyhine açılmış .... Esas sayılı dosyası ödeme emrinde yazılı borca ve ferilerine ilişkin itirazının iptali ile takibin devamına, davalı/borçlunun takip konusu alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılar tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLER -.... Esas sayılı dosyası, -Sözleşme örnekleri, -Banka kayıtları, -Bilirkişi Raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, davacı ile davalı borçlu arasında imzalanan (Ticari-Mesleki-Zirai Amaçlı) Destek Kredi Sözleşmeleri ile Kredi Kartı Sözleşmesi kapsamında, ödenmediği ileri sürülen bedelin davalıdan tahsiline yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Mahkememizce konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmış olup bilirkişi tarafından düzenlenen 18/02/2026 tarihli rapor taraflara tebliğ edilmiştir. Davacı tarafça sunulan ihtarnamenin incelenmesinde, 28/03/2025 tarihli ihtarnamede davalı borçluya 24 saat içerisinde ödeme yapılmasının ihtar edildiği, ihtarnamenin davalıya 04/04/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davaya konu icra takibinin ise 03/04/2025 tarihinde başlatıldığı anlaşılmıştır. Davacı banka tarafından kredi hesabının kat edilmesi ile birlikte davalı tarafa bir ihbar yapılmasa bile borç muaccel hale gelir ise de, alacaklının borçluya atıfet süresi tanıması halinde borcun ödenmesi atıfet süresinin sonuna kadar ertelenmiş olur. Bu durumda verilen atıfet süresi sona ermeden de ödeme süresi bitmeden icra takibine geçilmesi Türk Medeni Kanunun 2. maddesine aykırıdır .... Karar sayılı emsal ilamları). Benzer bir dosyada .... sayılı kararında "....Dosya kapsamından, davacı ile dava dışı .... arasında 03/11/2017 tarihinde genel kredi sözleşmesi akdedildiği, davalının sözleşmede müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, dava dışı .... tarafından takibe ve davaya konu alacağın ödenmemesi üzerine davalı ve dava dışı ... alacağın ödenmesi konusunda ihtarname gönderildiği ve ihtarnamede 1 günlük ödeme süresinin verildiği, davalı ile asıl borçluya ihtarnamenin 01/02/2019 tarihinde tebliğ edildiği, ancak verilen 1 günlük atıfet süresi beklenmeksizin 01/02/2019 tarihinde işbu dava konusu icra takibinin başlatıldığı anlaşılmıştır. ... Somut olayda ise, davacı bankaca hesabın 25/01/2019 tarihinde kat edildiği, borçlulara gönderilen ihtarnamenin 01/02/2019 tarihinde tebliğ edildiği, verilen 1 günlük ödeme süresinin 03/02/2019 tarihinde dolduğu, atıfet süresi dolmadan 01/02/2019 tarihinde icra takibinin erken başlatıldığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır." denilmiştir. Somut olayda, davacı banka tarafından davalının hesabının 28/03/2025 tarihinde kat edildiği, borçluya gönderilen ihtarnamenin 04/04/2025 tarihinde tebliğ edildiği, verilen 24 saatlik ödeme süresinin ise araya haftasonu girdiğinden 08/08/2025 tarihinde dolduğu, atıfet süresi dolmadan 03/04/2025 tarihinde icra takibinin erken başlatıldığı anlaşıldığından davanın reddine, davalı tarafça davacının yapılan takipten ötürü kötü niyetli olduğuna dair dosyaya delil sunulmadığı ve davacının kötü niyetli olduğu ispatlanmadığından, ayrıca davacı bankanın yapılan takipte haksız olması kötü niyetli olduğu anlamına gelmeyeceğinden yasal şartları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine (... dair karar vermek gerekmiş, erken açılan takip nedeniyle, itirazın iptali davasında HMK'nın 114/2. maddesi anlamında aranan özel dava şartının eksik olduğu nazara alınarak, reddolunan alacak kalemleri açısından davalı yararına maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği dikkate alınarak (.... aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davacının kötü niyeti ispat ve tespit edilemediğinden davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Başta peşin alınan 7.458,60 TL harçtan alınması gerekli 732,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.726,60 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde DAVACIYA İADESİNE, 4-Yapılan yargılama giderinin DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, 5-Davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Davalı vekille temsil edildiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE, 7-Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.140,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 8-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde.... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/04/2026

....

...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/484, K. 2026/325, T. 24.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-484-e-2026-325-k-08e4f0f10e14