İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/479 E. 2026/540 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/479
Karar No
2026/540
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/479 Esas KARAR NO :2026/540

DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ:04/07/2025 KARAR TARİHİ:17/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin .../0 no’lu kasko poliçesi ile sigortaladığı ... plakalı araç park halindeyken davalının maliki olduğu ...plakalı aracın çarpması suretiyle, 19/06/2024 tarihinde trafik kazası meydana gelmiş, işbu kaza neticesinde, sigortalı araçta maddi hasar meydana gelmiş, mezkur kaza sebebiyle mağdur araç sahibi şikayetçi olmuş, polisler tarafından tutulan "araştırma ve görüntü çözümleme tutanağı"nda dava dışı ...plakalı araç sürücünün asli kusuru ile meydana gelmiş olduğunu, sigortalı araçta meydana gelen hasar, eksper tarafından incelenmiş, aracın kati ekspertiz raporunda kısmi hasarlı olduğu tespit edilerek aracın tamiri için 6.120,00-TL masraf gerektiği tespit edildiğini, tespit edilen hasar bedeli 22/08/2024 tarihinde 6.120,00 TL olarak hak sahiplerine ödendiğini, müvekkil sigorta şirketi, sigortalı araçta meydana gelen hasar için hak sahibine ödemiş olduğu hasar bedelinin TTK 1472 hükmü uyarınca rücuen tazmini için davalı sigortacıya başvurmuşsa da, tazminat tutarı davalının sigorta poliçesi tarafından karşılanmadığını, bakiye hasar bedelinin tazmini ve tahsile kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili için açılan .... İcra Dairesi 2025/... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline takibin aynen devamına, usul ekonomisi gereği, duruşma günü beklenmeksizin dosyanın kusur ve zarar tespiti için bilirkişiye gönderilmesine, icra takibinin devamına ve davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, ücreti vekâletin ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; zarar gören zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna başvurması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkil şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olup davaya konu kaza, yalnızca davacının iddialarında mevcut olduğunu, davaya konu kaza gerçekleşmediğini, davacının talepleri teminat dışı olduğunu, aksi halde,davaya konu kazaya ilişkin karşı taraf sürücüsünün tek taraflı beyanları yer almakta olup kolluk kuvvetince kusur dağılımı yapılamadığını, müvekkil sigorta şirketine yapılan başvuru sonrası kaza hakkındaki incelemede de ilgili aracın sürücüsünün maliki davalı olup olmadığı, aracın çalıntı olup olmadığı ve üçüncü bir şahıs tarafından kullanılıp kullanılmadığı hususlarında kesin bilgi temin edilememesi sebebiyle ödeme yapılmadığını, aracın çalıntı olduğunun tespiti halinde karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları'nın a.6 teminat dışında kalan haller maddesinin h bendi uyarınca ilgili zarara ilişkin taleplerin teminat dışı olduğunu, sonuç olarak; kazanın gerçekleştiği anda sigortalı aracın sürücüsü ve aracın çalıntı olup olmadığı durumu öncelikli olarak tespit edilmesi, kaza anında aracın çalıntı olduğunun tespiti halinde müvekkil sigorta şirketi yönünden ilgili taleplerin teminat dışı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesini, kusur dağılımı yönünden davacının tek taraflı beyanları yeterli olmadığını, kusur durumunun belirlenebilmesi için kusur raporu alınması gerekmekle davanın reddine, mahkeme tarafından sigortalı araç sürücüsünün kim olduğunun tespitine, aracın çalıntı olduğu ve dava dışı kişilerce kullanıldığının tespiti halinde zmms genel şartları uyarınca taleplerin teminat dışı kalması sebebiyle davanın müvekkil sigorta şirketi yönünden reddine, haksız ve hukuki mesnetten yoksun, fahiş ve kabul edilebilir olmayan maddi tazminat taleplerinin reddine, kusur oranı bakımından ve taminat miktarının tespiti yönünden mahkemece bilirkişi tetkikatı yaptırılmasına, Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınmasına, Müvekkil şirketin sorumlu bulunması durumunda, sorumluğunun yukarıda açıkladığımız çerçevede ve azami limit ile sınırlı olacağına, haksız ve yasal dayanağı bulunmayan davanın reddi ile müvekkil şirket dava açılmasına sebep olmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İcra takip dosyasının incelenmesinde, davacının .... İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı takip dosyasında rücu alacağından kaynaklanan 6.120,00-TL asıl alacak 792,75-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.912,75-TL takip yapıldığı, ödeme emrinin 31.03.2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun da süresi içerisinde 02/04/2025 tarihinde borca itiraz ettiği, borca itirazla birlikte takibin durduğu, durdurma kararının alacaklı vekiline tebliğ edilmediği, dava İİK'nın 67. maddesi düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür. Mali bilirkişinin 04/05/2026 tarihli 4 sayfadan ibaret raporunda özetle; ...plaka sayılı ... marka aracın sahibi ve sürücüsü Muzaffer ŞAHİN asli ve 96100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı aracın dava dışı sürücü ...'nın kazanın meydana gelmesinde kusuru olmadığı görüşüne varıldığını, davacı ... Sigorta Anonim Şirketi nezdinde kasko sigortalı olan ve dava dışı ... adına kayıtlı ... plakalı araç ... model, hususi kullanımda araç olduğunu, araçta meydana gelen hasarın kazayla uyumlu ve vergiler hariç 5.100 TL, vergiler dahil 6.120 TL olduğu görüşüne varıldığını belirtmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, 6102 sayılı TTK.'nun 1472. Maddesinden kaynaklanan kasko sigortacısının ödediği hasar bedelini zorunlu mali mesuliyet sigortacısına rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 1472 maddesine göre, sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, zarardan ötürü sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal eder. Böyle bir davada sigortacı, gerçek zarar miktarını zarar sorumlusundan isteyebilir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Anılan yasal hükümlerden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, davacı sigorta şirketi, kasko sigortası kapsamında sigortaladığı ... plakalı aracın davalı sigorta şirketine zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olan ...plakalı araç ile karıştıkları kaza sonucu hasarlanan sigortalı araç için, kendi sigortalısına ödediği hasar bedelinin tahsilini talep etmiştir. Davacı ile davalının sigortalısının 19.06.2024 tarihinde trafik kazasına karıştığı, davacının kasko sigortalısının aracının kazada hasarlandığı, davacının sigortalısının 29.11.2023-29.11.2024 tarihleri arası davacı sigorta şirketine kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu, davalının sigortalısının aracının 18.07.2023-18.07.2024 tarihleri arasında zorunlu mali mesuliyet poliçesi ile sigortalı olduğu, kazanın bu poliçe tarihleri arasında meydana geldiği, davalının poliçe limitleri kapsamında sorumlu olduğu, davacının 22.08.2024 tarihinde sigortalısına 6.120,00-TL ödeme yaptığı, davalı sigorta şirketine 21.11.2024 tarihinde başvuruda bulunulmuşsa da tazminat tutarı ödenmediğinden icra takibi başlatıldığı, davalının takibe süresinde itiraz ederek takibi durduğu görülmüştür. Davacı 6102 sayılı TTK'nın 1472 maddesine göre davalının haklarına halef olduğundan davalıya rücu edebilecektir. Bu kapsamda davalının sigortalısının %100 kusurlu olmakla davacı davalının kusuru oranında hasar bedelini davalıdan talep edebilecektir. Bu hali ile mahkememizce tüm deliller toplandıktan sonra dosya kusur ve hasar tespiti yönünden bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi raporu denetime ve hüküm vermeye elverişli olup, hükme esas alınmıştır. Yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. İcra inkar tazminatı yönünden; davacının alacağının varlığı ve miktarının belirlenmesinin yargılamayı gerektirdiği alacak tutarının likit olmadığı gözetilerek İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca davalının icra inkar tazminatından sorumlu tutulmasına yasal olanak bulunmadığından inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere; Davanın KABULÜ ile; 1- Davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın İPTALİNE, takibin 6.120,00-TL asıl alacak, 792,75- TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.912,75-TL üzerinden devamına, 2-Haksız fiile dayalı alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 732,00-TL ilam harcından peşin alınan 615,40-TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60-TL ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin harç ve 615,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.230,80-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 6.912,75-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 7.230,80-TL yargılama gideri davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine, Dair, miktar itibari ile kesin olmak üzere karar verildi.17/06/2026

Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/479, K. 2026/540, T. 17.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-479-e-2026-540-k-8718a358b936