İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/479 E. 2026/453 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/479
Karar No
2026/453
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/479 KARAR NO : 2026/453

DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 03/06/2025 KARAR TARİHİ : 21/05/2026

Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; borçlunun müvekkili ile imzaladığı genel kredi sözleşmesi gereğince, müvekkili tarafından borçluya kredi kullandırıldığını, davalının borcu ödememesi üzerine hesabın kat edilerek davalıya tebliğ edildiğini, ihtara rağmen ödeme yapılmaması üzerine müvekkili tarafından davalı aleyhine --- Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı dosyası takip başlatıldığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapıldığı cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.---Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ---- Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır. İncelenmesinde; davacı alacaklının davalı borçlu aleyhine 131.259,98 TL asıl alacak, 24.866,26 TL İşlemiş % 60 Akdi Faiz, 4.488,63 TL işlenmiş yıllık faiz, 284,33 TL temerrüdün %5 gider vergisi, 3.177,32 TL masraf olmak üzere toplam 164.076,52 TL alacak üzerinden takip başlattığı, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun süresinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu belirlendi.Dosya rapor tanzim etmek üzere bankacılık alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi hazırlamış olduğu raporda özetle; taraflar arasında 03.01.2020 tarihinde kredi kart hükümlerini de içeren GENEL KREDİ SÖZLEŞMESİ ve TİCARİ ÜRÜN VE HİZMET PAKETİ SÖZLEŞMESİ imzalandığını, sözleşmeler kapsamında davalıya ---- numaralı kredi kartının ve ----- numaralı ek hesabın (KMH) kullandırıldığını, 08.11.2024 hesabın kat edildiğini, 13.11.2024 ihtarnamenin tebliğ edildiğini, 14.11.2024 tarihinde sürenin dolduğunu, gün sonunda davalının temerrüde düştüğünü, yapılan inceleme neticesinde; ¸şeklinde hesaplama yapıldığını, takip tarihinden tahsil edileceği tarihe kadar asıl alacak tutarına ----- Duyurularında belirtilen değişen oranlarda temerrüt faizi hesaplanması gerektiğini belirtmiştir.Dava; ticari krediden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının: taraflar arasındaki ve takip konusu edilen genel kredi sözleşmesinden kaynaklı olarak davalının borcunun bulunup bulunmadığı, kredi borcunun usulüne uygun kat edilip edilmediği davacının bakiye alacağının bulunup bulunmadığı, başlatılan takibe itirazın yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.6098 sayılı TBK'nın 88 ve 120. maddelerindeki faizle ilgili sınırlama tacirlerin ticari işleri hakkında uygulanmaz. Zira, 6102 sayılı TTK'nın 8/1. maddesi hükmüne göre "ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir." Somut olayda; dayanak sözleşme "genel kredi sözleşmesi" olup, kullandırılan kredilerin ticari nitelikte olduğu, 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağı, sözleşmede belirtilen oranda akti ve temerrüt faizi talep edilebileceği anlaşıldığından, bilirkişi raporu ile belirlenen faiz oranı hükme esas alınmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişiden alınan rapor içeriğine göre; davalı ile davacı banka arasında kredi sözleşmesi akdedildiği, kullandırılan kredinin davalı tarafından ödenmediğini, davacının bakiye alacağının 153.510,41 TL olduğu, anlaşılmakla taleple bağlılık ilkesi de dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede; İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. (Yargıtay ----HD ----Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kısmen kabulü ile ----Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı takibine davalı borçlular tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin, 130.052,50 TL asıl alacak, 45 507 62 TL akdi faiz, 4.488,63 TL temerrüt faizi, 284,33 TL temerrüt faizinin %5 gider vergisi, 3.177,32 TL masraf olmak üzere toplam 153.510,41 TL üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren tutarına ----- Duyurularında belirtilen değişen oranlarda temerrüt faiz işletilmek suretiyle, devamına fazlaya ilişkin istemin reddine 2-Hükmolunan alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalı taraftan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 10.486,29 TL harcın davalıdan tahsiline hazineye irad kaydına, 4-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı için takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davadan önce gidilen arabulucuklukta devletçe karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 4.303,77 TL'sinin davalıdan, 296,23 TL'sinin de davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 6-Davacı tarafından sarfedilen 9.023,50 TL'nin davanın kabul ve red oranı gözetilerek 5.732,44 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan 3.291,06 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/479, K. 2026/453, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-479-e-2026-453-k-6bf9b538a789