İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/467 E. 2026/475 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/467
- Karar No
- 2026/475
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/467 KARAR NO : 2026/475
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29.05.2025 KARAR TARİHİ : 12.05.2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ----- mevkinde 23.10.2024 tarihinde davalı ---- Şirketi'nin maliki ve davalı ---- sürücüsü olduğu----plaka sayılı aracın, müvekkiline ait ------ plaka sayılı araca çarparak maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, tanzim edilen Trafik Kazası Tespit Tutanağı uyarınca davalı tarafın kusurlu bulunduğunu, kaza neticesinde müvekkilinin aracının hasar gördüğünü ve onarım süresince kullanılamaması sebebiyle ticari kazanç kaybı oluştuğunu, söz konusu zararın davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen tazmin edilmesi gerektiğini, ticari kazanç kaybı bedelinin zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı dışında kaldığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası açıldığını, arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını, alacağın teminat altına alınması amacıyla davalıya ait----- plaka sayılı araç üzerine ihtiyati haciz konulmasının zorunlu olduğunu, kazanç kaybı bedelinin bilirkişi incelemesi ile belirlenmesini talep ettiğini, tüm bu nedenlerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00-TL kazanç kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava Değeri Artırım Dilekçesi: Davacı vekili 08.05.2026 tarihli dilekçesi ile HMK.nun M.107 uyarınca, dava değerinin artırımı yoluna gidilerek dava dilekçesinde 100,00 TL tutarındaki kazanç kaybı talebini fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, 19.200,00-TL'ye artırdıklarını, 19.200,00-TL kazanç kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını ve ----- Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacı taleplerinin zaman aşımına uğradığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının hukuka aykırı olduğunu ve alacağın likit bir tutar olduğunu, davacının kazanç kaybı iddiasını somut delillerle ispatlayamadığını, 23.10.2024 tarihli kaza tespit tutanağındaki kusur oranlarını kabul etmediklerini, müvekkilinin kusursuz olduğunu ve diğer araç sürücüsünün dikkatsizliği neticesinde kazanın meydana geldiğini, kaza tespit tutanağının bilirkişi raporu niteliği taşımadığını ve bağlayıcı olmadığını, müvekkilinin kaza tarihinde geçerli olan ---- ait ----poliçe numaralı kasko ve ------ poliçe numaralı trafik sigortası poliçelerinin bulunduğunu, sigorta teminat limitlerinin yeterli olduğunu, davanın ilgili sigorta şirketlerine ihbar edilmesi gerektiğini, Adli Tıp Kurumundan bilirkişi raporu alınarak kusur durumunun belirlenmesini, tüm bu nedenlerle; davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; trafik kazasından kaynaklı araç mahrumiyet süresi ve kazanç kaybı talebine ilişkindir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 49 gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar veren kişi bu zararı karşılamakla yükümlüdür. Yine TBK m. 50 gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 49 gereği, davalının meydana gelen zarardan sorumluluğu, kusurunun varlığına bağlıdır. İşleten tanımı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır.Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür.2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi ise “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükmünü içermektedir. Bu sebeple araç maliki ve sürücüsü işleten sıfatıyla zarardan müştereken ve müteselsilen sorumludur.23.10.2024 tarihinde saat 17:30 sıralarında, ---- ili,----ilçesi, ---- Caddesi'nde, ----- Caddesi istikametinde, ----- sevk ve idaresindeki ----- plakalı (Çekici) aracın ön kısmı ile, aynı şeritte ve yönde önünde seyreden sürücü ---- sevk ve idaresinde bulunan ------ Plakalı aracın arka kısımlarına çarpması sonucu iki aracın karıştığı maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.Dava konusu kazadaki kusur durumu ve davacıya ait aracın mahrumiyet bedelinin tespiti için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, hazırlanan raporda davacıya ait araç sürücüsünün kusursuz olduğu, davalı sürücünün yüzde yüz oranında kusurlu olduğu, davacıya ait aracın makul onarım süresinin sekiz gün olduğu, toplam araç mahrumiyet bedelinin 19.200,00 TL olduğu belirtilmiştir. Hazırlanan raporun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olması sebebiyle rapora itibar edilmiş ve dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacıya ait araç sürücüsünün kusursuz olduğu, davalı sürücünün yüzde yüz oranında kusurlu olduğu, davacıya ait aracın makul onarım süresinin sekiz gün olduğu, toplam araç mahrumiyet bedelinin 19.200,00 TL olduğu sonucuna varılmış ve davacı tarafından sunulan dava değeri artırım dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 117. maddesi gereğince, haksız fiilden kaynaklı alacaklarda davalının haksız fiil tarihinde temerrüte düşmesi sebebiyle haksız fiil tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmıştır. Açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulüne, 19.200,00 TL'nin 23.10.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 1.311,55-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin harçtan ve 326,18-TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 369,97-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan toplam 941,58-TL peşin ve tamamlama harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından 615,40-TL başvurma harcı, 191,50-TL vekalet harcı, 7.000,00-TL bilirkişi ücreti, 313,50-TL tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen toplam 8.120,40-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına, 6-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 19.200,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Gerekçeli karar yazım tarihi itibariyle UYAP sistemi üzerinden yapılan kontrollerde arabuluculuk faaliyeti yönünden düzenlenmiş sarf kararı bulunmadığı anlaşılmakla; arabuluculuk sarf kararının düzenlenmesi halinde TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca arabuluculuk ücretinin (sarf kararı ile belirlenecek tutarın) davalı ----- Şirketi'nden alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, tarafların yokluğunda, kesin olmak üzere karar verildi.