İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/458 E. 2026/437 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/458
Karar No
2026/437
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/458 Esas KARAR NO:2026/437 Karar

DAVA:Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ:27/06/2025 KARAR TARİHİ:01/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin 27/06/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirkete ... numaralı, 23.01.2024 - 2025 vade tarihli Nakliyat Emtea Taşıma Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan ... Otomotiv ve Savunma San. A.Ş. Tarafından satılan yedek parça emteası karşı taraf sorumluluğunda ... plakalı araç ile Türkiye'den Azerbaycan'a nakliyesi sonrasında 06.06.2024 tarihinde bir kısım emtianın hasar gördüğünün tespit edildiğini, Hasarın CMR belgesine şerh düşülmüş, tutanak altına alınmış ve müvekkil şirket sigortalısı tarafından ihtarname düzenlendiğini, Akabinde ise müvekkil şirkete poliçe kapsamında hasar ihbarında bulunulduğunu, Meydana gelen hasar nedeniyle Müvekkil şirket tarafından gerçekleştirilen incelemeler neticesinde poliçe kapsamında 07.11.2024 tarihinde 1.612,40.-EUR sigorta tazminat ödemesinde bulunulduğunu, Müvekkil şirketin ödemiş olduğu tazminatın CMR kapsamında taşıyıcının sınırlı sorumluluğu dikkate alınarak TTK 1472 hükümleri gereği 1.612,40 EUR'nun yabancı para alacaklarına ilişkin 3095 sayılı Kanun 4/a hükmü gereğince Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı dikkate alınarak işleyecek faizi (CMR Konvansiyonu gereği Y5'ten aşağı olmamak kaydıyla) ile vekalet ücreti ve arabuluculuk ücreti dahil tüm ferilerin tazmini için ...Arabuluculuk Bürosu'na 2025/... Büro, 2025/... Arabuluculuk dosya numarası ile başvuruda bulunulduğunu, Gerçekleştirilen görüşmeler neticesinde taraflarca anlaşma sağlanamamış, tutanak, tüm taraflarca imza altına alınmış ve iş bu davanın açılması zorunluluğunun hasıl olduğunu, Fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile 1.612,40 EUR sigorta tazminatının, sigortalıya ödeme tarihi olan 07.11.2024 itibaren yabancı para alacaklarına ilişkin 3095 sayılı Kanun 4/a hükmü gereğince Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı dikkate alınarak işleyecek faizi ile (CMR Konvansiyonu gereği yıllık %65 faizin altında kalmamak kaydıyla) tazminini, Arabuluculuk ücreti dahil olmak üzere yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin 05/09/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin taşıma sorumluluğu sigortası ile teminat altında olduğunu, Müvekkilinin dava konusu taşıma işi için Nakliyat Emtia Sorumluluk Sigortası yaptırdığını, Bu sigorta poliçesi kapsamında taşıma sırasında mallarda meydana gelen zararlara ilişkin taleplerin doğrudan sigortacı tarafından karşılanmakta olduğunu, Dolayısıyla davacının rücu talebi doğrudan müvekkile değil, müvekkilinin sigortacısına yöneltilmesi gerektiğini, ... Sigorta A.Ş. Nezdinde yaptırmış olduğu Nakliyat Sorumluluk Sigortası Poliçesi ; Poliçe No: 205-.../0 Tanzim tarihi 15.05.2025, Poliçe başlangıç tarihi: 15.04.2025 ve Poliçe bitiş tarihi: 15.04.2025 kapsamında sigortalattığını, Husumet itirazlarının olduğunu, Halefiyet ilkesi (TTK m.1472 vd.) gereği davacı sigortacı, sigortalının yerine geçerek zarardan sorumlu olan kişiye başvurabilir. Ancak müvekkilimin sorumlulukları kendi sigorta şirketi tarafından teminat altına alındığından, rücu hakkının adresi sigortacımızdır. Bu nedenle dava müvekkile yöneltilmiş olmakla husumetten reddinin gerektiğini, Kusur ve illiyet bağının ispatlanmadığını, Taşınan malın hasarının hangi aşamada ve hangi sebeple meydana geldiğinin açık olmadığını, TTK ve/veya CMR hükümleri uyarınca taşıyıcının sorumluluğunu ortadan kaldıran sebeplerin (malın kendi ayıbı, ambalaj yetersizliği, mücbir sebep vb.) araştırılmadığını, Davacının iddiasını ispat külfetini yerine getirmediğini, Taşınan mallarda hasar olması durumunda gümrükte hasar tespit tutanağı tutulmalıydı. Müvekkil ürünleri teslim ettikten sonra taşıtan firma kendileri taşınan mallarda hasar olduğunu iddia etmişlerdir. Bu ürünler müvekkile hasarlı teslim edilmiş olabilir. Müvekkil teslim ettikten sonra hasarlanmış olabilir davacının bu durumu ispat edemediğini, Zarar miktarına itirazları olduğunu, Davacı tarafından ödenen tazminat miktarı, gerçek zararla örtüşmeyebilir. Bu nedenle, bilirkişi incelemesi yapılarak fiili zararın, olayla illiyet bağının ve müvekkilinin kusur oranının belirlenmesi gerektiğini, Davanın müvekkiline yöneltilmiş olması husumet yokluğu sebebiyle reddini, Aksi kanaat halinde davaya müvekkilinin sigortacısının ihbar edilmesini, Kusur ve illiyet bağının bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilerek, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER -Nitelikli Hesap Uzmanı ..., Sigorta Uzmanı ... ve Taşıma uzmanı ... tarafından sunulan 09/02/2026 tarihli bilirkişi raporu, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, Davacının davaya konu hasar nedeni ile davalıdan rücuen tazminat talebine ilişkindir. Türkiye’de yerleşik sigortalı ... Otomotiv ve Savunma San. A.Ş tarafından Azerbaycan’da yerleşik ... firmasına 28.06.2024 tarih ve ... numaralı fatura kapsamında (Satış şekli: ... Bakü) 6 KAP (389 adet Net; 2.213,85 Kg. Brüt; 3.131,00 Kg.) “YEDEK PARÇA / ÖN CAMVB.” emtiası satıldığı, (Fatura bedeli: 69.084,41 EUR). Türkiye’den Azerbaycan’a kadar olan karayolu nakliyesinin nakliyeci Davalı ... LOJ. DIŞ TİC. LTD. ŞTİ. sorumluluğunda sürücü Sn. ... sevk ve idaresindeki ... (çekici+dorse) plakalı araç ile parsiyel yük olarak gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Mezkur aracın ...’ne varışı sonrasında yapılan kontrollerde camların bir kısmının kırık ve hasarlı olduğunun görülmesi üzerine CMR belgesine şerh düşüldüğü, Araç sürücüsü ... tarafından düzenlenen beyan yazısında; “28.06.2024 tarihinde ... Otomotiv’den iki sandık içerisinde 10 adet araç camı alındı. Bu camlarla İstanbul Bakü istikametinde hareket ettim. Taşıma sırasında herhangi bir kaza yada başka tehlikeli durum yaşamadım. Gümrükte araç açıldığında kasalarda bir sorun olmamasına rağmen içinde camların bazılarında hasarlar meydana geldiğini gümrük içerisinde tespit ettik. Bir kasada bir diğer kasada 4 cam yararsız halde görülmüştür.” şeklinde tespit yapıldığı görülmüştür. Eksperin teslimat noktasında düzenlediği raporda; “28.06.2024 tarih ve ... numaralı fatura kapsamında (Satış şekli: ... Bakü) satılan 6 KAP (389 adet Net; 2.213,85 Kg. Brüt; 3.131,00 Kg.) “yedek parça / ön cam vb.” emtiasından 5 adet 16N00-67039-AA ürün kodlu ön cam emtiasının kırık olduğunun öğrenildiği, Söz konusu hasarın nerede ve nasıl meydana geldiği net olarak anlaşılamamakla birlikte sürücü beyanına istinaden nakliye sırasında tehlikeli bir durum olmadığının anlaşıldığı, İletilen tahliye fotoğrafları incelendiğinde emtianın kenarları açık 2 adet ahşap kasa içerisinde, araları köpük, ön kısmı karton korumalı ve plastik şerit ile sarılı olarak ambalajlandığı, dış ahşap kasada herhangi bir hasar olmadığı, kafes paletin açık kısımlarının bulunduğu ve cam emtiayı nakliyenin olağan şartlarına göre korumak için yeterli olmadığı kanaatinin mevcut olduğu, CMR belgesi üzerindeki hasar notunda; “İlk tespit ambalaj hatası” yönünde tespit yapılmıştır. CMR 17/4-b hükmünce "taşımaya konu yük ambalajlanmadıkları veya kötü ambalajlandıkları zaman, özellikleri gereği fire veren veya hasara uğrayan malların ambalajlanmaması veya hatalı ambalajlanmış olması halinde” taşıyıcı sorumlu tutulmaz. Ayrıca CMR madde 10, yükü ambalajlama yükümlülüğünü gönderene yüklemiştir. Gönderen, yükün taşıma esnasında dış etkenlere karşı kaybı ve hasara uğraması olasılıklarını önleyecek şekilde yükü ambalajlamakla mükelleftir. Gönderen ambalajlamanın yeterli olmaması karşısında taşıyıcıya karşı kusursuz sorumluluk altında iken taşıyıcının aynı sebeple hak sahiplerine karşı sorumlu tutulması mümkün değildir. Taşıyıcı, yetersiz ambalajlama halinde hem CMR madde 17/4-b hükmünce hasar ve kayıptan sorumlu olmayacak hem de CMR 10 hükmünce uğramış olduğu zarar varsa tazminini talep edebilecektir. Hiç veya olması gerektiği gibi ambalajlanmamış yükün özelliği gereği fire veren ya da kayıp ve hasara uğrayan yükteki fire/hasar/kaybı taşıyıcının önleyebilmesi ve dolayısıyla bu durumdan sorumlu tutulmamalıdır. Sorumluluktan kurtulma anlamında ambalajlama yükümlülüğü haricen sözleşme ile taşıyıcıya yüklenmediği sürece, kimden kaynaklanırsa kaynaklansın yetersiz ambalajlama nedeniyle ortaya çıkan zarar karşısında taşıyıcı sorumluluktan kurtulacağı aşikardır. Mahkememizce re'sen görevlendirilen Nitelikli Hesap Uzmanı ..., Sigorta Uzmanı ... ve Taşıma uzmanı ... tarafından hazırlanan 09/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"...Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile eksper raporunun birlikte incelenmesi sonucunda; meydana gelen hasarın oluşumunda belirleyici etkenin eksper raporuyla da ortaya konulduğu şekilde, taşıma konusu emtianın taşımanın olağan şartlarına uygun şekilde korunmasını temin edecek nitelik ve yeterlilikte ambalaja sahip olmaması ve ambalajlama hatasının olduğu, bu hususun yüke ilişkin özel ayıp niteliğinde olduğu, CMR Konvansiyonu'nun 17/4. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenle meydana gelen hasar bakımından davalı taşıyıcıya kusur yüklenemeyeceği; davalı taşıyıcının sorumluluğu tespit edilmediğinden davacının, TTK 1472. Madde gereğince rücu edemeyeceği,..." yönünde kanaat bildirilmiş, işbu bilirkişi raporu dosya içeriğine toplanan delillere uygun ve karar vermeye elverişli bulunduğundan, mahkememizce verilen kararda dikkate alınmış ve davalı şirkete CMR'nin 10 ve 17. Maddeleri uyarınca sorumluluk yüklenemeyeceğinden davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davanın REDDİNE, 2-)Alınması gerekli 732,00TL karar harcının peşin alınan 1.284,48TL harcın mahsubu ile artan 552,48TL harcın hükmün kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine, 3-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-)Yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 45.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-)Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine, 6-)Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00TL nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.01/06/2026

Katip ... E-imzalıdır

Hakim ... E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/458, K. 2026/437, T. 01.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-458-e-2026-437-k-b5d53f0fd7fb