İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/121 E. 2026/378 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/121
- Karar No
- 2026/378
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/121 KARAR NO :2026/378
DAVA:Tazminat DAVA TARİHİ:03/09/2025 KARAR TARİHİ:15/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ruhsat sahibi olduğu ve davaya konu kaza tarihinde dava dışı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı 2021 model ... marka araca 06.10.2024 tarihinde trafikte seyir halindeyken davalılardan M. ...'ın sevk ve idaresindeki, davalı ...'ın ruhsat sahibi olduğu ... plakalı araç tarafından yapılan hatalı sollama sonrası çarpıştığını, kaza neticesinde müvekkil şirket aracı 20 gün onarım görmüş ve toplam 103.723,21 TL tamir masrafı ödenmek durumunda kalındığını, dava dışı ..., müvekkili şirket aracı ile ... İlçesi ... Bulvarında aracıyla normal şekilde trafikte ilerlemekteyken Kaza Tutanağı'ndaki ifadelerden de görüleceği üzere davalılardan ...'ın aracı ile ani şerit değiştirmesi neticesinde müvekkil şirket aracının sağ ön tarafına çarptığını, meydana gelen trafik kazası neticesinde araçta ciddi hasar oluşmuş ve yetkili serviste tamir gören araç için 103.723,21 TL'lik tamir masrafı istendiğini, her ne kadar bu yüksek meblağlı tamir masrafı davalının sigortası tarafından karşılanmışsa da mahkemenin takdir edeceği üzere trafiğe çıkış tarihi 2021 olan ve olay tarihi itibariyle kazasız olan araç, davaya konu kaza nedeniyle ciddi değer kaybettiğini, müvekkilinin şirketi ekonomik anlamda zarara soktuğunu, dava konusu kaza sonrası sigorta şirketleri kazaya ilişkin mutabakata varıp müvekkili şirket aracını kullanan dava dışı ...'e % 0, davalı sürücüye ise % 100 kusur oranı verdiğini, müvekkili şirkete ait ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybı nedeni ile 1.000,00 TL’nin davalı M. ... ve ... yönünden kaza, davalı şirket yönünden ise 27.02.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan alınarak müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağından reddi gerektiğini, Karayolları Trafik Kanunu’nun 92. maddesi gereğince trafikten çekme belgesi verilmiş araçlar değer kaybına uğramadığını, davacı aracın çekme belgeli olup olmadığının tespiti gerekmekte ve ağır hasar kaydının tespiti halinde talebin reddi gerektiğini savunmuştur. Davalılar ... ve ... ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davada müvekkilleri bakımından dava şartı olan arabuluculuk gerçekleştirilmediğini, davacı tarafın dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu arabuculuk son tutanağında da karşı taraf olarak yalnızca ... SİGORTA A.Ş. yer aldığını, davanın dava şartı yokluğundan da reddi gerektiğini, huzurdaki dava yetkisiz yerde ikame edildiğini, davanın bu yönüyle de reddi gerektiğini, söz konusu kaza sonrasında kusur oranları hatalı tespit edildiğini, bu nedenle alınacak rapor sonrasında kusur oranlarının hukuka uygun şekilde tespiti sonrasında davanın reddine karar verilmesini, davacıya ait aracın kaza öncesinde hasarının bulunup bulunmadığının tespiti ve önceki hasarının olması halinde bu hasar nedeniyle değer kaybı oluşmayacağı veya araç rayiç değeri düşeceği için sonraki kazada oluşan değer kaybı meblağının azalacağı izahtan vareste olduğunu, kaza sonrası araç görüntüleri incelendiğinde dosyada mübrez anlaşmalı servis raporunda yer alan bazı onarım ve değişimlerin dava konusu araçta kaza öncesi hasar olabileceğini, huzurdaki davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise izah edildiği üzere esastan reddine karar verilmesini savunmuştur. DELİLLER Mahkemece taraf teşkili sağlanmış, bildirilen deliller toplanmış, Arabuluculuk anlaşamama tutanağı, İhtarname, Eksper raporu ve ücret faturası, Kaza tespit tutanağı ve kazaya ilişkin faturalar, tramer kayıtları ve Hasar dosyası dosya arasına alınmış ve hasar ile kusur yönünden bilirkişi raporu alınmıştır. Mahkememiz tarafından atanan bilirkişi ...'ın hazırlamış olduğu 14/01/2026 tarihli raporunda; "olan trafik kazasında, ... plakalı araç sürücüsü ...' ın % 100 (Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...' in kusurunun bulunmadığı, dava konusu ... plakalı, 2021 model ... marka /model aracın, dava konusu trafik kazasında hasarlanmış olmasından dolayı, değer kaybının, kaza tarihi itibarıyla 64.000,00 TL olacağı" şeklinde görüş bildirmiştir. Davacı vekili 09/03/2026 tarihli talep arttırım dilekçesi ile dava değerini 64.000,00 TL'ye arttırdığı, tamamlama harcını yatırdığı anlaşılmıştır. DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ VE GEREKÇE Dava, davacıya ait ... plakalı aracına davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalanan davalı ...'ın sürücüsü, davalı ...'ın tescil maliki olduğu ... plakalı aracın çarpması neticesinde meydana gelen değer kaybı talebinden ibaret olduğu anlaşılmaktadır. Mahkememiz dava konusu sebebi ( sigortaya ilişkin hükümler TTK da düzenlendiğinden) ile görevli ve HMK 7 ve16 maddeleri gereği yetkilidir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketinin sigortalısı olan ... plakalı aracın 06.10.2024 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı aracına çarptığını ve maddi hasar ve değer kaybı meydana geldiğini, davalı araç sürücüsünün kaza nedeniyle %100 kusurlu olduğunu belirterek değer kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile ödenmesini talep etmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunun 7. maddesinde: Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır. Şeklinde 16. Maddesinde: Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. Şeklinde yasal düzenleme bulunduğundan kazanın meydana geldiği yer ve davalı sigortanın yerleşim yeri itibari ile mahkememiz yetkilidir. Türk Borçlar Kanunun 49. maddesinde: Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Şeklinde yasal düzenleme bulunmaktadır. Karayolları Trafik Kanunun 85. maddesinde: - (Değişik fıkra: 17/10/1996 - 4199/28 md.) Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. Şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85.maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nun 91. maddesiyle de; işletenin Aynı Kanunun 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir. Hemen belirtmelidir ki, işletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının ve güvence hesabının 91.maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir. 6100 sayılı Kanunun 107. maddesine göre "(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.(2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir." düzenlemesi gereğince taraflar arasında maddi zarara ilişkin alacak talebinin belirli olmadığı ve uyuşmazlık bulunduğu, davacıdan maddi zararının ne kadar olduğunun tam ve kesin olarak bilmesinin mümkün olmadığı ve Mahkememizce yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda belli olacağından davanın belirsiz alacak davası olduğunun kabulü gerekmiştir. Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; 06.10.2024 tarihinde davacı tarafa ait ... plakalı araca, davalı sigorta şirketi tarafından Zorunlu Mali Mesuliyet sigortalı bulunan ... plakalı aracın çarpması neticesinde, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet sigortasının bulunduğu, davalı ...'ın sürücüsü, davalı ...'ın tescil maliki olduğu alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere, davalı araç sürücüsü ...'ın gerekli kontrolleri yapmaksızın ve takip mesafesini mahal şartlarına göre ayarlamaksızın şerit değiştirme kurallarına aykırı olarak sol şerite girdiği ve sol şeritte aynı yönde seyir halinde olan davacı aracı ile çarpıştığı olayda %100 kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsünün alabileceği bir önlem bulunmadığından kusursuz olduğu, kusur oranlarının kaza tespit tutanağına ve kazanın oluş şekline uygun olduğu ve hükme, denetime elverişli olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmış, aracın onarımı için zorunlu olarak değişmesi gereken parçaların ve işçiliklerin kaza ile uyumlu olduğu, hasarın kaza ile illiyet bağının olduğu, kaza tarihi itibariyle dava konusu ... plakalı aracın dava konusu kazada hasarlanan parçaları dikkate alınarak yapılan inceleme ve piyasa araştırmasına göre, aracın onarımı için zorunlu olarak değiştirilmesi gereken yedek parçaların bedeli ve işçilik bedelleri olmak üzere toplam hasar miktarının KDV dahil 103.723,21 TL olduğu, aracın geçmiş kaza kaydının bulunmadığı tramer kayıtlarından anlaşılmış ve aracın kaza tarihden önceki rayiç değeri 890.000,00TL, kaza sonrası piyasa değerinin 826.000,00TL olduğu ve 64.000,00TL değer kaybı zararın bulunduğu davalının sigortalısının %100 oranında kazaya etkisinden dolayı, zararın tamamından kaza tarihi itibarıyla sorumlu olduğu, düzenlenen raporların dosyadaki delillerle uyumlu, bilimsel ve denetime açık olduğu kabul edilerek trafik sigortacısının, 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2.maddesi uyarınca, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve sigortacının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerektiği ve davacının başvuru koşulunu sağladığı, davalı sigortaya 27.02.2025 tarihinde başvurduğu nazara alınarak ve 8 iş günü sonu olan 12.03.2025 tarihinde davalı sigortanın temerrüde düştüğü, diğer davalıların haksız fiil hükümleri gereği kaza tarihinde temerrüde düştüğü, kazaya karışan araçların hususi araç olması nedeniyle yasal faize hükmedilerek talep arttırım dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; 64.000,00TL hasar bedelinin 06.10.2024 tarihinden (davalı sigorta yönünden bakiye poliçe limiti 96.276,79TL ile sınırlı olmak ve 12.03.2025 tarihinden itibaren faiz işletilmek suretiyle) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 4.371,84TL nispi karar harcından peşin yatırılan 615,40TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 3.756,44-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davalı sigortadan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 45.000,00TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan toplam 9.088,30-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa re'sen iadesine, Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.15/05/2026
Katip ...
Hakim ...