İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/451 E. 2026/58 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/451
- Karar No
- 2026/58
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/451 Esas - 2026/58 TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2025/451 Esas KARAR NO : 2026/58
.... DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 24/06/2025 KARAR TARİHİ : 27/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/02/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Teşekkülü İktisadi Devlet Teşekkülü olması nedeniyle 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa tabi bulunan müvekkilinin asıl işi olan elektrik üretmenin dışında herhangi bir mal ya da hizmet alımına ya da yapım işine ihtiyacı olması halinde, bunları 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu çerçevesinde ihale yoluyla değişik firmalardan temin ettiğini, bu kapsamda davalılar ile hizmet alımı işleri sözleşmeleri imzalandığını ve hizmet alımı işi kapsamında davalılar işçisi ...'ın işçilik alacaklarının davalı firmalarca ödenmediğini, dava dışı işçinin 20/04/2007 tarihinden 25/12/2024 tarihine kadar kesintisiz olarak hizmet cetvelinde de görülen taşeron firmalarda çalıştığını, işçiye firmalar adına 08/02/2015 tarihli ve 29261 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Kamu İhale Kanununa göre İstihdam Edilen Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımları Kapsamında İşçilerin Kıdem Tazminatlarının Ödenmesi Hakkındaki Yönetmelik doğrultusunda müvekkil kurumca gerekli hesaplamalar yapılarak son 10 Yıl 3 Ay 28 günlük çalışmasına karşılık gelen kıdem tazminatı tutarı 330.496,10-TL'nin işçinin başvurusuna binaen yasal kesintileri yapıldıktan sonra doğrudan kendisine ödendiğini, bu çalışma dışında kalan dönemleri için ise ... sayılı işçi-işveren uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk başvurusu kapsamında anlaşmaya varılarak 130.000,00-TL kıdem tazminatı ve 7.800,00-TL arabuluculuk ücreti ödendiğini, ilk hizmet alım firması olan dava dışı ..... tarafından kendi dönemi borçlarının işçiye ödenmesi nedeniyle arabuluculuk anlaşması dönemine dahil edilmediğini, doğrudan kendisine yapılan ödeme ile firmalar adına ödenen miktar arabuluculuk masrafları da dahil olmak üzere 468.296,10-TL olduğunu, müvekkili Teşekkül tarafından dava dışı işçiye yapılan ödemeden davalı şirketlerin sorumlu olduğunu, müvekkili Teşekkül ile davalılar arasında imzalanan Sözleşmelere göre, davalıların çalıştırdığı bütün işçilerin ücret ve her türlü alacaklarından kendilerinin sorumlu olduğunu, firmalar adına ödenen 468.296,10-TL'nin taşeron firmalardan tahsili amacıyla .... başvurusu yapıldığını ve Arabuluculuk müzakereleri sonunda kısmen anlaşmaya varılarak anlaşma sağlanan firmaların dava dışı bırakıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik her bir davalı için 100,00'er TL'den 1.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte bilirkişi marifetiyle yapılacak hesaplama neticesinde sorumlulukları oranında davalılardan tahsiline, her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş; belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada yargılama sırasında verilen 22.12.2025 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 319.824,95-TL olarak artırmıştır. Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının alacaklarının zamanaşımına uğrayan kısımlarına ilişkin olarak zamanaşımı defi ileri sürdüğünü, bu talepler yönünden davacının taleplerinin reddi gerektiğini, davacı tarafça dava dışı işçiye ödenen alacak kalemlerinden kıdem tazminatına ilişkin olarak rücu edilmesinin mümkün olmadığını, zira firma nezdinde çalışması neticesinde dava dışı işçinin kıdem tazminatı alacağının işyeri devri nedeniyle doğmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının talep ettiği faiz başlangıç tarihinin de kabulünün mümkün olmadığını, şartname ve devamındaki sözleşmenin davacı işverenin kanun karşısındaki sorumluluğunu devre dışı bırakamayacağını, taraflar arasında akdedilen sözleşmede kıdem tazminatı yahut diğer işçilik alacakları niteliğindeki alacakların yüklenici firmalar tarafından ödeneceğine dair herhangi bir ibare bulunmadığını savunarak, haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı.... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı firmalar arasında birbirlerine karşı kanuni teselsül ve zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığını, davanın dava şartı yokluğundan da reddini talep ettiklerini, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının muvazaalı alt işverenlik ilişkileri tesis ettiği için tek ve gerçek işveren olup, alt işverenlere rücu talebi yöneltemeyeceğini, işçinin müvekkili şirket nezdinde çalışmış olsaydı davacının rücu talebi yöneltebilmesi için sözleşmede bu yönde hüküm olmasının gerektiğini, Kamu İhale Mevzuatı açısından da davacının davalıya rücu talebi yöneltemeyeceğini, kabul anlamına gelmemek üzere davacı rücu talebi yöneltebilecek olsaydı dahi rücu kapsamının tartışılması gerektiğini, dava dışı işçinin müvekkili şirket çalışanı olduğunu kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkili şirketten talep edilebilecek bir alacak kalemi bulunmadığını, dava dışı işçi ...'ın münhasıran ...işçisi olması, davalıların işçisi olmaması ve.... ile aralarındaki ihale sözleşmesinde de işçilik alacaklarından davalıların sorumlu olacağına ilişkin bir hükme yer verilmemiş olması karşısında davacının, davalılara dava konusu alacakları rücu edemeyeceğinin açık olduğunu savunarak, davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı..... vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dışı işçinin asıl ve tek işvereninin davacı ... olup, huzurdaki davada müvekkili şirkete husumet yöneltilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının rücu talebinin zamanaşımına uğradığını, davacı ile davalı müvekkili şirket arasındaki ilişkinin ihale yolu ile personel temini hizmet alımına ilişkin olup, dosya kapsamında bulunan Hizmet Alım Sözleşmesinde ve eklerinde işçilerin kıdem tazminatlarından hangi tarafın sorumlu olduğu hususunda hiçbir düzenlemeye yer verilmediğini, dolayısıyla asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili şirketin sözleşmeden kaynaklı işçilik alacaklarından sorumlu olduğu bir an için kabul edilse dahi; davacı Kurumun da 4857 sayılı yasanın 2/6. maddesi gereğince asıl işveren-alt işveren ilişkisinden kaynaklı olarak, asıl işveren sıfatını muhafaza etmesi nazara alındığında, dava dışı işçinin işçilik alacakları ve sair tazminatlarından sorumlu olduğunu ve olacağını bilebilecek durumda olduğundan söz konusu bedellerden yarı yarıya sorumlu olduğunu savunarak, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, tüm yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılar; Yapılan tebligatlara rağmen davaya cevap vermemiş, delillerini bildirmemiş ve duruşmalara katılmamış olup, yargılama yokluklarında sürdürülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı Kurum tarafından dava dışı işçi ...'a davalı yüklenici firmalar adına ödenen 468.296,10-TL tutarındaki işçilik alacaklarından davalı şirketlerin sorumluluklarına isabet eden miktarların bilirkişi tarafından tespiti ile ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte sorumlulukları oranında davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Mahkememizce yapılan yargılama sırasında uyuşmazlığın çözümü için gerekli tüm delillerin toplanmasına ve tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilerek, verilen ara karar uyarınca dosyanın tevdi edildiği bilirkişi ... tarafından düzenlenen 08.12.2025 tarihli raporun dosyaya sunulduğu, taraflara tebliğ edildiği, bir kısım davalılar vekillerince rapora karşı beyan ve itirazlarda bulunulduğu, davacı vekilince dava değerinin artırılmasına ilişkin ıslah dilekçesi sunulduğu, ıslah dilekçesine karşı da bir kısım davalılar vekillerince beyan ve itirazlarda bulunulduğu, ancak sunulan bilirkişi raporunun gerekçeli ve denetime elverişli olup, hükme esas almaya medar olduğu, yapılan itirazların ise yerinde bulunmadığı takdir olunmakla ve dosya kapsamına sunulanların dışında toplanması gereken başkaca bir delil ve araştırılacak başkaca bir hususun da kalmadığı anlaşılmakla, tahkikata son verilmiştir. Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı işçi ...'ın davacı Kurumdan ihale alan davalı şirketler yanında çalışmış olup hizmet sözleşmesi “Emeklilik" nedeniyle sona eren dava dışı işçiye, toplam çalışma sürelerine isabet eden kıdem tazminatının davacı Kurum tarafından ödendiği, davacı Kurumun asıl işi dışında bulunan çeşitli yardımcı işlerini davalı şirketlerden hizmet alımı yolu ile temin ettiği, davacı Kurum ile davalı şirketler arasında hizmet alımı sözleşmeleri ile asıl işveren-alt işveren ilişkisinin kurulduğu, dava dışı işçinin hizmet alımı yapılan firmalarda işçi olarak çalıştığı, davalılar ile yapılan Sözleşmelerin 22. Maddesinde,“Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personelle ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve genel şartnamenin altıncı bölümünde belirlenmiş olup, yüklenici bunlara aynen uymakla yükümlüdür”. Düzenlemesine yer verilmiş olup, davacı tarafından ödenen toplam kıdem tazminatı miktarının dava dışı işçinin toplam hizmet süresine bölünmek suretiyle güne düşen kıdem tazminatı hesap edilmek ve sonrasında davalılar yanında geçen hizmet süresine çarpılmak suretiyle davalılar dönemine düşen kıdem tazminatı miktarının hesaplandığı, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde işçi alacaklarından yüklenicilerin sorumluluğuna ilişkin düzenlemelerin yer aldığı, davacı işverenin ise işçi alacaklarından sorumlu olacağına dair hüküm bulunmadığı, dava dışı işçi ...'ın hizmet ilişkisinin 1475 Sayılı İş Kanunun yürürlükte bulunan 14. maddesine göre kıdem tazminatının ödenmesini gerektirecek şekilde sona erdiği, dava dışı işçinin davalı şirketlerde geçen çalışma süresine göre davalıların kendi dönemleriyle sorumlu olup, dava dışı işçi ile ilgili olarak davacı Kurumun 05.02.2025 tarihinde yapmış olduğu toplam brüt 468.296,10 TL kıdem tazminatı ödemesinden toplam 319.824,95 TL'lik kısmını davalı şirketlerden rücuen tazminini talep edebileceği, davalıların sorumluluğunda olan bir ödemeyi yapan davacının ödeme yaptığı tarihten itibaren faiz talep hakkının olup, taraflar arasındaki ilişkinin ticari bir ilişki olması nedeniyle avans faizi uygulanmasına ilişkin talebinin de yerinde olup, davalıların usul, zamanaşımı ve esasa yönelik itiraz ve savunmalarının yerinde görülmediği, davalıların dava dışı işçiyi çalıştırdıkları süreye isabet eden miktardaki kıdem tazminatından sorumlu olup, hizmet alımı sözleşmelerindeki işi, iş ortaklığı şeklinde yüklenen davalıların ise yükümlü oldukları tutardan dolayı davacıya karşı müteselsilen sorumlu bulundukları anlaşılmakla, dava ve ıslah dilekçeleri kapsamında talep edilen tutarlar üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmekle, açıklanan esaslara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının dava ve ıslah dilekçeleri kapsamında talep edilen Toplam; 319.824,95-TL tutar üzerinden KABULÜ İLE, bu miktarın; 26.873,81-TL'sinin davalı .... 66.430,64-TL'sinin davalılar ...... (Eski Unvanı: ...) tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Hüküm altına alınan tutarların davalılardan 05.02.2025 tarihinden tahsil edilecekleri tarihe kadar avans faiz oranları uygulanmak suretiyle tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince hüküm altına alınan 319.824,95-TL üzerinden hesaplanan 21.847,24-TL harçtan, davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan 615,40-TL harç ile ıslah harcı olarak yatırılan 5.444,73-TL harcın mahsubu sonucu kalan 15.787,11-TL harcın davalılardan sorumlulukları oranında yapılan paylaşım hesabı sonucu; 1.326,53-TL harcın davalı ... (Eski Unvanı: ...) tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan 4.472,50-TL posta ve tebligat gideri, 20.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 25,00-TL dosya kapak masrafı olmak üzere toplam 24.497,50-TL yargılama giderinden, davalılardan sorumlulukları uyarınca yapılan paylaşım hesabı sonucu; 2.058,44-TL yargılama giderinin davalı ... müştereken ve müteselsilen, tahsili ile,726,90-TL yargılama giderinin davalı ... vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ...'da İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/01/2026 ..... ¸e-imzalıdır.