İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/451 E. 2026/513 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/451
Karar No
2026/513
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/451 Esas KARAR NO :2026/513

DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:24/06/2025 KARAR TARİHİ:07/07/2026

Mahkememizde görülen Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin uzun süreli filo şeklinde araç kiralama işi ile iştigal ettiğini, müvekkili şirkete ait ... plakalı aracın 26.04.2025 günü ... ili ... ilçesi mevkiinde seyir halinde iken karıştığı kaza neticesinde hasar aldığını ve bu nedenle onarımı sağlandığını, söz konusu kazada ... plaka numaralı aracın kusurlu hareketleri sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğinin taraflarca tutanak altına alındığını, bu sebeplerle davalının 3. şahıslarda hak ve alacakları ile haczi kabil malları mevcut olup iş bu alacağın niteliği ve miktarı, alacağın rehin veya ipotek ile teminat altına alınmamış olması ve muaccel hale gelmiş olması hususları birlikte nazara alındığında ihtiyati haciz talebinin kabulü ile; dava sonucunda hüküm altına alınacak olası alacağın tahsilini sağlamak amacıyla; davalının alacağa yetecek tutarda taşınır ve taşınmaz mallarına, tazminatlarına ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları ile mallarına ihtiyati haciz konulmasına ardından davanın kabulü ile 9.715,55-TL hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 100,00-TL (HMK 107. Madde uyarınca belirsiz alacak) araç mahrumiyet bedeli (kazanç kaybı) açısından kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 100,00 TL (HMK 107. Madde uyarınca belirsiz alacak) araç değer kaybı bedeli açısından kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın konusu maddi hasarlı trafik kazası sonucunda davacının maliki bulunduğu araçta meydana gelen hasar bedeli, araç mahrumiyet bedeli, araç değer kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren avans faizi ile tahsili taleplerinin zaman aşımına uğradığını, bu nedenle davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, sigorta şirketlerinin davaya dahil edilmesinin gerektiğini, müvekkili şirketin ZMMS ve Kasko poliçelerini düzenleyen sigorta şirketleri, talep edilen alacaklar açısından arabuluculuk görüşmelerine katılmış olmalarına rağmen davada davalı olarak dahi gösterilmediğini, trafik kazasına karışan müvekkili şirket aracının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) veya poliçe kapsamına göre İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası (Kasko Sigortası) bulunduğunu, iş bu sigorta poliçeleri hangi sigorta şirketi tarafından yapılmışsa, o sigorta şirketinin de ölüm, yaralama veya diğer zararlardan sorumlu olacağını, müvekkili şirket aracının ZMMS düzenleyen sigorta şirketinin de bu davada davalı olarak yer almasının gerektiğini, davanın ihbar edilmesi talepleri bulunduğunu, davacının; müvekkili şirket aracının kusurlu olduğu yönündeki görüşlere katılmadıklarını, kusur durumunun mahkemece belirlenmesinin gerektiğini belirterek; d

avanın müvekkili şirkete ait araç ZMM Sigortasının tarafı olan ... Sigorta A.Ş.'ye ve talep edilen tazminatın zmm kapsamı poliçesindeki limit miktarı da sorumluluğun sona erdiği noktada kalan kısmının bulunması halinde ... Sigorta A.Ş.'ye ihbarı ile davaya dahil edilmelerine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın usulden reddine, mahkemenin aksi kanatte olunması halinde hukuki dayanaktan yoksun davanın yapılacak yargılama sonucunda esastan reddine, kusur oranlarının tespit edilebilmesi için konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılmasına, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İhbar olunan ... Sigorta A.Ş. vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde yapılan araştırmalar neticesinde uyuşmazlığın ... numaralı Genişletilmiş Full Kasko Sigorta Poliçesi ile sigorta teminatı altına alınmış olan ... plakalı aracın, 26/04/2023 tarihinde kazaya karıştığı ... plakalı araçta meydana geldiği iddia edilen hasar talebiyle ilişkili olduğunun anlaşıldığını, başvuran tarafın aracında meydana gelen maddi hasarın tazmini için .../1 numaralı hasar dosyası, değer kaybının tazmini için .../3 nolu hasar dosyası, mahrumiyet bedeli talebi için .../2 nolu hasar dosyasının açıldığını, başvuru anılan zaman aşımı süreleri geçtikten sonra açılmış olduğundan zaman aşımı itirazları doğrultusunda başvurunun reddinin gerekeceğini, davacı tarafın belirsiz alacak davası açmasında hukuki yarar bulunmadığını, davaya konu aracın kasko sigorta poliçesi ile teminat altında alınmış ve kasko poliçesinde ihtiyari mali sorumluluk teminatı bulunduğunu, kabul manasında olmamak üzere yargıtay kararları ve poliçe genel şartları uyarınca sıralı sorumluluk öngörülmüş olup müvekkili şirketin ancak trafik sigortası limitini aşan miktardan sorumlu olacağını, kusur durumlarının belirlenmesi gerektiğini belirterek; müvekkili şirketin ihbar olunan konumunda olduğundan aleyhine hüküm tesis edilmemesi ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İhbar olunan ... Sigorta A.Ş. vekilinin cevap dilekçesinde özetle; kaza tarihinin üzerinden iki sene geçtikten sonra dava yoluna başvurulduğunu, zaman aşımı süresi dolduğundan davanın usulden reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin poliçe limitinin üstündeki değerlerden sorumlu olmayacağını, kusur oranlarının belirlenmesinin gerektiğini belirterek; haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama gideri ve ücreti vekâletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu alınmış dosya arasına konulmuştur. Davacı vekilinin 11.05.2026 tarihinde dava değer arttırım dilekçesi sunarak dava değerini 12.140,55-TL'ye çıkartarak harçlandırmıştır. Dava: Haksız Fiilden Kaynaklanan Tazminat İstemine İlişkindir. Somut uyuşmazlık; ... İli ... İlçesi ... Mah. 25. Cad üzerinde, sürücü beyanlarına göre Liman Kapı Girişi önünde bulunmakta iken, önündeki aracın geri manevra yapması ile kendisi de geri geri manevra yapmaya başlayan sürücü ... ...'ın idaresindeki ... plakalı kamyonet ile aracının belirtilmeyen kısımları ile; arkasında bulunan ve aynı yerde duraklama halinde beklemekte olan sürücü ...'ın idaresindeki ... plakalı kamyonetin sağ ön kısımlarına çarpması sonucu maddi hasarlı olarak meydana gelmesi üzerine ikame olunan tazminat istemine ilişkindir. Kusur yönünden yapılan değerlendirmede; kazanın oluşu konusunda sürücüler tarafından düzenlenen maddi hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı dışında başka bilgiye rastlanmamıştır. Tutanağa göre; dava dışı sürücü ... ...'ın idaresindeki ... plakalı kamyonet ile kazada tehlike yaratan ilk kusurlu davranışta bulunan olduğu; Liman Kapı Girişi önünde bulunmakta iken, önündeki aracın geri manevra yapması ile kendisi de geri geri manevra yapmaya başladığı esnada aracının belirtilmeyen kısımları ile; aynı yerde arkasında bulunan ve duraklama halinde beklemekte olan kamyonetin sağ ön kısımlarına çarptığı, dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği ve “%100 Oranda Asli ve Tam Kusurlu" olacağı, öte yandan; ... plakalı kamyonet sürücüsü dava dışı ... hakkında “Güven İlkesi” gereği de inceleme yapılmıştır. Trafik Kazası Tespit Tutanağında adı geçen sürücünün herhangi bir kural ihlali bilgisi belirtilmemiştir. Buna göre adı geçen sürücünün idaresindeki araçla anılan yerde kurallara uygun şekilde duraklama halinde beklemekte olduğu esnada, ön ilerisinde bulunan ve geri geri manevra yapmakta olan diğer araç tarafından çarpılmaya uğradığı; kazada etkisi olmadığı, alabileceği bir tedbir bulunmadığı ve “Tamamen Kusursuz” olacağına ilişkin bilirkişi değerlendirmesi yerinde görülmüştür. Hasar yönünden yapılan değerlendirme; dava konusu ... şase numaralı, ... plakalı, ... marka, ... tipi, 27.146 km kullanım mesafesinde olan 2022 model aracın dava konusu hasarına ilişkin olarak dosyaya sunulan servis onarım belgesi ve davacı şirket adına düzenlenmiş 25.09.2023 tarihli onarım faturasında onarım için değiştirilmesi gereken parça bedeli 769,64 TL ıskonto ile 6.165,93 TL, işçilik bedeli 2.700,00 TL olmak üzere toplam onarım bedeli KDV dahil 9.715,55 TL olarak hesaplanmıştır. Onarım faturasında yer alan iskontosuz parça bedelleri hasar tarihi itibariyle orijinal yeni parça bedellerine uygundur. Kaza tutanağında yer alan kaza krokisinde çizilen çarpışma şekli göz önüne alındığına onarım faturasının hasar ile uyumlu olduğu kanaatine varılmıştır. Model yılı 2022 olan dava konusu araç 26.04.2023 hasar tarihi itibariyle yaklaşık 1 yıl kullanılmış ve 27.146 km kullanım mesafesindedir. Zarardan sorumlu tarafın sorumluluğunun, kusuru oranında, zarar gören aracı zarar görmeden önceki haline getirilmesi ile sınırlı olduğu, zarar oluşuncaya kadar meydana gelen hasarlar ile aracın ekonomik ömrünü azaltan doğal yıpranmaların ortadan kaldırılmasından sorumlu olmadığı, gerçek zararın ancak (Hasar gören parçaların orijinal olması durumunda) aracın onarımında tamamen hasarsız. kullanılmış orijinal parçalar kullanılmak suretiyle sağlanacağı açıktır. Yargıtay uygulamaları doğrultusunda, tam zayi olan araçlarda zararın hasar öncesi emsal araçların rayiç değeri ile karşılandığı göz önüne alındığında, kısmi hasarın, hasarlı parçaların kaza tarihindeki haline emsal parçalar ile giderilmesi gerekmektedir. Aracın onarımında, orijinal yeni parça kullanılması durumunda meydana gelen kıymet kazanma; değişen parçaların onarılarak tekrar kullanılabilir olması durumunda iade, değişen parçaların onarılarak tekrar kullanılabilir olmaması durumunda ise onarımla tekrar kullanılamayacak olan parçanın malzeme değerini ortadan kaldırmayacağı gözetilerek hurda tenzili yapılması gerekir. Onarımın araç maliki eli ile yaptırılmış olması durumunda, piyasa şartlarında orijinal parça temininde pazarlık payını da gözetilmesi gerekmektedir. Yukarıda yapılan açıklamalar kapsamında, dava konusu aracın aracın onarımında kullanılan parçalara yaklaşık %15 oranında indirim uygulandığı göz önüne alındığında onarım faturasında yer alan KDV dahil toplam tutarın onarım zararı olarak kadri maruf olmakla birlikte ön tampon onarılarak tekrar kullanılabilir olmaları nedeniyle iade kapsamında değerlendirilmiş, yeni parçalar için uygulanan kıymet kazanma tenzili ile gerçek zararın hasar tarihi itibariyle, KDV dahil 9.000,00-TL mertebesinde olduğu kanaatine varılmıştır. Değer kaybı yönünden yapılan değerlendirmede ; Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2002/130 Esas, 2002/4512 karar sayılı ilamında "tamamen onarılmış olsa bile arızalı araba, tahribatın izlerini taşıyacağından onarıldıktan sonra mübadele (rayiç) değerinin onarımdan önceki mübadele değerinden az olacağının kabulü gerekir. Aracın onarılmış durumdaki değeri, ne kadar iyi onarılmış olursa olsun, kural olarak aynı nitelikteki hiç onarım görmemiş araç değerinden düşüktür ve bu da cari değerinden kaybettirmektedir." şeklindeki ilamı göz önüne alındığında, dava konusu aracın görmüş olduğu dava konusu hasar onarımı nedeniyle hasar öncesi rayiç değerinde bir azalmanın olacağı, önceki hasarlarının da dava konusu hasar öncesi rayiç değerinde azalmaya neden olacağı, mükerrer hasarların ise değer kaybı yaratmayacağı açıktır. Yargıtay kararında, tamamen onarılmış olsa bile arızalı araba, tahribatın izlerini taşıyacağından onarıldıktan sonra mübadele (rayiç) değerinin onarımdan önceki mübadele değerinden az olacağının kabulü gerektiğinin belirtildiği göz önüne alındığında, hasarın, hasarlı parçanın herhangi bir müdahale yapmadan orijinal yenisi ile değiştirilerek giderildiği durumlarda, değer düşümüne neden olan tahribat izlerinin tamamen ortadan kalkması nedeniyle değer kaybına yol açmayacağının Yargıtay'ın kabulünde olduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu dava dosyasında konusu ... şase numaralı, ... plakalı, ... marka, Tourneo Courler 1.5 TDCİ 100PS EU6.2 Deluxe MCA tipi, 27.146 km kullanım mesafesinde olan 2022 model aracın hasarına ilişkin olarak dosyaya sunulmuş belgelerden yer alan onarımı kalemleri arasında piyasa koşullarında değer kaybına neden olacak onarım kalemi bulunmaması nedeniyle dava konusu 26.04.2023 tarihli hasarın araçta değer kaybına neden olmadığına ilişkin bilirkişi tespiti yerinde addedilmiştir. İkame araç bedeli yönünden; dava konusu aracın hasar ayrıntısı göz önüne alındığında, hasar tespiti ve parça siparişi 1 gün, boya işleri 3 gün, montaj işleri 1 gün olmak üzere içerdiği tatil günleri ile birlikte makul onarım süresinin 5 gün olduğu kanaatine varılmıştır. Kazanç, verilen hizmet karşılığı elde edilen toplam gelirden, söz konusu hizmetin verilebilmesi için yapılan harcamaların düşülmesinden sonra kalan kısımdır. T.C. Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 2015/667 Esas, 2015/8191 Karar sayılı ilamında, özetle, davacının talep ettiği zarar yönünden tespitlerinin soyut olduğu, hükme elverişli olmadığı, aracın hasarına göre makul tamir süresinin tespit edilmediğini, davacının günlük 200,00-TL kazanı olduğunun kabul edildiğini, ancak bunun nasıl ve ne şekilde bulunduğunun açıklanmadığı, özellikle davacının aylık net kazancının ilgili meslek kuruluşları ve mercilerden sorulması, muhasebe ve vergi kayıtlarının, gelir gider defterlerinin, makbuz ve belgelerinin getirilmesi, davacı tanığının beyan ettiği gibi, şoförlerden aldığı sabit ücret şeklinde kazanç elde edip etmediği hususlarının araştırılması, gerektiğinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle davacı tarafından yapılması gereken zorunlu giderler (yakıt vs gibi) sonra davacının net kazancının belirlenmesi gerektiği belirtilmiştir. Dava dosyasında kazanç kaybının Yargıtay ilamlarına uygun hesaplanabilmesi için gerekli belgelere rastlanmamıştır. Ancak dava konusu aracın yakıt giderlerinin kiralayana ait olduğu, sürücü gideri olmadığı, zorunlu vergi ve sigorta vb. masrafların, yıllık bazda dönemsel olarak yapılması nedeniyle araçtan yararlanamadığı sürede davacının bu tür masraflardan ari olmayacağı, benzer şekilde, ticari hesaplamada 5 yıl olarak kabul edilen amortisman süresinin ve tutarının, onarım süresince veya farklı nedenlerle aracın kullanılmaması durumunda dahi değişemeyeceği ve davacının araç kiralayarak işini devam ettirebileceği bu nedenle kazanç kaybı yerine araç kiralama bedeli verilebileceğine dair T.C. Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin, 2014/16699 Esas, 2014/13584 sayılı kararı birlikte değerlendirilerek, net kazanç hesabında periyodik bakım ve amortisman maliyetlerinin toplam gelirden düşülmesi uygun olmadığı, periyodik bakım ve amortisman maliyetlerinin toplam gelirden düşülmesi durumunda araç malikinin bu harcamaları net kazançtan sağlamak durumunda kalacağı göz önüne alınarak kira geliri kaybının kazanç kaybına eşit olacağı kanaatine varılmıştır. Dava konusu aracın hasar tarihi itibariyle günlük kira bedeli, dava konusu aracın hasar tarihi itibariyle yaşı, plaka kodu göz önüne alınarak emsal araçların güncel günlük kira ilan değerleri ortalaması ile TUİK Harcama Gruplarına Göre Endeks Sonuçları tablosunda hasar tarihi ve güncel tarih itibariyle yer alan TÜFE endeks değerleri kullanılarak nispi yöntemle hesaplanmış değer göz önüne alınarak davacının 5 gün süre araçtan yararlanamaması nedeniyle meydana gelen araç mahrumiyet zararının hasar tarihi itibariyle 2.325,00-TL mertebesinde olduğu kanaatine varılmıştır. Belirtilen açıklamalar ışığında, kazaya karışan aracın ticari araç olduğu nazara alındığında avans faiziyle birlikte kaza tarihinden itibaren işleyecek şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; 1-a) Hasar Bedeli nedeniyle; 9.000,00-TL bedelin kaza tarihi olan 26.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek değişik oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, b) Araç mahrumiyet kaybı nedeniyle; 2.325,00-TL bedelin kaza tarihi olan 26.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek değişik oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, c) Davacı tarafın değer kaybı talebinin reddine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 773,61-TL nispi karar harcından davacı tarafından peşin ve tamamlama harcı olmak üzere yatırılan 653,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 120,21-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre 4.384,22-TL'sinin davalıdan kalan 315,78-TL'sinin ise davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, Davacı yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesi gereğince hesaplanan 11.325,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesi gereğince hesaplanan 815,55-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan peşin harç, başvuru harcı ve tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.268,80-TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından 16.252,20-TL bilirkişi, tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere yapılan yargılama giderinin red ve kabul durumu nazara alınarak 15.159,99-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye masrafın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Yatırılan ve bakiye kalan gider avansının yatıran taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı davanın miktarı ve niteliği itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. 07/07/2026

Katip ... E-imzalıdır

Hakim ... E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/451, K. 2026/513, T. 07.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-451-e-2026-513-k-41dadfb4514c