İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/449 E. 2025/449 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/449
Karar No
2025/449
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/449 Esas - 2026/8 T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR

ESAS NO : 2025/449 Esas KARAR NO : 2026/8

....

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/06/2025 KARAR TARİHİ : 09/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında ticari ilişki kapsamında çeşitli malzemelerin teslimatlarının eksiksiz yerine getirilmesi sonrasında düzenlenen faturalara ve cari hesap kayıtlarına göre davalı tarafın 35.566,34 USD tutarında borcu bulunduğu, konuya ilişkin olarak taraflar arasında öncelikle ihtarname çekilmiş ise de, davalı tarafın ihtara ve faturalara TTK m. 21 gereğince faturaya 8 gün içinde itiraz etmediği halde hiçbir ödeme yapmaması üzerine, alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını belirterek ... Esas sayılı dosyası üzerinden takibin devamı ile birlikte, haksız itiraz eden borçlu şirket aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının sunduğu belgelerde ileri sürdüğü 35.566,34 USD tutarındaki cari hesap ve fatura alacağı iddiasının dayanaklı ve anlaşılır olmadığını, 07/03/2025 tarihli ihtarnamede yalnızca tek taraflı hazırlanmış cari hesap ekstresine dayanıldığı, ihtarnamenin ekinde herhangi bir fatura veya mutabakat sağlanmış hesap dökümü bulunmadığı, ihtarnameye 11/03/2025 tarihli cevabi ihtarname ile yanıt verilerek herhangi bir borçlarının bulunmadığının davacıya tebliğ edildiği halde huzurdaki davanın açıldığını, gerçek ödeme durumunun ortaya çıkması için davacının banka hesaplarının incelenmesini ve ödeme dekontlarının bankalardan celbini talep ettiklerini belirterek, Davanın reddi ile birlikte davacı şirket aleyhine İİK m. 67/2 uyarınca reddedilen kısım üzerinden %20 kötü niyet (inkâr) tazminatına hükmedilmesini talep ve beyan etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Mahkememizce mali müşavir bilirkişiden alınan 27.11.2025 tarihli raporda özetle; "Usulünce düzenlenmekle sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu anlaşılan fatura ve ödemeler açısından birbirlerini doğrulayan taraflara ait ticari defterlerde yer alan kayıtlar üzerinde yapılan incelemelerde; dosya kapsamında örnekleri yer alan ve görevlendirmede belirtilerek kayıt tespiti istenilen 2 adet faturanın tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, 20.03.2025 olan takip tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten 97.473,93.-TL tutarında fazla tahsilat kaydının bulunduğu" şeklinde görüş bildirmiştir. Dava cari hesap alacağından kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptaline yöneliktir. ...Esas sayılı dosyasında, davacı tarafından davalı aleyhine, 35.566,34 USD asıl alacak üzerinden takip yapıldığı, takibe dayanak olarak ödenmeyen fatura ve cari hesap alacağının gösterildiği, davalının itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinde "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır...." hükmü yer almaktadır. Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesine göre fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunmasının gerekli olduğu olgusudur. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığı gerekir, eldeki dosya kapsamında ise sözleşmeye konu hizmetin verildiğine ilişkin fatura taraf ticari defterlerinde usulüne uygun olarak kayıt edilmiş ise sözleşmeye konu hizmetin verildiğinin kabulü gerekir. Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde incelendiğinde, taraflar arasındaki ihtilaf takip tarihi itibariyle davalının davacıya aralarında inkar edilmeyen ticari satım ilişkisi nedeniyle ödenmeyen fatura ve cari hesap ilişkisinden kaynaklı olarak borçlu olup olmadığı ve itirazın iptali şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Mahkememizce hükme esas alınan 27/11/2025 tarihli mali müşavir bilirkişi raporundan anlaşılacağı üzere, tarafların ticari şirket kayıtlarının 31/12/2022 tarihine kadar uyumlu olduğu, mutabakat yapılarak karşılıklı bakiyelerin kapatılması sonrasında 01/01/2023 tarihinde uyumlu olarak yeniden ticari ilişkinin devam ettiği, 01/01/2023 tarihinden icra takip tarihine kadar 33.851.628,12 TL toplam tutarlı faturalarına ve 48.591,19 TL tutarlı virman kayıtları olmak üzere toplamda 33.900.219,31 TL tutarındaki davalı borcuna karşılık toplamda 33.999.468,28 TL'nın mahsubu sonrasında davalı şirket kayıtlarına göre 99.248,97 TL davalının alacaklı olduğu, ancak tarafların kayıtları arasındaki 1.775,04 TL tutarındaki alacağın davalı kayıtlarından mahsubu sonrasında netice olarak takip tarihi itibariyle davalının davacıdan 97.473,93 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı tarafından bilirkişi raporuna itirazında alacağın kaynağının kur farkı olduğu ileri sürülmüş ise de, takip talebinde ve dava dilekçesinde yer almayan kur farkı alacağının dava konusu olmadığı, kaldı ki kur farkı alacağının Amerikan doları üzerinden icra takibi başlatıp alacak talebinde bulunması mümkün olmadığından davanın ve davalının kötü niyet tazminat talebinin ayrı ayrı reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3-Alınması gereken 732,00 TL harcın peşin alınan 17.472,23 TL harçtan mahsubu ile bakiye 16.740,23 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği ... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 214.789,91 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-Sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.. 09/01/2026

... e-imzalı

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/449, K. 2025/449, T. 09.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-449-e-2025-449-k-b7a21f97c676