İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/425 E. 2026/586 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/425
- Karar No
- 2026/586
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/425 Esas - 2026/586
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/425 Esas KARAR NO : 2026/586
.... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 14/03/2022 KARAR TARİHİ : 03/07/2026 GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 03/07/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 11.10.2020 tarihinde müvekkili plakasını ve sürücüsünü hatırlamadığı dolmuşta seyir halinde olduğu sırada dolmuşun kapısının açık şekilde seyir halinde olduğunu ve inmek istediğini belirtmesi üzerine müvekkilinin inmesini tam olarak beklemeden yavaşça seyrine devam etmesi neticesinde müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığını, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığını, dava konusu trafik kazasına sebebiyet veren aracın henüz tespit edilemediğini, davacı müvekkilinin dava konusu trafik kazasından sonra .... kaldırıldığını, kaza nedeniyle hem fiziksel hem psikolojik olarak çok yıpranan müvekkilinin işbu kaza neticesinde geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kalmakla birlikte bir takım bakım ihtiyacı içerisine düştüğünü, trafik kazası sebebi ile .... Soruşturma sayılı dosya ile soruşturma başlatılmış olup halen derdest olduğunu, müvekkilinin geçirmiş olduğu trafik kazası sebebi ile ağır şekilde yaralandığını, eski sağlıklı günlerine dönme ihtimali bulunmayıp geçici ve sürekli iş göremezliğe maruz kalmış olması sebebiyle sürekli bakım ihtiyacı içine düştüğünü, halen dahi ihtiyaçlarını hiçbir şekilde kendisi tek başına karşılayamadığını, kaza sonrasında müvekkilinin.... sevk edildiğini ve kaza nedeniyle meydana gelen maluliyetinin tespitinin talep edildiğini, müvekkilinin dava konusu kazaya ilişkin olarak %6 oranında kalıcı iş göremezliğinin, 90 gün geçici iş göremezliğinin, 45 gün süre ile de bakıcı ihtiyacının bulunduğu tespit edildiğini, işbu dava ikame edilmeden önce karşı yan Güvence Hesabı’na 17.10.2020 tarihinde yazılı olarak başvuru yapılmış olup Güvence Hesabı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını ve olayın oluş şekli hakkında uyuşmazlık nedeniyle herhangi bir anlaşma sağlanamadığını, .... başvuru yapıldığını, dosya kapsamında herhangi bir anlaşma sağlanamadığını, belirterek HMK m.107/2 gereğince artırım hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00-TL maddi tazminatın ve bakıcı gideri tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 11.10.2020 tarihinde meydana geldiği iddia edilen trafik kazası neticesinde ...’ın yaralandığının öne sürüldüğünü, 2918 sayılı yasa ile birlikte trafik kazalarından kaynaklanan zararların giderilmesi için dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuru zorunluluğunun getirildiğini, 11.10.2020 tarihinde meydana geldiği iddia edilen trafik kazası ile ilgili olarak Aysel Külhan tarafından yazılı başvuru dilekçesinin müvekkiline tebliğ edildiğini, ...'ın başvurusunun eksik olduğunun tespit edildiğini ve vekiline bu durumun yazı ile bildirildiğini, davacının istenilen eksiklikler tamamlanmadan, dava şartını yerine getirmeden arabuluculuk ve dava yoluna başvurduğunu, davacının kaza nedeniyle sürekli bir iş göremezlik zararının bulunduğunun tespiti ile; 11.10.2020 tarihli ...'ın yaralanmasına neden olan trafik kazasının meydana gelmesindeki kusur oranın tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası bulunmayan araç sürücüsünün kazanın oluşumundaki kusuru ile sınırlı olduğunu, müvekkilinin geçici iş göremezlik ve bakıcı giderleri ile ilgili sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri istemine ilişkindir. Mahkememizce... alınan 16/12/2022 tarihli rapora göre dava konusu kaza nedeniyle davacıda meydana gelen özür oranının %6 olduğu , 4 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı ve 3 ay bakıcı ihtiyacının olacağı belirtilmiştir. Mahkememizce dosyaya kazandırılan 09/02/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; kusur yönünden; 11/10/2020 tarihinde meydana gelen kazada davacı yolcu ...'ın meydana gelen olayda % 25 oranında kusurlu olduğu, plakası tespit edilemeyen aracın kimliği belirsiz sürücüsünün ise, % 75 oranında kusurlu olduğu, aktüerya yönünden ise; kaza tarihi olan 11/10/2020 tarihi için Hazine Müsteşarlığı tarafından şahıs başına sakatlanma teminatının 410.000,00 TL olduğu, TRH-2010 yaşam tablosu, Pregresif Rant % 10 artırım/eksilim yöntemi, 2023 yılı asgari ücreti, .... tarafından hazırlanan 16/10/2022 tarihli rapor ve kusur durumu dikkate alınarak yapılan hesaplamada sonucunda davacının Geçici Bakıcı Gideri 1.509,08 TL, Geçici İş Göremezlik Tazminatı 6.778,00 TL, Sürekli İş Göremezlik Tazminatı 130.196,76 TL (7.154,82 TL), Sürekli İş Göremezlik Tazminatı 154.567,66 TL (8.506,80 TL) olduğu belirtilmiştir. Mahkememizce dosyaya kazandırılan ... Dairesinden alınan 11/05/2023 tarihli raporda; plakası tespit edilemeyen minibüs sürücüsünün % 75 oranında kusurlu olduğu, Yolcu ...'ın % 25 oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir. Mahkememizce dosyaya kazandırılan Aktüerya bilirkişisinden alınan 23/07/2023 tarihli ek raporda; sürekli iş göremezlik tazminatının 205.084,35 TL, Geçici İş Göremezlik Tazminatının 6.775,00 TL, Geçici Bakıcı Giderinin 1.509,08 TL olduğu belirtilmiştir. Davacı vekili, 27/07/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 213,371,43 TL'ye yükseltmiştir. Mahkememizce 14/12/2023 tarih ve 2022/185 E, 2023/768 K sayılı karar ile davacının davasının kabulü ile, 205.084,35 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 6.778,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.509,08 TL bakıcı gideri olmak üzere; toplam; 213.371,43 TL'nin 13/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verildiği, karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine... sayılı kararı ile davacının, el bileğinde meydana gelen kırık haricinde, hareket halindeki minibüsten düşme ile oluşabilecek başkaca bir yaralanması olduğuna dair tespit olmadığı gibi, davacının plakası tespit edilmeyen minibüse bindiğine, minibüsten sürücünün kusurlu eylemi ile minibüsün hareket halinde olması nedeniyle düştüğüne dair delil de sunulmadığı, hastaneye müracaatının da minibüsten inerken düşme şeklinde olduğu, görülmekte olan davada somut delilin sadece davacının el bileğinde meydana gelen kırık olduğu, mevcut yaralanmanın Güvence Hesabının sorumlu olacağı şekilde meydana geldiğine dair, davacının iddiasından başka delilin de bulunmadığı, bu durumda, iddia olunan trafik kazasının varlığını ve varsa araç sürücüsünün kusurunu ispat yükünün davacıya ait olduğu ve davacı vekilinin dava dilekçesinde tanık beyanına da dayandığı nazara alınarak, mahkemece maddi vakanın şüpheye yer vermeyecek şekilde tespiti amacıyla davacı tanıklarının bildirilmesi istenerek tanıkların davetiye ile celbi suretiyle beyanlarının alınması, akabinde tüm delillerin eksiksiz değerlendirilmesi ile maddi vakanın varlığı ve oluşunun şüpheye yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, maddi vakanın tereddüte mahal vermeyecek şekilde belirlenememesi halinde davanın reddine karar verilmesi, aksi halde tüm delillerin değerlendirilmesiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olmasının yerinde görülmediği belirtilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemeye gönderilmesine dair karar verildiği, dosyanın Mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunduğu anlaşılmıştır. Davacı vekilince bildirilen tanıklar duruşma sırasında dinlenmiş olup taraf vekillerinin tanık beyanları hakkında sunmuş oldukları dilekçeler dosya arasına alınmıştır. Davacı tanığı Hasan Güzel'in kaza sonrasında ambulansı kendisinin aradığına dair beyanları ile yine davacı tanığı ...'ın ambulansın kendisi tarafından da arandığı ancak diğer tanık ...tarafından telefonla ilgili birime ulaşılmış olması nedeniyle telefon görüşmesinin tanık ...tarafından yapıldığına dair beyanları üzerine Mahkememizce davacı vekiline tanık Hasan Güzel'in 112'yi aradığı telefon numarasını Mahkememize bildirmek üzere süre verildiği, verilen süre içerisinde davacı vekili tarafından bildirilen telefon numarasının aidiyeti ve yapılan görüşme tarih ile saatinin tespiti hususlarında ilgili GSM şirketlerine müzekkere yazıldığı, Vodafone tarafından gönderilen yazı cevaplarında, bildirilmiş olan telefon numarasının "..." isimli kişiye ait olduğunun ve bu telefon numarasından 112'nin arandığının tespit edildiği anlaşılmıştır. İncelenen evrak ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının 11/10/2020 tarihinde yolcu olarak yer aldığı, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen dolmuştan inmek istediği sırada dolmuşun tam olarak durmamış olması nedeniyle araçtan düştüğü ve yaralandığı, dolmuş sürücüsünün ise olay yerinden uzaklaştığı iddiası ile davalı Güvence Hesabı aleyhine işbu tazminat talepli davanın açıldığı, olay hakkında kaza tespit tutanağının bulunmadığı gibi savcılık soruşturma dosyasında da tüm araştırmalara rağmen şüphelilerin tespit edilemediği ve daimi arama kararı verildiği, 5684 sayılı Kanuna göre sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için Güvence Hesabına başvurulabileceği, ancak Güvence Hesabından tazminat talep edilebilmesi için sigorta kapsamında kalan rizikonun gerçekleştiğini ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, buna göre davacının yaralanmasını ve olayın meydana geliş şeklini ispatlaması gerektiği, somut olayda davacının dolmuştan inerken düşme beyanı ile genel adli muayene raporunun düzenlenmiş olduğu, davacı vekili tarafından ... sunulan şikayet dilekçesinde müvekkilinin dolmuştan düşmesinden sonra tanımadığı yolcuların inerek müvekkiline yardım ettiğinin beyan edildiği, davacı ... (...)'in de 12/10/2020 tarihli ifade tutanağında ismini bilmediği dolmuş şoförü ile yolcuların araçtan inerek kendisine yardım ettiğini, yardım eden yolcuları tanımadığını beyan etmiş olduğu, ayrıca yine ifadesinde 112'yi kendisinin aradığını ve Hastaneye giderek tedavi olduğunu beyan ettiği, davacının el bileğinde meydana gelen kırık haricinde hareket halindeki minibüsten düşme ile oluşabilecek başkaca bir yaralanması olduğuna dair tespit bulunmadığı gibi davacının plakası tespit edilemeyen minibüse bindiğine, minibüsten sürücünün kusurlu eylemi ile minibüsün hareket halinde olması nedeniyle düştüğüne dair herhangi bir delilin davacı tarafça sunulmamış olduğu, bu nedenle mevcut yaralanmanın Güvence Hesabının sorumlu olacağı şeklinde meydana geldiğine dair davacının iddiasından başka bir delilin dosya kapsamında yer almadığı, trafik kazasının varlığı ile varsa araç sürücüsünün kusurunun ispatı hakkında davacı tanıklarının duruşma sırasında dinlendiği, tanık ...'ın beyanında dolmuşta davacı annesi ... (...) ile birlikte işe giderken olayın meydana geldiğini beyan ettiği, şehir dışında olması nedeniyle bu tarihe kadar soruşturma dosyasında ifade vermeye gitmediğini, şoförün araçtan inmediği, sadece yolcuların yardımcı olmaya çalıştığını beyan ettiği, bu beyanın davacının 12/10/2020 tarihli ifade tutanağındaki şoförün de araçtan indiğine dair beyanı ile çeliştiği, ayrıca yine tanık ...'ın ambulansı kendisinin de aradığı ancak diğer tanık ...tarafından ilgili birime telefonla ulaşılmış olması nedeniyle telefon görüşmesinin ...tarafından yapıldığı beyanının dosya kapsamına temin edilen GSM kayıtlarından telefon numarasının "..." isimli kişiye ait olduğu tespiti ile davacı ... (...)'in 12/10/2020 tarihli ifade tutanağındaki 112'yi kendisinin aradığına dair beyanları ile çeliştiği/uyuşmadığı, davacının aynı ifade tutanağı ve tüm soruşturma dosyası kapsamında duruşma sırasında dinlenen tanık isimlerinin yer almadığı, tanıklarca verilen ifadenin dosya kapsamı ve mevcut durum itibariyle çelişkiler de gözetilerek davacının iddiasını ispata elverişli olmadığı ve buna göre yukarıda açıklandığı üzere maddi vakanın varlığı ile oluş şeklinin tereddüte yer vermeyecek şekilde davacı tarafça ispatlanamadığı kanaatine varılarak davanın reddine dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Başta peşin alınan 80,70 TL peşin harç, 523,00 TL ıslah harcı ile 173,00 TL ıslah harcından alınması gerekli 732,00 TL harcın mahsubu sonucu fazla alınan 44,70 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde DAVACIYA İADESİNE, 3-Yapılan yargılama giderinin DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, 4-Davalı tarafından yapılan 1.169,40 TL İstinaf Kanun Yoluna Başvuru Harcı ile 246,30 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 1.415,70 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE, 5-Davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Davalı vekille temsil edildiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE, 7-Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 8-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .....nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/07/2026
....