İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/420 E. 2025/812 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/420
Karar No
2025/812
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/420 Esas KARAR NO : 2025/812

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/06/2025 KARAR TARİHİ : 18/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 20/06/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle;Müvekkili ile davalı şirket arasındaki ticari faaliyetler kapsamında müvekkilinin davalı/borçluya bir kısım ürün sattığını ve satmış olduğu ürünlere karşılık faturalar kestiğini, müvekkilinin sözleşme ve faturalara konu edim ve hizmetlerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, ancak cari hesaba göre müvekkilinin alacaklı olduğu toplam 107.400,006 EUR borç davalı şirket tarafından ödenmediğini, davalı şirket ile defalarca iletişime geçildiğini, ödemeye ilişkin herhangi bir dönüş alınamadığını, .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, itiraz üzerine takibin durdurulduğunu, ihtarnamede talep edilen ve taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan, gecikmeden kaynaklı %10 ile sınırlı cezai şart bedeli olarak 14.000,00 EUR cezai şartın icra takibine geçtikleri alacak tutarından mahsup ettiklerini, bu nedenlerden dolayı; davalı borçlu şirketin .... İcra Müdürlüğünün 2025/... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötü niyetle yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 93.400,06 eur üzerinden devamına, haksız ve kötü niyetle yapılan itiraz nedeniyle davalı (borçlu) aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan 17/07/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacının "edimini eksiksiz yerine getirdiği" iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının, teslimatları ağır şekilde geciktirdiğini, gecikmelerin, müvekkilinin kendi müşterisine karşı olan taahhütlerini aksattığını, projesinde ciddi zararlara (nakliye, proje cezaları, ek personel giderleri vb.) yol açtığını, davacının, sadece gecikmeli değil, aynı zamanda "ayıplı ve eksik" ifa yaptığını, ödeme yapılmamasının sebebinin, davacının ağır kusurlu ifası olduğunu, ihtarnamenin kötü niyetli olduğu iddiasının asılsız olduğunu, bu nedenlerden dolayı; davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının esastan reddine, müvekkilin icra takibine itirazının haklı olduğunun tespitiyle, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, kendi kusurunu bilerek icra takibi başlatan davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. DELİLLER : .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... E. sayılı dosyası, Taraflar arasındaki 30.07.2024 ve 10.09.2024 tarihli sözleşmeler, cari hesap, faturalar, .... Noterliği'nin 07.03.2025 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi,Tarafların ticari defter ve kayıtları, e-posta yazışmaları, BA/BS formları, Bilirkişi raporu, Arabulucu tutanağı ve tüm dosya kapsamı... İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... San. ve Tic. A.Ş. tarafından borçlu ... san. ve Tic. Ltd.Şti. hakkında faturadan doğan 107.400,06-Euro açık hesap alacağı, 694,42-Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 108.094,48-Euro alacak için icra takibi başlatıldığı, borçlu davalı tarafça takibe yapılan süresinde itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve davacı tarafça itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan 13/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Mali Sonuç; Davacı şirketin 2023-2024-2025 yıllarına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, Davalı Şirketin 2024 yıllarına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, Davacı şirketin sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerinde Davalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.’nden 107.400,06 Euro karşılığı 3.974.944,77 TL alacaklı olduğu, Davalı şirketin sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerinde Davacı şirkete 3.974.944,77 TL borçlu olduğu görüldüğünü, Davacı şirket Davalı şirketten dava konusu faturalardan kaynaklı 107.400,06 Euro alacaklı olduğu ve 694.42 Euro işlemiş faiz talep edebileceği, (108.094,48 Euro* 21.05.2025 İcra Tarihindeki TCMB Kur 43,7864=4.733.068,14 TL) Davalı taraf cevap dilekçesinde ayıp ve eksik ifa iddiasında bulunmuş ise de dosya muhteviyatının ve taraflar arasındaki yazışmaların incelenmesi sonucunda; sözleşme konusu 11 adet pompa ve 11 adet sensörün davacı tarafından, davalıya teslim edilmiş olduğu, eksik veya ayıplı ifanın olmadığı, heyetin teknik üyesince de ürünlerin geç teslim edildiğinin tespit edildiği, buna karşın davalı tarafından gecikme cezası olarak talep edilen 14.000 EURO’luk külfete katlanılıp katlanılmadığının açık bir şekilde tespit olunamadığı, bir başka ifade ile her ne kadar somut ihtilafta davacı tarafından bir gecikmeye sebebiyet verilmişse de bu gecikmenin davalının iddia ettiği üzere 14.000 EURO tutarında olup olmadığının şu aşamada ispata muhtaç olduğunun değerlendirildiği, buna karşın Mahkemece davacının gecikmesi neticesinde davalının 14.000 EURO’luk cezaya muhatap olduğu kanaatinde olunması durumunda davacının cari alacağından 14.000 EURO’luk kısım mahsup edilebileceğinin ifade edilebileceği, Mahkemece mahsubun mümkün olduğu kanaatinde olunması ihtimalinde ise davalının, işbu def’iyi ileri sürdüğü ihtarname tarihi itibari ile 553.239,40-TL’lik cezai şartın mahsubunu talep edebileceği tespit edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine ticari satımdan kaynaklanan alacağa ilişkin başlatılan icra takibine yönelik açılan itirazın iptali davasıdır. Davacı taraf müvekkil ile davalı arasındaki sözleşme gereği ticari alım satımdan kaynaklı edimler yerine getirilmesine rağmen davalı tarafça fatura bedelleri ödenmediğini bu nedenle ödenmeyen cari hesap alacağına ilişkin başlattıkları icra takibine karşı borçlu davalı şirket tarafından yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı taraf ise davacı tarafın edimlerini gecikmeli ve ayıplı olarak ifa ettiğinden müvekkilinin zararı doğduğunu, bu nedenle davacıya borcu olmadığından haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 16/06/2025 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. Davalı tarafın icra dairesinin yetkisine yönelik itirazında yetkili icra dairesi bildirilmediğinden geçerli bir yetki itirazı bulunmadığından davalı tarafın icra dairesinin yetkisine yönelik itirazlarının reddine karar verilmiştir. Dava konusu ihtilaf taraflar arasındaki sözleşme kapsamında ticari alım satımdan kaynaklı davacı şirketin davalı şirketten alacaklı olup olmadığı varsa alacak miktarı ile faiz miktarının tespiti, davacının edimlerini geç ve ayıplı ifa edip etmediği ve icra takibine karşı borçlu davalı şirket tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı hususlarında uyuşmazlık bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı vekilinin tanık dinletme talebinin davanın türü ve niteliği gereği tanık beyanlarının esasa bir etkisi olmayacağından reddine karar verilmiştir. Mahkememizce taraf şirketlerin ticari deften ve kayıtları ile dosya kapsamında bulunan deliller üzerine yaptırılan bilirkişi incelemesi sonrası bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen rapora göre; Davacı şirketin sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerinde Davalı ... ... Endüstriyel Ekipmanlar San. Ve Tic. Ltd. Şti.’nden 107.400,06 Euro karşılığı 3.974.944,77 TL alacaklı olduğu, Davalı şirketin sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerinde Davacı şirkete 3.974.944,77 TL borçlu olduğu görüldüğünü, Davacı şirket Davalı şirketten dava konusu faturalardan kaynaklı 107.400,06 Euro alacaklı olduğu ve 694.42 Euro işlemiş faiz talep edebileceği, (108.094,48 Euro* 21.05.2025 İcra Tarihindeki TCMB Kur 43,7864=4.733.068,14 TL) Davalı taraf cevap dilekçesinde ayıp ve eksik ifa iddiasında bulunmuş ise de dosya muhteviyatının ve taraflar arasındaki yazışmaların incelenmesi sonucunda; sözleşme konusu 11 adet pompa ve 11 adet sensörün davacı tarafından, davalıya teslim edilmiş olduğu, eksik veya ayıplı ifanın olmadığı, heyetin teknik üyesince de ürünlerin geç teslim edildiğinin tespit edildiği, buna karşın davalı tarafından gecikme cezası olarak talep edilen 14.000 EURO’luk külfete katlanılıp katlanılmadığının açık bir şekilde tespit olunamadığı, bir başka ifade ile her ne kadar somut ihtilafta davacı tarafından bir gecikmeye sebebiyet verilmişse de bu gecikmenin davalının iddia ettiği üzere 14.000 EURO tutarında olup olmadığının şu aşamada ispata muhtaç olduğunun değerlendirildiği, buna karşın Mahkemece davacının gecikmesi neticesinde davalının 14.000 EURO’luk cezaya muhatap olduğu kanaatinde olunması durumunda davacının cari alacağından 14.000 EURO’luk kısım mahsup edilebileceğinin ifade edilebileceği, Mahkemece mahsubun mümkün olduğu kanaatinde olunması ihtimalinde ise davalının, işbu def’iyi ileri sürdüğü ihtarname tarihi itibari ile 553.239,40-TL’lik cezai şartın mahsubunu talep edebileceği tespit edilmiştir. Taraflar arasındaki ihtilafa ilişkin davaya konu sözleşme ve faturalara esas ürünlerin teslimi hususunda ihtilaf bulunmayıp ürünlerin teslim edildiği hususu davalı tarafça sunulan cevap dilekçesi ve ihtarnamedeki beyanları ile sabit olup, davalı tarafça cevap dilekçesinde kuru çalışma sensörlerinin teslim edilmemesi nedeniyle teslim alınan pompaların kullanılamadığı ileri sürülmüş ise de davalı tarafça davacıya hitaben gönderilen .... Noterliği'nin 07.03.2025 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname içeriğinde kuru çalışma sensörlerinin pompaların yurtdışı nakliyesinden sonra ikinci bir sevkiyatla gönderildiği ve teslim alındığı açıkça beyan edildiğinden kuru çalışma sensörlerinin teslim edildiği hususunda ihtilaf kalmamıştır. Dosya içerisinde fatura konusu ürünlerin teslim şekli Ümraniye Depo olarak belirlendiği, teslim tesellüme ilişkin dosya kapsamında yazılı bir belge bulunmadığı ancak dosya kapsamındaki e-posta yazışmaları ve davalı tarafın cevap dilekçesindeki beyanları ile faturaya konu ...Pompa'nın 08.10.2024'te teslim edilmesi gerekirken, sevkiyatların 19.11.2024 ve 06.12.2024 tarihlerinde, toplam 59 günlük gecikmeyle yapıldığı, ... Otomasyon Malzemelerinin 30.10.2024'te teslim edilmesi gerekirken, sevkiyatların 05.11.2024 ve 26.11.2024 tarihlerinde, toplam 27 günlük gecikmeyle yapıldığı, ihtarname içeriğinde de kuru çalışma sensörlerinin pompaların yurtdışı nakliyesinden sonra ikinci bir sevkiyatla gönderildiği beyan edildiğinden dava ve fatura konusu ürünlerin teslim edildiği ancak teslimatın gecikmeli olarak yapıldığı sabit olup, ürünlerin geç teslim edildiği hususunun davacı tarafın da kabulünde olduğu, davacı tarafça geç teslim nedeninin uygulanan ambargo nedeniyle gümrükteki gecikmeden kaynaklandığı şeklinde açıklanmıştır. Bu durumda dava ve fatura konusu ürünlerin sözleşmede belirlenenin aksine geç teslim edildiği hususu sabittir. Davalı tarafça davaya konu ürünlerin ayıplı teslim edildiği iddiasında bulunulmuş ise de davalı tarafça sunulan dilekçelerde ürünlerdeki ayıba ilişkin somut bir iddia ortaya konulmamış olup, geç teslim edilen kuru çalışma sensörlerinin pompalara montajının Türkiye'de yapılması gerektiği davacının bunu kabul etmediği ve montajın yurtdışında yapılmasının maliyetinin kendilerine yüklenmeye çalışılması hususu ayıp iddiası kapsamında ileri sürülmüş, duruşmadaki beyanlar ile de sensörlerin takılması için gereken giriş ve yuvaların açılmaması nedeniyle ürünlerin ayıplı olduğu belirtilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine bakıldığında kuru çalışma sensörlerinin montajının davacı tarafın yükümlülüğünde olduğuna ilişkin net bir düzenleme bulunmadığı gibi sözleşmenin 3. maddesinde montaj, işletmeye alma ve süpervizyon hizmetlerinin fiyata dahil olmadığı açıkça belirtilmiştir. Somut olayda taraflar arasında pompa, otomasyon malzemesi ve sensör satımına ilişkin ticari ilişki bulunmaktadır. TTK'nın 23/1-c maddesinde, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya inceletmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Satıcı, TBK'nın 219. maddesine göre, ayıptan genel olarak sorumludur. TBK'nın 223. maddesine göre, alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirket ile davalı şirket arasında pompa, otomasyon malzemesi ve sensör satımına ilişkin ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafça davalıya satılan pompa, otomasyon malzemesi ve sensörlerin davalıya belirlenen tarihten geç teslim edildiği, davalı tarafça söz konu fatura bedellerinin ödenmediği bu nedenle ödenmeyen cari alacağa ilişkin icra takibi başlattıkları, davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunun iddia edildiği, davalı tarafça davacıdan alınan ürünlerin geç, ayıplı ve eksik teslim edilmesi nedeniyle müşterilerine karşı taahhütlerini yerine getirememelerinde dolayı zarara uğramaları nedeniyle davacıya borçlarının bulunmadığının ileri sürüldüğü anlaşılmakla, ürünlerin geç teslim edildiğinin tarafların kabulünde olması nedeniyle bu hususta ihtilaf bulunmadığı, davalı tarafça davaya konu ürünlerin ayıplı teslim edildiği iddiasında bulunulmuş ise de ürünlerdeki ayıba ilişkin somut bir delil ortaya konulmadığı, davalı tarafça sensörlerin montajının yapılmamış olması hususu ayıp iddiası kapsamında ileri sürülmüş ise de taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre kuru çalışma sensörlerinin montajının davacı tarafın yükümlülüğünde olduğuna ilişkin bir şart yer almadığı gibi sözleşmenin 3. maddesinde montaj, işletmeye alma ve süpervizyon hizmetlerinin fiyata dahil olmadığının açıkça belirtildiği, faturaya konu pompaların 08.10.2024'te teslim edilmesi gerekirken sevkiyatların 19.11.2024 ve 06.12.2024 tarihlerinde, otomasyon malzemelerinin 30.10.2024'te teslim edilmesi gerekirken, sevkiyatların 05.11.2024 ve 26.11.2024 yapıldığı hususunda davalı beyanları kapsamında ürünlerin teslim edildiği tarihler ile davalının davacıya gönderdiği ayıp ihbarını içerir .... Noterliği'nin 07.03.2025 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi göz önüne alındığında, davalı tarafça yasal ayıp ihbar süresinin üzerinden uzun süre geçtikten sonra (yaklaşık 3 ay sonra) 07/03/2025 tarihli intarname ile ayıp ihbarında bulunulduğu bu haliyle TBK'nın 223. maddesi uyarınca davalı alıcının muayene ve süresinde ayıp ihbarında bulunma yükümlülüğünü ve bu konudaki ispat yükümlülüğünü yerine getiremediği, davaya konu pompalarda geç teslim edilen sensör yuvalarının açılmamış olması hususu satıma konu üründeki bir ayıp olarak değerlendirilemeyeceği, bu durumun ancak sözleşmeye aykırılık veya edimin ifa edilmemesi olarak değerlendirilebileceği bu halde ise sensörlerin montajının davacın tarafın yükümlülüğünde olduğuna dair sözleşme hükmü veya taraflar arasında geçerli bir uygulama olduğu da sabit olmadığından sözleşmeye aykırılıktan da bahsedilemeyeceği, bu kapsamda dava ve faturaya konu ürünlerin ayıplı teslim edildiği iddiasının da ispata elverişli delillerle ortaya konulamadığı, ürünlerdeki sensör yuvalarının açılmamış olması hususu bir an için satıma konu üründeki bir ayıp olarak değerlendirilse dahi sensör yuvalarının açılmamasının ayıp olarak gizli ayıp niteliğinde de olmadığı, davalı tarafın basit gözlem ve incelemesi ile ortaya çıkabilecek nitelikte bir durum olduğu, bu nedenle yukarıda yasal düzenlemeler kapsamında davalı tarafça muayene ve süresinde ayıp ihbarında bulunma yükümlülüğünü yerine getirmediği, düzenlenen dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bilirkişi raporundaki teknik değerlendirmeler ile de eksik ve ayıplı ifadan söz edilemeyeceğinin tespit edildiği, taraf şirketlerin ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonrası yapılan mali bilirkişi tespitleri ile de davaya konu faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, alacak ve borç miktarı uyumlu olup cari hesap farklılığı bulunmadığı, davacı tarafça davaya konu icra takibinde 107.400,06-Euro asıl alacak ve 694,42-Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 108.094,48-Euro talep edilmiş ise de eldeki davanın dava ve faturaya konu ürünlerin geç tesliminden dolayı taraflar arasındaki sözleşmedeki geç teslimden dolayı ödenmesi gereken %10 ile sınırlı cezai şart bedeli olan 14.000,00-€(Euro) cezai şart bedeli toplam asıl alacak miktarı olan 107.400,06-€(Euro)'dan mahsup edilmek suretiyle 93.400,06-€(Euro) bedel üzerinden açıldığı sabit olup bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ve alacak miktarı yönünden dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunan bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere cezai şart miktarının mahsubu sonrası davacının bakiye alacağının 93.400,06-€(Euro) olduğu, bu nedenlerle Davacı tarafın başlattığı .... İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı icra dosyasına yönelik borçlu davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin 93.400,06-€(Euro) asıl alacak için takip tarihinden itibaren Euro döviz cinsine kamu bankalarınca uygulanan en yüksek yıllık mevduat faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki TCMB efektif satış kuru üzerinden ödenmek üzere kaldığı yerden devamına, ayrıca alacağın likit ve takibe itirazın haksız olması nedeniyle asıl alacağın (93.400,06-€(Euro)x 45.7054-TL=4.268,887,10-TL'nin) %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı tarafça açılan DAVANIN KABULÜ ile; a) Davacı tarafın başlattığı .... İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı icra dosyasına yönelik borçlu davalı tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin 93.400,06-€(Euro) asıl alacak için takip tarihinden itibaren Euro döviz cinsine kamu bankalarınca uygulanan en yüksek yıllık mevduat faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki TCMB efektif satış kuru üzerinden ödenmek üzere kaldığı yerden devamına, b) Asıl alacağın (93.400,06-€(Euro)x45.7054-TL=4.268,887,10-TL'nin) %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 2- Davacı tarafça dava açılırken yatırılan peşin harcın alınması gereken 291.607,68-TL harçtan mahsubu ile bakiye 218.705,76-TL karar harcının borçlu davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin haksız çıkan davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 4- Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 615,40-TL başvurma harcı, 72.901,92-TL peşin harç olmak üzere toplam 73.517,32-TL harç giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5- Davacı tarafça yargılama sırasında yapılan 1 adet tebligat-posta masrafı 165,00-TL, bilirkişi ücreti 30.000,00-TL olmak üzere toplam 30.165,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 6- Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen nispi 583.577,58-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 7- Taraflarca yatırılan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra kullanılmayan kısmının yatıran ilgili tarafa resen iadesine, Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/12/2025

Başkan ... e-imza* Üye ... e-imza* Üye ... e-imza* Katip ... e-imza*

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/420, K. 2025/812, T. 18.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-420-e-2025-812-k-7a36a1562e13