İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/730 E. 2025/871 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/730
Karar No
2025/871
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/730 Esas KARAR NO : 2025/871

DAVA : Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 21/11/2024 KARAR TARİHİ : 12/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili şirketin kara, hava ve deniz taşımacılığı veren forwarder firması olduğunu, davalı ...'a ait emtiaların İspanya'dan İzmit'e taşınması konusunda tarafların anlaşmaya vardığını, müvekkili tarafından taşımanın CMR belgesi kapsamında eksiksiz gerçekleştirildiğini, taşımalar ilişkin olarak müvekkili tarafından davalı adına 21.12.2023 tarih ... nolu 8.700 Euro tutarlı ve 31.12.2023 tarih ... no.lu 1.000 Euro tutarlı faturaların tanzim edildiğini, davalı tarafından fatura bedellerinin ödenmediğini, davalının müvekkili şirkete 9.700 Euro borcu olduğunu, alacağın tahsili için davalı aleyhine ... 20. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası üzerinden takip yapıldığını, takibe davalı tarafından itiraz edildiğini ve takibin durduğunu belirterek, müvekkilinin davalıdan asıl alacak 9.700 Euro ve 121,35 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.821,35 Euro alacağına ilişkin ... 20. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin, takip talebinde belirtilen koşullarla devamına, takip tarihinden itibaren işleyecek en yüksek kamu banka Euro faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, alacaklarının likit ve belirlenebilir olduğundan %20' den az olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderlerinin davalıya yükseltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının alacağının bulunmadığını, sunulan belgelerın davacının alacağını ispatlamadığını, fatura konusu mal veya hizmetin teslimini/ifasını ispat külfetinin alacaklı yana ait olduğunu, faturanın tek başına alacağın varlığına delil olamayacağını, davacı tarafın faiz talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu sebeple davacı tarafın borcun faiziyle birlikte ödenmesi talebinin usul ve yasaya aykırılık teşkil etmekte olduğunu belirterek davacı tarafından müvekkili aleyhine açılan davanın reddine, davacı tarafın asıl alacağın %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ; ... 20. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, BA-BS formları, CMR belgesi, taşıma senedi, teslim evrakları, faturalar, mail yazışmaları celp edilmiş incelenmiştir. Dosya, SMMM ... ile Taşıma Hukuk Uzmanı ... 'den oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi kurulu tarafından dosyaya sunulan 24/06/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak; ''... Dosyaya sunulan taşıma belgeler, faturalar ve yazışmalar ile taraf beyanlarından davacının davalı eşyalarının taşınması hususunda forwerder olarak hizmet verdiği anlaşılmaktadır. Bu doğrultuda taraf ticari defterleri incelenmiş olup davaya konu alacak miktarının taraf ticari defterlerinde birbirini teyit ettiği, bu çerçevede davacının davalıdan 9.700 Euro alacaklı olduğunun defterlere yansıdığı... arz olunur" şeklinde rapor sunulmuştur. Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. ... 20. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası celp edilip incelendiğinde, takip alacaklısının davacı takip borçlusunun davalı olduğu, davacının 9.700 Euro asıl alacak ve 121,35 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.821,35 Euro için davalı hakkında ilamsız icra takibinde bulunduğu, davalının borca itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, duran takibe devam edilmesi amacıyla işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Davacı, taşıma hizmetine karşılık düzenlenen faturalar - taşıma bedelleri sebebiyle davalıdan alacaklı olduğunu ileri sürmektedir. Davalı, fatura konusu hizmetin verildiğinin ispatlanması gerektiğini savunmuştur. Dosyaya sunulan CMR belgeleri incelendiğinde, davalı şirkete ait emtiaların taşımasının yapıldığı davacının faturalara konu taşıma hizmetini verdiği ve edimini yerine getirdiği anlaşılmıştır. İbraz edilen mail yazışmaları uyarınca, faturalara konu taşımalar için cari hesaplar noktasında taraflar arasında mutabakat bulunduğuna ilişkin yazışma kayıtları mevcuttur. Celp edilen BA_BS formları karşılıklı birbirini teyit etmektedir. Üstelik, davaya konu faturaların mali bilirkişi tarafından yapılan incelemede davalı defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Bu suretle, CMR belgeleri, emtia teslim evrakları, mail yazışmaları, BA-BS formları ve tarafların ticari defterleri uyarınca davacı tarafça faturalara konu taşıma hizmetlerin verildiği ispatlanmıştır. Alacak miktarının tespiti ve takip tarihi itibariyle alacaklı - borçlu durumlarının araştırılması amacıyla tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222.maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m.222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK m.222/4). 22/7/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle, HMK m.222/3'de yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş, tarafların ticari defterlerini sunmaması hali de usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için yeterli görülmüştür. Davacı ve davalı şirketin ticari defterlerinin TTK 69. ve 213 sayılı Kanunun 216. md gereğince açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, usulüne uygun şekilde tutulduklarından TTK 85. ve HMK 222. maddesi gereğince sahibi lehine delil niteliğine haiz olabileceği kanaati oluşmuştur. Mali bilirkişi tarafından sunulan 24/06/2025 tarihli raporda belirtildiği üzere, davacının ve davalının ticari defter ve belgelerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının yaptırıldığı, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, delil olma niteliğini taşıdığı, ticari defter ve belgeler uyarınca davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 9.700 Euro alacaklı olduğu, her iki tarafın ticari defterlerinin aynı olduğu, farklılık bulunmadığı, faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olduğu ve her iki taraf defterinin birbirine uygun şekilde ve teyit ederek davacının 9.700 Euro alacaklı olduğunun tespit edildiği, ayrıca alacağın davalı tarafça kısmen veya tamamen ödendiğine yönelik taraf defterlerinde muhasebesel yönden davalı lehine herhangi bir kaydın da bulunmadığı, bu çerçevede davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 9.700 Euro alacaklı olduğu anlaşılmıştır / ispatlanmıştır. Taşıma uzmanı bilirkişi, raporunda, faturalara konu taşıma hizmetinin verildiğini tespit etmiştir. Taşıma uzmanı ve mali bilirkişinin 24/06/2025 tarihli raporunun ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, sunulan bilimsel mütalaanın isabetli ve dosya kapsamındaki belge ve delillerle uyumlu olduğu tespit edilmiş, mahkememizce raporun içeriği de denetlenerek hükme esas alınmıştır. Esasen, rapora karşı taraflarca herhangi bir itirazda da bulunulmamıştır. 6102 sayılı TTK'nun 1530. maddesi, gerekçesinde de belirtildiği üzere, mal tedarik sözleşmeleri kapsamında küçük ve orta ölçekli tedarikçiyi, büyük şirketlere karşı korumak amacıyla getirilmiş bir hüküm olduğundan dava konusu açık hesaba dayalı yürütülen taşıma ilişkisinde uygulanması söz konusu değildir. İcra takibinde yer alan işlemiş faize karar verilmesi için davalının takip öncesinde temerrüte düşürüldüğünün ispatlanması gerekir, Aksi halde, dava konu fatura alacakları yönünden davalının icra takibi ile birlikte temerrüte düşecektir. Davacı, icra takibinde yer alan işlemiş faiz bakımından da itirazın iptali ve takibin devamını talep etmiş ise de; davalının takip öncesinde temerrüde düşürüldüğü ispatlanamadığından (İSTANBUL BAM 13. HD....e. ... K; İSTANBUL BAM 43. HD.... E. ...K.) davacının takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiştir. Yapılan açıklamalar karşısında, hükme esas alınan 24/06/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda davanın kısmen kabul kısmen reddine, davalının ... 20. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 9.700,00 Euro asıl alacak üzerinden devamına, davacının fazlaya ilişkin (işlemiş faiz) talebinin reddine, 3095 s. Kanunun 4/a. maddesi hükmü uyarınca asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren işleyecek Devlet / kamu bankalarının aynı yabancı para türünden açılmış bir yıl vadeli mevduata uyguladıkları en yüksek faiz oranı ile birlikte devamına, alacak likit ve muayyen olduğundan (fatura, CH-mutabakat) İİK'nın 67/2. maddesindeki yasal koşullar bulunmakla davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilmiştir. Yerleşik Yargıtay içtihatlarında vurgulandığı üzere, yabancı para cinsinden yapılan icra takiplerinde, icra inkar tazminatına takip tarihindeki kur karşılığı Türk Lirası üzerinden hükmedilmesi gerektiğinden (bkz. Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi ... E., ... K.). takip tarihindeki kur esas alınarak icra inkar tazminatına hükmedilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere); Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; 1-Davalının ... 20. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin 9.700,00 EURO asıl alacak üzerinden DEVAMINA, davacının fazlaya ilişkin (işlemiş faiz) talebinin REDDİNE, 3095 s. Kanunun 4/a. maddesi hükmü uyarınca asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren işleyecek Devlet / kamu bankalarının aynı yabancı para türünden açılmış 1 yıl vadeli mevduata uyguladıkları en yüksek faiz oranı ile birlikte devamına, 2-Alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla, asıl alacak 9.700,00 Euro'nun 20/05/2024 takip tarihindeki (1 Euro = 35,0419 TL) karşılığı olan 339,906,43 TL'nin %20'si oranındaki 67.981,28 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Kabul edilen dava değeri (354.077,16 TL) üzerinden alınması gereken 24.187,01 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 6.099,89 TL harcın ve 22,50 TL tamamlama harcının mahsubu ile eksik kalan bakiye 18.064,62 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafından yapılan 6.099,89 TL peşin harç, 22,50 TL tamamlama harcı, 135,00 TL posta ve tebligat masrafı ve 12.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 18.257,39 TL yargılama giderinden kabul red oranına göre hesaplanan 18.031,80‭ TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kalan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1. maddesi uyarınca belirlenen 56.652,35 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davalı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. maddesi uyarınca hükmedilecek vekalet ücretinin reddedilen dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenen ‭4.429,61 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 7-6183 sayılı Kanuna göre dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin tarafların haklılık durumlarına göre; a) 3.555,51 TL'sinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, b) 44,49 TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 8-HMK' nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 12/12/2025

Katip

Hakim

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/730, K. 2025/871, T. 12.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-730-e-2025-871-k-869a8950f2ca