İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/416 E. 2026/141 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/416
Karar No
2026/141
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/416 Esas - 2026/141 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/416 KARAR NO : 2026/141

... DAVA : Marka YİDK Kararının İptali DAVA TARİHİ : 26/09/2025 KARAR TARİHİ : 08/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/04/2026 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka YİDK Kararının İptali istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, ...., ismini İtalyanca “....” (“doğruluk”) kelimesinden alan, %100 Türk sermayeli bir premium kahve markası olduğunu, Başvurularına davalının .....” markalarını mesnet göstererek itiraz ettiklerini, bu itirazın kabul ettiğini, kararın hukuka aykırı olduğunu, markalar arasında kavramsal, görsel ve fonetik açıdan bariz farklılık bulunduğunu, her ne kadar ilk bakışta ...” ile “.... ibareleri arasında bazı ortak harfler bulunsa da, markaların bütünsel izlenimi ve ticari algısı bakımından karıştırılma ihtimali bulunmadığını, başvuru markası kahve ve içecek ürünlerine yönelik bir marka iken, ret gerekçesi markanın esasen dondurulmuş gıda sektöründe faaliyet gösterdiğini beyan ederek .... sayılı kararının tüm mal ve hizmetler yönünden iptaline karar verilmesini istemiştir. CEVAP : Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; SMK m.6/1 anlamında bir tescil engelinin mevcut olduğundan söz edebilmek için, markaların benzer olması, kapsadıkları mal/hizmetlerin aynı/benzer olması ve iltibas yaratması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerektiğini, başvuru markasında yer alan “la’veria” ibaresi ile redde mesnet markalarda yer alan ...." ibaresinin harf ve dizilim itibariyle benzer olduğunu, ibarelerin başlangıç ve bitiş kısımlarının aynı olduğunu, ibarelerin yedişer harften oluştuğunu ve bu harflerin beş tanesinin ortak olduğunu, karşılaştırılan ibarelerin taraf markalarının asli ayırt edici unsuru olduğunu, başvuru markasında tertip tarzı itibariyle....” ibaresinin ön planda konumlandırıldığını, harf/hece dizilimi itibariyle markaların okunuşunun ve kulakta bıraktıkları tınının da benzer olduğunu, markalarda yer alan diğer unsurların tali nitelikte olduğu ve ayırt edicilik niteliğini haiz olmadığını; karşılaştırılan taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğunu ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili beyanlarıyla, taraf markalarının benzer ve karıştırılma ihtimali bulunduğunu, kurumun kararının hukuka uygun olduğunu, davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iddiaları karşısında, .... Kararının iptali koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. İşlem dosyasının tetkikinde, .... numara ile markasının 30, 35 ve 43. sınıfta yer alan mal ve hizmetler için başvuruda bulunulduğu, markanın ilk incelemede SMK 5/1(f) gereğince “ çaylar, buzlu çaylar” mallarında reddedildiği, kalan mallar bakımından 12.09.2023 tarih ve 428 sayılı Resmi Marka Bülteninde ilan edildiği, davalı tarafından lavalia unsurlu markaları mesnet gösterilerek 6/1,6/3 ve 6/9 maddelerine dayanılarak itiraz edildiği, davacının karşı görüş sunduğu,.... tarafından itirazın kabul edilerek başvurunun reddedildiği, davacının bu karara itiraz ettiği, davacı itirazının nihai olarak ....sayılı kararı ile itirazın ve başvurunun reddine oybirliği ile karar verildiği, anılan kararın ilgililere tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde işbu davanın açıldığı belirlenmiştir. DEĞERLENDİRMELER; TARAF MARKALARI ARASINDA BENZERLİK VE İLTİBAS İHTİMALİ; Dava konusu marka başvurusu ile ilgili olarak heyetimize verilen görevlendirme kapsamında dikkate alınması gereken 6/1 maddesi uyarınca; tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı veya benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı veya benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. Dolayısıyla markalar arasındaki benzerlik değerlendirmesinin ilk koşulu; markaların tescilli oldukları sınıfların aynı olması veya birbirine benzer olmasıdır. Markaların tescilli oldukları veya tescili talep edilen mal veya hizmetlerin benzerliğine kanaat getirilmesi halinde, ikinci şart olan markaların benzerliğine geçilir. Görüldüğü üzere karıştırılma ihtimalinin varlığı için çifte benzerlik şartının gerçekleşmesi ve her iki benzerliğin de dikkate alındığı genel izlenim ve değerlendirmeye göre ilişkilendirilme ihtimali dâhil karıştırma ihtimalinin bulunduğu, EMTİALARIN BENZERLİĞİ Doktrinde de kabul gördüğü üzere, markalara ait mal veya hizmet listelerinde yer alan emtiaların "benzer" olup olmadığının değerlendirilmesinde, sınıflandırmaya ilişkin ulusal ve uluslararası düzenlemeler bağlayıcı kesin kurallar içermemektedirler. Bu nedenle, inceleme konusu markaların emtia listelerindeki sınıf numaralandırması ile bağlı kalınmaksızın, karşılaştırılan emtia listelerinin "aynı veya benzer" mal veya hizmetlerden oluşup oluşmadığı incelenmelidir. “Marka kapsamındaki mal ve hizmetlerin aynı veya benzer tür olup olmadığı hususunda 1957 yılında yapılmış olan “....” kapsamında hazırlanan “Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ” hükümlerine ve bunun ekindeki sınıflara ve alt gruplara göre yapılan listenin dikkate alınması gerekmekle birlikte tek başına listenin bir bağlayıcılığı bulunmamaktadır. Bu anlamda, ilişkilendirmenin varlığı için mal ve hizmetlerin tamamen aynı sınıfta veya aynı alt grupta yer alması gerekmez.” Zira asıl olan, işaretlerin, kapsamlarındaki mal veya hizmetler üzerinde tescilli bir marka olarak kullanılması durumunda, tüketici nezdinde karıştırılma ihtimaline yol açıp açmayacağıdır. Bu nedenle, mal ve hizmet sınıf ve alt gruplarında benzerlik araştırmasında piyasanın anlayışı, benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları giderip gidermediği, mal veya hizmetlerin birbiri yerine ikame edilebilme ve rekabet olanaklarının olup olmadığı, birinin diğerini tamamlama imkânı olup olmadığı, mal veya hizmetlerin dağıtım kanallarının ortak olması, aynı veya yan yana raflarda satışa arz edilip edilmediği kullanım yöntemleri, hedeflenen müşteri kesiminin aynı olup olmadığı hususlarının araştırılması gereklidir. Markalar arasında iltibas değerlendirmesinin ilk koşulunun, taraf markaları kapsamındaki emtiaların benzerliği olduğu hususu Yüksek Mahkemenin birçok kararında da açıkça belirtilmiştir. Nitekim EUIPO nezdinde verilen kararlarda da malların benzerliğine ilişkin değerlendirmenin, mal ve hizmetler arasındaki ilişkilerin ilgili özellikleri dikkate alınarak yapılması gerektiğini, bu özelliklerin, malların doğaları, kullanım amaçları, kullanım yöntemleri ve birbiriyle rekabet halinde veya birbirini tamamlayıcı olup olmadıklarını içerdiği belirtilmiştir. Dava konusu markada yer alan 30, 35 ve 43. Sınıfta yer alan mal ve hizmetler, davacı markalarında aynen yer almaktadır. Bu nedenle tüm emtialar bakımından SMK 6/1 de aranılan emtia benzerliği koşulu sağlanmış durumdadır. İŞARETLERİN BENZER OLUP OLMADIĞI; Markaların karıştırılma ihtimalinden söz edilebilmesi için yukarıda da belirtildiği üzere emtiaların/hizmetlerin aynı/benzer olması yanında markayı oluşturan ibarelerin de aynı/benzer olması koşulu bulunmaktadır. İki işaret arasında karıştırılma ihtimali, iki şekilde ortaya çıkabilecektir. Bunlardan birincisi, tescil talebine konu markanın tescilli veya tescili için daha önce başvurulmuş markaya benzerliği nedeniyle önceki markanın aynısı ya da benzeri marka zannedilmesi ve bu sebeple satın alınmak istenen ürün dışında bir ürünün satın alınmasına sebebiyet verilmesidir. İkinci ihtimal ise, tüketicinin iki marka arasındaki farklılıklar nedeniyle her iki markanın aynı marka olmadığını anlamasına rağmen, iki markanın aynı işletmeye, başka bir ifadeyle aynı iktisadi – idari kaynağa ait olduğunu sanmasına sebebiyet verilmesidir. Bu durumda da tüketici, gerçekte almak istemeyebileceği bir ürünü, salt güvendiği önceki markayla irtibatlı sandığı için sonraki markayı alabilecektir. Böylece, önceki tescilli veya tescil talebine konu edilmiş markayı taşıyan ürünler için tüketici nezdinde tesis edilen güvenden haksız olarak yararlanma sonucu doğabileceğinden, karıştırılma ihtimali gerçekleşmiş olacaktır. Benzerlik ve karıştırılma ihtimaline dayalı değerlendirmelerde kural olarak orta seviyedeki tüketiciler dikkate alınacak olup; malın hitap ettiği ortalama bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır..... kararlarında da belirtildiği üzere; “ortalama alıcılar / kişiler”, çabuk aldanabilen kişiler olmadığı gibi aptal ya da budala da değildir . Mal/hizmetin alıcısı olarak dikkate alınacak olan bu kişiler; orta düzeyde zeka ve dikkate sahip olan, işareti/markayı anımsaması da sıradan olan kişilerdir . Ancak tüketici kitlesinin dikkat ve özen düzeyinin mal ve hizmet sınıflarına bağlı olarak değişkenlik göstermesi de mümkündür. Somut uyuşmazlıkta başvuru kapsamında yer alan 30. Sınıftaki gıda ürünlerinin ilgili tüketici kitlesi hemen hemen her yaş, meslek, eğitim, cinsiyet düzeyinden tüketiciler olup marketlerde, bakkallarda, büfelerde tüketicinin anlık kararlar ile satın aldığı ve satın alım esnasında da çoğu zaman düşük alım bedeli ödediği bu ürünleri tercih ederken dikkat ve özen düzeyinin son derece standart olacağı değerlendirilmekte olup karıştırılma ihtimalinin ortalama tüketiciler bakımından dikkate alınacaktır. Keza yine bu malların satışına ait 35. Sınıf için de durum böyledir. 43. sınıf ise, genelinde dikkat seviyesi yüksek tüketicilere hitap ederken (Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri gibi) yiyecek ve içecek sağlama hizmetlerininde karar sürecinin hızlı, alışkanlığa dayalı ( fastfood tarzı gibi) aynı zamanda dikkatli, araştırma yapılarak restaurant seçimin de yapılabilediği bu bağlamda dikkat seviyesinin genel itibariyle ortalama olduğu, Dava konusu markanın kelime+ şekil markası olduğu, La’ Veria ibaresinin esas unsur olduğu, bu ibarenin üzerinde turuncu renkle betimlenmiş deniz-dağ ve doğan güneşi andıran bir şekil unsurunun bulunduğu görülmüştür. Davalı markaları ise kelime markası olup, markalarda yer alan Foods/Frozenfoods ibarelerinin ilgili sınıf bakımından tanımlayıcı olduğu, markanın esas unsurunun Lavalia ibaresi olduğu, İki markanın benzer olup olmadığı değerlendirilirken; markalar arasında görsel, işitsel veya kavramsal düzeyde ortaya çıkan benzerlik veya yakınlık dikkate alınır. Görsel, işitsel veya kavramsal benzerliğin derecesi konusundaki değerlendirmeyi malların niteliğini ve malların piyasaya sunum yöntemlerini dikkate alarak yapmak yerinde olacaktır. İlgili tüketicinin markaları doğrudan karşılaştırma imkânının bulunmadığı, markaların karşılaştırmasını zihninde muhafaza ettiği tam (eksiksiz) olmayan imaja göre yaptığı dikkate alınmalıdır. Kavramsal (anlamsal) benzerlik,kelime veya şekil markalarının karşılık geldikleri anlam veya kavramlar bakımından ayniyet veya benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Kelime markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği, temel olarak, farklı şekilde yazılı kelimelerin aynı veya farklı dilde aynı/benzer kavramlara (anlamlara) karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. Şekil markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği ise temel olarak, markalarda yer alan şekil unsurlarının aynı kavramlara karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. Davacı markası .... ibaresinin bilinen bir anlamı olmamakla birlikte davacının kendi beyanı ile İtalyanca .... ( doğruluk) kelimesinden esinlendiği görülmüştür. Bu kelimenin anlamının tüketici tarafından bilinemeyeceği aşikardır. Bu nedenle ilgili ibarenin anlamı bilinmeyen yabancı bir kelime olarak algılanması muhtemeldir. Davalı markası Lavalia ibaresi için de durum yukarıda açıklandığı gibidir. Bu nedenle kavramsal bir benzerlik kurulması mümkün değildir. İşitsel benzerlik, kelime markaları telaffuz edilirken ortaya çıkan benzerlik halidir. İşitsel benzerliğin tespiti, bazı durumlarda tek başına markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için yeterli kabul edilebilir. Ancak, işitsel benzerliğin görsel benzerlikle yeterli düzeyde desteklenmemesi halinde markaların benzer markalar olarak değerlendirilmemesi de mümkündür. Yargıtay ve AB Adalet Divanı birçok kararında, tüketicilerin zihninde, kelime markalarında başta yer alan harflerin ortada veya sondaki harflere nazaran daha fazla akılda kaldığını, bu bağlamda sözcüklerin ilk heceleri, ilk seslerinin farklı olmasının kulaktaki izi değiştirdiği vurgulanmaktadır. Sözcüklerin ilk hecelerinde, ilk bölümlerindeki ayniyetin karıştırma ihtimaline yol açabileceği gibi tam tersi de geçerli olabilecektir. .... birlikte kaleme aldığı “Fikri Mülkiyet Hukuku” adlı eserde; “Soldan sağa okuma prensibi gereği tek sözcükten oluşan markalarda sözcüğün ilk hecesi, birden fazla sözcükten oluşan markalarda ise ilk sözcük ortalama tüketicilerin dikkatini daha fazla çekmekte ve bu kısımlar diğer kısımlara nazaran daha fazla hatırlanmaktadır. Bu nedenle sözcük markalarında başlangıç kısmındaki benzerliğin markaların benzer olma ihtimalini arttırdığı, buna karşılık markaların başlangıç kısmındaki farklılıkların markaların benzerlik ihtimalini azalttığı kabul edilmektedir.” denilmektedir. Davacı markası .... şeklinde okunacakken, davalı markası .... şeklinde okunacaktır. Taraf markalarının ilk ve son sesinin aynı olduğu ortadadır, ancak markaların bütün halinde telaffuzundada kulakta yeterli farklılaşmanın sağlandığı değerlendirilmektedir. ... arasında fonetik açıdan bariz bir fark bulunmaktadır. Bu nedenle her ne kadar aynı hece ile başlasa da bu husus markaları fonetik açıdan benzer kılmaya yetmemiştir. Görsel benzerlik, kelime veya şekil markalarının görünüm olarak benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Görsel benzerliğin tespiti, markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için, tek başına yeterli olarak kabul edilebilir. Bilindiği üzere, kelime markaları söz konusu olduğunda, kelimenin yazım şekli değil kelimenin kendisi korunmaktadır. Bu nedenle, kelimenin büyük ya da küçük harfle ya da farklı yazım karakterinde yazılmış olmasının incelemeye etkisi yoktur. Kelime markalarında görsel değerlendirme; kelimenin uzunluğu/kısalığı, harf sayısı, harflerin dizilimi, kelime sayısı ve işaretlerin yapısı gözetilerek yapılmalıdır. Görsel değerlendirmede, kelimenin ilk kısmında oluşan benzerlik ya da benzememe durumu kelimenin son kısmına göre daha büyük öneme sahiptir. Bununla birlikte, görsel algı önce dışta bulunan elemanları ayırt ettiği için, son harf, kelimenin iç kısımlarında yer alan harflere kıyasla, daha büyük etkiye sahip olacaktır. Kelime markalarında, kelime yazıldığından farklı şekilde okunmadığı sürece (yabancı dillerdeki markalar), görsel ve işitsel benzerlik genellikle aynı anda ortaya çıkar. Bununla birlikte, kısa zaman aralığında gerçekleşen işitsel algıya kıyasla, görsel algının daha kesin ve tekrarlanan algılama imkânı sağladığı dikkate alınmalıdır. Bu nedenle, işaretler arasındaki görsel farklılıklar işitsel farklılıklara kıyasla daha fazla etkiye sahip olacaktır. Bu açıklamalardan sonra davacı markasının kelime ve şekil markası olduğu, davalı markasının kelime markası olduğu, her ne kadar tali unsur içerse de bir bütün halinde yazılarak görsel açıdan uzun bir marka algısı yarattığı, kullanılan turuncu rengin ortak olduğu ancak bu durumun görsel açıdan markaları benzer kılmaya yetmediği, Somut olay yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde değerlendirildiğinde; taraf markaları arasındaki benzerliğin ilk ses ve son ses benzerliği olduğu, ancak markaların bütünü dikkate alındığında gerek fonetik, gerek görsel, gerekse kavramsal bakımdan belirgin farklılıkların yer aldığı, ortalama dikkat düzeyine sahip tüketicinin iki farklı marka karşısında olduklarını direk olarak algılayabileceği, Netice itibariyle, Dava konusu markada yer alan tüm mallar bakımından ayniyet/benzerlik koşulunun sağlandığı, Bütünsel açıdan değerlendirme sonucunda taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, .... sayılı kararının iptali koşullarının oluştuğu sonuç ve kanaatlerine varılmış davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Davanın kabulüne, ....sayılı kararının tüm mal ve hizmetler yönünden iptaline, Alınması gereken 732,00.-TL harçtan peşin alınan 615,40.-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 116,60.-TL maktu ilam harcının davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, Davacı kendisini vekille temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 55.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü yazılı 21.498.30.-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Dair, davacı vekili ile davalı kurum ile davalı şirket vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde.... yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.

Kâtip Hâkim .... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır

MASRAF DÖKÜMÜ Harçlar : 1.318,30.-TL Gider Avansı :20.180,00.-TL TOPLAM :21.498.30.-TL

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/416, K. 2026/141, T. 08.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-416-e-2026-141-k-8afe3858a9ad