İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/403 E. 2025/403 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/403
- Karar No
- 2025/403
- Karar Tarihi
T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/403 Esas - 2026/497 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/403 Esas KARAR NO : 2026/497
DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 04/04/2022 KARAR TARİHİ : 09/06/2026 GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 12/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde müflis ... İnş. Taah. ve Tic. Elekt. Üret. A.Ş'nin iflasına karar verildiği, müvekkili şirketi ile müflis şirket arasında akdedilen sözleşmeler kapsamında muhtelif alacaklarının doğduğunu, bu alacaklar yönünde iflas idaresine birçok başvuru yapıldığını, müvekkili şirketin ihale makamı olup ihale ettiği işi müflis ... İnş. Taah. Ve Tic. Elekt. Üret. A.Ş'ye verildiğini, bu nedenle müvekkili şirket ile müflis arasındaki ilişki sözleşme gereği yüklenici-ihale makamı ilişkisinden ibaret olduğunu, müflis şirket çalışanları ile müvekkili şirket arasında doğrudan bir işçi işveren ilişkisi bulunmadığını, müvekkili şirket ve müflise karşı birlikte açılan alacak davalarında asıl sorumlunun müflis şirket olduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirketler arasında imzalanan Hizmet Alım Sözleşmeleri ve sözleşmenin eki Şartnameler, İş Kanunu ve Borçlar Kanunu hükümleri gereğince müvekkili şirket borçlu müflisten alacaklı olduğunu, bu nedenle müvekkili şirketin müflis firmadan alacağı olan toplam 84.918,36 TL'nin ödeme tarihi olan 26/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte iflas masasına kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı yan usulüne uygun tebliğe rağmen davaya cevap vermemiş, aşamalardaki beyanlarında davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, ... 18. İş Mahkemesi'nin 201/476 esas ve ... 20. İcra Dairesi'nin 2017/19960 esas sayılı dosyası, sözleşme ve şartnameler celbedilmiştir. Hesap uzmanı bilirkişi tarafından verilen 18/02/2026 tarihli raporda; dava dışı işçinin davalı nezdinde çalıştığı dönemlerle sınırlı olmak kaydı ile hesaplama yapılarak davalının yapılan ödemenin 83.580,87 TL'sinden sorumlu olduğu belirtilmiştir. 7573 sayılı kanunla İş Kanunu'nda yapılan değişiklik uyarınca bilirkişiden alınan tarihli ek raporda; sözleşme yasa değişikliği kapsamında kalmadığından kök rapordaki beyanlarını tekrar ettiğini bildirmiştir. Kök ve ek rapor oluşa ve dosya kapsamına uygun bulunarak hükme esas alınmıştır. DEĞERLENDİRME: Dava, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının iflas masasına kayıt ve kabulü istemine ilişkindir. Mahkememizce gider avansının tamamlanmaması nedeni ile davanın reddine dair verilen kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, ... BAM 23. HD 2025/462 esas 2025/479 karar sayılı ilamı ile, "Davanın niteliği gereği İİK'nın 235. maddesi kapsamında hak düşürücü süreye tâbi olduğu, gider avansı yatırılmamasında tevzi bürosunun da hatası bulunduğu, HMK'nın 115/(2). maddesinin emredici hükmü gereği tamamlanabilir nitelikteki dava şartı noksanlığının giderilmesi için davacıya kesin süre verilmeden davanın usulden reddedilmesinin mümkün olmadığı gözetilerek, dosyada taraflara tebligat yapılmasını sağlayacak masrafın dahi bulunmaması halinde hak kaybına sebebiyet verilmemesi için masrafı suç üstü ödeneğinden karşılanmak suretiyle davacı vekiline gider avansını yatırması için kesin süre ihtarlı tebligat yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, dosyada masraf bulunmadığı gerekçesiyle tebligat dahi yapmadan davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır," gerekçesiyle kaldırılarak dosya Mahkememize iade edilmiştir. ... ... .... ... sayılı dosyasında; müflis şirket aleyhine 27/12/2018 itibari ile iflasın açılmasına karar verildiği, kararın 12/13/2019 tarihi itibari ile kesinleştiği, alacaklının 06/04/2021 tarihli dilekçesi ile 84.918,36 TL alacağının iflas masasına kaydının talep edildiği, müflis şirketin iflas idaresince 15/03/2022 tarihli 192 sayılı kararla talebin kısmen 42.459,18 TL'sinin kabulüne karar verildiği, bakiye kısmın reddedildiği, red kararının davacının verdiği masrafla 29/03/2022 tarihinde tebliğ edildiği, elimizdeki iş bu davanın 04/04/2022 tarihinde açılmasına göre 15 günlük yasal sürede açıldığı, ikinci alacaklılar toplantısının yapıldığı anlaşılmıştır. Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ile müflis şirket arasında hizmet alım sözleşmelerinin imzalandığı, sözleşme gereğince müflisin belirlenen süre içinde işe başlayıp işçi çalıştırdığı, dava dışı işçinin işçilik alacaklarının tahsilini talep ettiği, davacı kurumun da müflis şirketle yapmış olduğu sözleşme gereğince müflis şirket çalışanına ödeme yaptığı, eldeki dava ile ödemenin rücuen tahsilinin iflas masasına kaydını talep ettiği görülmüştür. Davacı idare ile müflis arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’nun 2/6 maddesinde belirtildiği şekilde, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumlu olacağı, ancak bu sorumluluğun dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumluk niteliğinde olduğu, asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukukunun değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukukunun esas alınacağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen, “Aksi karalaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır,” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları ve ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceğinin açıkça belirtildiği, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği anlaşılmıştır. İşçiye ödenen kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından da son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır (Yargıtay 6. HD 2021/1763 esas 2021/2455 karar sayılı ilamı). İşçilik alacakları ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekeceğinden (Yargıtay 6. HD 2021/876 esas 2021/1507 karar sayılı ilamı) ve taraflar arasındaki sözleşmede açık hüküm bulunmasa dahi, bedeli önceden kararlaştırılan iş yönünden, davalının işçilerinin işçilik alacaklarından, iç ilişkide davalının sorumlu olduğunun kabulü gerekecektir (... BAM 23. HD 2018/2185 esas 2022/562 karar sayılı ilamı). Tüm dosya kapsamından, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava dışı işçinin çalıştığı dönemle sınırlı olmak kaydıyla müflisin davacı tarafça ödenen işçilik alacaklarından sorumlu olduğu miktarın İİK'nun 195. maddesi de gözetilerek hesaplandığı ve davacının 83.580,87 TL alacak talep edebileceğinin belirlendiği, iflas idaresi tarafından başvuruya konu alacağın 42.459,18 TL'sinin kabulüne karar verildiği, bakiye (83.580,87-42.459,18=) 41.121,69 TL yönünden davacı alacağının sübut bulduğu ve bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE, Davacının 41.121,69 TL alacağının müflis ... İnş. Taah. Ve Tic. Elekt. Üret. A.Ş. iflas masasına KAYIT VE KABULÜNE,
Davacı Karayolları Genel Müdürlüğü harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan ve takdir olunan 41.121,69 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı 8.015,00 TL yargılama giderinin kabul oranına göre hesaplanan 3.881,26 TL yargılama gideri davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, Dair; davacı tarafın yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, değer itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/06/2026
¸¸ ¸¸