İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/392 E. 2026/178 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/392
- Karar No
- 2026/178
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/392 Esas - 2026/178 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/392 KARAR NO : 2026/178
.... DAVA : Marka YİDK Kararının İptali ile Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 12/09/2025 KARAR TARİHİ : 16/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/04/2026 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka YİDK Kararının İptali ile Hükümsüzlük istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, müvekkili şirketin .... ibareli seri markalarının yoğun kullanım sonucunda tüketici nezdinde ayırt edici nitelik kazanmış tanınmış markalar olduğunu, itiraza konu markanın tescili durumunda, söz konusu marka başvurusu sahibinin bu tanınmışlıktan haksız olarak yararlanacağını, tescili talep edilen ....” ibareli marka ile müvekkili firmaya ait esas unsuru “...” ve “makro” ibareleri olan markaların görsel ve işitsel açılardan benzer olduğunu, itiraz konusu marka başvurusunun tescilinin talep edildiği sınıflarda müvekkiline ait itiraza mesnet markaların da hali hazırda tescilli olarak koruma altında olduğunu, bu nedenlerle, taraf markaları arasında var olan görsel ve işitsel benzerliğe ek olarak sınıfsal benzerliğin de mevcut olduğunu, itiraza konu dava konusu markanın, müvekkiline ait www.....com.tr ibareli alan adı ile benzer olup dava konusu marka başvurusunun SMK 6/6 kapsamında reddedilmesi gerektiğini, marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığını beyan ederek ..... sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının markası ile davacının itiraza mesnet markaları karşılaştırıldığında, ortalama tüketici nezdinde markalar arasında görsel, işitsel, kavramsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali de dâhil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığını, davalı markasını okuyan veya gören ortalama dikkate sahip ve işaretleri yan yana karşılaştırma imkanı olmayan kişinin zihnindeki intiba, davacıya ait markaların bıraktığı intiba ile aynı olmadığını, söz konusu iki marka örneği, aynı firmanın markası gibi algılanabilecek nitelikte olmadığı gibi, markaların karıştırılma ihtimallerinin asla bulunmadığını, dava konusu .... ibareli marka başvurusunu bir bütün olarak ele almak gerektiğini, söz konusu ibareden sadece bir kısım harfleri alarak iltibas ihtimalini ileri sürmenin hukuken kabul edilemez olduğunu, “.... ibaresinin bir bütün olarak ele alınması ve bu haliyle iltibas tehlikesi olup olmadığının değerlendirilmesinin gerektiğini, “m macrossdynamics” ibaresinin bu haliyle ayırt ediciliğini tamamen oluşturmuş bulunduğunu, markalarda ilaveten yer alan farklı kelime unsurlarının ve farklı şekil/logo unsurlarının varlığı da dikkate alındığında, markalar arasında bütünsel izlenim itibariyle görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığını, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6/5. Maddesindeki şartların oluşmadığını, kötü niyet iddialarının ispat edilemediğini ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirketin yargılamaya katılımı olmamıştır. Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iddiaları karşısında, .... Kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. İşlem dosyasının tetkikinde; davalı şirket tarafından 28.02.2024 tarihinde .... başvuru numarası ile “m macrossdynamics” ibareli marka için 07 / 09 / 35 / 37 / 39 / sınıflarda yer alan malları/hizmetleri kapsayan marka başvurusunda bulunulmuş; söz konusu marka başvurusu .... Kurumu tarafından 27.03.2024 tarihli ve 441 sayılı Resmi Marka Bülteni'nde ilan edilmiş, söz konusu yayına davacı şirket tarafından itiraz edilmiş, .... nezdinde yapılan itiraz, Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu tarafından incelenmiş ve.... sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiği, anılan kararın ilgililere tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde işbu davanın açıldığı belirlenmiştir. DEĞERLENDİRMELER ; Taraf Markaları Arasında Karıştırılma İhtimali; 6769 sayılı SMK’nin 6/1 maddesi “Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.” hükmüne amirdir. 6769 sayılı SMK’nin 6/1 maddesi anlamında benzerlik değerlendirmesinin ilk koşulu markaların tescilli oldukları sınıfların birbirine benzerliğidir. Markaların tescilli oldukları veya tescili talep edilen mal ve hizmetlerin benzerliğine kanaat getirilmesi halinde, ikinci şart olan markaların benzerliğine geçilir. Eğer her iki koşul da gerçekleşmiş ise markalar arasında iltibas olduğuna karar verilecektir. Markalar arasındaki benzerlik incelenirken, Markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları Görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlik, Çağrıştırma, Bir bütün olarak markaların uyandırdığı toplu kanaat, Malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, Markayı taşıyan mal veya hizmetin değeri ve alıcının bu mal ve hizmeti almaya ayırdığı zaman kriterleri ele alınmalıdır. Yerleşik Yargıtay içtihatları ile sabit olduğu üzere; bir markanın bir başka marka ile benzer olup olmadığı müşterisi hafızasında bıraktığı imaja göre belirlenir. Bir marka, hizmet veya malın, diğer bir marka, hizmet veya malla karşılaştırılarak benzerliği tespit edilirken marka, mal veya hizmete bütünsel bir açıdan yaklaşılmalı ve müşterileri nezdinde bıraktıkları izlenim dikkate alınmalıdır. Nitekim ..... sayılı kararında; “…556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 8/1-b bendi uyarınca markaların iltibas yaratıp yaratmadıklarının belirlenmesinde, markaların kapsadıkları mal ve hizmet sınıflarının alıcısı olan ortalama düzeydeki halk nezdinde karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığının tespiti gereklidir. Bunun için de işaretleri oluşturan harf, kelime, şekil gibi asıl ve yardımcı unsurların değerlendirilmesi zorunludur... Dairemizin bu konuda yerleşik içtihatları uyarınca asıl unsurun; bunların ayırt edici ve baskın unsurları unutulmaksızın markanın bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin tümüne hâkim olan görünüş ve ayırt ediciliği vurgulayan imajda aranması gereklidir...” denmektedir. İltibas, kanunlarda tanımlanmamış olmakla birlikte öğretide “bir markanın aynen veya benzerinin kullanılması suretiyle, alıcı zihninde gerek emtiaların (veya hizmetlerin), gerekse müteşebbisin kaynağı açısından yanlış kanaatler uyandırılması ve bunların aynı yerden piyasaya sürüldüklerinin düşündürülmesi, bu yönden çağrışımlar yapması” olarak tanımlanmıştır. Sadece alıcıların belirli bir mal veya hizmet yerine başka mal veya hizmeti almak istemeleri halinde değil; alıcıların mal veya hizmetlerin birbirinden farklı olduklarını anlamalarına rağmen, bunların kaynağının aynı işletme olduğuna veya malları satan yahut hizmetleri sunanlar arasında idari veya ekonomik bağlılık olduğuna inanmaları halinde de iltibas ihtimali vardır. Dolayısıyla, iltibas bulunduğunun kabulü için işaretin marka ile bağlantı kurulmasına ve düşünsel olarak markayı çağrıştırmasına elverişli olması gerektiği anlaşılmaktadır. Karıştırılma ihtimalinin varlığı 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi uyarınca ....” nezdinde olmalıdır. Bir markanın diğer marka ile karıştırılma ya da iki marka arasında ilişki bulunduğu ihtimali, malın hitap ettiği uzman ya da satıcı nezdinde değil, halk nezdinde araştırılmalıdır. Dolayısıyla, markaların hitap ettiği tüketici ya da kullanıcı dikkate alınmak suretiyle, markaların bu kişiler nezdinde karıştırılıp karıştırılmayacağının değerlendirilmesi gerekmektedir. Yasada geçen....” tabiri amaca uygun şekilde “markayı taşıyan ürünlerin nihai tüketici kitlesi” olarak anlaşılmalıdır. Benzerlikte görüşüne başvurulacak kişi markalı ürünün yöneldiği hedef kitleye mensup/makul derecede bilgilendirilmiş, makul derecede dikkatli ve makul derecede ihtiyatla değerlendirme yeteneğine sahip kişinin değerlendirmesidir. İltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının tespitinde, mal ve hizmetlerin aynı veya benzer alıcı çevresine hitap edip etmediklerine ve aynı veya benzer ihtiyaçları gidermede kullanılıp kullanılmadıklarına; markaların kullanıldığı mal veya hizmetin ekonomik değerine; bunların hitap ettiği alıcı grubunun sosyal ve ekonomik düzeyine ve orta yetenekteki alıcıların markanın kullanılacağı mal veya hizmetleri aldıkları sırada sarf edecekleri dikkat ve özene de bakılır. Emtiaların Aynı/Benzer/İlişkili Olup Olmadığı; Dava konusu ..... ibareli markanın malları/hizmetleri ile davacıya ait redde mesnet markaların kapsamlarındaki mallar/hizmetler incelendiğinde, dava konusu markanın kapsamındaki mallar/hizmetlerin davacının redde gerekçe.... sayılı markalarının kapsamında aynı/aynı tür olarak yer aldığı, Dava konusu markanın kapsamındaki 09. Sınıftaki “bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları” malları ile bu malların 35. sınıftaki satışı hizmetlerinin davacının redde gerekçe .... sayılı markalarının kapsamındaki 42. Sınıfta yer alan “Bilgisayar hizmetleri: bilgisayar programlama, bilgisayarı virüse karşı koruma, bilgisayar sistem tasarımı, başkaları adına web sitelerinin tasarlanması, bakımı ve güncelleştirilmesi, yazılım tasarımı, kiralanması ve güncelleştirilmesi, internet arama motoru sağlama, hosting, bilgisayar donanımları alanında danışmanlık, bilgisayar donanımlarının kiralanması hizmetleri.” hizmetleri ile ilişkili olduğu tespit edilmiştir. Zira söz konusu mallar/hizmetler benzer ihtiyaçları karşıladığı, bu mallar ve hizmetlerin tamamlayıcı ürün hizmet oldukları, söz konusu malların satışının ve bu hizmetlerin genelde aynı işletmeler tarafından yapıldığı, Tüketici Kitlesi: Mal ve hizmetlerin benzerliği değerlendirilirken de çekişme konusu mal ve hizmetlerin ortalama tüketici kitlesi, doğal yapısı, kullanım amacı, fiyatı, alım sıklığı, üretim dağıtım ve satış kanalları ile yerleri, rekabet, ikame veya tamamlama ilişkisi olup olmadığı gibi bütün faktörler dikkate alınmalıdır. Tüketicinin dikkat ve bilinç seviyesi, markalar arasındaki iltibas riskini etkileyecek bir unsurdur. Dikkati düşük olan tüketici kitlesine yönelik emtiaların tescillendiği markalarda iltibas riskinin daha yüksek olacağı açıktır. Diğer yandan, tüketicinin bilinç ve dikkat seviyesi tek başına iltibas riskini oluşturan unsurlardan değildir. Marka işaretlerinin ne derece ayırt edici olduğu, markanın ne derece iltibas riski taşıdığı, markaların korunma düzeyinin ne aşamada değerlendirileceği de iltibas riskinin tespitinde önem taşımaktadır. Somut olayda, markaların aynı/aynı tür/benzer/ilişkili malları ve hizmetleri içerdiği, yapılan değerlendirmede de söz konusu mal ve hizmetler açısından tek bir sektör belirlemesi yapılamayacağı, elektronik ürünlerin yanında akaryakıt, otomotiv, kimya, inşaat hizmetleri, sınai makineler, mobilya, seyahat, elektrik dağıtım hizmetleri gibi birçok sektöre ait olduğu, bu mal ve hizmetlerin satışlarının, her yaş ve eğitim seviyesindeki çok çeşitli kesimden alıcıya hitap ettiğinin kabul edilmesi gerektiği, ürünlere ait fiyat aralıklarının da farklı olduğu kabul edilmek sureti ile söz konusu mallar açısından tüketici kitlesinin özelliklerinin tespit edilmesi gerekmektedir. Ortalama tüketicinin seviyesinin tespit edilmesi markaların karıştırılması ihtimalinin değerlendirilmesinde önem arz etmektedir. Ortalama tüketicinin dikkat düzeyi, mal ve/veya hizmetlerin türüne göre değişebilmektedir. Dolayısıyla bu noktadan hareketle, “ortalama tüketicinin” seviyesi, ilgili mal ve/veya hizmetlerin hangi tüketici kitlesine hitap ettiğinin tespit edilmesiyle bulunacaktır. Davaya konu markada yer alan benzer / aynı kabul edilen ürünlerin karşılaştırmaya imkan veren internet sitesi / pazaryerleri ile teknoloji perakende satış kanalları aracılığı ile piyasaya arz edilebilmektedir. Söz konusu emtiaların ortalama tüketici/alıcı kitlesinin bilinç/dikkat/özen seviyesi incelendiğinde; ilgili emtiaların bir kısmının teknoloji, mobilya sektörlerine ait emtialardan oluşması ve günlük hayatta herkesin her zaman ihtiyaç duyacağı türden emtialar olmaması, belli satış kanalları üzerinden satışa konu edilmesi nedeniyle hitap ettiği ortalama tüketici kitlesinin bilinç/dikkat/özen/bilgi seviyesinin yüksek olduğu; öte yandan ilgili emtiaların diğer bir kısmının ise düşük fiyata sunulan emtialar olması (taklit güneş gözlüğü, seyahat hizmetleri, ayakkabı, çanta, kemer tamiri hizmetleri.) nedeniyle hitap ettiği ortalama tüketici/alıcı kitlesinin bilinç/dikkat/özen/bilgi seviyesinin daha düşük, makul derecede olduğu, Marka İşaretlerinin Benzer Olup Olmadığı; Markalar arasında benzerlik incelemesinde temel ilke, yukarıda da değinildiği üzere, her iki markanın ortalama tüketici üzerinde bıraktığı genel intibaya göre tüm faktörler bir arada gözetilerek “global değerlendirme” yapılması gerekmektedir. Global değerlendirme gereği, markaların unsurları bölünerek, unsurlarına göre ayrı değerlendirme yapılması hatalı olacaktır. Bununla birlikte, inceleme sırasında markayı oluşturan jenerik, tanımlayıcı unsurların değerlendirme dışı bırakılmasına engel değildir. Dolayısıyla asıl olan markaların bir bütün halinde bıraktıkları genel intibaya göre değerlendirme yapılmasıdır. Bununla birlikte markalar esas ve yardımcı unsur olmak üzere iki unsurdan meydana geldiği asla göz ardı edilmemelidir. Markayı benzerlerinden ayırt etmeye yarayan markada diğer unsurlara göre daha ön planda olan unsur esas unsur iken; esas unsura göre nispeten arka planda olan, malın ve hizmetin temel özelliklerini veya sair özelliklerini belirten ve esas unsura bağlı ve onunla ilişki içinde bulunanlar yardımcı unsurdur. Markaları benzerlerinden ayıran en önemli unsur esas unsurlardır. Markanın ayırt ediciliği ve iltibasa sebebiyet verip vermediği gibi hususlar esas unsur nazara alınarak tespit edilir. Görsel benzerlik, kelime veya şekil markalarının görünüm olarak benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Görsel benzerliğin tespiti, markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için, tek başına yeterli olarak kabul edilebilir. Bilindiği üzere, kelime markaları söz konusu olduğunda, kelimenin yazım şekli değil kelimenin kendisi korunmaktadır. Bu nedenle, kelimenin büyük ya da küçük harfle ya da farklı yazım karakterinde yazılmış olmasının incelemeye etkisi yoktur. Kelime markalarında görsel değerlendirme; kelimenin uzunluğu/kısalığı, harf sayısı, harflerin dizilimi, kelime sayısı ve işaretlerin yapısı gözetilerek yapılmalıdır. Görsel değerlendirmede, kelimenin ilk kısmında oluşan benzerlik ya da benzememe durumu kelimenin son kısmına göre daha büyük öneme sahiptir. Bununla birlikte, görsel algı önce dışta bulunan elemanları ayırt ettiği için, son harf, kelimenin iç kısımlarında yer alan harflere kıyasla, daha büyük etkiye sahip olacaktır. Kelime markalarında, kelime yazıldığından farklı şekilde okunmadığı sürece (yabancı dillerdeki markalar), görsel ve işitsel benzerlik genellikle aynı anda ortaya çıkar. Bununla birlikte, kısa zaman aralığında gerçekleşen işitsel algıya kıyasla, görsel algının daha kesin ve tekrarlanan algılama imkânı sağladığı dikkate alınmalıdır. Bu nedenle, işaretler arasındaki görsel farklılıklar işitsel farklılıklara kıyasla daha fazla etkiye sahip olacaktır. İşitsel benzerlik, kelime markaları telaffuz edilirken ortaya çıkan benzerlik halidir. İşitsel benzerliğin tespiti, bazı durumlarda tek başına markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için yeterli kabul edilebilir. Ancak, işitsel benzerliğin görsel benzerlikle yeterli düzeyde desteklenmemesi halinde markaların benzer markalar olarak değerlendirilmemesi de mümkündür. Kavramsal (anlamsal) benzerlik, kelime veya şekil markalarının karşılık geldikleri anlam veya kavramlar bakımından ayniyet veya benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Kelime markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği, temel olarak, farklı şekilde yazılı kelimelerin aynı veya farklı dilde aynı/benzer kavramlara (anlamlara) karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. Şekil markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği ise temel olarak, markalarda yer alan şekil unsurlarının aynı kavramlara karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. Bu açıklamalar kapsamında; karşılaştırmaya konu olan marka işaretleri incelendiğinde, dava konusu markanın esas unsurunun bütüncül olarak “macrossdynamics”, davacının davaya mesnet markalarının esas unsurlarının “makro” veya İngilizce karşılığı olan “...” ibareleri olduğu, “.... anlamlarına geldiği ve ticaret hayatında yaygın olarak kullanıldığı, Davacı mesnet tescillerinin bir bölümü sözcüklerin yanı sıra şekil unsurunu da içermekte olduğu anlaşılmıştır. Davacının “...” kelimesinin yanında tanımlayıcı olarak “.... gibi ek kelime ve figüratif unsurlar da eklendiği, bu bağlamda, davacının “...” ibareli zincir markalar oluşturduğu, Görsel benzerlik kıyaslaması bakımından, davacının itiraza mesnet gösterdiği ve dava konusu markada yer alan “....(...)” ibaresinin, “....şeklinde ayrılarak inceleme yapılması, “bütünsel olarak değerlendirilme” ilkesine aykırı olacaktır. Davacının “...”, dava konusu markanın ise “macrossdynamics” ibaresini ana unsur olarak içerdiği ve görsel açıdan, çok sınırlı bir benzerliğe sahip oldukları, Dava konusu marka ile davacı markaları arasında ortak “....” (...) ibaresi nedeniyle işitsel bir benzerlik varmış gibi görünse de, dava konusu marka “.....” olarak aynı puntolarla yazılıp bütün olarak seslendirilmek durumunda olduğundan, zayıf bir işitsel benzerlikten bahsedilebilir. Dava konusu marka 5, davacı markalarının ana unsuru olan ....” ise 2 hece ile okunmaktadır. Ayrıca davacının mesnet markalarının büyük çoğunluğu, ihtilaflı ibareye ek kelime unsurları da içerdiğinden kulakta bırakacağı izlenimler, dava konusu marka ile tamamen farklılaşacaktır. Kavramsal benzerlik değerlendirmesinde; “....” kelimesinin hem İngilizce hem Türkçe olarak ortalama tüketici açısından anlamının bilinmesi mümkündür. Ancak, davacı markaları tek başına ..../... kelimesinden oluşmamaktadır. Oysaki dava konusu markada, markanın esas unsuru “....” ibaresi olup, bilinen bir anlamı da bulunmamaktadır. Ayrıca, davacı markalarında ise çoğunlukla İngilizce sözcüklerle birlikte kullanılmış olan sözcük grupları da bulunmaktadır. Kaldı ki ..../... kelimesi genel kabul görmüş marka olarak ayırt ediciliği düşük bir kelimedir. “.... sözcüğü “büyük” anlamı veren bir ön ek olarak kullanılmaktadır. Yahut nitelediği sözcüğün kapsamının “büyük” olduğunu ifade etmektedir. “...” ibaresi ise, Türkçe ....” ibaresinin İngilizcesidir. “büyük” ....” karşıtı) olarak niteleme yaparken ilk akla gelebilecek ve yangın kullanımı olan bir ibare söz konusudur. Bu nedenle de “....”/ “...” ibaresinin herkesin kullanımına konu olabilecek ve geniş bir kullanım yelpazesine sahip bir sözcük olması karşısında ayırt ediciliğinin zayıf olduğu, “...” ibaresinin ayırt edicilik düzeyinin düşük olması, davacıya ait “...” ibaresini içeren markaların bütüncül olarak bıraktığı izlenim hususları dikkate alındığında, davacıya ait “...” ibaresini içeren markalar ile dava konusu marka arasında, marka işaretleri bakımından işitsel, görsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunmadığı, Sonuç olarak, her ne kadar dava konusu markanın kapsamında yer alan mallar/hizmetlerin emtia benzerliği olan redde gerekçe yukarıda belirtilen markaların kapsamlarında aynı/aynı tür/ilişkili olarak yer alsa da, dava konusu marka ile redde gerekçe markalar arasında işitsel, görsel ve kavramsal olarak iltibas oluşturacak düzeyde benzerlik bulunmaması nedeniyle dava konusu marka ile redde gerekçe markalar arasında karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığı, Tanınmışlık Bakımından Değerlendirme Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkili markasının tanınmış bir marka olduğunu, davalı tescilinin müvekkili markasının tanınmışlığından haksız bir yarar sağlamaya yönelik olduğunu, davalı tescilinin müvekkili markasının itibarını ve ayırt edici karakterini zedeleyeceğini ifade etmektedir. Tanınmış markanın farklı mal ve hizmetlerde korunması için; Sonraki başvuru sahibi ile tanınmış marka sahibi arasında bağlantı olma ihtimali, Tanınmış marka sahibinin bu markanın tescilinden zarar görme ihtimali, Haksız yarar sağlama, Tanınmış markanın itibarına zarar verme, Tanınmış markanın ayırt edici karakterini zedeleme, gibi unsurlar aranmaktadır. Öncelikle dava konusu markanın tanımış olduğuna dair dosya kapsamında herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmamıştır. Öte yandan, yukarıda anlatılanlar doğrultusunda, dava konusu markanın davacı markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlama, tanınmış markanın itibarına zarar verme, tanınmış markanın ayırt edici karakterini zedeleme gibi hususların değerlendirilmesi için ilk şart dava konusu marka ile davacı markaları arasında aynılık/benzerlik olmasıdır. Yukarıdaki bölümlerde bahsedildiği gibi, somut olayda, dava konusu marka ile davacı markaları arasında aynılık/benzerlik dolayısıyla karıştırılma ihtimali bulunmamaktadır. Öte yandan, 6769 s. SMK'nın 6/5 maddesinin uygulanabilmesi için bir markanın tanınmışlığının tek başına yeterli olmadığı, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunması şartının sağlanması gerektiği ancak bu şartın gerçekleşmediği, bu şart gerçekleşse dahi dava konusu edilen markanın tanınmış markanın ayırt edicilik karakterini zedelemesi, tanınmış markanın itibarına zarar vermesi veya tanınmışlığından haksız yarar sağlanması ihtimallerinden birinin gerçekleşmesinin gerekli olduğu, her ne kadar davacıya ait “...+....” ibareli marka .... sayı ile 25.01.2021 tarihi itibariyle tanınmış olarak kabul edildiği ayrıca mahkememizce davacıya ait “...” ibaresini içeren markalarının “perakende satış hizmetleri” sektöründe bilinirliği olduğu kanaatine varılmışsa da, davalı başvurusunun davacıya ait “...” markasının sahip olduğu imaj ve prestijden faydalanma amacı taşıdığına yönelik somut bir kanaat oluşmadığı, dava konusu markanın haksız yararlanma sağlamadığı, davacı markasının itibarına zarar vermeyeceği, ayırt ediciliğini zedelemeyeceği hususları birlikte değerlendirildiğinde, davalıya ait markanın tescilinin 6769 s. SMK'nın 6/5 hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açmayacağı ve dava konusu başvuru bakımından 6769 s. SMK'nın 6/5 maddesinin uygulanamayacağı, 6769 Sayılı SMK’nın 6/6 Bendi Kapsamında Değerlendirme 6769 s. SMK’nın 6. Maddesinde sınırlı sayıda düzenlenen nispi ret nedenlerinden biri olan 6/6 bendinde “Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Bu hüküm kapsamına, kişilik haklarından isim hakkı ile fotoğraf üzerindeki hak, .... kapsamında telif hakları ve sınaî haklar olan marka, tasarım, patent, faydalı model, coğrafi işaret, ticaret unvanı, işletme adı, internet alan adı girer. ..... sayılı kararında da açıkça dile getirildiği üzere KHK 8/3 (SMK 6/3) maddesinde yer alan "ticaret sırasında kullanılan işaret" ifadesinin kapsamı içerisine ticaret unvanları, işletme adları, isim, fotoğraf, telif hakkı vs. sokulabilir. Aynı maddenin 5. fıkrasına (SMK 6/6) göre de, tescil için başvurusu yapılmış markanın, başkasına ait kişi ismi, ticaret unvanı, fotoğrafı veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını kapsaması halinde, hak sahibinin itirazı üzerine tescil başvurusunun reddedileceği belirtilmiştir. Bu halde, dava konusu marka tescillinin davacıya ait internet alan adı arasında karıştırılma ihtimali bulunup bulunmadığı incelenmelidir. SMK 6/6. Madde hükmü ile korunan hakların ortak özelliği, aynı maddenin 3. bendindeki işaretlerden farklı olarak tescil edilmiş olmaları gerektiğidir. Şu kadar ki, bunların kullanım sonucu ayırt edici hale gelmeleri gerekmez. www.....com.tr alan adı, who.is kayıtlarının sorgulanması neticesinde, davacı .... adına 21.12.2000 tarihinde tescil edildiği, buna ilişkin görselin yer aldığı, Söz konusu internet alanının incelenmesi neticesinde, ana sayfada “.... ibaresinin yer aldığı, söz konusu internet sitesinde birçok malın online satış hizmetinin yapıldığı, Öte yandan, davacıya ait www.....com.tr alan adı ile ilgili internet sitelerinin arşivlenen ekran resimlerini görüntülemek için Internet ...." adlı aracı ile web.archive.org internet sitesinde yapılan araştırmalar neticesinde, işbu raporun hazırlandığı 27.01.2026 tarihi itibariyle ilki 16.05.2006 yılı sonuncusu 24.11.2025 tarihli olan 423 adet anlık görüntü olduğu tespit edilmiş, görüntülerde, ..., .... gibi markaların kullanıldığı, buna ilişkin 21.08.2018 tarihli anlık görüntülerin incelenmesi neticesinde, davacının www.....com.tr uzantılı internet sitesinde, davacıya ait “...” ibaresini içeren markalarının gıda ürünleri, kozmetik ürünleri, bebek ürünleri, elektrikli ev aletleri, telefon ve aksesuarları, çiçek-bahçe ürünleri, giyim ürünleri, temizlik ürünleri, mutfak eşya-gereçleri, pil, kırtasiye ürünleri, kitap, dergi, gazete, kamp ürünleri, piknik ürünleri, ev tekstili ürünleri, dekorasyon ürünleri, evcil hayvan ürünleri, mum, karton bardak, karton tabak, peçete, süs eşyaları, oyunlar, oyuncakların online satış hizmetleri için kullanıldığı, Dava konusu markanın kapsamında yer alan telefon aksesuarları, şarj cihazı ve kulaklıkların davacıya ait internet sitesinde satışa sunulduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla, dava konusu markanın kapsamındaki “Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar; haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: cep telefonları ve bunların kılıfları, sabit telefonlar, telefon santralleri, bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri.” mallarının davacıya ait internet sitesinde satılan söz konusu mallar ile benzer olduğu, Bu tespitlerden sonra, dava konusu marka ile davacıya ait .... alan adının kılavuz unsuru konumundaki “...” ibaresi ile dava konusu markanın esas unsuru konumundaki “macrossdynamics” ibareli marka arasında işaret olarak karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığı irdelenmelidir. Davacıya ait “...” ibaresini içeren markaları ile dava konusu marka arasında işaret bakımından karıştırılma ihtimaline yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığı kanaatine varılmış olup, aynı doğrultuda, davacıya ait .... alan adının kılavuz unsuru konumundaki “...” ibaresi ile dava konusu markanın esas unsuru konumundaki “macrossdynamics” ibareli marka arasında işaret olarak karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, sonuç olarak, davacının SMK 6/6 kapsamındaki itirazının yerinde olmadığı, Kötü Niyet İddiaları; Somut olayda, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı yukarıda değerlendirilmiştir. Karıştırılma ihtimali olsa dahi, salt markayı tescil ettirme eylemi, kötü niyetin bir göstergesi olarak değerlendirilemez. Kötü niyetin varlığı somut delillerle kanıtlanmalıdır. Dosya kapsamında, davalının kötü niyetini gösteren başka bir beyan veya kanıt sunulmamıştır. Bu nedenle, velev ki markalar arasında karıştırılma ihtimali olsa dahi, -somut olayda böyle bir durum söz konusu değildir- davalının markasının davacı markalarıyla karışıklığa yol açması, tek başına kötü niyet ve hükümsüzlük sebebi oluşturmadığı değerlendirilmiş olup, netice itibariyle de, kötü niyet iddialarının ispatlanamadığı kanaatine varılmıştır. Netice itibariyle, Dava konusu markanın kapsamındaki mallar/hizmetlerin davacının redde gerekçe .... sayılı markalarının kapsamında aynı/aynı tür/ilişkili olarak yer aldığı, Dava konusu marka ile davacı markaları arasında marka işaretleri bakımından karıştırılmaya yol açacak düzeyde işitsel, görsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunmadığı, Dava konusu marka ile davacı markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, Davacının tanınmışlık iddiasının yerinde olmadığı, Kötü niyet iddialarının ispat edilemediği, Davacının internet alan adı gerekçeli itirazının yerinde olmadığı, ....sayılı kararının yerinde olduğu sonuçlarına ulaşılmış davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Davanın reddine, Alınması gereken 732,00.-TL harçtan, peşin alınan 615,40.-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 116,60.-TL maktu ilâm harcının davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, Davalı kurum ile şirket kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 55.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Davalı kurumun yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, Davalı şirketin yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Dair, davacı vekili ve davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.
Kâtip Hâkim .... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır