İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/385 E. 2026/261 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/385
Karar No
2026/261
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/385 Esas KARAR NO: 2026/261 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/05/2025 KARAR TARİHİ: 17/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından----- başvuru ve --- dosya numarasıyla arabuluculuk kurumuna müracaat edildiği, tarafların anlaşmaya varamadığını, bu nedenle arabuluculuk son tutanağının dilekçeye eklendiğini, davalının ----- sayılı dosyasıyla ilamsız takibe konu borca itiraz ettiğini, davacının mal ve hizmet satışına ilişkin faturalar karşılığı malların davalı şirket çalışanlarınca teslim alındığını, buna rağmen ------ tutarındaki borcun ödenmediğini, cari hesap ekstresinde bakiye alacak bulunduğunu, teslimatın sevk irsaliyeleri ve imzalı belgelerle sabit olduğunu, davalının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 21/2 uyarınca süresinde itiraz etmediğini, borca yönelik “böyle bir borç bulunmadığı” yönündeki savunmalarının mesnetsiz olduğunu, davalının haksız ve kötü niyetli itirazıyla takibin durduğunu beyanla; davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20.den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Davalı yan kendisine yapılan usulüne uygun tebliğe rağmen davacı yanın dava dilekçesine cevap vermemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle,----sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır. b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır. c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu, ------takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından verilen raporda özetle; "Dava konusu, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalı adına düzenlenen ----- numaralı,----- bedelli faturalardan kaynaklanan toplam ----- tutarındaki alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, davacının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerinin, ---- uygulamasına geçmiş olduğu, bu uygulamada, yalnızca Envanter Defteri'nin noter onayına tabi olduğu ve davacının ----yılı envanter defteri açılış onayının yasal süreler içinde yapıldığı, ayrıca davacı -------yılında E-Defter kullanıcısı olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarını yasal süreler içinde ---- başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, -----yılına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, davacının ticari defterleri incelendiğinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ---- numaralı,------- tutarlı faturaların davacı muhasebe kayıtlarında işlendiği ve tüm işlemlerin ---hesap kodu altında kayda alındığı görülmüştür. Bu işlemler neticesinde davacının söz konusu faturalardan kaynaklı takip tarihi ------ tutarında cari hesap bakiye alacaklı olduğu, davalı yan ----- günü saat 10:00'da mahkemeniz duruşma salonunda yapılan incelemeye katılmamış, ticari defter ve belge ibraz etmediği, ----tarihinde yayınlanan ----sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğindeki değişiklikle ------- tarihinden itibaren e-fatura ve e-arşiv fatura olarak düzenlenen belgelerin ---formlarındaki bildirim zorunlulukları kaldırıldığı bu sebeple ----- formlarında dava konusu faturaların yer almadığı, dosya kapsamındaki inceleme neticesinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenmiş olan faturaların davacı yanın yasal ticari defterlerine kaydedilmiş olduğu, söz konusu faturaların içerikleri incelendiğinde -------- olduğu, görüldüğü, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, bir mal veya hizmetin teslimine ilişkin olarak düzenlenmiş faturalara, faturanın tebliğinden itibaren sekiz gün içinde yazılı olarak itiraz edilmemesi hâlinde, fatura içeriğinin kesin delil niteliği kazanacağı hükme bağlandığı, aynı şekilde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi gereği, taraflar arasında usulüne uygun şekilde tutulmuş ticari defterlerin, davayı açan taraf lehine delil oluşturacağı hüküm altına alındığı, incelenen dosyada, davalı tarafa tebliğ edilen söz konusu faturaların hiçbirine, TTK m.21/2'de öngörülen yasal süre içerisinde yazılı bir itirazın yapılmadığı anlaşıldığı, bu durum, faturaların içeriği ve bedelinin davalı tarafından zımni olarak kabul edildiği şeklinde yorumlandığı, ayrıca, fatura içeriğiyle ilgili herhangi bir iade faturası, ihtarname veya ödeme yönünden bir çekince beyanı da dosyada mevcut olmadığı, bu kapsamda dosyaya sunulan ------ tarafından düzenlenmiş ----- teslim belgesinde; gönderici ----- belirtildiği, belgeye göre gönderiye ait referans numarası-------- desilik tek parça malzeme sevk edildiği, teslim alan kısmında-------- adına teslim kaydı yer aldığı, belge içeriğinde, gönderinin belirtilen adrese teslim edildiği bilgisi bulunduğu, sonuç olarak, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalının bil rızası dahilinde düzenlenmiş olduğu, bu faturalara yasal süresi içerisinde edilmemiş olması nedeniyle fatura içeriklerinin davalının bilgisi dahilinde olduğu, Neticeten; Rapor içeriğinde yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ---- numaralı,------ tutarlı faturaların davacının ticari defter ve kayıtlarına işlendiği, bu işlemler neticesinde davacının söz konusu faturalardan kaynaklı olarak takip tarihi----- itibariyle davalıdan ---- tutarında cari hesap bakiye alacaklı olduğu " şeklinde rapor sunulmuştur. Mahkememizin ------ tarihli duruşmasında, davalı tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde ---- tarihinde inceleme yapılmasına karar verilmiş olup, davalı taraf kendisine yapılan usulüne uygun tebliğe rağmen inceleme gün ve saatinde ticari defterlerini ibraz etmemiş, incelemeye de katılım sağlamamıştır. Somut olayda davalı tarafın davayı takip etmediği, usulüne uygun tebligata rağmen ticari defterlerini incelenmek üzere sunmadığı, davacı tarafın ticari defterlerini incelenmek üzere sunduğu ve davacı tarafın defterlerine göre davalıdan alacaklı olduğu, HMK 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi-------yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. ---- Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmünün düzenlediği, hüküm doğrultusunda davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi durumunda davacı yanın ticari defterlerinin lehine delil olacağı değerlendirilmiştir.Somut olayda alacağın varlığının değerlendirilmesi için tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiştir. Davacı tarafın kendi ticari defterlerine göre davalıdan ----alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Dosya kapsamında yer alan irsaliye incelendiğinde malları teslim alanın ---- davalının ----- çalışanı olduğu görülmüştür. Davalının ticari defterlerinin incelenmesine 1. Celse 6 nolu ara ile karar verildiği, davalıya inceleme gününün tebliğ edildiği ancak inceleme gününde ihtarata rağmen defterlerini sunmadığı görülmüştür. Davalı tarafın defterlerini sunmaması karşısında davacının ticari defterlerinin lehine delil olacağı, davacı tarafından faturalardaki malların davalı çalışanı----- teslim edildiği, davalının fatura bedelinin ödedndiğine ilişkin delil sunmadığı anlaşıldığından davacının davalıdan fatura bedellerini talep edebileceği kanaati ile taleple bağlılık ilkesi gereğince davanın ----- üzerinden kabulüne karar vermek gerekmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜNE, 1-Davalının -------- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin 22.982,58 TL asıl alacak üzerinden aynen devamına, 2-Alacak likit olmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar harcı 1.569,94-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 954,54-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvurma harcı, 615,40-TL peşin nispi harc olmak üzere toplam 1.230,80 -TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine 5-Davacı tarafından yapılan 767,50-TL tebligat ve müzekkere gideri, 7.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.267,50-TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 22.982,58-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, 9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ----------- bütçesinden ödenen 4.600.00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/03/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/385, K. 2026/261, T. 17.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-385-e-2026-261-k-3ed6361815af