İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/389 E. 2026/246 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/389
Karar No
2026/246
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/389 KARAR NO : 2026/246

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 09/09/2025 KARAR TARİHİ : 27/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket yetkililerince 24.07.2019 tarihinde ilgili mahalde davacı kurum kaçak ekipleri tarafından yapılan kontrolde sayaca müdahale edildiği "Sayacı Devre Dışı Bırakarak Direkt Bağlantı Yapmak Suretiyle Mevzuata Aykırı Bir Şekilde Elektrik Enerjisi Kullanıldığı" tespiti yapılarak ... seri nolu kaçak elektrik kullanım tespit tutanağının tanzim edildiğini, ...tüketim noktasına ait mahalde ...-... marka sayaçtan direkt bağlı olarak enerji kullanımı yapıldığı sebebi ile “...” isimli şahıs adına ...numaralı hesapta seri: ... numaralı zabıt ile 15.160,66₺ kaçak kullanım bedelinin tahakkuk ettirildiğini, davalı aleyhine, kaçak elektrik kullanımın bedelinin tahsili için İstanbul ...İcra Dairesinin... E Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalıların icra takibi açısından borca ve tüm ferilerine kötü niyetli olarak itiraz ederek takibin durmasına neden olduklarını belirterek; itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılara usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak davalılar tarafından cevap dilekçesi ibraz edilmediği görülmüştür. DELİLLER Bildirilen deliller toplanmış, İstanbul ... İcra Dairesinin... Esas sayılı icra dosyası istenilmiş, Abonelik kayıtları, Ticaret Sicil Kayıtları ve bilirkişi raporu alınmıştır. İstanbul ...İcra Dairesinin... esas Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlular aleyhine 6.079,94 TL Kaçak Elektrik Bedeli, 5.505,18TL Gecikmiş Gün Faizi, 1.101,04TL Faizin KDV'si olmak üzere toplam 12.686,16TL borcun ödenmesi amacıyla 26/09/2023 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin tebliğ edildiği, borçluların 28/09/2023 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı tarafa tebliğine ilişkin dosyada evrak bulunmadığı, itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce atanan elektrik mühendisi bilirkişisinin hazırlamış olduğu raporda "davacı ...A.Ş.’nin, icra takip tarihi itibariyle davalılar..., ... ve... Ltd. Şti.’den alacağı 4.424,07 TL olarak saptandığı, davalılar..., ...ile ...Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi’nin, icra takibine itirazlarının iptal edilerek İstanbul ...icra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasına ilişkin icra takibinin işbu raporda saptanan 4.424,07TL üzerinden devam etmesi gerektiği" şeklinde görüş bildirmiştir. Ticaret Sicil Müdürlüğünden celbedilen kayıtların incelenmesinde; kaçak kullanım tespit tutanağından kullanıcı olarak tespit edilen ... Limited şirketinin münferiden temsile yetkilisinin davalı ... olduğu görülmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE Dava, İİK'nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir. Mahkememiz taraflar tacir olduğundan görevli ve HMK 16 gereği yetkilidir. Tarafların incelenen icra dosyasına göre taraf ve dava ehliyeti vardır. İtirazın iptali davasının yasal dayanağını oluşturan İİK.nun 67/1. maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği öngörülmüştür. HMK 190. maddesinde: İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. Şeklinde hüküm bulunmaktadır. Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Kaçak tutanaklarının , bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, 6100 sayılı Kanun'un 204. maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. ( Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 21.10.2021 tarihli ve 2021/4894 E., 2021/10580 K. Sayılı kararı da aynı yöndedir.) Somut olayda, davalının perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek kayıtlı elektrik sayacından geçirerek kaçak elektrik kullandığı tesbit edilmiş olup söz konusu tutanakların aksi ispatlanamamıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun içtihatlarına göre; abonelik sözleşmesinden kaynaklı ödemelerde gecikme olması halinde, 6183 sayılı Yasada belirtilen gecikme zammının istenebilmesi için, sözleşmede gecikme zammı uygulanacağına dair açık ve anlaşılır bir ifadeye yer verilmesi gerekir. Abonelik (elektrik, su, atık su ve doğalgaz) sözleşmesinde, 6183 sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammı oranının uygulanacağına yönelik bir hüküm yoksa, normal tüketim bedeline 6183 sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammı değil, abonenin sıfatına göre (mesken ise yasal faiz, ticarî ise ticarî faiz, diğer aboneler için yasal faiz) faiz uygulanacaktır. (HGK'nın 28.11.2012 tarih ve 2012/13-624 E., 2012/915 K., 3. HD’nin 27/02/2014 tarih, 2013/18346 Esas, 2014/3079 Karar sayılı ilâmlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir.) Uyuşmazlık davalının kaçak elektrik kullanıp kullanmadığı, takibe yapılan itirazın haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42. maddesinde:'' (1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak; a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi, b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi, c) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi, ç) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir.'' şeklinde yasal düzenleme bulunmaktadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 49.maddesi hükmüne göre tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanırlar. Aynı kanunun 50. maddesi hükmüne göre de organları, hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokarlar ve organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar. Bu hukuksal olguların sonucu olarak tüzel kişinin organı niteliğindeki yöneticilerin, tüzel kişi adına ve yararına işledikleri haksız fiillerden dolayı zarar gören üçüncü kişilere karşı tüzel kişi ile birlikte Borçlar Kanununun 41 ve Türk Medeni Kanunu'nun 50/3.maddesi hükmüne göre haksız fiil faili olarak sorumlu tutulmaları gerekir. Buna göre; tüzel kişinin ve organlarının sorumluluk türünün Borçlar Kanunu'nun 51. maddesi hükmünde düzenlenen zincirleme (müteselsil) sorumluluk olacağı kuşkusuzdur. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davalıların, Esenyurt, Yeşilkent Mahallesi, Nazım Hikmet Bulvarı, İnnova 2. Etap, E/2 Blok, Dükkan:13’deki ticarethanede; sözleşmesiz ve sayaçtan geçirmeden elektrik enerjisi kullandığı davacı şirketin iki görevlisi tarafından 24.07.2019 tarih ve ... sayılı kaçak elektrik tutanağıyla tespit edildiği görülmüş olup Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 42. Maddesine göre; perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi kaçak elektrik tüketimi sayıldığından dava konusu kullanımın dosyaya sunulan fotoğraf kaydından da anlaşıldığı üzere kaçak elektrik tüketimi olduğu, TMK 49 ve 50 gereği Net34 Gayrimenkul Danışmanlık Hizmetleri Ticaret Limited şirketinin ve münferiden temsile yetkilisi davalı Emre Aybirdi'nin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, diğer davalının şirketin yönetici olamaması sebebi ile sorumluluğu bulunmadığı, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 46. Maddesi gereğince kaçak elektrik enerji bedeli, tüketici grubuna kaçak elektrik tüketilen dönemde uygulanan tarifenin 1,5 katı ile çarpılarak hesaplanması gerektiğinden tarifenin 1,5 katı dikkate alınmış ve dosya kapsamında davacı çalışanları tarafından usulüne uygun tespit edilen bir kurulu güç bulunmadığından Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 44. Maddesine göre bağlantı gücü 3 kw az olmayacağından bağlantı gücü 5 kw olarak değerlendirilmiş ve Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 45. Maddesine göre kaçak tüketim ve kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak süre toplamı 12 ay (360gün) geçemeyeceği, davalıların 10.05.2019-24.07.2019 tarihleri arasında 75 gün kaçak kullanım yaptıkları tespit edidiğinden bu süre dikkate alınmış ve davalının tacir olması ve kaçak kullanım yerinin ticarethane olarak kullandığı dikkate alındığında çalışma süresinin 8 saat, abone olmaması sebebi ile %20 fazlası olan 9,6 saat olduğu anlaşılmakla davalı tarafın kaçak elektrik tüketimi yaptığının kaçak elektrik tespit tutanakları ve fotoğraf ile sabit olduğu, elektrik mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda hesaplamanın Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine göre yapıldığı ve düzenlenen rapor dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olmakla hükme esas alınmış, ve davacı tarafça açılan davanın kısmen kabulü ile; davacı tarafın başlattığı İstanbul ...İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile, 2.739,09TL asıl alacak, 1.427,95TL gecikme zammı(gecikmiş gün faizi), 257,03TL KDV olmak üzere toplam 4.424,07TL alacak üzerinden takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, uyuşmazlığın haksız fiile dayalı olduğu, likit olmayıp kimin ne kadar ve hangi sebeple sorumlu bulunduğu yargılamayı gerektirdiğinden davacı tarafın şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ( kabul oranı: % 34,87) HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın Kısmen Kabulü ile; davacı tarafın başlattığı İstanbul ...İcra Dairesinin ...Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 2.739,09TL asıl alacak, 1.427,95TL gecikme zammı(gecikmiş gün faizi), 257,03TL KDV olmak üzere toplam 4.424,07TL alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin avans faiz işletilmek suretiyle takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Davanın ... yönünden pasif husumet yokluğundan REDDİNE 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince 732,00TL nispi karar harcından yatırılan 615,40TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 116,60TL harcın davalı şirket ve davalı Emre Aybirdi'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 5-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-11-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.700,00TL'nin davalı şirket ve davalı Emre Aybirdi'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 6-Davacı tarafça yatırılan 615,40TL peşin harcın davalı şirket ve davalı ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 7-Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 4.424,07TL vekalet ücretinin davalı şirket ve davalı Emre Aybirdi'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan toplam 11.617,90TL yargılama giderinin 6325 Sayılı Kanunun 18/A-11 gereği davalı şirket ve davalı Emre Aybirdi'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 9-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 10-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa resen iadesine,

Dair, miktar yönünden kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.27/03/2026

Katip

Hakim

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/389, K. 2026/246, T. 27.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-389-e-2026-246-k-bcdb7a87f9f6