İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/405 E. 2026/235 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/405
- Karar No
- 2026/235
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/405 KARAR NO : 2026/235
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 30/05/2025 KARAR TARİHİ : 27/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından 18/03/2024 tarihinde ... seri numaralı Kaçak Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı ve Tahakkuk Hesap Bülteni düzenlenen tutanak Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 43. Maddesine uygun olarak kaçak elektrik tutanağının düzenlendiğini, davalı tarafın elektrik faturası ödememek için sayaca ve ekipmanlarına müdahale ettiğini, karşılığını ödemeden enerji kullandığını, yapılan tespitte davalı aleyhine, icra takibinde belirtilen kadar kaçak elektrik tüketim borcu tahakkuk ettirildiğini, davalı tarafından kaçak elektrik tahakkuka dayalı fatura borcunun ödenmemesi sebebi ile davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını beyan ederek, davalının söz konusu icra takibine yapmış olduğu itirazın iptali ile icra takibinin alacak, faiz ve tüm feriler bakımında devamına, dava konusu takibe esas bedelin %20'sinden az olmamak üzere takdir edilecek icra inkâr tazminatının davalı yandan tazminine karar verilmesini talep etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak davalı tarafından cevap dilekçesi ibraz edilmediği görülmüştür. DELİLLER Bildirilen deliller toplanmış, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü...Esas sayılı icra dosyası istenilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır. Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... esas Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 233.457,18 TL Kaçak Elektrik Bedeli, 6.809,17TL Gecikmiş Gün Faizi, 1.361,83TL Faizin KDV'si olmak üzere toplam 241.628,18TL borcun ödenmesi amacıyla 29/04/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin tebliğ edildiği, borçlunun 24/05/2024 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı tarafa tebliğine ilişkin dosyada evrak bulunmadığı, itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce atanan elektrik mühendisinin hazırlamış olduğu raporda "Davacı...A.Ş.’nin, icra takip tarihi itibariyle davalı ...’den alacağı 56.074,29 TL olarak saptandığı, davalı Yunus Özgüneş’in icra takibine itirazının iptaliyle Bakırköy ... İcra Dairesi ...dosyasına ilişkin icra takibinin 56.074,29 TL üzerinden devam etmesi gerektiği" şeklinde görüş bildirmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE Dava, İİK'nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir. Mahkememiz taraflar tacir olduğundan görevli ve yetkilidir. Tarafların incelenen icra dosyasına göre taraf ve dava ehliyeti vardır. İtirazın iptali davasının yasal dayanağını oluşturan İİK.nun 67/1. maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği öngörülmüştür. HMK 190. maddesinde: İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. Şeklinde hüküm bulunmaktadır. Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Kaçak tutanaklarının , bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, 6100 sayılı Kanun'un 204. maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. ( Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 21.10.2021 tarihli ve 2021/4894 E., 2021/10580 K. Sayılı kararı da aynı yöndedir.) Somut olayda, davalının perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin kaçak elektrik kullandığı tesbit edilmiş olup söz konusu tutanakların aksi ispatlanamamıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun içtihatlarına göre; abonelik sözleşmesinden kaynaklı ödemelerde gecikme olması halinde, 6183 sayılı Yasada belirtilen gecikme zammının istenebilmesi için, sözleşmede gecikme zammı uygulanacağına dair açık ve anlaşılır bir ifadeye yer verilmesi gerekir. Abonelik (elektrik, su, atık su ve doğalgaz) sözleşmesinde, 6183 sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammı oranının uygulanacağına yönelik bir hüküm yoksa, normal tüketim bedeline 6183 sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammı değil, abonenin sıfatına göre (mesken ise yasal faiz, ticarî ise ticarî faiz, diğer aboneler için yasal faiz) faiz uygulanacaktır. (HGK'nın 28.11.2012 tarih ve 2012/13-624 E., 2012/915 K., 3. HD’nin 27/02/2014 tarih, 2013/18346 Esas, 2014/3079 Karar sayılı ilâmlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir.) Uyuşmazlık davalının kaçak elektrik kullanıp kullanmadığı, takibe yapılan itirazın haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42. maddesinde:'' (1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak; a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi, b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi, c) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi, ç) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir.'' şeklinde yasal düzenleme bulunmaktadır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davalının Beylikdüzü, Kavaklı Mahallesi, ...Caddesi, No:..’da şantiye asansöründe sözleşmesiz elektrik enerjisi kullandığı, davacı şirketin iki çalışanı tarafından 18.03.2024 tarih ve ... sayılı kaçak elektrik tutanağıyla tespit edildiği, davalının imzadan imtina ettiği görülmüş olup Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 42. Maddesine göre; perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi kaçak elektrik tüketimi sayıldığından dava konusu kullanımın kaçak elektrik tüketimi olduğu, yapılan kolluk araştırmasında davalının bina müteahhit olduğu 2018 yılında inşaatın başladığı, 2020 yılında dairelerin teslimine başlandığı, 2024 yılında işin bitirildiği görülmüştür. Davacı tarafından tarifenin 2 katı alınmasına dair fatura sunulmuş ise de söz konusu iki faturanında aynı gün ve aynı binada yapılan kaçak kullanıma dair olduğundan daha önce tutulan bir kaçak kullanım tutanağından bahsedilemeyeceği, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 46. Maddesi gereğince kaçak elektrik enerji bedeli, tüketici grubuna kaçak elektrik tüketilen dönemde uygulanan tarifenin 1,5 katı ile çarpılarak hesaplanması gerektiğinden tarifenin 1,5 katı dikkate alınmış ve dosya kapsamında davacı çalışanları tarafından kurulu gücün usulüne uygun olarak tespit edilmediği, toplam akım 12 A olarak tespit edildiğinden fiilin gücün 12A*0,220kv=2,64kw ve kurulu gücün 2,64/0,6=4,4kw tespit edildiği dikkate alındığında davacı tarafından hesaplamaya esas alınan 13,33kw tespitin dayanağı bulunmadığı görülmekle Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 44. Maddesine göre bağlantı gücü 3 kw az olmayacağından kurulu gücü 5 kw olarak değerlendirilmiş ve Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 45. Maddesine göre kaçak tüketim ve kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak süre toplamı 12 ay (360gün) geçemeyeceğinden bu süre dikkate alınmış ve davalının tacir olması ve kaçak kullanım yerinin asansör olarak kullandığı dikkate alındığında çalışma süresinin 8 saat, abone olmaması sebebi ile %20 fazlası olan 9,6 saat olduğu anlaşılmakla davalı tarafın kaçak elektrik tüketimi yaptığının kaçak elektrik tespit tutanağı ile sabit olduğu, elektrik mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda hesaplamanın Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine göre yapıldığı ve düzenlenen rapor dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olmakla hükme esas alınmış, ve davacı tarafça açılan davanın kısmen kabulü ile; davacı tarafın başlattığı Bakırköy ...İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile, 53.859,78TL asıl alacak, 1.845,43TL gecikme zammı(gecikmiş gün faizi), 369,08TL KDV olmak üzere toplam 56.074,29TL alacak üzerinden takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, uyuşmazlığın haksız fiile dayalı olduğu, likit olmayıp kimin ne kadar ve hangi sebeple sorumlu bulunduğu yargılamayı gerektirdiğinden davacı tarafın şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ( kabul oranı: % 23,21) HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın Kısmen Kabulü ile; davacı tarafın başlattığı Bakırköy ...İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 53.859,78TL asıl alacak, 1.845,43TL gecikme zammı(gecikmiş gün faizi), 369,08TL KDV olmak üzere toplam 56.074,29TL alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin avans faiz işletilmek suretiyle takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince 3.830,43TL nispi karar harcından yatırılan 2.918,27TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 912,16TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı tarafça yatırılan 2.918,27TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 45.000.00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan toplam 14.127,90TL yargılama giderinin kabul oranına göre 3.279,08TL sinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, artan kısmının üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa resen iadesine,
Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 27/03/2026
Katip .
Hakim.