İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/405 E. 2026/179 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/405
- Karar No
- 2026/179
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/405 Esas KARAR NO : 2026/179
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/05/2025 KARAR TARİHİ : 17/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında genişletilmiş kasko paket sigorta poliçesi imzalandığını, müvekkilinin davalı ile yaşadığı olumsuz sorunlardan dolayı imzalanmış olan kasko paket sigorta poliçesini iptal etmek istediğini, bu yüzden ... zeyil numarası ike kasko paket iptalini içeren zeyilname düzenlendiğini, iptal zeyilnamesi ile müvekkilince ödenmiş olan 20.651,41 TL tutarındaki sigorta primini iade edeceği hususunun kasko poliçesine ekleme yapıldığını, sigorta priminin iade edilmemesi nedeniyle .... İcra Dairesinin 2025/... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının icra takibine itiraz ettiğini, takibin durduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu fakat anlaşmaya varılamadığını belirterek davanın kabulünü, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; her iki tarafında tacir olması sebebiyle TTK hükümlerinin uygulanması gerektiğini, zeyilnamenin geçerli olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, zeyilname tanzim edilene kadar poliçenin yaklaşık 2 ay kadar yürürlükte kaldığını, bu nedenle ödenen primlerin tamamının iadesine karar verilemeyeceğini belirterek davanın reddini, davacının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememiz dosyasının 04/06/2025 tarihli tensip zaptının 8/C maddesi uyarınca dilekçe teatisinin tamamlanmasına müteakip bilirkişi incelemesi hususunun değerlendirilmesi için dosyanın hakim önüne getirilmesine karar verilmiş olup, mahkememiz dosyasının 03/09/2025 tarihli ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 15/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Poliçe Primin tamamının kredi kartı ile blokeli taksit metodu ile davalı sigorta şirketince tahsil edildiği, Dosya içeriğinde yer alan mezkur kasko iptal zeyilnamesi primin sigorta tekniği açısından doğru olduğu ve iptal zeyilnamesi sonrası davalı sigorta şirketinin 20.651,41 TL prim iadesin yapması gerektiği, Davacı ... ŞİRKETİ'NİN sigorta ettiren taraf olarak yer aldığı kara taşıtları kasko poliçesinde mevzuat hükümlerinin aksine prim ödemesini kendisinin yapmadığı ancak kendi yapmadığı ödeme için iptal zeyilnamesine istinaden prim iade talebinde bulunduğu,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. Mahkememiz dosyasının 25/02/2026 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca davacı tanığının gelecek celse dinlenilmesi için hazır edilmesine karar verildiği, 17/03/2026 tarihli celsede dinlenilen davacı tanığı ...'in beyanında:" Davacı şirket yetkilisi benim arkadaşım olur, davacının davalıya yaptırdığı sigorta sözleşmesine ilişkin ödeme benim kredi kartımdan yapılmıştı, ben davalı şirkete sigorta poliçesi için yaptığım ödemeyi davacı Delta nam ve hesabına sigortaya ödedim, ben davacı adına yaptığım ödemeyi de, ödeme benim kredi kartımdan yapıldığından sonrasında arkadaşım olan davacıdan aldım, benim davacı veya davalı sigortadan bu ödemeden kaynaklı herhangi bir hak ve alacağım yoktur, tanıklık ücreti talebim yoktur." dediği görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava; davacı tarafından taraflar arasındaki araç kasko paket sigorta zeyilnamesinden kaynaklı bedelin tahsili için davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2025/... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde huzurdaki davanın süresinde açılmış olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır. Mahkememizce davalı kuruma müzekkere yazılarak davacı ile yapılan kasko poliçesinin ve bu poliçenin iptaline ilişkin zeyilnamenin bir suretinin gönderilmesinin istenilmesine, ayrıca kasko poliçesi kapsamında davacı tarafından davalıya ne miktarda ödeme yapıldığının tarihleri ile bildirilmesinin istenilmesine karar verilmiş akabinde dosyanın kasko sigortaları konusunda uzman bir bilirkişiye tevdii ile, davacı ve davalının dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı irdelenerek, taraflar arasındaki zeyilnamenin geçerli ve süresinde olup olmadığı, davacının ödediği primlerin iadesine ilişkin talebinin taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca yerinde olup olmadığı, yerinde ise takip tarihi itibariyle davacının ne miktarda alacaklı olduğu hususlarında rapor hazırlanmasının istenilmesine karar verilmiştir. Bilirkişi tarafından hazırlanan 15/09/2025 tarihli raporda " • Poliçe Primin tamamının kredi kartı ile blokeli taksit metodu ile davalı sigorta şirketince tahsil edildiği, • Dosya içeriğinde yer alan mezkur kasko iptal zeyilnamesi primin sigorta tekniği açısından doğru olduğu ve iptal zeyilnamesi sonrası davalı sigorta şirketinin 20.651,41 TL prim iadesin yapması gerektiği, • Davacı ... ŞİRKETİ’NİN sigorta ettiren taraf olarak yer aldığı kara taşıtları kasko poliçesinde mevzuat hükümlerinin aksine prim ödemesini kendisinin yapmadığı ancak kendi yapmadığı ödeme için iptal zeyilnamesine istinaden prim iade talebinde bulunduğu " şeklinde değerlendirme yapılmış ayrıca rapor içeriğinde " Ancak huzurdaki dava dosyasında davacı tarafın 2025 eylül ayında dosya arasına ibraz ettiği dilekçede sigorta ettiren taraf olarak yer aldıkları mezkur kasko poliçesinde ödemeyi ... ŞİRKETİ’nin değil ... isimli gerçek kişinin yaptığını beyan etmişlerdir bu beyanları dosyada mübrez kredi kartı ekstresi ile tespit ve teyit edilmiştir. Bu nedenle aşağıda yer alan mevzuat hükümlerinin hükmü hilafına davacı yanın kendi yapmadığı poliçe prim ödemesi için iptal zeyilnamesi sonrasında prim iadesinin kendisine yapılmadığı gerekçesi ile alacaklı taraf olarak dava açıp açamayacağı konusu 6098 sayılı TBK hükümlerine göre salt bir hukuki değerlendirme ve inceleme gerektirdiği için 6754 sayılı kanunun 3. Maddesi gereğince herhangi bir görüş ve kanaat belirtilemeyecektir. " şeklinde kanaat bildirildiği görülmüştür. Mahkememizce davalı vekiline; davacının iddiasına konu poliçe nedeniyle davacı tarafından veya davacı adına davalıya toplamda ne tutarda ödeme yapıldığı, poliçenin iptalinden sonra yapılan bu ödemenin tamamının veya bir kısmının davacıya veya ödemeyi yaptığı bildirilen ... isimli kişiye iade edilip edilmediği edilmiş ise buna ilişkin bilgi ve belgelerin dosyaya sunulması için davalı vekiline kesin süre verilmesine, verilen süre içerisinde beyanda bulunulmadığı ve bilgi belge sunulmadığı takdirde dosyadaki mevcut duruma göre değerlendirme yapılacağının davalı vekiline ihtarına karar verilmiş ayrıca rapor içeriğinde prim ödemelerinin hesabından yapıldığı bildirilen ...'in davacı tanığı olarak mahkememizce beyanı alınmış tanık beyanında " Davacı şirket yetkilisi benim arkadaşım olur, davacının davalıya yaptırdığı sigorta sözleşmesine ilişkin ödeme benim kredi kartımdan yapılmıştı, ben davalı şirkete sigorta poliçesi için yaptığım ödemeyi davacı Delta nam ve hesabına sigortaya ödedim, ben davacı adına yaptığım ödemeyi de, ödeme benim kredi kartımdan yapıldığından sonrasında arkadaşım olan davacıdan aldım, benim davacı veya davalı sigortadan bu ödemeden kaynaklı herhangi bir hak ve alacağım yoktur, tanıklık ücreti talebim yoktur, " şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; taraflar arasında kasko poliçesi tanzim edildiği, dosya arasında yer alan bilirkişi raporu ile; Poliçe Primin tamamının kredi kartı ile blokeli taksit metodu ile davalı sigorta şirketince tahsil edildiğinin ve dosya içeriğinde yer alan mezkur kasko iptal zeyilnamesi primin sigorta tekniği açısından doğru olduğu ve iptal zeyilnamesi sonrası davalı sigorta şirketinin 20.651,41 TL prim iadesi yapması gerektiği hususunun tespit edildiği, mahkememizce de raporun hükme elverişli bulunduğu, davalının zeyilname doğrultusunda kalan süreye ilişkin tahsil etmiş olduğu primi davacıya iadesinin gerektiği sonucuna varıldığı, davacı adına ödemenin dava dışı tanık olarak dinlenen ... tarafından yapıldığı ve bu kişinin mahkememizde alınan beyanında sigorta sözleşmesine ilişkin ödemenin kendi kredi kartından yapıldığını, kendisinin davalı şirkete sigorta poliçesi için yaptığı ödemeyi davacı Delta nam ve hesabına sigortaya ödediğini beyan ettiği ve davacı adına yaptığı ödemeyi de, ödeme kendi kredi kartından yapıldığından sonrasında arkadaşı olan davacıdan aldığını, kendisinin davacı veya davalı sigortadan bu ödemeden kaynaklı herhangi bir hak ve alacağı olmadığını beyan ettiği bu hali ile davacının fazladan ödenen primin iadesi talebinde bulunmakta haklı olduğu kaldı ki davalının da bu fazla tahsil edilen primin davacıya ya da ödemeyi yapan kişiye iade edildiğine dair bir delil ve belge sunmadığı görülmekle davacının davasında haklı olduğu değerlendirilmiş ve davalının iade etmesi gereken prim tutarının davalı tarafça da bilinebilir olduğu değerlendirildiğinden alacağın likit ve belirlenebilir olduğu görülmekle davacının icra inkar tazminatı isteminin de kabulü gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının DAVASININ KABULÜ ile; davalının .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın KISMEN İPTALİ ile; takibin 20.651,41-TL asıl alacak üzerinden takip talebinde belirtilen koşullarda kaldığı yerden devamına, 2-Davalının haksız itirazları nedeniyle mahkememizce kabulüne karar verilen asıl alacak tutarı olan 20.651,41 TL 'nin %20'si oranında olan 4.130,28 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3- Davalının kötüniyet tazminatı isteminin REDDİNE, 4-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 1.410,70 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 795,30 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına. 5-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 20.651,41 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafça yapılan 1.167,50 TL müzekkere ve tebligat gideri, 6.500,00 TL bilirkişi ücreti ile 702,90 TL ilk masraf (615,40 TL başvurma harcı + 87,50 TL vekalet harcı) olmak üzere toplam 8.370,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendisine iadesine, 9-Suçüstü Ödeneğinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına. Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/03/2026
Katip ... ¸
Hakim ... ¸