İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/547 E. 2026/255 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/547
- Karar No
- 2026/255
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/547 Esas KARAR NO : 2026/255
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 23/07/2025 KARAR TARİHİ : 24/03/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı/borçlular aleyhine, kaçak elektrik kullanımın bedelinin tahsili için .... İcra Dairesinin 2022/... E Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçluların iş bu icra takibi açısından borca ve tüm ferilerine kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirmiş olduğu diğer nedenlerle; .... İcra Dairesinin 2022/... E sayılı dosyası ile yapılan takibe yönelik davalı-borçlunun haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin kaldığı yerden asıl alacağa uygulanacak 6183 sayılı yasa gereği değişecek yıllık oranlar üzerinden gecikme zammı, işbu gecikme faizi tutarına işleyecek Katma Değer Vergisi ile birlikte takibin devamına, davalının %20’den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu 18.08.2022 tarihli H/... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı Diğer Davalı kurum ... ... Tic.Ltd.Şti. Adına düzenlendiğini, müvekkili ... o tarihte Şirket Müdürü olarak görev yapmakta olup, Firmanın alacak ve borçlarıyla ilgili kişisel sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili, hakkında ikamet edilen icra takibinde de taraf sıfatı bulunmadığını, dava konusu olayda kaçak elektrik kullanımı söz konusu olmadığı gibi enerjinin kasten abonelik dışı kullanılması ve/veya haksız eylem ve davranış ile kullanımın sağlanması söz konusu olmadığını, zaman aşımı definde bulunduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirmiş olduğu diğer nedenlerle; haksız davanın usulden ve esastan reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görüldü. Davalı şirkete usulüne uygun tebligat yapıldığı, süresinde cevap dilekçesi ibraz etmediğinden davacının iddialarını inkar etmiş sayılmıştır. DELİLER: Davacı yan delil olarak; .... İcra Dairesinin 2022/... E sayılı dosyası, Davaya konu 18.08.2022 tarihli H/... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı, Kaçak tahakkuk hesap bülteni ve faturalar, Kare kodlu Arabuluculuk son tutanağı, Mahkeme takdir ederse tanık olarak dinlenecek tutanak mümzileri, Takip konusu alacağa ilişkin müvekkil şirketten talep edilecek diğer kayıt ve belgeler, Mahkeme takdir ederse, Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş’den müzekkere ile talep edilecek davalıya ait kurum kayıtlarında mevcut tüm kayıt ve evraklar, Bilirkişi incelemesi, keşif, yemin ve diğer tüm yasal delillere dayanmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, davacı tarafın kaçak elektrik kullanımından kaynaklı faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Takibin başlatıldığı, .... İcra Müdürlüğünün 2022/... esas sayılı dosyasında yapılan incelemede; davacı tarafça davalı takip borçlusu aleyhine 26.224,01-TL asıl alacak, 502,63-TL işlemiş faiz, 90,47-TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 26.817,11-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 günlük yasal süre içerisinde davalı takip borçlularının icra dairesinin yetkisine ve borca itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın takip alacaklısına tebliğ edilmediği ve yasal 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde davacı tarafça, itirazın bertarafına yönelik dilekçede ileri sürülen nedenlerle eldeki davanın açıldığı görülmüştür. Her ne kadar davalı takip borçluları takip başlatılan icra dairesinin yetkisine itiraz etmiş ise de talebin dayanağının haksız fiil olduğu ve bu kapsamda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 16. Maddesi uyarınca zarar gören konumunda olan davacı takip alacaklısının yerleşim yeri icra dairesinde yetkili olduğu, bu kapsamda davacının adresinin Kağıthane/İstanbul olduğu gözetilerek takip başlatılan icra dairesi yetkili olduğundan davalıların icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı takip borçlusu ... zaman aşımı definde bulunmuştur. Türk Borçlar Kanununun 72. Maddesi uyarınca tazminat istemi zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yılın ve her halde fiilin işlendiği tarihten başlayarak 10 yılın geçmesi ile zaman aşımına uğrar. Ancak tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zaman aşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zaman aşımı uygulanır. Somut olayda davacı 21/09/2022 tarihinde başlatmış olduğu icra takibi ile zaman aşımını kesmiştir. Her ne kadar arabuluculuğa başvuru tarihi itibariyle yeniden başlayan 2 yıllık zaman aşımı süresi dolmuş ise de talebin dayanağı eylemin aynı zamanda karşılıksız yararlanma suçuna da vücut verebileceği anlaşılmakla uzamış zaman aşımının uygulanması gerektiği ve arabuluculuk başvuru tarihi ve dava tarihi itibariyle uzamış zaman aşımının dolmadığı anlaşılmakla davalının zaman aşımı definin reddine karar vermek gerekmiştir. Denetime elverişli olup Mahkememizce benimsenip hükme esas alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket görevlilerince 18/08/2022 tarihinde "... Mahallesi ... Caddesi No 20-22 A Blok Dükkan 7 .../İstanbul" adresinde bulunan işyerinde kurulu ... tesisat no.lu hizmet noktasında, davalı şirketin kayıtlı sözleşmesiz sayaçtan elektrik kullandığından bahisle H/... seri numaralı kaçak/usulsüz elektrik tespit tutanağı düzenlendiği, bu tutanağa istinaden de davalı adına 18/08/2022 tarihli ... Nolu 29/08/2022 son ödeme tarihli 26.224,01-TL bedelli faturanın düzenlendiği, kaçak elektrik tespiti yapıldığı tarih itibariyle davalının söz konusu tesisatta herhangi bir abonelik sözleşmesinin bulunmadığı, aksi yönde davalı şirketin herhangi bir delil sunmadığı, bu halde tüketilen elektriğin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42/1-a maddesi kapsamında kaçak elektrik tüketimi olduğu, bu halde bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaya göre, davalının kaçak elektrik tüketim miktarının 4.271,58 kwh olduğu, ayırca kaçak tüketimde mükerrerlik olduğundan aktif enerji ve dağıtım bedelinin iki katı alınarak hesaplama yapılması gerektiği, buna göre kaçak elektrik tüketim bedelinin 24.220,78-TL olduğu, takip öncesi işlemiş faiz miktarının 243,72-TL olduğu, işlemiş faizin KDV'sinin ise 43,87-TL olduğu, buna göre davacının davalı şirketten 24.220,78-TL tüketim bedeli, 243,72-TL faiz ve 43,87-TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 24.508,37-TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Öte yandan kaçak elektrik tüketim bedeline ilişkin fatura davalı şirket adına düzenlenmesine rağmen davalı ... hakkında da takip başlatıldığı ve itiraz üzerine eldeki davanın açıldığı, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü Kayıtlarına göre davalı ...'ın aksi karar alınıncaya kadar davalı şirketi münferiden temsile yetkili müdür olarak seçildiği, bu hususun 16/12/2019 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanarak ilan edildiği anlaşılmıştır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 49.maddesi hükmüne göre tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanırlar. Aynı kanunun 50.maddesi hükmüne göre de organları, hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokarlar ve organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar. Bu hukuksal olguların sonucu olarak tüzel kişinin organı niteliğindeki yöneticilerin, tüzel kişi adına ve yararına işledikleri haksız fiillerden dolayı zarar gören üçüncü kişilere karşı tüzel kişi ile birlikte Borçlar Kanununun 41 ve Türk Medeni Kanunu'nun 50/3.maddesi hükmüne göre haksız fiil faili olarak sorumlu tutulmaları gerekir. Bu halde tüzel kişinin ve organlarının sorumluluğun türünün Borçlar Kanununun 51.maddesi hükmünde düzenlenen zincirleme (müteselsil) sorumluluk olacağı kuşkusuzdur. Yukarıda açıklandığı üzere davalı ...'ın şirketin müdürü (organı) olduğu dolayısıyla diğer davalı şirket gibi haksız fiilden, bir başka deyişle kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan zarardan müteselsil sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmıştır. Tüm açıklamalar uyarınca davalı şirketin borcundan davalı ...'ın da sorumluluğu bulunduğundan davalıların 24.508,37-TL alacak yönünden takibe yönelik itirazlarında haksız olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar davacı icra inkar tazminatı isteminde bulunmuş ise de alacağın hukuki nedeninin haksız fiil olduğu alacak miktarının da mahkemece yapılan tahkikat sonucu alınan bilirkişi raporu ile belirlendiği alacak miktarının davalı tarafça hesaplanabilir diğer bir ifade ile likit olmadığı anlaşılmakla şartlar oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulü ile; Davalı takip borçluları ... Ticaret Limited Şirketi'nin ....İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas Sayılı dosyasına vaki itirazlarının 24.220,78 TL asıl alacak 243,72 TL işlemiş faiz ve 43,87 TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 24.508,37 TL alacak yönünden iptali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle takibin aynen devamına, 2-Şartlar oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine, 3-Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli 1.674,16-TL ilam harcından peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 1.058,76-TL ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvurma harcı ve 615,40-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.230,80-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 175,00-TL vekalet harcı, 9.407,90-TL tebligat/posta/bilirkişi gideri olmak üzere toplam 9.582,90 -TL yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre hesaplanan 8.757,88-TL sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye kısmının davacı üzerinden bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 24.508,37-TL vekalet ücretinin davalıdan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya ödenmesine, 8-Davalı tarafça yapılan masraf bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 9-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 1.715,64-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp bu davalıya ödenmesine, 10-Tarafça yatırılan ve harcanmayan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 11-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabulucu ücretinin 4.203,97-TL' sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile 396,03-TL' sinin ise davacıdan tahsili ile Hazine'ye ödenmesine, Dair, miktarı itibariyle kesin olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 24/03/2026
Katip ... E-İMZA
Hakim ... E-İMZA