İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/28 E. 2026/200 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/28
- Karar No
- 2026/200
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/28 Esas KARAR NO : 2026/200
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 14/01/2025 KARAR TARİHİ : 31/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Davalının kullanımında bulunan ... hizmet numaralı adreste 12.08.2024 tarihinde yapılan kontrolde; davalının," EPDK Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42. Maddesinin 1/c bendine göre ilgili kullanım yerinde sayaç ölçü devresine müdahale ederek sayacın ölçüm yapmamasına sebebiyet vermek suretiyle mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi kullandığı" hususu tespit edildiğini, davalının işbu tüketiminin, zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42/1-c maddesi kapsamında kaçak elektrik kullanımı niteliğinde olması sebebiyle davalı adına H/... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı tanzim edildiğini, Davalı adına tanzim edilen işbu fatura neticesinde davalı aleyhine fatura bedeli, işbu bedele işleyen gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek 1.000.818,90-TL'nin tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderildiğini, davalı borçlu tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takip durduğunu, davalı borçlu, ilgili kaçak elektrik faturalarının son ödeme tarihi geçmiş olmasına rağmen borcunu ödemediğini, alacakları muaccel olduğunu, rehin ile de temin edilmediğini, işbu davanın sonuçlanması ve icra takibinin kesinleşmesi beklenildiği takdirde, "kamu alacağı" niteliğinde olan kaçak elektrik bedelinin tahsili tehlikeye gireceğini, dava değerinden ve borçlu tarafın yargılama aşamasında ve daha öncesinde göstermiş olduğu tavırlardan dolayı, borçlunun mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimali bulunduğundan, hüküm ve icra takibi kesinleşinceye kadar, mahkemece borçlunun borca yeter miktarda menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi için İİK m. 257 gereği ihtiyati haciz kararı verilmesini, davalı/borçlunun .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin inşaat işiyle iştigal ettiğini ve ilgili adreste şantiye sınıfında elektrik aboneliği bulunduğunu, binada kat maliklerinin ikamet ettiğini, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi kullandığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, tüm elektrik kullanımlarının sayaçtan geçirilerek yapıldığını ve sayaca dışarıdan bir müdahalenin söz konusu olmadığını, bu durumun mahkemece yapılacak bilirkişi incelemesinde ortaya çıkacağını, ayrıca müvekkil şirketin hem işlerini yapma noktasında hem de daireleri sattığı vatandaşlara karşı çaresiz bırakıldığını, ihtiyati tedbir olarak kaçak elektrik tespit tutanağına istinaden kesilen elektriğin açılması ve yeniden kesinti yapılmaması yönünde karar verilmesini, haksız davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini savunmuştur. TANIK BEYANLARI Mahkememizin 26/09/2025 tarihli celsesinde davacı tanığı ... beyanında; "Ben 1,5 yıldır ...'ta kayıp kaçak bölümünde çalışıyorum, bana sormuş olduğunuz 12/08/2024 tarihli 99 ... Yapı İnş.'ta yapılan kaçak elektrik tespitini hatırlıyorum bizzat olay yerine gittim, ben o zaman çırak olarak çalışıyordum tutanakta bana göstermiş olduğunuz isim ve imza bana aittir, olay yerine gittiğimizde kullanılan elektriğin yarısı kaçak olarak kullanılmaktaydı,sayacın ikinci yada üçüncü fazı 0,4 amper kaydediyordu, toplamı yanlış hatırlamıyorsam 25'di ancak 0,4 ü geçiyordu, buna ilişkin video çekimi yaptık, kaçak elektrik kullanımını yapılan yer bina şeklindeydi 2 katta daire bulunmaktaydı 1 katta da dükkan vardı, elektrik aboneliği şantiye aboneliği şeklinde geçiyordu" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. DELİLLER: .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyası, arabuluculuk son tutanağı, davalı şirketin ticari sicil kayıtları, kaçak elektrik tahakkuk dosyası, kaçak elektrik tespit tutanağı, bilirkişi kök ve ek raporları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava; kaçak elektrik kullanmaktan kaynaklanan kaçak tahakkuk bedeli, gecikme cezası ve gecikme cezasının KDV'sinin tahsiline yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali isteğine ilişkindir. Davacı taraf dava dilekçesinde özetle davalının kullanımında olan tesisatta kurum tarafından yapılan kontrollerde kaçak elektrik kullanıldığına ilişkin kaçak elektrik tespit tutanağının düzenlendiğini, davalı tarafın kaçak elektrik tespit tutanağına ilişkin tahakkuku ödemediğini, bu nedenle başlattığı icra takibine borçlu davalının haksız itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar taraf cevap dilekçesinde özetle; kaçak elektrik kullanımının gerçeği yansıtmadığını, tüm elektrik kullanımlarının sayaçtan geçirilerek kullanıldığını, sayaca dışarıdan bir müdahalenin söz konusu olmadığını, elektriğin kesilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. .... İcra Müdürlüğünün 2024/... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalılar/borçlular aleyhine 957.721,43 TL asıl alacak, 35.914,56 TL işlemiş faiz ve 7.182,91 TL KDV olmak üzere toplam 1.000.818,90 TL borcun ödenmesi amacıyla 17/09/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçlu ...'a çıkartılan ödeme emrinin 23/09/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu 99 ... Yapı İnşaat Turizm Ticaret Limited Şirketi'ne çıkartılan ödeme emrinin 23/09/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçluların 19/09/2024 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 12/11/2024 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. Davalıların icra takibinin yetkisine ilişkin itirazın; dava konusunun haksız fiilden kaynaklı olduğu ve HMK 16/1 maddesi gereğince davacı/alacaklının yerleşim yeri mahkemesi de yetkili olduğundan ve davacının seçimlik yetkisini kullandığı anlaşılmakla reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde Elektrik Mühendisi Bilirkişi tarafından 29/05/2025 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; " Davalıların, ..., ..., E5 Kuzey Yan Yol caddesi, No:53’deki mesken+dükkan bileşiminden oluşan şantiye aşamasındaki apartmanda ... seri numaralı kayıtlı sayaca müdahale ederek elektrik enerji tüketiminin eksik kaydedilmesine neden olduğu, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 42. Madde (1) fıkra c) bendine göre; Perakende satış sözleşmesi mevcutken tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik ölçüm yapılması kaçak elektrik tüketimi sayıldığından dava konusu olay kaçak elektrik tüketimi olduğu, Ayrıca, davalıların daha önce de kaçak elektrik kullandığı 16.02.2023 tarih ve H/... sayılı kaçak elektrik tutanağıyla tespit edildiğinden dava konusu olay mükerrer kaçak elektrik enerjisi tüketimi olduğu, davalının, 18.08.2023-12.08.2024 arasında 360 gün kaçak elektrik enerjisi kullandığı tespit edildiği, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin 45. Maddesinde; “Kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre; son endeks okuma tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir. Kaçak tüketime ek olarak kaçak başlangıç tarihine kadar geriye dönük kullanım süresi de ek tüketim süresidir olarak adlandırılmıştır. Bu nedenle, kaçak tespit tarihi (12.08.2024) ile en son endeks okuma tarihi (07.08.2024) arasındaki 5 gün kaçak tüketim süresi ve 18.08.2023-07.08.2024) arasındaki 355 gün ek tüketim süresi olarak belirlendiği, Kaçak tüketim bedeli 13.258,91 TL, Ek tüketim bedeli 314.970,36 TL olmak üzere toplam tüketim bedelinin 328.229,27 TL olduğu, Davacı şirketin asıl alacağının 328.229,27 TL, Gecikme zammı 10.116,65 TL, Gecikme zammı KDV 2.023,33 TL olmak üzere davacı şirketin icra takip tarihi itibariyle talep edebileceği toplam alacağının 340.369,25 TL olduğu" şeklinde rapor düzenlenmiştir. Davacı vekilinin davalı tarafın mahalde isteğe bağlı R ve S fazlarını direkt bağlantı yaparak enerji kullandığı ve sayacın eksik kayıt yaparak hale getirildiği yönündeki hesaplama bakımından itirazlarının değerlendirilmesi amacıyla bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verildiği, Elektrik Mühendisi Bilirkişi tarafından 23/01/2026 tarihinde düzenlenen bilirkişi ek raporuna göre; "Dava konusu olay karma abone gruplarını içerdiğinden Elektrik İç Tesisleri Yönetmeliği 57. Maddesinde konutlardan oluşan apartmanlarda daire sayısı 11-15 arasında olanlarda eş zamanlılık kat sayısının 0,41 alınması gerektiği halde ortalama günlük tüketimi 0,41 kat sayısıyla çarpmadığından hesapladığı kaçak tüketim miktar ve bedelinin kadri maruf olmadığı, kök rapordaki tespit ve hesaplamaların değiştirilmesini gerektirecek her hangi bir hususun bulunmadığı" şeklinde rapor düzenlenmiştir. İstanbul BAM 3. HD 15/12/2021 tarih 2021/654 esas 2021/3373 karar sayılı ilamında; "...Kaçak tutanaklar dava dışı şirket hakkında düzenlenmiş,dava dışı şirket ortağı davacılar ile dava dışı şirket hakkında icra takibi yapılmıştır... Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin, Esas No: 2013/5476 ,Karar No: 2013/8924 kararında da açıklandığı üzere , 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 49.maddesi hükmüne göre tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanırlar. Aynı kanunun 50.maddesi hükmüne göre de organları, hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokarlar ve organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar. Bu hukuksal olguların sonucu olarak tüzel kişinin organı niteliğindeki yöneticilerin, tüzel kişi adına ve yararına işledikleri haksız fiillerden dolayı zarar gören üçüncü kişilere karşı tüzel kişi ile birlikte Borçlar Kanununun 41 ve Türk Medeni Kanunu'nun 50/3.maddesi hükmüne göre haksız fiil faili olarak sorumlu tutulmaları gerekir. Bu halde tüzel kişinin ve organlarının sorumluluğun türünün Borçlar Kanununun 51.maddesi hükmünde düzenlenen zincirleme (müteselsil) sorumluluk olacağı kuşkusuzdur. Somut olayda, icra takibinde dava dışı şirket ile dava dışı şirketin ortağı ve yönetici olan davacılar borçlu gösterilmiştir. Borca, davacılar tarafından itiraz edilmediğinden ,menfi tespit ve istirdata ilişkin bu dava açılmıştır.Bilirkişi incelemesi yapılarak takip ve dava konusu alacağın bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmıştır. Belirtilen yasal düzenleme sebebiyle ,davacılara takipte ve davada husumet düştüğü açık olmakla..." denilerek, kaçak elektrik kullanımını gerçekleştirilen şirket yetkililerinin şirketle birlikte müteselsil sorumluluklarının bulunacağı belirlenmiştir. Yine emsal niteliğindeki İstanbul BAM 3. HD 15/09/2021 tarih 2021/1696 esas 2021/2283karar sayılı ilamında; "...4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 49.maddesi hükmüne göre tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanırlar. Aynı kanunun 50.maddesi hükmüne göre de organları, hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokarlar ve organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar. Bu hukuksal olguların sonucu olarak tüzel kişinin organı niteliğindeki yöneticilerin, tüzel kişi adına ve yararına işledikleri haksız fiillerden dolayı zarar gören üçüncü kişilere karşı tüzel kişi ile birlikte Borçlar Kanununun 41 ve Türk Medeni Kanunu'nun 50/3.maddesi hükmüne göre haksız fiil faili olarak sorumlu tutulmaları gerekir. Bu halde tüzel kişinin ve organlarının sorumluluğun türünün Borçlar Kanununun 51.maddesi hükmünde düzenlenen zincirleme (müteselsil) sorumluluk olacağı kuşkusuzdur. Dosya içeriğinden, davacının şirketin yönetici ortağı olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, kaçak elektrik kullandığı belirlenen dava dışı şirkette kaçak elektrik kullanımı nedeniyle yöneticinin de şirketle birlikte ve şirket gibi haksız fiilden, bir başka deyişle kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan zarardan müteselsil sorumluluğunun bulunduğu kabul edilerek, bilirkişi incelemesi yaptırılarak takibe konu borcun belirlenmesi gerekir..." denilerek yine kaçak elektrik kullanımını gerçekleştirilen şirket yetkililerinin şirketle birlikte müteselsil sorumluluklarının bulunacağı belirlenmiştir. Alıntılanan emsal BAM karar ilamlarında da değinildiği gibi somut olay bakımından yapılan değerlendirmede, kaçak elektik kullanımını gerçekleştirenin davalı ve takip borçlularından olan99 ... Yapı İnşaat Turizm Ticaret Limited Şirketi olduğu, kaçak elektrik kullanım tespit tutanağının da şirket hakkında tutulduğu, davalı ...'ın kaçak elektrik tespit tarihinde davalı şirketin yetkilisi olduğu, davalı dosya içerisindeki bu bilgi ve belgeden davalının kaçak elektrik kullanımını gerçekleştiren davalı ve takip borçlusu 99 ... Yapı İnşaat Turizm Ticaret Limited Şirketi'nin yetkilisi olarak TBK'nın 41. maddesi, 51. maddesi ve TMK'nın 50/3. maddesi uyarınca müteselsil sorumluluğunun bulunduğu anlaşıldığından ve Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 42. Madde (1) fıkra c) bendine göre; Perakende satış sözleşmesi mevcutken tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik ölçüm yapılması kaçak elektrik tüketimi sayıldığından dava konusu olay kaçak elektrik tüketimi olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, davalı şirketin "..., ..., E5 Kuzey Yan Yol caddesi, No:53’" adresinde yapılan kontrolde ilgili şantiye aşamasındaki apartmanda ... seri numaralı kayıtlı sayaca müdahale ederek elektrik enerji tüketiminin eksik kaydedilmesine neden olduğunun kaçak elektrik tespit tutanağı ve mahkememizce dinlenen tanık beyanı ile tespit edildiği, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 42. Madde (1) fıkra c) bendine göre; Perakende satış sözleşmesi mevcutken tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik ölçüm yapılması kaçak elektrik tüketimi sayıldığından dava konusu olay kaçak elektrik tüketimi olduğu, ayrıca, davalıların daha önce de kaçak elektrik kullandığı 16.02.2023 tarih ve H/... sayılı kaçak elektrik tutanağıyla tespit edildiğinden dava konusu olayın mükerrer kaçak elektrik enerjisi tüketimi olduğu, taraflar arasında sözleşme bulunduğundan 6183 sayılı Kanunun 51/1. maddesindeki gecikme zammı oranının uygulanması gerektiği, elektrik mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporlarında hesaplamanın Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine göre yapıldığı, taraf itirazlarının ek raporlarla karşılandığı ve düzenlenen raporların dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olmakla hükme esas alınmış, davacı tarafça açılan davanın kısmen kabulü ile; davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalılar tarafından 328.229,27 TL asıl alacak, 10.116,65 TL işlemiş faiz ve 2.023,33 TL KDV olmak üzere toplam 340.369,25 TL alacağa yönelik yapılan itirazın iptaline, takibin 328.229,27 TL alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek yıllık %54.0 oranındaki gecikme faizi ve işleyecek gecikme faizine ilişkin %20 KDV ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, uyuşmazlığın haksız fiile dayalı olduğu, dava konusu kaçak elektrik bedelinin belirlenmesinin yargılama ve bilirkişi incelemesi gerektirdiği, alacağın likit ve muayyen olmadığı anlaşılmakla, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça açılan DAVANIN KISMEN KABULÜ ile; a) Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalılar tarafından 328.229,27 TL asıl alacak, 10.116,65 TL işlemiş faiz ve 2.023,33 TL KDV olmak üzere toplam 340.369,25 TL alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin 328.229,27 TL alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek yıllık %54.0 oranındaki gecikme faizi ve işleyecek gecikme faizine ilişkin %20 KDV ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, b) Takip konusu haksız fiile dayalı olduğu yargılama ile belirlendiği ve likit bir alacak olmadığı anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 23.250,62-TL karar harcından peşin yatırılan 12.087,40-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 11.163,22-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.800,00-TL'nin kabul red oranına göre 1.292,38-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 2.507,62-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 4-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 54.459,08-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davalılar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 105.067,45-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, 6-Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL başvuru harcı ve 12.087,40-TL peşin harç olmak üzere toplam 12.702,80-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 7-Davacı tarafından yatırılan 5.000,00-TL Bilirkişi ücreti ve 887,50-TL posta giderinden ibaret toplam 5.887,50-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 2.002,34-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, kalan kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı tarafça yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde davacıya re'sen iadesine, Dair, davacı vekili ve davalılar vekilinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 31/03/2026
Katip ... e-imzalı*
Hakim ... e-imzalı*