İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/381 E. 2026/201 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/381
- Karar No
- 2026/201
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/381 Esas KARAR NO : 2026/201
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/05/2025 KARAR TARİHİ : 25/03/2026
Mahkememiz yukarıdaki esasına kaydı yapılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ... Şti'nin uzun yıllardır faaliyet gösterdiği, sektörde pek çok firma ile ticari ilişkiler kurduğu, bu doğrultuda şirketlerle karşılıklı güven ilişkisine dayalı olarak işlemler gerçekleştirdiği, davacı şirket ile davalı şirket arasında ticari faaliyetin bulunduğu, işbu faaliyet kapsamında taraflar arasında mal ve hizmet alışverişi bulunduğu, taraflar arasındaki ticari ilişki gereği davacı/alacaklı şirket tarafından Davalı/Borçlu Şirkete bir takım mal ve hizmetler verildiği ve faturalar düzenlendiği, faturaların Davalı/Borçlu Şirkete gönderildiği, taraflar arasında bahse konu ticari ilişkinin bir süredir devam etmekte olduğu, buna ilişkin alacak ve borç kayıtlarının da usulüne uygun şekilde davacı şirket tarafından ticari defterlerine işlenmekte olduğu, taraflar arasında süregelen ticari ilişkiye istinaden Davacı Şirket tarafından usulüne uygun şekilde faturaların tanzim edildiği, işbu faturaların Davalı şirkete iletildiği, taraflar arasında süregelen mal ve hizmet satımı ilişkisine istinaden birçok fatura tanzim edilmiş olsa da, Davalı /Borçlu Şirket bir çok faturayı ödemiş olsa da Davacı Şirketle arasında devam etmekte olan ticari ilişkiden kaynaklanan borcunu ödemediği, Davacı Şirket'in alacaklı olduğu işbu itirazın iptali davasına konu tutarın cari hesap ilişkisine de açıkça yansımış olmasına rağmen mevcut durumda söz konusu 3.581.944,00 TL tutarındaki cari hesap alacağının Davacı Şirket'e ödenmediği, davalı şirket ile gerçekleştirilmiş olan ticari ilişkiye istinaden Davacı Şirket'in fatura alacağının bulunduğu, işbu alacağa ilişkin Davacı Şirket tarafından başvuru yapıldığı, yapılan işlerin sonucu Davacı Şirkete borcu olan Davalı Şirket ile defalarca yapılan görüşmelerde Davalı şirketin borcunu ödemediği, davalı tarafın Davacı şirketin alacağını ödemekten imtina etmesi ile ... 34. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası kapsamında 13.03.2025 tarihinde Davacı şirket adına Davalının ödenmeyen fatura borcuna istinaden icra takibi başlatıldığı, başlatılan takibe ilişkin takip talebi ve ödeme emrinin Davalı şirkete tebliğ edilmiş olmakla, Davalı Şirket tarafından 21.03.2025 tarihinde borca itiraz edildiği, borca itiraz dilekçesinde Davalı şirket vekili tarafından; "Müvekkil Sirket'in, Alacaklı'ya karşı herhangi bir nam altında ya da başka herhangi bir sebeple borcu bulunmamakta olup işbu İcra Takibi'ne konu borcun tamamı, faizi ve bütün ferilerine itiraz ettiğimizi Sayın Başkanlığınız'a bildirmekteyiz. Hal böyleyken, Alacaklı tarafından Müdürlüğünüz nezdinde Müvekkil Şirket aleyhine başlatılan İcra Takibi haksız ve kötü niyetli olup işbu İcra Takibi'ne ve takibe konu BORCUN TAMAMINA YASAL SÜRESİ İÇERİSİNDE İTİRAZ ETMEKTEYİZ." şeklinde ifadelere yer verilmiş olmakla, davalı şirket tarafından haksız ve hukuka aykırı şekilde borca itiraz edildiği, davalı şirketin davacı şirkete karşı yapmış olduğu ticari alım satımlara dayalı olarak fatura borcu bulunduğu, dava dilekçesi ekinde sunulmakta olan fatura ile de görüleceği üzere taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığının sabit olduğu, davalı tarafın borcunu ödemekten imtina ederek taraflar arasındaki ticari ilişkiye aykırı hareket ettiği, davacı şirketin davalı taraftan 3.581.944,00 TL cari hesap alacağı bulunduğu, davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarının uzman bilirkişiler tarafından detaylı şekilde incelendiği takdirde bunun açıkça görüleceği, davacı şirketin taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan tüm yükümlülüklerini yerine getirmiş olmasına rağmen davalı şirket basiretli bir tacir gibi davranmadığı, haksız ve hukuka aykırı şekilde davalı şirket adına başlatılan icra takibine itiraz ettiği belirtilerek haklı davalarının kabulü ile davalı tarafın itirazının iptaline, haksız ve hukuka aykırı şekilde itiraz edilen takibin devamına ve davalı tarafın %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkememizin 26/06/2025 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin, ..., ... adresinde mukim ve ... Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne ... numarasıyla kayıtlı bir şirket olarak faaliyet gösterdiği, davalı Şirketin nezdinde herhangi bir alacağı bulunmayan kötü niyetli davacı tarafından 13.05.2024 tarihinde (sehven yanlış yazıldığı tarih 13.03.2025'dir) ... 34. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası (“İcra Takibi”) ile icra takibi ikame edildiği, davacıya karşı herhangi bir borcu bulunmayan Davalı Şirketin icra takibine 21.03.2025 tarihli itiraz dilekçesi ile itiraz ettiği ve İcra Takibi ... 34. İcra Müdürlüğü tarafından 21.03.2025 tarihinde durdurulduğu, davacı tarafından huzurdaki dava ikame edilerek Dava Dilekçesi'nde haksız ve hukuka aykırı gerekçelerle Davalı Şirket'in yapmış olduğu itirazın iptali ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ettiği, huzurdaki dava ve İcra Takibinin tamamen haksız ve hukuka aykırı olduğu, İcra takibi kapsamında itiraz dilekçesi ile tensip zaptının Davacı'ya tebliğ edilmemiş olduğu, dava açma süresi başlamadığından huzurdaki davanın usulden reddi gerektiği, davalı şirketin davacıya herhangi bir ad ve nam altında herhangi bir borcu bulunmadığı, alacağın varlığını kabul anlamına gelmemekle birlikte Davacı tarafından düzenlenen faturadaki bedellerin pazar piyasasının ve hayatın olağan akışına aykırı bir şekilde yüksek olduğu, alacağın varlığını kabul anlamına gelmemekle birlikte söz konusu olayda davalı şirketin temerrüde düşürülmediği belirtilerek, alacağın varlığını kabul anlamına gelmemek kaydı ile Davalı şirket aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin mümkün olmadığı, davacı tarafından haksız ve kötü niyetli bir şekilde davalı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığından davacı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş olup, vergi kayıtları, ... 34. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosya UYAP sureti dosyamız içerisine alınmıştır. ... 34. İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı... ŞİRKETİ ve dava dışı... A.Ş., ... A.Ş.aleyhine toplam 4.234.642,89 TL üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu anlaşıldı. Dosya Mali Müşavir ve Nitelikli Hesaplama Uzmanından oluşan bilirkişilere tevdi edilmiş, düzenlenen 16/02/2026 tarihli bilirkişi raporda; davacı ...Şti.'nin 2024 yılı kanuni defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin kanuni sürelerde alındığı, 2025 yılı kanuni defterlerinin e-defter beratlarının süresinde alındığı, Davacı şirketin ticari defterlerinin, nihai takdir Mahkemeye ait olmak üzere, Bilirkişilik uzmanlık alanımız bakımından HMK m.222 uyarınca Davacı şirket lehine ve aleyhine delil teşkil eder nitelikte görüldüğü, davalı ...A.Ş'nin 2024 yılı kanuni defterlerinin açılış ve kapanış beratlarının, 2025 yılına ilişkin açılış beratının kanuni sürelerde alındığı, ticari defterlerin, nihat takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, bilirkişilik uzmanlık alanları bakımından HMK m. 222 uyarınca Davalı şirket lehine ve aleyhine delil teşkil eder nitelikte görüldüğü, davacı şirket kanuni defterlerine göre Davalı şirketten olan alacak tutarının icra takip tarihi (14.03.2025) itibariyle 3.581.944,00 TL olduğu, davalı şirket kanuni defter kayıtlarına göre icra takip tarihi itibariyle Davacı şirkete borç tutarının 3.581.944,00 TL olduğu, davacı şirketin bağlı olduğu ... Vergi Dairesi Müdürlüğünden celp edilen yazı ekindeki “Karşılaştırmalı Alış Satış Analizi"ne göre “Satış Alış karşılaştırması ve Karşıt Alış" karşılaştırmasında Davacı şirket kayıtlarına göre herhangi bir tutarsızlık olmadığı, Davacı şirketin kanuni defter kayıtlarının Davalı şirkete düzenlenen fatura tutarını aynen yansıttığı, davalı şirketin bağlı olduğu ... Vergi Dairesi Müdürlüğünden celp edilen yazı ekindeki “Karşılaştırmalı Alış Satış Analizi”ne göre “Alış Satış Karşılaştırması ve Karşıt Satış” karşılaştırmasında Davalı şirket kayıtlarına göre herhangi bir tutarsızlık olmadığı, Davalı şirketin kanuni defter kayıtlarının Davacı şirket tarafından düzenlenen fatura tutarını aynen yansıttığı, her iki dava tarafının kanuni defter kayıtlarına göre Davacı ...Şti'nin Davalı ... Ticaret A.Ş'den 3.581.944,00 TL alacaklı olduğu, bilirkişi heyetlerince defter incelemesi kapsamında teslim edilen banka dekontlarında yer alan ve her iki taraf şirket kayıtlarında varlığı tespit edilemeyen ödemelerin dava konusu ile ilgisinin Bilirkişiliğimizce kurulamadığı, dosyada Davalı/Borçlunun Davacı / Alacaklı tarafından, icra takibinden önce temerrüde düşüldüğüne delalet edecek bir ihtarname ve bildirimine rastlanmadığı, Mahkemece bu yönde karar verilmesi halinde icra dosyasında faiz hesaplaması yapılacağından bilirkişilerce ayrıca bir faiz hesaplaması yapılmadığı belirtilmiştir. Dava, fatura alacağından kaynaklandığı iddia edilen alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK 67. Maddesine göre iptali talebine ilişkindir. Davacı eldeki davada sadece takipteki ana paraya vaki itirazın iptalini talep etmiş, takip tarihine kadar işlemiş faiz yönünden itirazın iptali talebinde bulunmamıştır. Her iki tarafın vergi dairelerinden BA/BS formları celp edilmiş, davalı şirketin, davacı tarafından kendisine kesilen faturaları vergi dairesine beyan ettiği görülmüştür. Davalı, itirazın iptali davası açılabilmesi için, borçlu olarak kendi itiraz dilekçesinin alacaklı/davacıya dava açılmadan evvel tebliğinin şart olduğunu ileri sürmüş ise de, mevzuatımızda böyle bir düzenleme bulunmadığından bu usuli savunma yerinde görülmemiştir. Davalının savunduğu gibi ve Yerleşik Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere, bir tarafın diğer tarafa sırf fatura keşide etmiş olması, fatura keşidecisini diğer taraftan alacaklı kılmaz. Davacı davalının imzasını içeren bir sözleşme ya da mal teslimi içeren bir belge ya da hizmet ifasını içeren bir belge dosyaya sunamamıştır. Ne var ki, nasıl ki sözleşme, mal teslim makbuzu, hizmet ifa kabul belgesi HMK 187 ve devamı maddeleri ile 199 ve devamı maddelerine göre birer ispat vasıtası ise, HMK 222 ve TTK 64 ve davamı maddelerine göre de ticari defterler de sahibi lehine ve aleyhine delil mahiyetindedir. Bu maddelerden olarak davalının, davacı tarafından keşide edilen tüm faturaları kendi vergi dairesine bildirdiği BA/BS formlarından anlaşılmıştır. Yine bu faturaların hiçbirine itiraz etmediği de sabittir. Öte yandan, yaptırılan bilirkişi incelemesi ile davalının kendi ticari defter ve kayıtlarında davacıya 3.581.944,00 TL borçlu olduğunun bizzat yer aldığı tespit edilmiştir. Öte yandan TTK 1530/4-(a) maddesinde de faturayı alan tarafın 30 gün içerisinde ödememesi halinde mütemerrit addedileceği de hüküm altına alınmıştır. O halde, davacı tarafından davalıya dayanak faturalar keşide edilmiş, davalı bunlara itiraz etmeyerek ticari defterlerine işlemiş, hatta vergi dairesine de bildirmiş olup, davalının kendi ticari defterleri, HMK 222 ve TTK 64 ve devamı maddelerine göre kendi aleyhine delil mahiyetinde olduğundan, bu deliller karşısında davacının ayrıca faturalara konu mal veya hizmet teslimini ispata mecburiyeti bulunmadığından, bu delillerden yola çıkarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davalı, kendi defterlerine dahi kaydettiği alacağı inkar etmekle, likit bir alacağı inkar etmiş olduğundan icra inkar tazminatına da hükmetmek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ve dosya içeriğine göre; 1-Davanın KABULÜNE, -... 34. İCra Müdürlüğünün ... E sayılı takibindeki asıl alacağa vaki itirazın iptali ile takibin 3.581.944,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, -İş bu asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, -Alacağın %20'si olan 716.388,80 TL icra inkar tazminatının davalı borçludan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 244.682,59 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 39.997,44 TL harcın mahsubu ile bakiye 204.685,15 TL harcın Davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 507.652,72-TL nisbi vekalet ücretinin Davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 39.997,44 TL peşin/nisbi harcı, 30.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 185,00 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 70.182,44 TL yargılama giderinin Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine, 5-Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.25/03/2026
Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır