İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/386 E. 2026/172 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/386
Karar No
2026/172
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/386 Esas KARAR NO : 2026/172

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/05/2025 KARAR TARİHİ : 10/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davalının icra takibine yetki yönünden yaptığı itirazın yerinde olmadığı, ...işletmesinin davacı şirket tarafından yapıldığı, davalı şirkete ait muhtelif plakalı araçların muhtelif tarihlerde ücret ödemeksizin ihlalli geçişler yaptığı, ödenmeyen ücretlere yönelik içre takibi yapıldığı, davalının itirazı ile takibin durulduğu, itirazın hukuki mesnetten yoksun olduğu, belirtilerek; davanın kabulü, itirazın iptali, takibin devamı, %20 den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesi talep etmiştir. CEVAP: Davalının savunmasına yönelik bir dilekçe bulunmamaktadır. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... 35. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası, PTT ve Karayolları Genel Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere cevapları dosya arasına alındığı anlaşılmıştır. Dosyanın rapor alınmak mali müşavire tevdi edildiği ve düzenlenen 22/02/2026 tarihli raporda özetle; Davacı tarafından dava konusu araç için 11 ihlalli geçiş listelenmiş olup, görüntüsü dosyaya eklendiği, geçiş yapan aracın HGS cihazının tarihlerinde davalı adına tesisi edildiği tespit edildiği, PTT tarafından gönderilen yazıda dava konusu araçta HGS cihazının bulunduğu, bakiyenin 0,75 TL olduğu 2024 yılında hiç para yüklemesi yapılmadığının belirtildiği, Bu çerçevede; davacının davalıdan 10.06.2024 takip tarihi itibarı ile toplam alacağının talebe istinaden 2.472,21 TL asıl alacak tutarının 2.097,50 TL olduğu, asıl alacak tutarı olan 2.097,50 TL ya takip tarihinden tahsil tarihine kadar 3095 Sayılı kanun çerçevesinde TCMB tarafından açıklanan değişken oranlarda avans faizi uygulanması gerektiği, delillerin değerlendirilmesi ve nihai takdiri ile hukuki tavsif 6100 sayılı HMK’nın 266/c.2 hükmü gereği tamamen Sayın Mahkemeye ait olduğu, tarafların icra inkâr ve diğer tüm taleplerinin değerlendirilmesinin Sayın Mahkemenin takdiri olduğu hususlarında sonuç ve kanaatine varılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davanın, davalıya ait araçların ihlalli geçiş nedeniyle davacının alacaklı olduğu iddiasıyla ... 35. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından başlatmış olduğu takibe davalı tarafça vaki itirazın iptaline ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Dosyada yapılan yargılama, bilirkişi raporları, tarafların ticari defterleri, faturalar, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; her ne kadar, davacı tarafça davalı aleyhine ... 35. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı takip dosyası ile toplam 2.472,21 TL alacak üzerinden takip başlatılmış ve davalının itirazı üzerine takip durmuş ise de, dosyamızdan alınan, dosya kapsamına uygun denetime açık ve hükme elverişli bilirkişi raporu ile; davacı tarafından davalıya ait araçlar ile 11 adet ihlalli geçiş tespit edildiği, geçiş yapan aracın geçiş tarihlerinde davalıya ait olduğu, PTT tarafından gönderilen yazıda dava konusu araçta HGS cihazının bulunduğu, bakiyenin 0,75 TL olduğu 2024 yılında hiç para yüklemesi yapılmadığının belirtildiği, davacının davalıdan 10.06.2024 takip tarihi itibarı ile toplam alacağının 2.097,50 TL asıl alacak, 312,26 TL işlemiş faiz ve 62,45 TL KDV olmak üzere toplam 2.472,21 TL olduğu, asıl alacak tutarı 2.097,50 TL ye takip tarihinden tahsil tarihine kadar 3095 Sayılı kanun çerçevesince değişken oranlarda ticari faiz uygulanması gerektiğinin tespit edildiği, raporla tespit edilen bu alacak miktarının, davacının itirazın iptalini talep ettiği icra dosyasında talep etmiş alacak miktarı ile aynı olduğu anlaşıldığından; davanın kabulüne, davalının ... 35. İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına, İcra inkar tazminatı talebi yönünden; İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir. "Likid alacak" kavramına gelince; eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz ederse, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir. Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir. Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Ör- neğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir." Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır. Alacağın likid olması bakımından “alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması" da şart değildir. ( İcra İnkar Tazminatı Açısından “Likid Alacak” Kavramı - Prof. Dr. Ejder Yılmaz/ Bankacılar Dergisi, Sayı 67, 2008) Açıklamalar doğrultusunda; takibe konu alacağın likit ve belirlenebilir olduğu, yine davalının hakkındaki icra takibine haksız olarak itiraz ederek durmasına neden olduğu da dikkate alınarak asıl alacağın % 20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine miktar itibari ile kesin olarak karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, -Davalının ... 35. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına, -Asıl alacak olan 2.097,50 TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 732,00-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 615,40-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 116,60-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 2.472,21-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 615,40-TL Peşin/nisbi Harcı, 4.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 85,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 5.815,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına, 6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğuna karşı okunup usulüne uygun anlatıldı. 10/03/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

"Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."

Atıf: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/386, K. 2026/172, T. 10.03.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-10-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-386-e-2026-172-k-305d60e1a2db