İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/379 E. 2026/929 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/379
- Karar No
- 2026/929
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/379 Esas - 2026/929 T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/379 Esas KARAR NO : 2026/929
HAKİM : KATİP :
DAVACILAR : 1- 2- VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- VEKİLİ : Av. DAVALI : 2- VEKİLLERİ : Av. Av. DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/04/2025 KARAR TARİHİ : 09/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 19/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle;05/09/2024 tarihinde Sarımsaklı-Doruklu Mahallesi yolunda meydana gelen trafik kazasında davalı sürücü Yusuf Koluşen'in 06 SJ 725 plakalı aracıyla müvekkil Muhammed Osman Çelikten'e çarparak ağır yaralanmasına sebebiyet verdiğini, kaza tespit tutanağında davalı sürücünün hız kurallarını ihlal ederek asli kusurlu bulunduğunu, müvekkilin kalça kırığı, kafatası çatlağı, karaciğer yırtılması ve beyin ödemi gibi ağır yaralar alarak uzun süre yoğun bakımda kaldığını ve bacağında 1,5 cm kısalık oluştuğunu, kaza sonrası müvekkilin tedavi sürecinin devam ettiğini ve yürüyemediğini, bu durumun müvekkil ile ailesi Saniye Bulut ve Aydın Çelikten üzerinde derin psikolojik ve ekonomik yıkıma yol açtığını, kaza yerindeki tanıklar Yaşar Kuzu ve Caner Kuş'un beyanlarının taraflı olduğunu ve tutanağın gerçeği yansıtmadığını, müvekkilin tedavi, bakıcı, ulaşım ve çalışma gücü kaybı gibi maddi zararlarının oluştuğunu, Kayseri Şehir Hastanesi'ndeki tüm tıbbi kayıtların celbinin gerektiğini, Kayseri 10. Asliye Ceza Mahkemesi nezdinde 2025/177 esas numarası ile görülen ceza dosyasının incelenmesini talep ettiklerini, sigorta şirketi Ankara Anonim Türk Sigorta A.Ş. Genel Müdürlüğü’ne ile yapılan görüşmelerden sonuç alınamadığını, 17.03.2025 tarihinde başlatılan arabuluculuk sürecinin 09.04.2025 tarihinde anlaşmazlıkla sonuçlandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 4.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, Muhammed Osman Çelikten için 1.000.000,00 TL, annesi Saniye Bulut ve babası Aydın Çelikten için ayrı ayrı 500.000,00 TL manevi tazminatın davalı Yusuf Koluşen'den tahsilini, davalı sürücünün mal varlığı üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı Ankara Anonim Sigorta A.ş. vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davanın 06 SJ 725 plakalı aracın karıştığı trafik kazasında davacıların yaralanması ve maluliyetine ilişkin açıldığını, söz konusu aracın 31/01/2024-2025 vadeli Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile müvekkil şirket nezdinde sigortalı olduğunu, sürekli sakatlık halinde kaza tarihi itibariyle kişi başı teminat limitinin 1.800.000,00-TL ile sınırlı bulunduğunu, sigorta şirketinin sorumluluğunun karayolunda meydana gelen zararlarla ve poliçe limiti dahilinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, dava öncesi yapılan başvuruda medikal inceleme yapılırken davacı tarafından dava açıldığını, şirketin temerrüde düşmediğini ve dava açılmasına sebebiyet vermediğini, sağlık hizmet bedelleri ile geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin yükümlülüklerin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağını belirterek yeni yasal düzenlemeler çerçevesinde işbu talep bakımından müvekkil şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, davacının sürekli iş gücü kaybına ilişkin zararlarının karşılanabilmesi için belge asıllarının ve kusura ilişkin raporların müvekkil şirkete ibrazı gerektiğini, maluliyet oranlarının tespiti açısından Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden rapor alınmasını talep ettiklerini, aktüeryal hesaplamanın Hazine Müsteşarlığı listesinde yer alan bir aktüer bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini, haksız fiilden kaynaklanan davada ancak yasal faize hükmedilebileceğini savunarak öncelikle davanın reddine, kabul görmemesi halinde maluliyet oranının ve kusur durumunun Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulundan alınacak raporla tespitine, tazminat hesabına ilişkin raporun uzman aktüerden alınmasına, şirket aleyhine yargılama giderine, faize ve vekalet ücretine hükmolunmamasını, hükmolunması halinde azami poliçe limiti ve sürücünün kusur oranının dikkate alınmasını ve poliçe teminatı dışında kalan taleplerin reddini talep etmiştir. Davalı Yusuf Koluşen vekilinin cevap dilekçesinden özetle;dava dilekçesinin tarafına tebliğ edildiğini, açılan davanın haksız ve hukuka aykırı talepler içerdiğini, öncelikle hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davacının iddialarının tümünün reddedildiğini, söz konusu tazminat talebine dayanak oluşturan kaza olayında müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, mağdurun yaralanmasına müvekkilinin eyleminin değil mağdurun kendi eyleminin sebebiyet verdiğini, olay ile zarar arasında illiyet bağının bulunmadığını, mağdurun balyaların arasından aniden yola atlayarak araca çarptığını, müvekkilinin düz yolda seyir halindeyken mağdurun aracın soluna çarptığını, bu hususun tanık beyanları ile sabit olduğunu, müvekkilinin taksir boyutunda dahi kusurunun olmadığını, trafik tespit tutanağında da yaya Muhammed Osman Çelikten'in Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 138. maddesini ihlal ettiğinin belirtildiğini, davacının taleplerinin afaki olduğunu, Kayseri Şehir Hastanesi Adli Tıp Polikliniği sağlık raporunda yüz sabit iz niteliğinde olmadığının belirtildiğini, çocukta güncel durumda herhangi bir problem yaşanmadığının öğrenildiğini, kusur yönünden müvekkilinin sorumluluğundan bahsedebilmek için kusurun ispat edilmesi gerektiğini, bu suretle dosyanın kusur bilirkişisine verilmesini talep ettiklerini, Karayolları Trafik Kanunu'nun 86. maddesi gereğince işleten veya sürücünün kusursuz olduğu hallerde sigortacının da tazminat ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, dosyanın ve savcılık evraklarının eklenerek Adli Tıp Kurumu ya da kusur bilirkişisinden kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 156/3. maddesi gereğince trafik zabıtasının kusur belirleme yetkisinin olmadığını, kusurun uzman bilirkişi kurulu tarafından belirlenmesinin zorunlu olduğunu, davacının maluliyet oranlarının tespiti için Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi kurumundan rapor alınmasını talep ettiklerini, kaza tarihinde müvekkil şirketin aracının Ankara Anonim Türk Sigorta Şirketi nezdinde 91433739 poliçe numarası ile zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olduğunu, 05/09/2024 tarihinde gerçekleşen kazanın poliçe kapsamında olduğunu, müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde kasti bir hareketinin veya ağır kusurunun bulunmadığını, davacı tarafın iddialarını ispatla mükellef olduğunu, HMK'nın emredici hükümleri uyarınca dava dilekçesi ile birlikte delillerini sunmadığını, bu nedenle ispatlanamayan iddialar yönünden davanın reddinin gerektiğini, müvekkile kusur atfedilse dahi sigorta poliçesi kapsamında olduğundan müvekkilin sorumluluğunun bulunmadığını, tüm bu nedenlerle davacı tarafın bütün talepleri ile açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Davacıların ve davalının sosyal ve ekonomik durum araştırmasına ilişkin bilgi ve belgeler, davacının tedavisine ilişkin belgeler, kaza tespit tutanağı, hasar dosyası, poliçe, Kayseri 10 Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2025/177 Esas sayılı dosyasına ait Uyap kayıtları, SGK'nın yazı cevabı, trafik tescil kayıtları, davacılar tarafından sigorta şirketine başvurulduğuna dair bilgi ve belgeler, tanık beyanları, ATK raporu dosyaya eklenmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 05.09.2024 günü saat 17:20 sıralarında davalı sürücü Yusuf KOLUŞEN sevk ve idaresindeki 06 SJ 725 plakalı otomobil ile Kayseri istikametinden Doruklu istikametine seyri sırasında geldiği olay yerinde seyrine göre yolun sol tarafındaki küspe/yem torbaları arasından aniden yola giren davacı çocuk Muhammet Osman ÇELİKTEN’e çarpması neticesinde dava konusu yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiştir. Talimat yoluyla Davacı tanığı Emre Koç'un 10/09/2026 tarihli celsede alınan beyanında; "Ben kazanın yaşandığı olay yerinde idim. Davacı Aydın ÇELİKTEN'den hayvan almıştım. O esnada bir ses duyduk. Bir aracın köpeğe çarptığını düşündük ancak araç çocuğa çarpmış. Çocuk öncesinde yanımızda oynuyordu. Kaza anını görmedim. Çocuğun yola fırlayıp fırlamadığını görmedim. Sadece ses üzerine olayı fark ettik. Karşı taraf davalıyı tartışma felan çıkmasın diye biz olay yerinden gönderdik dedi. Tanıklık ücreti talebim yoktur, bilgim, görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı Yusuf Koluşen tanığı Caner Kuş Mahkememizce dinlenmiş olup alınan beyanında; "davalı ile bir akrabalığım yoktur, kazaya gördüm, araçla sarımsaklı'ya doğru gidiyordum, davacı Osman'ın babası çiftliği vardır, evlerine 70-80 metre yaklaştığım esnada çocuk evlerinin karşı yolunda bulunurken çocuk birden yem balyaların arasından çıkarak yola doğru koştu, bu esnada karşı yönümden gelen davalı Yusuf'a ait araç çocuğa çarptı, çocuk hızlı bir şekilde yola koşarak çıktı, Yusuf'un geldiği yönden de güneş vuruyordu, günbatımı olduğu için çocuğu görmemiş olabilir, zaten frene de basmadı, çarptıktan sonra tam aracımın yanında aracı ile durdu, abi çocuğa vurdun, dedim, son anda gördüm, öncesinde farketmedim, yol zaten dardır, davacı kendi şeridinden gidiyordu, kaldı ki ben karşıdan araçla geliyordum, bu nedenle kendi şeridinde gitmek zorunda, aksi halde bana çarpardı, bildiklerim bundan ibarettir, tanıklık ücreti talebim yoktur, "şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı Yusuf Koluşen tanığı Yaşar Kuzu Mahkememizce dinlenmiş olup alınan beyanında; ": Davalı Yusuf benim arkadaşımdır, kazada davalının aracının içerisinde idim, Doruklu'ya giderken ahırlar bölgesine geldiğimizde saman balyalarının önünde çocuk yola fırladı, frene bastık, ancak arabanın sol çamurluğuna çocuk çarptı, karşı yönden de köylümüz olan Caner geliyordu, çocuk aniden saman balyalarının arasından çıktığı için biz görmedik, olaya ilişkin bildiklerim bundan ibarettir, tanıklık ücreti talebim yoktur," şeklinde beyanda bulunmuştur. Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 20/05/2026 tarihli raporda özetle; Davalı Sürücü Yusuf KOLUŞEN, sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahal dışında gündüz vakti iki yönlü yolda seyri sırasında geldiği olay yerinde seyrine göre yolun solunda bulunan yem balyaları arasından aniden ve koşarak yola giren 2020 doğumlu yayaya çarpmasıyla meydana gelen mevcut şartlardaki olayı önleme imkanı bulunmadığından sonuçta atfı kabil kusurunun bulunmadığı,davacı Yaya 2020 Doğumlu Muhammet Osman ÇELİKTEN, meskun mahal dışında gündüz vakti iki yönlü yol kenarında bulunan yem balyaları arasından aniden ve koşarak yola girip kendi can güvenliğini tehlikeye attığı, kontrolsüzce ve koşarak yola girdiği sırada seyirle gelen otomobilin çarpmasına maruz kalmasıyla meydana gelen mevcut koşullardaki olayda hal ve hareketlerinin müdriki olmayışı nedeniyle davranışları sonuç üzerine etkili olduğu, olayda davalı sürücü Yusuf Koluşen’in kusursuz, davacı yaya 2020 doğumlu Muhammet Osman Çelikten’in davranışlarının sonuç üzerine %100 (yüzde yüz) oranında etkili olduğu kanaatini bildirir, şeklinde rapor düzenlenmiştir. Somut olayda,meydana gelen trafik kazasında tarafların kusur durumunun tespitine ilişkin Ankara ATK'dan rapor talep edilmiş olup,düzenlenen ve hüküm kurmaya elverişli bulunan rapordan, davacı Yusuf Koluşen'in, sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahal dışında gündüz vakti iki yönlü yolda seyri sırasında geldiği olay yerinde seyrine göre yolun solunda bulunan yem balyaları arasından aniden ve koşarak yola giren davacı çocuğa çarpmasıyla meydana gelen mevcut şartlardaki olayı önleme imkanı bulunmadığından atfı kabil kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, yine dava konusu kazaya ilişkin görülen Kayseri 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2025/177 Esas 2025/914 karar ile Kayseri 29. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2025/586 Esas 2026/443 karar sayılı dosyalarında alınan raporlarda davalı Yusuf Koluşen'in meydana gelen kazada kusursuz olduğunun tespiti üzerinde davalının beraatine karar verildiği anlaşıldığından,meydana gelen kazada davalıya atfedilecek kusur bulunmadığından davacının davasının reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın REDDİNE, 2-Maddi tazminat davası yönünden alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcının, davacıdan peşin olarak alınan 615,40-TL harçtan mahsubu ile bakiye 116,60-TL karar ve ilâm harcının davacı Muhammed Osman Çelikten'dan alınarak Hazine' ye gelir kaydına, 3-Manevi tazminat davası yönünden alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcının davacılardan alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5- Davalı Yusuf Koluşen tarafından yargılama boyunca yapılan 100,00-TL yargılama giderinin davacılardan alınarak işbu davalıya verilmesine, 6-Davacı Muhammed Osman Çelikten tarafından açılan ve reddine karar verilen maddi tazminat davası yönünden; davalılar Ankara Anonim Türk Sigorta A.Ş. Ve Yusuf Koluşen kendilerini bir vekille temsil ettirdiklerinden A.A.Ü.T. 13/1-4 maddesi uyarınca taktir olunan 4.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 7-Davacı Muhammed Osman Çelikten tarafından açılan ve reddine karar verilen manevi tazminat davası yönünden; davalı Yusuf Koluşen kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T 10/1-3 uyarınca taktir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacı Muhammed Osman Çelikten'den alınarak davalı Yusuf Koluşen'e verilmesine, 8-Davacı Saniye Bulut tarafından açılan ve reddine karar verilen manevi tazminat davası yönünden; davalı Yusuf Koluşen kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T 10/1-3 uyarınca taktir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacı Saniye Bulut'tan alınarak davalı Yusuf Koluşen'e verilmesine, 9-Davacı Aydın Çelikten tarafından açılan ve reddine karar verilen manevi tazminat davası yönünden; davalı Yusuf Koluşen kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T 10/1-3 uyarınca taktir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacı Aydın Çelikten'den alınarak davalı Yusuf Koluşen'e verilmesine, 10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacı Muhammed Osman Çelikten alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 11-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/10/2026
Katip ¸E-imzalıdır
Hakim ¸E-imzalıdır