İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/893 E. 2026/820 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/893
- Karar No
- 2026/820
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/893 Esas KARAR NO : 2026/820
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/09/2025 KARAR TARİHİ : 29/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... kuruluş ve kuruluş amaçlarını belirleyen 3305 sayılı yasa ile değişik 2560 sayılı yasanın bazı maddelerini vererek bu maddelere göre düzenlenen ... Tarifeler Yönetmeliğinden bahsedip, davalının abone olduğu ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ...adresindeki iş yerinde kaçak su kullandığı için ... elemanları tarafından 06.05.2021 tarihinde ... nolu tutanak düzenlenerek imza edildiğini bu nedenle de tahakkuk eden borçlardan sorumlu olduğu ancak tutanakta kaçak su kullandığı bildirilen ...’a 25.09.2024 tarihinde ihtarname gönderilmiş ise de adı geçen kaçak su kullanım nedeniyle borçlarını ödemediğinden ... alacakların tahsili amacıyla 28.02.2025 tarihinde ... İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını ancak borçlunun itirazı nedeniyle takibin durduğunu bu nedenle alacaklarına yapılan itirazın iptali için önce arabuluculuk teşkilatın müracaat etmelerine rağmen görüşmelerin anlaşamama ile sonuçlanması üzerine bu davayı açmak zorunda kaldıklarını, davalı borçlunun sırf alacaklarını sürüncemede bırakmak için hukuksuz olarak itiraz ettiği alacaklarının nakit olduğunu bu nedenle de %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı istediklerini, haksız ve dayanaksız itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatını ödemesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin arabulucuk süreci için hak edilen vekalet ücreti dahil davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu taşınmazın sadece hissedarı olan müvekkil, anılan taşınmazı hiçbir zaman fiilen kullanmadığını, taşınmazda kendi adına yürüttüğü bir ticari faaliyeti de olmadığnı, müvekkili tapu maliki-hissedarı olmakla beraber taşınmaz üzerindeki fiili tasarruf ve kullanım kiracılar olduğunu, her katı ayrı ayrı yapılan kira sözleşmeleriyle kiraya verildiğini, bu bakımdan tutulan tutanağın usulsüz olduğunu ve bu tutanağın esas alınarak yapılan tahakkukun sahibi mülk sahibi-hissedarı olan müvekkilinin olamayacağını, bunun için davacı kurumun yaptığı tahakkukun kötü niyetli olduğunu, lehlerine alacağın %20’si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, davanın reddine, asıl alacağın %20’si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir. Toplanan Deliller: ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden ...'ın sicil bilgisi ve beyanname örneği, ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının UYAP kayıtları, ... Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden ...'ın en son bulunan sicil kayıtları, ... Genel Müdürlüğü'nden ... numaralı müracaat hesap kartı ve tüm abonelik sözleşmesi tutanakları, Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 02.04.2026 tarihli bilirkişi raporu, Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 05.08.2026 tarihli bilirkişi raporu, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava, kaçak su kullanımından kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla yürütülen ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için: 1-İlamsız takip yapılmış olması, 2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, 3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması, 4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir. Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Somut olayda, ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasının tetkikinde; alacaklı davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 27/02/2025 tarihinde, 50.520,58-TL asıl alacak ve 25.068,74-TL işlemiş faiz toplamı olan 75.589,32-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının 984983 numaralı sözleşme hesabı şeklinde gösterildiği, ödeme emrinin borçluya 06/03/2025 tarihinde tebliği üzerine yasal süresinde olan 07/03/2025 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca, fer'ilerine itiraz edildiği, itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği, öyleyse eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde olan 25/09/2025 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Taraf iddia ve savunmaları ile dosya kapsamındaki deliller dikkate alınarak rapor düzenlenmesi amacıyla dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, tanzim edilen rapor ile davaya konu adres olan "..." adresindeki iş yerinde kolon sistemine ek yapılıp kayıt dışı sayacı bağlayarak 456 m3 suyu kaçak olarak kullandığı ve kaçak su kullanılan sayacın tesisattan sökülerek ambara konulduğunun tutanak altına alındığı, davalı olan vergi mükellefi ...'ın, 12/08/2014 tarihinde mükellefiyete başladığı ve faal olarak devam ettiği, adresinin ise tutanağa konu mahal olduğunun bildirildiği, kaçak su kullanımının sabit olduğu, ... Tarifeler Yönetmeliği uyarınca hesap yapıldığında asıl alacak toplamının 50.520,58-TL, gecikme cezasının 20.991,30-TL ve %20 oranındaki KDV’sinin ise 4.198,26-TL olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği, kök ve ek raporun dosya kapsamındaki delillerle uyumlu olup denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, rapora itibar edilmemesini gerektirir sebep bulunmadığı değerlendirilmiştir. Taraf iddia ve savunmalarına, tutanak içeriklerine ve bilirkişi kök ve ek raporuna göre, tutanağa konu mahallin davalının vergi mükellefiyeti bulunan adres olarak bildirildiği, bu itibarla davalının fiili kullanıcı olduğunun tespit edildiği, kaçak su kullanıldığının ... Tarifeler Yönetmeliği uyarınca sabit hale geldiği, icra takibine konu alacak kalemlerinin asıl alacak ve işlemiş faiz şeklinde belirtildiği, her ne kadar bilirkişi tarafından KDV hesabı yapılarak işlemiş faiz kalemine dahil edilmişse de icra takibinde KDV alacağına ilişkin bir talep bulunmadığı, bu nedenle taleple bağlı kalınması gerektiği, bu halde davacının asıl alacak tutarı olan 50.520,58-TL ve 20.991,30-TL işlemiş faiz tutarınca davalıdan alacaklı olduğu, bu tutarlara ilişkin icra takibine yapılan itirazın iptalinin gerektiği değerlendirilmiştir. Tüm bunlarla birlikte takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeye borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, ... Esas, ... Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2006 tarih ... Esas, ... Karar sayılı kararı). Davacının talebine konu olan alacak haksız fiil niteliğindeki kaçak su kullanımından kaynaklanmış olup likit nitelik arz etmediğinden yasal şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine ve davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle; Davanın KISMEN KABULÜ ile, 1-Davacı tarafından davalı aleyhine yürütülen ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 50.520,58-TL asıl alacak ve 20.991,30-TL işlemiş faiz toplamı olan 71.511,88-TL üzerinden aynı koşullar altında DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Dava konusu alacak haksız fiil niteliğindeki kaçak su kullanımından kaynaklanmış olup likit nitelik arz etmediğinden yasal şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Davalının yasal şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 4-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden (71.511,88-TL) alınması gereken 4.884,98-TL harçtan peşin yatırılan 1.290,88-TL harcın mahsubu ile eksik olan 3.594,10-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacı taraftan tahsil edilen 1.290,88-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 8.000,00-TL bilirkişi ücreti ile 393,20-TL posta ve tebligat gideri toplamı olan 8.393,20-TL'nin davanın kabul ve red oranları dikkate alınarak hesaplanan 7.940,45-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan 452,75-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 4.077,44-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, a)Davanın kabul oranına isabet eden 4.351,87-TL'sinin davalıdan, b)Davanın red oranına isabet eden 248,13-TL'sinin davacıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına, 11-6100 sayılı HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde kullanılmayarak artan bakiye gider avansının ilgilisine iadesine, Dair, e-duruşma ile katılan davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.29/09/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır