İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/356 E. 2026/139 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/356
Karar No
2026/139
Karar Tarihi

T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/356 Esas - 2026/139 TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/356 Esas KARAR NO : 2026/139

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/04/2025 KARAR TARİHİ : 06/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 09/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin takip miktarı kadar davalıdan alacağı bulunduğunu, davalı borçlunun müvekkilinin alacağını takip tarihine kadar ödememesi üzerine hakkında ... .... ... E. sayılı dosyadan ilamsız icra takibi başlatılmış, davalı söz konusu takibe itiraz ederek takibin durdurulmasına neden olmuş olduğunu, ancak sunulan fatura ile davalının borçlu olduğu açıkça belirli iken davalı borçlu olmadığına dair delil sunmadan haksız bir şekilde borca itiraz etmiş olduğunu, müvekkilinin söz konusu alacağını tahsil etmesi gün geçtikçe zorlaşmakta ve davalının mal kaçırma ihtimalinin artmakta olduğunu, bu nedenlerle ihtiyati haciz kararı talep ettiklerini, davalının menkul ve gayrimenkul mallarıyla, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine, ihtiyati haciz talebinin kabulüne, davanın kabulü ile borçlunun ... .... .... E. sayılı takip dosyasındaki asıl alacağa ve faize ilişkin tüm itirazinin iptaline, borçlunun itirazında haksız ve kötü niyetli olmasından dolayı asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatina hükmedilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı yan usulüne uygun tebliğe rağmen davaya cevap vermemiştir. Dava; icra takibine yapılan vaki itirazın iptaline ilişkindir. Usulüne uygun dayanılan deliller, taraf ticari defterleri celbedilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır. Davaya konu .... .... .... Esas sayılı dosyasının UYAP kayıtlarının incelenmesinde; Davalı şirket aleyhine icra takibi başlatılmış olup, dosya kapsamında 04.02.2025 tarihinde düzenlenmiş olan Ödeme Emrine göre 50.100 TL asıl alacak, (7.081,84 4 12.963,38 * 2.261,81 ) TI işlemiş faizler olmak üzere toplam 72.407,03 TL üzerinden takip başlatılmış olduğu, borcun nedeninin “CLB2024000000038 NO'LU FATURADAN DOĞAN VE CARİ HESAPTA GÖRÜNEN ALACAK 50.100,00 TL” olarak gösterilmiş olduğu görülmüştür. Karşılaştırmalı Alış-Satış Analiz raporlarının incelenmesinde; Davacı ve davalı şirket 2024 yılı Karşılaştırmalı Alış Satış Analizleri bulunmakta olup buna göre; Davacı tarafından davalı şirket adına 1 adet fatura düzenlenmiş olduğu, faturanın KDV Hariç tutarının 41.750,00 TL olduğu, her iki tarafın kayıtlarında yer aldığı tespit edilmiştir. Dosya kapsamı tarafların celbedilen karşılaştırmalı alış-satış analizi, takibe dayanak belge nazara alınarak icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan talep edebileceği alacak ve faiz miktarı yönünden rapor tanzim edilmek üzere mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, 17/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı şirkete ait ticari defterlerin incelenmesinde; Ticari defterlerin tasdik işlemlerinin yukarıdaki tabloda gösterildiği gibi, yasal usul ve esaslara uygun olduğu tespit edildiği, davalı yainn ticari defterlerin incelenmesinde; Ticari defterlerin tasdik işlemlerinin yasal usul ve esaslara uygun olduğunun tespit edildiği, tarafların ticari defterleri tasdik işlemlerinin yasada belirlenen usul ve esaslara uygun olarak sürelerinde yaptırılmış olduğu, davacı vekili tarafından Elmadağ İcra Müdürlüğü'nün 2025/170 e sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine icra takibi başlatılmış olup, dosya kapsamında 04.02.2025 tarihinde düzenlenmiş olan Ödeme Emrine göre 50.100 TL asıl alacak, (7.081,84 + 12.963,38 + 2.261,81 ) TI işlemiş faizler olmak üzere toplam 72.407,03 TL üzerinden takip başlatılmış olduğu, davacının ticari defter kayıtlarına göre davacı, davalı şirketten takip tarihi itibariyle 50.100 TL alacaklı görünmesine rağmen davalı şirket ticari defter kayıtlarında takip tarihi itibariyle davacının alacağı veya borcu bulunmadığı, davalı şirketin ticari defter kayıtlarında, takip konusu fatura bedeli aynı gün davalı tarafından davacı hesabına borç kaydı yapılmak suretiyle kapatılmış olduğu, ancak bu muhasebe işlemine dayanak teşkil edecek dosya içeriğinde herhangi bir belge bulunmadığı, tarafların bağlı bulundukları Vergi Daireleri tarafından dosyaya kazandırılan Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizlerinin birbirleriyle uyumlu olduğu anlaşılmakta olup, fatura davada tartışma konusu edilmemiş olduğu, davacının ticari defter kayıtlarına göre davacı, davalı şirketten takip tarihi itibariyle 50.100 TL alacaklı olduğu, davalı şirket ticari defter kayıtlarında takip tarihi itibariyle davacının alacağı veya borcu bulunmadığı rapor edilmiştir. İnceleme dönemi olarak alınan 2024 yılında, davacı ve davalı şirket Vergi Usul Kanununun Mükerrer 242. Maddesinin 2. Bendi hükümleri ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 64 ve 65'nci madde hükümleri çerçevesinde Elektronik Defter tutmaktadır. Vergi Usul Kanununa göre “Elektronik defter, şekil hükümlerinden bağımsız olarak bu Kanuna göre tutulması zorunlu olan defterlerde yer alması gereken bilgileri kapsayan elektronik kayıtlar bütünüdür.” Türk Ticaret Kanununun 64'ncü maddesi (3) fıkrasında “..elektronik ortamda veya dosyalama suretiyle tutulan defterlerin açılış ve kapanış onaylarının şekli ve esasları ile bu defterlerin nasıl tutulacağı Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca (640 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri icabı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı) bir tebliğ ile belirlenir.” denilmektedir. Belirli mükellefler/şirketler, 13 Aralık 2011 tarih ve 28141 sayılı Resmi Gazete'de Maliye Bakanlığı ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından müştereken yayınlanan 1 no.lu Elektronik Defter Genel Tebliği ile 24.12.2013 tarih ve 28861 sayılı Resmi Gazete'de, Maliye Bakanlığı ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından müştereken yayınlanan 2 no.lu Elektronik Defter Genel Tebliğinde belirlenen usul ve uygulamaya göre, defter kayıtları elektronik ortamda yapıldıktan sonra işlem yapılan aya ilişkin kayıtlar, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile entegre muhasebe programı ile e-defter beratına bağlanarak Bakanlıkça kilitlenmektedir. Hiçbir şekilde değişiklik yapılmasına izin verilmeyen ancak sadece incelemeye açık bulunan e- defterlere ilişkin olarak yaptığımız inceleme sonucu davacı şirketin yasal defterlerine ait defteri tasdik şerhleri ile, e-defter berat dökümleri tablo halinde yukarıya çıkarılmıştır. Ocak ayına ait e-defter beratları açılış tasdiki, Aralık ayına ait e-defter beratları kapanış tasdiki olarak süreleri içerisinde berata bağlanmış olduğu görülmüş olup, 2024 yılı en son verilen beratların 2024 yılı kapanış tasdiki olarak kabul görmektedir.

Davaya konu alacak bakımından ispat yükü davacı tarafta olmakla birlikte ticari davalarda, ya da iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatlanmalıdır. Ticari defterler kesin delillerdendir. Davacıda dava dilekçesinde ticari defterlere dayanmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Ticarî defterlerin ibrazı ve delil niteliği, HMK’nın 222. maddesinde düzenlenmiş olup maddenin 1. fıkrasında mahkemenin, ticarî davalarda tarafların ticarî defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği ve aynı maddenin 2. fıkrasında ise ticarî defterlerin, ticarî davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiği düzenlenmiştir. Ticarî defter kayıtları ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan tarafın, ticarî defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticarî defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticarî defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m. 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticarî defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olurlar. (HMK m. 222/4). İİK. 67. maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasında; usulüne uygun yapılmış ve itiraz edilmiş icra takibinin bulunması dava şartıdır. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). Dava ve iddia, cevap ve savunma, fatura, icra dosyası, ticari defter ve belgeler, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine 50.100 TL'lik fatura düzenlendiği, davalı şirket tarafından bu faturalara karşı süresi içerisinde itirazda bulunulduğuna dair herhangi bir bilgi ve belgenin dosya kapsamında bulunmadığı, faturaların her iki tarafça da ilgili vergi dairelerine beyan edildiği, davacı şirket defterlerinde davalı şirketin 50.100 TL borç kaydının bulunduğu görülmüştür. Her ne kadar davalı ticari defterlerindeki muhasebe kaydına göre davalı ortağa ait kredi kartı ile 50.100 TL'nin ödendiğine dair kayıt var ise de ,davalı vekiline verilen kesin süre içinde bu miktarın davacı yana ödenmesine dair belgelerin mahkememize sunması yada ödeme belgesinin getirtilecek kurumların bildirilmesi için kesin süre verilmiş ise de ,verilen kesin süre içinde davalı yanca ödeme belgesi sunulmadığı gibi davalı vekilinin 18/02/2026 tarihli dilekçesinde ,taraflarında ödemeye ilişkin kredi kartı ekstresi ,banka dekontu, Pos slipi, ortak kredi kartı ödeme kaydı bulunmadığı beyan edildiğinden ,buna göre 50.100 TL'nin ödendiği sabit olmadığı, ödendiği hususu karşı tarafça kabul edilmediği ,dosyada başkaca belge de bulunmadığı ,faturanın davalı ticari defterine işlendiği ,süresinde itiraza uğramadığı ,bu nedenle faturaya konu malların teslimine dair davacı yanca teslim irsaliyesini dosyaya sunulmamasının sonuca etkili olmadığı, sonuç olarak aldırılan bilirkişi raporuna göre davacının davalından KDV dahil 50.100 TL asıl alacak ve 23.397,73 TL işlemiş faiz alacağı bulunduğundan ,icra takibinde işlemiş faiz miktarı yönünden 22.307,03 TL talep edildiğinden talep ile bağlılık ilkesi gereğince ,davalı borçlunun Elmadağ İcra Dairesi Müdürlüğünün 2025/170 Esas nolu dosyasındaki 50.100,00 TL asıl alacak ve 22.307,03 TL işlemiş faiz miktarına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin takipname talebindeki gibi aynı şartlar altında devamına, icra takibindeki alacak miktarı belirlenebilir olduğundan 50.100,00 TL üzerinden hesap edilecek %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, 2-Davalı borçlunun Elmadağ İcra Dairesi Müdürlüğünün 2025/170 Esas nolu dosyasındaki 50.100,00 TL asıl alacak ve 22.307,03 TL işlemiş faiz miktarına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin takipname talebindeki gibi aynı şartlar altında devamına, 3-50.100,00 TL üzerinden hesap edilecek %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 4.946,12 TL harçtan peşin alınan 874,50 TL peşin harcından mahsubu ile bakiye 4.071,62 TL karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesi uyarınca takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 5.000,00 TL bilirkişi masrafı, 550,00 TL posta masrafı, 615,40 TL başvurma harcı toplamı olan 6.165,4 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yatırılan 874,50 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 9-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 06/03/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/356, K. 2026/139, T. 06.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-356-e-2026-139-k-134f0c0885dd