İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/351 E. 2026/694 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/351
- Karar No
- 2026/694
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/351 Esas KARAR NO : 2026/694
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/05/2025 KARAR TARİHİ : 29/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'e ait pansiyonda kalmak isteyen müşterilerin rezervasyon yapmalarına aracılık eden, oda ücretlerini tahsil eden ve kendi komisyonunu faturalandırdıktan sonra konaklama bedelini aylık olarak müvekkile ödeyen davalı ... Ticaret ve Turizm A.Ş. ile karşılıklı cari hesap şeklinde çalışıldığını, davalının 2025 yılı Şubat ayındaki cari hesaba göre ödemesi gereken toplam 52.994,65 TL konaklama bedelini müvekkile ödemediğini, bunun üzerine 9 adet fatura toplamı olan 74.518,66 TL'nin tahsili için .... İcra Müdürlüğü 2025/... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itirazından sonra cari hesap dökümüne göre takip tarihi itibarıyla davalının müvekkiline olan toplam borcunun 52.994,65 TL olduğunun fark edildiğini, bu nedenle takibin bu asıl alacak üzerinden devamını talep ettiklerini, davalının borcunu bildiği halde haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, arabuluculuk görüşmelerinden anlaşma sağlanamadığını, alacağın likit olduğunu belirterek, davalının itirazının kısmen iptaliyle takibin 52.994,65 TL asıl alacak üzerinden kaldığı yerden devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ... tarafından müvekkili ... Ticaret ve Turizm A.Ş. aleyhine açılan itirazın iptali davasını ve dava dilekçesindeki iddiaları tümüyle reddettiklerini, müvekkilinin ... alan adlı web sitesinin sahibi olduğunu, davacının işlettiği "..." isimli otelin odalarının müvekkilinin sitesi üzerinden satılması için taraflar arasında online sözleşme akdedildiğini ve komisyon şartlarının belirlendiğini, faturaya itiraz edilmemiş olmasının hizmetin tam ve eksiksiz verildiğini kanıtlamadığını (Yargıtay 3. HD 2005/8385 E. 2005/9627 K. ve Yargıtay 11. HD 2004/7832 E. 2005/4738 K.), hizmetin verildiğinin ispat yükünün davacıda olduğunu, müvekkilinin davacıdan komisyon ve fatura alacakları bulunduğunu ve bu alacaklar için takas-mahsup talebinde bulunduklarını, ticari defterler üzerinde inceleme yapılması gerektiğini belirterek, haksız davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava; ....İcra Dairesi'nin 2025/... sayılı takip dosyası ile başlatılan takibe yapılan itirazın kısmen iptaliyle takibin asıl alacak 52.994,65-TL üzerinden kaldığı yerden devamına ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Bilirkişi tarafından hazırlanan 08.05.2026 tarihli raporda; Davacı ve davalının 2025 yılına ait yasal defterlerin sahibi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, Davacı ...’ e ait 2025 yılı yevmiye defterinde davalı ... Ticaret ve Turizm A.Ş. 120 01 003 cari hesap koduyla kayıtlı olduğu, bu cari kodla yevmiye defterinde yapılan işlemler kayıt altına alındığı, davacı şirketin davalıdan 27.03.2025 TAKİP tarihi itibariyle 52.994,65 TL ALACAKLI olduğu, takip talebinin de düzeltmeyle 52.994,65 TL, davalının da 27.03.2025 takip tarihi itibariyle davacıya 52.994,65 TL borçlu olduğunun görüldüğü, dolayısıyla davacının davalıdan 27.03.2025 takip tarihi itibariyle 52.994,65 TL Alacaklı olduğunun kabul edilmesinin gerektiği, davalıya ait muavin defter dökümü rapora ek olarak sunulduğu, İcra takibinin davalıya 04.04.2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun ise 07.04.2025 tarihinde itiraz dilekçesini verdiği, dolayısıyla davalı borçlu 7 günlük yasal sürede itiraz ettiği görüş ve kanaatine varılmıştır. Tarafların iddia ve savunmaları , toplanan deliller , aldırılan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda ; davacı şirketin düzenlediği faturalardan kaynaklı alacağını davalı yandan tahsil edemedikleri iddiası üzerine mahkememize iş bu itirazın iptali davasını açtığı, incelenen davacı şirketin 2025 yılına ait Yevmiye, Kebir defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresi içinde yapıldığı , davacı’nın 2025 yılına ait yevmiye defterinin e-defter olarak tasdikinin yapıldığı, ticari defterlerin sahibi lehine delil olabilmesi için yasaya uygun olarak tutulmuş olmaları, bu şartın gerçekleşmiş sayılması için yılsonu tasdiklerinin bulunması gerektiği , dolayısıyla davacı’nın 2025 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre sahibi lehine delil teşkil edeceği ve yine davalının 2025 yıllarına ait Yevmiye, Kebir defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresi içinde yapıldığı davalının 2025 yıllarına ait yevmiye defteri e defter olarak tasdiki yapıldığı, ticari defterlerin sahibi lehine delil olabilmesi için yasaya uygun olarak tutulmuş olmaları, bu şartın gerçekleşmiş sayılması için yılsonu tasdiklerinin bulunması gerektiği , davalının 2025 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre sahibi lehine delil teşkil edeceği , davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 52.994,65 TL alacağı olduğu , davalının da defterinde 27.03.2025 takip tarihi itibariyle davacıya 52.994,65 TL borçlu olduğunun görüldüğü, dolayısıyla taraf defterlerinin birbiriyle örtüştüğü , ispat kuralına ilişkin TMK. m. 6 hükmüne göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür”. HMK. m. 190/1 hükmüne göre: “İspat Yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir”.Bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur ; düzenlemeleri de dikkate alındığında davalının itirazına konu iddiaları ispatlayamadığı,dosya kapsamına uygun hükme dayanak bilirkişi raporu da dikkate alındığında ; davanın kabulüne davalının .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptaliyle takibin asıl alacak 52.994,65-TL üzerinden kaldığı yerden talep gibi devamına karar verilerek aşağıdaki hüküm kurma yoluna gidilmiştir. 2004 sayılı İİK madde 67/2.maddesi uyarınca; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." neticeten işbu davada davalı borçlunun itirazının haksızlığına karar verildiğinden hükmolunan meblağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: DAVANIN KABULÜNE; 1-)Davalının .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptaliyle takibin asıl alacak 52.994,65-TL üzerinden kaldığı yerden talep gibi devamına, 2-)Asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatı 10.598,93- TL nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-)Alınması gereken 3.620,06 TL karar ve ilam harcından 905,02 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 2.715,04 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-)Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 905,02 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.607,92 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-)Davacının karşıladığı bilirkişi ücreti ile davetiye ve müzekkere masrafı olmak üzere toplam 10.157,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-)Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının / vekilinin yokluğunda; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/09/2026
Katip ... (E-imzalı)
Hakim ... (E-imzalı)