İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/341 E. 2025/636 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/341
Karar No
2025/636
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/341 Esas KARAR NO :2025/636

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:16/05/2025 KARAR TARİHİ:30/09/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 3996 Sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun hükümlerine göre ... işletme hakkı sahibi; davalı ise, işletme hakkı müvekkil şirkette bulunan köprü ve otoyolları kullanmış bulunan gerçek kişi olan bir tacir olduğunu, işletme hakkı müvekkili şirkette bulunan köprü ve otoyollardan geçişler 6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanunun 30/5 maddesi kapsamında ücretlendirilmekte ve aynı düzenleme kapsamında ücret ödemeksizin yapılan geçişlerde; 15 günlük sürede geçiş ücretinin ödemesini yapmayan araç maliklerine, geçiş ücretinin dört katı tutarında ceza uygulaması yapıldığını, davalı ..., ... plakalı araçları ile 17.04.2023 - 01.04.2024 tarihleri arasında ücret ödemeksizin, işletme hakkı müvekkil şirkette olan ... ve bağlı otoyolundan 256 adet ihlalli geçiş gerçekleştirdiğini, işbu davanın konusunu oluşturan ihlalli geçişlerden doğan müvekkili şirket alacakları, davanın ikamesine binaen, elektronik veri olmaları hasebiyle bir ön yazı ekinde CD içerisinde sunduklarını, ihlalli geçiş kayıtları, İhlalli Geçiş Görüntüleri ve Provizyon Sorgu Sonuçlarının içinde bulunduğu CD/DVD’yi, işbu davanın E-Dava olarak, UYAP üstünden ikame edilmesine binaen, bir ön yazı ekinde dava dosyasına fiziksel olarak sunulacağını, geçiş ücretleri ve bu ücretlere ait 6001 s.k. m.30/5 hükmünün getirdiği yasal cezanın ödenmemesi üzerine yukarıda esas numarası yazılı icra takip dosyası üzerinden icra takibine girişilmiştir; davalının ise, borcunun bulunmadığı gerekçeleriyle icra takibine itiraz ettiğini, diğer taraftan geçiş bedelinin ödendiğini ispat yükü. davalıya ait olup, davalının geçiş ücretlerini ödemediği de sabit olup; icra takibine itiraz eden davalı borçlunun itirazında haksız olduğunu, alacağın likit olduğunu, bu nedenle müvekkili lehine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, nitekim konuya ilişkin olarak ekte sunulan yüksek mahkeme kararlarının tamamında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalı borçlu icra dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesinde yetki itirazında bulunmuşsa da söz konusu yetki itirazının yerinde olmadığını, tüm bu açıklanan nedenler ile, davanın kabulü ile .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyasında davalının icra takibine vaki itirazının iptaline, takibin devamına, İcra takibinin geçiş ücreti ve gecikme cezası olmak üzere toplam 5.830,00 TL Asıl Alacak ile bu alacağa takip tarihinden önce işlemiş Faiz (3.013,49 TL) ve KDV (602,54 TL) yönünden takip talebinde gösterilen şartlarla devamına, davalı borçlu tarafından icra takibine haksız bir şekilde itiraz edildiğinden icra takibine konu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere belirlenecek icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile müvekkilimize ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına, peşin olarak ödenen yargılama giderleri ve harçlarla tespit edilecek avukatlık vekâlet ücretinin davalı borçludan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı asilin cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın tamamen haksız ve kötü niyetli olduğu, davanın reddinin gerektiğini, dilekçe ekinde sunulan tüm ödeme dekontları ile davacı şirkete borcunun olmadığını, icra Müdürlüğüne ödenen tüm makbuzların takibe konulduğunu, ilgili Banka ve davacıya yapmış olduğu tüm ödemelerin listesinin istenilmesini, davanın kabulün anlamına gelmemek ile birlikte davacının talep ettiği faiz oranına da itiraz ettiğini, davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE Dava konusu uyuşmazlık konusunun, .... İcra Müdürlüğü' nün 2024/... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu belirlendi. .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyası celp edilerek incelenmiştir. ..., ... plakalı araçların takyidat bilgileri UYAP üzerinden sorgulanarak dosya arasına alınmıştır. PTT Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak, ..., ... plakalı araçlar ile 17.04.2023 - 01.04.2024 tarihleri arasında ve devamındaki 15 günlük tarih aralığında hesap bakiye hareketlerini gösterir evraklar ile HGS geçiş ücreti tahsilatlarına ilişkin herhangi bir bankaya verilmiş otomatik ödeme talimatı verilip verilmediği verildi ise ilgili banka bilgilerinin Mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup, yazı cevaplarının dosyamız arasında olduğu görülmüştür. ... Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak, ..., ... plakalı araçlara ait OGS kartının 17.04.2023 - 01.04.2024 tarihleri arasında ve devamındaki 15 günlük tarih aralığında hesap bakiye hareketlerini gösterir evraklar ile OGS geçiş ücreti tahsilatlarına ilişkin herhangi bir bankaya verilmiş otomatik ödeme talimatı verilip verilmediği verildi ise ilgili banka bilgilerinin Mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup, yazı cevaplarının dosyamız arasında olduğu görülmüştür. Davacı şirkete müzekkere yazılarak 17.04.2023 - 01.04.2024 tarihinde ve devamındaki 15 günlük tarih aralığında ..., ... plakalı araç ile ihlalli geçiş yapılan sorumluluğunuzda bulunan yollarda tüm gün boyu herhangi bir sistem arızasının bulunup bulunmadığı hususunun sorulmasına karar verilmiş olup, yazı cevaplarının dosyamız arasında olduğu görülmüştür. İstanbul Gelir İdaresi Başkanlığı, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü, İstanbul Ticaret Odası, İstanbul Esnaf Ve Sanatkarlar Odası Başkanlığı ' na müzekkere yazılarak, davalının Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının araştırılarak Mahkememize bilgi verilmesi istenilmiş, yazı cevaplarının dosyamız arasında olduğu görülmüştür. Görev, HMK md. 114 uyarınca dava şartıdır ve mahkeme tarafından re'sen gözetilir. Ticaret mahkemelerinin görevi TTK md. 4'te düzenlenmiştir. Bu maddeye göre her ticari dava ticaret mahkemesinin görevinde değildir. Bir davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için mutlak veya nispi ticari dava olması gerekir. Mutlak ticari davalar TTK'da düzenlenen konulara ilişkin olup, davanın taraflarının tacir olup olmaması önemli değildir. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olan davalardır. Yargıtay 20. HD'nin 2019/391 Esas ve 2019/1391 Karar sayılı ilamında "Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez." şeklinde karar verilmiştir. Yine aynı kararda "Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez." şeklinde ticari davaların ve ticari işlerin ayrımına vurgu yapılmıştır. Davanın ticari dava olmadığı ve davaya Asliye Hukuk Mahkemesince bakılması gerektiği kanaatine varıldığından 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. (emsal ve alıntı Yargıtay 23. HD' nin 2016/5383 esas, 2020/1248 karar sayılı kararı) HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davanın 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİ ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Görevli mahkemenin İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğuna, 3- 6100 sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren Mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli Mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 4-Bu süre içerisinde başvuru yapılmadığı takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 5-HMK'nun 331/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinin yetkili ve görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, açılmamış sayılmasına karar verildiği takdirde bu kararda değerlendirilmesine, Dair, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/09/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/341, K. 2025/636, T. 30.09.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-341-e-2025-636-k-b335c2b049e7