İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/318 E. 2025/663 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/318
Karar No
2025/663
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/378 Esas KARAR NO :2025/713

DAVA:İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:27/05/2025 KARAR TARİHİ:15/10/2025

Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle;Müvekkilinin ... adresinde ikamet ettiğini, 20/10/2023 tarihinde müvekkilinin dairesinden alt kata su sızıntısı olduğunu, tamir bedelinin tamamının apartman yönetimi tarafından karşılanarak arızanın giderildiğini, alt katta ikamet eden ... A.Ş de işyeri poliçesi bulunan ... İşletmesinin kötü niyetli olarak sigortasına müracaat ederek dairesine eksper çağırdığını ve dairesinde oluşan hasar bedelini davalıdan tahsil ettiğini, daha sonra davalının yapılan ödemenin rücuen tazmini için müvekkili aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2024/... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin ticari hayatının daha fazla zarar görmemesi ve ekonomik hayatına devam edebilmesi için zorunlu olarak haksız borcu icra dosyasına ödemek zorunda kaldığını, ödenen kapak miktarının 12.886,50 TL olduğunu, arabuluculuk aşamasında anlaşmazlık tutanağı tutulduğunu ve davalı tarafından icra dosyası ana parası olan 5.250 TL sinin taraflarına ödendiğini bu nedenle icra dosyasına haksız yere ödenen 7.636,50 TL nin istirdatı ile fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000 TL manevi tazminatın tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesi özetle; Davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davacı ile davalı arasında herhangi bir sigorta sözleşmesi ve ticari faaliyet bulunmadığını, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, 25/05/2024 tarihinde rücu talebinin 14 numaralı daire maliki davacıya gönderildiğini, davacının ilgili zararın giderildiğine veya kendisinin sorumlu olmadığına ilişkin müvekkil şirkete hiçbir bilgilendirme yapmadığını, bunun üzerine 16/12/2024 tarihinde yasal takibe geçildiğini, müvekkil şirketin hasarın hali hazırda giderildiğini sigortalıdan öğrendiğini ve tazminat bedelini sigortalıdan iade aldığını, müvekkil şirketinde mükerrer tahsile engel olmak amacıyla 5.250 TL lik asıl alacağın iadesinden sorumlu olduğunu ve karşı tarafa iadesinin yapıldığını, feriler bakımından takibin açılmasına sebebiyet verdiği için davacının sorumlu olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, istirdat ve haksız haciz yapıldığı iddiası ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, davacının ikamet ettiği daireden alt kat daireye su sızıntısı olduğunu, ancak binada yapılan araştırmada su sızıntısının davacının dairesinden değil apartman ana borularından kaynaklandığının anlaşıldığını, bunun üzerine apartman yönetimi tarafından tamirata başlandığını ve tamir bedelinin tamamının apartman yönetimi tarafından karşılandığını, alt katta ikamet eden ve davalıda konut/ işyeri poliçesi bulunan sigortalının kötü niyetli olarak sigortacısı davalıya müracaat ederek dairesine eksper çağırdığını ve dairesinde oluşan hasar bedelini davalıdan tahsil ettiğini, daha sonra davalının yapılan bu ödemenin rücuen tazmini için davacı hakkında takip başlattığını, davacının takibe süresinde itiraz edemediğini, davacının haksız yere ödeme yapmak zorunda kaldığını iddia ederek istirdat ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Bilindiği üzere, dava şartlarının neler olduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 114. maddesinde belirtilmiş olup, anılan düzenlemenin 1. bendinin (c) alt bendinde mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, bir dava ancak görevli mahkemece incelenebilir. Mahkeme her şeyden önce görevli olmalıdır. Görevsiz mahkemede açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerekir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. Mahkememizce celp edilen İTO, Esnaf Odası ve vergi kayıtlarından davacının tacir olmadığının tespit edildiği, davacı ile davalı arasında ticari ilişki veyahut sigorta sözleşmesi bulunmadığı, uyuşmazlığın " davalının rücu muhatabını" yanlış belirlemesinden kaynaklandığı, bu nedenle davanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesince görülmesi gerektiği anlaşılmakla, davanın usulden reddi ile mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca aynı kanunun 114/l-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulen reddine, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Dosyanın görevli İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi karannın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi taktirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA, 4-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na GÖNDERİLMESİNE, 5-İş bu ilam taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerektiği, aksi takdirde talep halinde HMK 20. maddesi gereğince mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun taraflara ihtaratına, 6-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan davalı vekilinin yüzüne karşı davacının yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/10/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/318, K. 2025/663, T. 24.09.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-15-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-318-e-2025-663-k-677bca4b161d