İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/336 E. 2026/171 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/336
- Karar No
- 2026/171
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/336 Esas KARAR NO : 2026/171
................x....... ........x................x. ......x.........x............. ........................x ..........x...............x.........x DAVA : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 04/03/2025 KARAR TARİHİ : 02/03/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ: 27/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ...'nın eşi ve ..........' nın babası olan müteveffa .......... aleyhine .......... İcra Müdürlüğünün 2023/1279 E. Sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, müteveffa .......... 'nın 05/09/2024 tarihinde vefat etmesi üzere müvekkilleri .......... İcra Müdürlüğünün 2023/1279 E. Sayılı dosyasına borçlu sıfatıyla taraf olarak eklendiklerini, müvekkilleri aleyhine takibe devam edilmesi açıkça usule aykırı olduğu gibi müvekkilleri aleyhine devam edilen bu takibin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkillerinin böyle bir borcu bulunmadığını, miras bırakan ..........'nın 05/09/2024 tarihinde vefat ettiğini, müteveffa ..........'nın vefatının ardından mirasçı olarak müvekkilleri ile dava dışı kızı .......... kaldığın, davaya konu icra takibi her ne kadar ilk önce müteveffa .......... aleyhine açılmışsa da müteveffanın vefatının ardından müvekkilleri yasal süresi içerisinde mirasın gerçek reddi sebebiyle .......... Sulh Mahkemesi'nin 2024/791 E. Sayılı dosyasında dava açmış olup yargılamanın hali hazırda devam ettiğini, yargılama devam ederken müvekkillerinin borçlu sıfatını kazanmalarının mümkün olmadığını, müteveffanın müvekkillerine herhangi bir malvarlığı değeri bırakmadığını, müteveffanın terekesi borca batık olup bu hususun da yakın çevresi tarafından bilindiğini, anılan sebeplerle; dava konusu icra takibinde müvekkillerinin borçlu olmadığının tespiti için işbu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, tüm bu sebeplerle .......... İcra Müdürlüğünün 2023/1279 E. Sayılı dosyasında alacaklı görünen davalıya müvekkillerinin mirasın reddi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile ileride telafisi imkansız zararların ortaya çıkması ihtimaline binaen dava konusu icra takibi ile ilgili olarak müvekkillerine yöneltilen takibin teminatsız olarak dava sonuna kadar durdurulması, bu taleplerinin mahkemece uygun görülmemesi halinde İİK 72/3. Maddesi gereğince icra dosyasına yapılacak ödemelerin davalı / alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesini, .......... Sulh Mahkemesi'nin 2024/791 E. Sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacının eski eşi müteveffa .......... arasında 05/05/2023 tarihinde 31/10/2023 vade tarihli 30.000,00 TL(otuz bin türk lirası)'lik kambiyo senedi imza altına alındığını, müteveffa .......... müvekkilden elden almış olduğu borç para için bu senedi imzaladığını, ..........'nın zamanında borcunu ödemediğini ve ..........'nın vermiş olduğu senede istinaden .......... İcra Dairesi'nde 2023/1279 E. Sayılı takip açıldığını, ..........'nın 05/09/2024 tarihinde vefat ettiğini, 06/12/2024 tarihinde .......... İcra Dairesi'nden 2023/1279 E. Numaralı dosya için veraset yetki belgesi alabilmek adına talepte bulunduklarını, 09/12/2024 tarihindeki anılan icra dosyasında veraset yetki belgesi taleplerinin kabul edildiğini, sonrasında .......... Sulh Hukuk Mahkemesi'nde borçlu müteveffa ..........'nın mirasçılarına borcu yöneltebilmek adına 15/01/2025 tarihinde mirasçılık belgesi istemli dava açtıklarını, işbu dava sonucunda; taraflarına mirasçılık belgesi verildiğini, .......... Sulh Hukuk Mahkemesi 2025/35 E. 2025/38 K. Sayılı kararı ile .......... İcra Dairesi Müdürlüğü 2023/1279 E. Sayılı dosyasında borçlu müteveffa ..........'nın mirasçılarına icra takibi yöneltildiğini, müteveffanın mirasçısı ...'ya ödeme emri usulüne uygun olarak tebliğ olduğunu, ... usule ve yasaya uygun olarak yöneltilen takibe konu borca yasal süreleri içerisinde itiraz etmediğini, bunun sonucunda anılan icra dosyasında ... açısından takibin kesinleştirilmesinin yapıldığını ve ...'nın çalışmış olduğu ........ Yemek Ticaret Anonim Şirketi'ne maaş haczi talebinde bulunulduğunu, .......... İcra Dairesi Müdürlüğü 2023/1279 E sayılı dosyasında ... açısından 'Maaşın 1/4 ¸ne, Tazminatlarının, Sosyal hak ve Alacaklarının tamamına, Emekli ikramiyesine, haczine karar verilmiştir' şeklinde tensip tutulduğunu ve ...'nın çalıştığı şirkete yazdığını, ...'nın çalıştığı şirket ilk sırada alacaklı olduklarına dair yazıya cevap verdiğini, dosya kapsamı ve .......... İcra Dairesi'nin 2023/1279 E. Sayılı dosyası incelendiğinde hukuka ve usule aykırı hiçbir işlem bulunmadığını, davacı taraf açtığı bu menfi tespit davasında kötü niyetli olup usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen .......... İcra dairesi anılan dosyasına borca ilişkin itirazlarını sunmadığını ve takibin usulüne uygun olarak hem ... hem de ........... bakımından kesinleştiğini, davacı borçlu/ların, haksız ve kötüniyetli olarak sırf takibi uzatmak amacıyla işbu menfi tespit davasını açtığını, dolayısıyla, müvekkilin talep ettiği alacak hukuken mevcut ve takip edilebilir bir alacak niteliğinde olup, borçlunun açmış olduğu menfi tespit davası haksız, yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, öte yandan, müvekkilin alacağı likit ve haklı bir alacak olmasına rağmen davacı tarafından haksız ve mesnetsiz açılan bu dava sebebiyle müvekkilin alacağını geç tahsil etmesi söz konusu olduğunu, tüm bu sebeplerle davacı borçlunun haksız, yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddi ile müvekkilin alacaklı olduğunun tespitine, İİK m.72/4 uyarınca, müvekkilin alacağının geciktirilmesi sebebiyle davacı borçlunun alacağın % 20’sinden aşağıda olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve yasal vekâlet ücretinin davacılara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dosya .......... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2025/46 Esas, 2025/64 Karar sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize gönderilmiş, işbu esasa kayıt olmuştur. Davacı vekili UYAP sistemi üzerinden mahkememize sunduğu 02/03/2026 tarihli dilekçesinde, davalı yan ile sulh olunduğunu, davadan feragat ettiklerini, davalı taraftan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını, bu doğrultuda karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin 02/03/2026 tarihli dilekçe ekinde sunduğu protokolde davalı vekilinin de imzasının bulunduğu ve davacı taraf ile sulh olduklarını, dosya kapsamında davacı taraftan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını bildirmiştir. Dosyaya sunulan vekaletnameler incelendiğinde feragat yetkisini içerdikleri görülmüştür. Feragat HMK'nın 307-309-310-311. md'leri hükmüne göre davaya son veren taraf işlemlerinden olup hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabildiği gibi Mahkemenin muvafakatine de bağlı olmadığından, davadan feragatin aynı zamanda davaya konu haktan da feragat anlamına geldiğinden, usule uygun yapılmış feragat beyanı doğrultusunda davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Yargılama giderlerinin taraflara yüklenmesine gelince, HMK'nın ''Feragat ve Kabul Halinde Yargılama Giderleri'' başlıklı 311/1. maddesine göre; ''Feragat ve kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkumiyet, ona göre belirlenir.'' düzenlemesi ışığında davalı vekilinin vekalet ücreti talep etmemesine göre yargılama giderleri davacıya yüklenmiş, davalı yararına vekalet ücretine takdir olunmamıştır. Dosya kapsamına göre aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Açılan davanın FERAGAT NEDENİ İLE REDDİNE, 2-Davadan feragat ilk celseden sonra vuku bulduğundan, Harçlar Kanununun 22. maddesi gereğince 488,00-TL harcın kabulü ile bakiye 127,40-TL harcın kararın kesinleşmesine müteakip talebi halinde davacıya iadesine 3-Davalı vekilinin vekalet ücreti talebi olmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısım var ise talep halinde karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Ankara Bölge Adliye Mankemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/03/2026
Katip ... Hakim ... ✍e-imzalıdır
✍e-imzalıdır