İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/322 E. 2026/104 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/322
- Karar No
- 2026/104
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/322 Esas KARAR NO : 2026/104
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/05/2025 KARAR TARİHİ : 18/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin, 2024 yılı Mart, Nisan, Mayıs, Haziran aylarında ...-...'da konaklama yapmak için müvekkil şirketi ile anlaştığını, davalı şirketin güneş enerji sistemi çalışanları müvekkili şirketin ... Sosyal Tesislerinde konakladığını, bu konaklamaya ilişkin olarak 15/04/2024 tarihli, 15/05/2024 tarihli, 03/06/2024 tarihli ve 01/07/2024 tarihli faturalar düzenlendiğini, davalı borçlu ise müvekkili şirkete konaklamadan kaynaklı fatura borcunun toplamda 198.214,88 TL tutarını ödemediğini, müvekkili şirket de bu alacağın ödenmesi için davalı şirket ile birçok kez görüştüğünü ancak olumlu bir sonuç alamadığını, müvekkili şirket borçlu ile yapılan görüşmelerden olumlu sonuç alamayınca ... Genel İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhinde takip başlattığını ancak davalı borçlunun yetki itirazında bulunması nedeniyle dosyanın İstanbul'a gönderildiğini, sonrasında .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyasından borçlu şirkete tebliğ edilen ödeme emrine herhangi bir borç bulunmadığı iddia edilerek itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, borca itiraz üzerine14/02/2025 tarihinde ... Arabuluculuk Bürosu'na arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, yapılan görüşmeler neticesinde anlaşma sağlanamadığını, bu sebeplerle; davanın kabulüne, borçlunun icra takibine yaptığı haksız itirazının iptaline ve takibin devamına, borçlu tarafından, takip konusu alacağa haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilmesi nedeniyle takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı tarafa çıkarılan tebligatın davalıya usul ve yasaya uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davalı taraf davaya cevap vermeyerek ve duruşmalara katılmayarak HMK 128. maddesi gereğince davacının iddialarının tamamını inkar etmiş sayılmıştır. DELİLLER: .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları, ... Genel İcra Müdürlüğünden gelen 2024/... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları, 15/04/2024, 15/05/2024, 03/06/2024, 01/07/2024 tarihli faturalar, iadeli taahhütlü ihtarname ve alma haberi, davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtları, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında, davacı tarafından davalıya ...-...'da bulunan ... İçmeceler Sosyal Tesislerinde (apart/otel) 2024 yılında sunulan konaklama hizmetleri karşılığında düzenlenen ve takibe konu edilen 15.04.2024 tarihli, ... numaralı, “Konaklama, Çamaşır Temizleme” açıklamalı, 148.840,48 TL tutarlı; 15.05.2024 tarihli, ... numaralı, “Konaklama, Çamaşır Temizleme” açıklamalı, 106.772,25 TL tutarlı; 03.06.2024 tarihli, ... numaralı, “Konaklama” açıklamalı, 13.601,58 TL tutarlı; 01.07.2024 tarihli, ... numaralı, “Konaklama” açıklamalı, 57.600,18 TL tutarlı faturalardan kaynaklanan toplam 198.214,88 TL alacağın tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığından ibaret itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında yapılan anlaşma doğrultusunda davalı şirkete ait çalışanların davacıya ait ... İçmeler Sosyal Tesislerinde 2024 yılının Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında konaklama yaptığını, bu konaklamaya ilişkin düzenlenen faturaların davalı tarafından ödenmediğini, bu nedenle başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı tarafa çıkarılan tebligatın davalıya usul ve yasaya uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davalı taraf davaya cevap vermeyerek ve duruşmalara katılmayarak HMK 128. maddesi gereğince davacının iddialarının tamamını inkar etmiş sayılmıştır. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 26/03/2025 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. .... İcra Müdürlüğünün 2024/... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 198.214,88-TL borcun ödenmesi amacıyla 05/11/2024 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, yetkisizlik üzerine başlatılan yeni takip sonucu borçluya çıkartılan ödeme emrinin 05/02/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 04/02/2025 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Mali Müşavir Bilirkişi Fatih Taşkın tarafından 20/01/2026 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; "Dava konusu; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında, davacı tarafından davalıya ...-...'da bulunan ... İçmeceler Sosyal Tesislerinde (apart/otel) 2024 yılında sunulan konaklama hizmetleri karşılığında düzenlenen ve takibe konu edilen 15.04.2024 tarihli, ... numaralı, “Konaklama, Çamaşır Temizleme” açıklamalı, 148.840,48 TL tutarlı; 15.05.2024 tarihli, ... numaralı, “Konaklama, Çamaşır Temizleme” açıklamalı, 106.772,25 TL tutarlı; 03.06.2024 tarihli, ... numaralı, “Konaklama” açıklamalı, 13.601,58 TL tutarlı; 01.07.2024 tarihli, ... numaralı, “Konaklama” açıklamalı, 57.600,18 TL tutarlı faturalardan kaynaklanan toplam 198.214,88 TL alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, Davacının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerinin, 2024 yılı itibarıyla E-Defter kullanıcısı olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarını yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, 2024 yılına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davacının ticari defterleri incelendiğinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve takibe konu edilen 15.04.2024 tarihli, ... numaralı, “Konaklama, Çamaşır Temizleme” açıklamalı, 148.840,48 TL tutarlı; 15.05.2024 tarihli, ... numaralı, “Konaklama, Çamaşır Temizleme” açıklamalı, 106.772,25 TL tutarlı; 03.06.2024 tarihli, ... numaralı, “Konaklama” açıklamalı, 13.601,58 TL tutarlı; 01.07.2024 tarihli, ... numaralı, “Konaklama” açıklamalı, 57.600,18 TL tutarlı faturaların davacı muhasebe kayıtlarında işlendiği ve tüm işlemlerin 120 hesap kodu altında kayda alındığı, bu işlemler neticesinde davacının faturalardan kaynaklı takip tarihi (06.11.2024) itibariyle davalıdan 357.865,16 TL tutarında cari hesap bakiye alacaklı olduğu, Davalı 22/12/2025 günü saat 14:10'da Mahkemeniz duruşma salonunda yapılan incelemeye katılmamış, ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği, Dosya kapsamındaki inceleme neticesinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenmiş ve takibe konu edilmiş olan faturaların tamamının, davacı şirketin yasal ticari defterlerine kaydedilmiş olduğu tespit edilmiş, söz konusu faturaların içerikleri incelendiğinde, tamamının "Konaklama, Çamaşır Temizleme” ye ilişkin olduğu, görüldüğü, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, bir mal veya hizmetin teslimine ilişkin olarak düzenlenmiş faturalara, faturanın tebliğinden itibaren sekiz gün içinde yazılı olarak itiraz edilmemesi hâlinde, fatura içeriğinin kesin delil niteliği kazanacağı hükme bağlandığı, aynı şekilde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereği, taraflar arasında usulüne uygun şekilde tutulmuş ticari defterlerin, davayı açan taraf lehine delil oluşturacağı hüküm altına alındığı, incelenen dosyada, davalı tarafa tebliğ edilen söz konusu faturaların hiçbirine, TTK m.21/2’de öngörülen yasal süre içerisinde yazılı bir itirazın yapılmadığı anlaşıldığı, bu durum, faturaların içeriği ve bedelinin davalı tarafından zımni olarak kabul edildiği şeklinde yorumlandığı, ayrıca, fatura içeriğiyle ilgili herhangi bir iade faturası, ihtarname veya ödeme yönünden bir çekince beyanı da dosyada mevcut olmadığı, sonuç olarak, davacı tarafından düzenlenen ve takibe konu edilen faturaların davalının bilgisi ve rızası dahilinde düzenlenmiş olduğu, bu faturalara yasal süresi içerisinde itiraz edilmemiş olması nedeniyle faturaiçeriklerinin davalının bilgisi dahilinde olduğu, Neticeten; Rapor kapsamında yapılan incelemelerde; davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve icra takibine dayanak yapılan 15.04.2024 tarihli, ... numaralı, “Konaklama, Çamaşır Temizleme” açıklamalı, 148.840,48 TL tutarlı; 15.05.2024 tarihli, ... numaralı, “Konaklama, Çamaşır Temizleme” açıklamalı, 106.772,25 TL tutarlı; 03.06.2024 tarihli, ... numaralı,“Konaklama” açıklamalı, 13.601,58 TL tutarlı; 01.07.2024 tarihli, ... numaralı, “Konaklama” açıklamalı, 57.600,18 TL tutarlı faturalara ilişkin kayıtların davacının ticari defter ve muhasebe kayıtlarında yer aldığı, davacı tarafından söz konusu faturalara dayanılarak icra takibinde 198.214,88 TL tutarında alacak talep edildiği görülmüş, davacının ticari defter ve kayıtları ile sunulan cari hesap dökümlerinin incelenmesi neticesinde ise, takip tarihi olan 06.11.2024 itibarıyla davacının davalıdan toplam 357.865,16 TL tutarında cari hesap alacaklı olduğu tespit edilmiş ise de davacı yan talebe bağlılık ilkesi gereği davalıdan 198.214,88 TL talep edebileceği," şeklinde rapor düzenlenmiştir. "...6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır..." (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2016/2310 Esas 2017/2537 Karar sayılı ilamı). Tüm dosya kapsamı birlikte düşünüldüğünde; Taraflar arasında davacının işletmesi olan ... İçmeler Sosyal Tesislerde davalının çalışanlarının konaklamasına ilişkin bir hizmet sözleşmesinin düzenlendiği, davacı tarafın incelenen ticari defter kayıtlarına göre davalı ile ticari ilişkisinin bulunduğu, davacı tarafça davalı taraf lehine dava konusu faturaların düzenlendiği ve icra takibine konu edildiği, davacı tarafından düzenlenen faturaların ödenmesi için davalıya yönelik düzenlenen ihtarnamenin sunulan PTT kayıtlarından anlaşıldığı üzere davalıya tebliğ edildiği, teslim alan kişi tarafından imza atıldığı, davacının alacağına dayanak olan faturanın e-fatura niteliğinde olduğu, davacının ticari defterlerinde yer alan faturanın, taraflar arasında mevcut ticari ilişkiye ve akdedilen sözleşmeye dayanarak düzenlendiği ve bu faturaların tamamının konaklama ve çamaşır temizleme açıklamasıyla oluşturulduğu, davalı yanın takipten önce yasal süre içerisinde ilgili faturalara yönelik somut bir itirazının görülmediği, tüm bu hususlar bir arada, faturalara itiraz olmadığı ve yine davalı tarafından düzenlenen faturalara karşılık herhangi bir iade faturası, ihtarname veya ödeme yönünden bir çekince beyanının olmadığı, faturanın içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun davacı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez davalıya geçtiği, davalı taraf defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nun 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekmektedir. Davalı şirket, davacı şirkete borçlarının bulunmadığı yönünde icra takibinde itirazda bulunmuş ise de davalı tarafça borcu bulunmadığı hususunda ispata yarar delil ibraz edememiştir. Bu haliyle davacı taraf takip konusu faturalardan dolayı 198.214,88 TL davalı şirketten alacaklı olduğunu ispat ettiği anlaşılmakla davanın kabulü ile; davacı tarafça açılan davanın kabulü ile; davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, ayrıca alacağın likit olması nedeniyle takibe haksız itiraz eden borçlu davalı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatı yüklenmesine dair oluşan vicdani kanıya göre aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davacı tarafça açılan DAVANIN KABULÜ ile; a) Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 198.214,88 TL asıl alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin aynı şartlar ile devamına, b) Takip talebinde belirlenen asıl alacağın %20'si (39.642,97-TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 2-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 13.540,06-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 3.385,02-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 10.155,04-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-)Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-)Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 3.385,02-TL Peşin/nisbi Harcı, 6.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 120,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 10.120,42-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-)Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 18/02/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır
Bu evrak 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.