İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/290 E. 2026/122 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/290
- Karar No
- 2026/122
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/290 Esas KARAR NO:2026/122
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:29/04/2025 KARAR TARİHİ:25/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin bir takım ürünlerin analizi için müvekkili şirkete ürünler gönderdiğini, müvekkili şirket tarafından ilgili gıda ürünlerinin laboratuvar ortamında analizleri yapılarak sonuçları davalı şirkete bildirdiğini, müvekkil şirketin yaptığı analizlere ilişkin davalı tarafa verilen hizmet bedelleri 01/01/2023 - 31/12/2024 tarih aralığını kapsayan 27/09/2024 tarihli cari hesap ekstresinde görüleceği üzere 12/12/2022 tarih ve ... nolu 4.352,20 TL bedelli, 12/12/2022 tarih ve ... nolu 6.773,20 TL bedelli, ve 13/12/2022 tarih ve ... nolu 7.740,80 TL bedelli faturalardan toplam 18.866,00 TL borç bir sonraki cari hesap ekstresine aktarıldığını, 24/01/2023 tarih ve ... nolu 6.773,20 TL bedelli,14/03/2023 tarih ve ... nolu 967,60 TL bedelli, 17/03/2023 tarih ve ... nolu 11.611,20 TL bedelli, 17/03/2023 tarih ve ... nolu 11.611,20 TL bedelli, 17/03/2023 tarih ve ... nolu 6.773,20 TL bedelli, 11/04/2023 tarih ve ... nolu 9.345,60 TL bedelli, 11/04/2023 tarih ve ... nolu 5.805,60 TL bedelli,19/04/2023 tarih ve ... nolu 25.157,60 TL bedelli, 16/06/2023 tarih ve ... nolu 13.452,00 TL bedelli, 16/06/2023 tarih ve ... nolu 6.773,20 TL bedelli, 01/08/2023 tarih ve ... nolu 2.280,00 TL bedelli, 17/08/2023 tarih ve ... nolu 2.280,00 TL bedelli, 14/09/2023 tarih ve ... nolu 13.680,00 TL bedelli, 14/09/2023 tarih ve ... nolu 13.680,00 TL bedelli, 14/09/2023 tarih ve ... nolu 31.920,00 TL bedelli, 20/10/2023 tarih ve ... nolu 15.960,00 TL bedelli, 20/10/2023 tarih ve ... nolu 9.120,00 TL bedelli, 09/11/2023 tarih ve ... nolu 15.960,00 TL bedelli, 23/11/2023 tarih ve ... nolu 2.280,00 TL bedelli, 12/12/2023 tarih ve ... nolu 11.680,00 TL bedelli, 12/12/2023 tarih ve ... nolu 13.680,00 TL bedelli, 15/12/2023 tarih ve ... nolu 13.680,00 TL bedelli, 15/12/2023 tarih ve ... nolu 13.680,00 TL bedelli, 20/12/2023 tarih ve ... nolu 18.240,00 TL bedelli, 08/01/2024 tarih ve ... nolu 13.680,00 TL bedelli, 08/01/2024 tarih ve ... nolu 27.360,00 TL bedelli, 23/01/2024 tarih ve ... nolu 27.360,00 TL bedelli, 25/01/2024 tarih ve ... nolu 13.680,00 TL bedelli, 01/02/2024 tarih ve ... nolu 27.360,00 TL bedelli, 08/02/2024 tarih ve ... nolu 54.720,00 TL bedelli, 08/02/2024 tarih ve ... nolu 13.680,00 TL bedelli, 08/02/2024 tarih ve ... nolu 13.680,00 TL bedelli, 08/02/2024 tarih ve ... nolu 17.280,00 TL bedelli, 08/02/2024 tarih ve ... nolu 31.920,00 TL bedelli faturalar ile faturalandırıldığını ancak müvekkili şirketin cari hesapları incelendiğinde de görüleceği üzere davalı tarafça 10/02/2023 tarihinde 6.773,00 TL, 02/03/2023 tarihinde 6.000,00 TL, 31/03/2023 tarihinde 10.000,00 TL, 28/04/2023 tarihinde 15.000,00 TL, 02/06/2023 tarihinde 18.866,00 TL, 09/06/2023 tarihinde 15.114,00 TL, 07/07/2023 tarihinde 15.000,00 TL, 28/07/2023 tarihinde 10.000,00 TL, 21/08/2023 tarihinde 15.000,00 TL, 25/08/2023 tarihinde 9.943,00 TL, 25/10/2023 tarihinde 20.000,00 TL, 03/11/2023 tarihinde 20.000,00 TL, 09/11/2023 tarihinde 20.000,00 TL, 16/11/2023 tarihinde 15.000,00 TL, 23/11/2023 tarihinde 15.000,00 TL, 01/02/2024 tarihinde 25.000,00 TL, 09/02/2024 tarihinde 30.000,00 TL, 15/02/2024 tarihinde 50.000,00 TL, 01/03/2024 tarihinde 50.000,00 TL, 07/03/2024 tarihinde 31.280,40 TL, 22/03/2024 tarihinde 87.000,00 TL olmak üzere toplamda 484.976,40 TL ödeme yapıldığını, kalan 53.000,00 TL ise ödenmediğini, ödenmeyen fatura bedelleri nedeniyle müvekkili şirketin muhasebe kayıtlarında davalı şirketin 53.000,00 TL bakiye borcu bulunduğunu, 27/09/2024 tarihli cari hesap ekstresindeki bakiye borcun tahsili yönünden .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça takibe, borcun tamamına, işlemiş ve işleyecek faize, fahiş orandaki faiz oranına ve borcun ferilerine itiraz edildiğinden takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı tarafça yapılan itiraz neticesinde TTK’nın 5/A maddesi gereğince ticari davalarda arabuluculuğun dava şartı olması nedeni ile arabuluculuk başvurusu yapıldığını ancak olumsuz sonuçlandığını, bu sebeplerle; .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından takibe, borcun tamamına, işlemiş ve işleyecek faize, fahiş orandaki faiz oranına ve borcun ferilerine yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağa 22/03/2024 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, haksız ve takibi uzatmaya yönelik itiraz nedeniyle davalı borçlunun %20 oranından aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına mahkum edilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin dava dilekçesinde ve ödeme emrinde belirtildiği şekilde borcu bulunmadığını, takibe konu faturaların içeriğinden/dayanağından dolayı müvekkilinin takip talebinde alacaklı olarak gözüken davacı şirkete hiçbir borcu olmadığını, davacı tarafın iddiasının aksine alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatı şartları oluşmadığını, takip dayanağının tarafların cari kayıtlarına ve ticari defterlerine işlenip işlenmediği belirlenmeksizin karar verilmesi hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, gerek icra dosyasına gerekse huzurdaki davaya bu yönde sunulan herhangi bir delil ve belge bulunmdığını, faturanın tek başına alacağın kanıtı olamayacağını, davacı tarafça iddia edilen borcu oluşturacak alım satım ya da herhangi bir şekilde borç doğurabilecek bir ilişki tespit edilmediğini, davaya konu alacak talebinin müvekkili ile bir ilgisi olmadığını, müvekkili aleyhine açılan bu davanın kötü niyetli olduğunu, bu iddiayı ispatlayacak somut herhangi bir delil ortaya konulamadığını ve davacının da iddialarını kanıtlayamadığını, müvekkiline teslim edilen bir mal veya hizmet söz konusu olmadığını, taraflar arasında sözlü ya da yazılı bir sözleşme kurulmadığını, bu sebeplerle; haksız ve kötü niyetle açılan davanın reddine, davacı taraf aleyhine %20' den az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları, fatura suretleri, cari hesap ekstresi, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine İİK 67 maddesi kapsamında açılan itirazın iptali davasıdır. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında yapılan anlaşma doğrultusunda davalı şirkete ait bir takım ürünlerin analizi için gönderilen ürünlerin davacıya ait laboratuvarda analizlerin yapılarak sonuçlarının davalı tarafa verildiğini, sunulan hizmet karşılığında düzenlenen faturaların davalı tarafından ödenmediğini, bu nedenle başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu icra takibinde belirtilen borcun bulunmadığını, düzenlenen faturaların alacağı tek başına kanıtlamayacağını, ispat yükünün davacıda olduğunu, borç bulunmamasına rağmen yapılan icra takibi sebebiyle davacının %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 11/11/2024 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. .... İcra Müdürlüğünün 2024/... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 53.000,00-TL asıl alacak ve 14.844,71-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 67.844,71-TL borcun ödenmesi amacıyla 07/10/2024 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 13/10/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 09/10/2024 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Mali Müşavir Bilirkişi ...tarafından 23/12/2025 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; "Dava konusu; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalı adına sunulan ... hizmeti karşılığında düzenlenen faturalardan kaynaklanan toplam 53.000,00 TL tutarındaki cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, Davacının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerinin, 2022 yılı itibarıyla E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, bu uygulamada, yalnızca Envanter Defteri'nin noter onayına tabi olduğu ve davacının 2022, 2023, 2024 yılları envanter defteri açılış onayının yasal süreler içinde yapıldığı, ayrıca davacı 2022, 2023, 2024 yıllarında E-Defter kullanıcısı olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarını yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, 2022, 2023, 2024 yıllarına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davacının ticari defterleri incelendiğinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturaların davacı muhasebe kayıtlarında işlendiği ve tüm işlemlerin 120 hesap kodu altında kayda alındığı, bu işlemler neticesinde davacının faturalardan kaynaklı takip tarihi (07.10.2024) itibariyle davalıdan 53.000,00 TL tutarında cari hesap bakiye alacaklı, Davalı 24/11/2025 günü saat 14:00'da Mahkemeniz duruşma salonunda yapılan incelemeye katılmamış, ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği, Dosya kapsamındaki inceleme neticesinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenmiş olan faturaların tamamının, davacı şirketin yasal ticari defterlerine kaydedilmiş olduğu tespit edilmiş, söz konusu faturaların içerikleri incelendiğinde, tamamının "...” e ilişkin olduğu, görüldüğü, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, bir mal veya hizmetin teslimine ilişkin olarak düzenlenmiş faturalara, faturanın tebliğinden itibaren sekiz gün içinde yazılı olarak itiraz edilmemesi hâlinde, fatura içeriğinin kesin delil niteliği kazanacağı hükme bağlandığı, aynı şekilde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereği, taraflar arasında usulüne uygun şekilde tutulmuş ticari defterlerin, davayı açan taraf lehine delil oluşturacağı hüküm altına alındığı, incelenen dosyada, davalı tarafa tebliğ edilen söz konusu faturaların hiçbirine, TTK m.21/2’de öngörülen yasal süre içerisinde yazılı bir itirazın yapılmadığı anlaşıldığı, bu durum, faturaların içeriği ve bedelinin davalı tarafından zımni olarak kabul edildiği şeklinde yorumlandığı, ayrıca, fatura içeriğiyle ilgili herhangi bir iade faturası, ihtarname veya ödeme yönünden bir çekince beyanı da dosyada mevcut olmadığı, sonuç olarak, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalının bilgisi ve rızası dahilinde düzenlenmiş olduğu, bu faturalara yasal süresi içerisinde itiraz edilmemiş olması nedeniyle fatura içeriklerinin davalının bilgisi dahilinde olduğu, Neticeten; Rapor içeriğinde yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve cari hesap alacağını oluşturan faturalardan kaynaklı davacının takip tarihi (07.10.2024)itibarıyla davalıdan 53.000,00 TL asıl ve 14.844,71 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 67.844,71 TL alacaklı olduğu," şeklinde rapor düzenlenmiştir. "...6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır..." (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2016/2310 Esas 2017/2537 Karar sayılı ilamı). Tüm dosya kapsamı birlikte düşünüldüğünde; Taraflar arasında davalıya ait ürünlerin davacının laboratuvarında analiz işlemi yapılarak sonuçlarının bildirilmesi hususunda bir hizmet sözleşmesinin düzenlendiği, davacı tarafın incelenen ticari defter kayıtlarına göre davalı ile ticari ilişkisinin bulunduğu, davacı tarafça davalı taraf lehine dava konusu faturaların düzenlendiği ve icra takibine konu edildiği, davacının alacağına dayanak olan faturanın e-fatura niteliğinde olduğu, davacının ticari defterlerinde yer alan faturanın, taraflar arasında mevcut ticari ilişkiye dayanarak düzenlendiği ve bu faturaların tamamının "..." açıklamasıyla oluşturulduğu, davalı yanın takipten önce yasal süre içerisinde ilgili faturalara yönelik somut bir itirazının görülmediği, tüm bu hususlar bir arada, faturalara itiraz olmadığı ve yine davalı tarafından düzenlenen faturalara karşılık herhangi bir iade faturası, ihtarname veya ödeme yönünden bir çekince beyanının olmadığı, faturanın içeriğinin taraflar arasındaki ticari ilişkiye uygun olduğunun davacı tarafça kanıtlanmış olduğu ve fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin ticari ilişki kapsamında uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez davalıya geçtiği, davalı taraf defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nun 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekmektedir. Davalı şirket, davacı şirkete borçlarının bulunmadığı yönünde icra takibinde itirazda bulunmuş ise de davalı tarafça borcu bulunmadığı hususunda ispata yarar delil ibraz edememiştir. Bu haliyle davacı taraf takip konusu faturalardan dolayı 53.000,00 TL davalı şirketten alacaklı olduğunu ispat ettiği anlaşılmakla davanın kabulü ile; davacı tarafça açılan davanın kabulü ile; davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, ayrıca alacağın likit olması nedeniyle takibe haksız itiraz eden borçlu davalı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatı yüklenmesine dair oluşan vicdani kanıya göre aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davacı tarafça açılan DAVANIN KABULÜ ile; a) Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 53.000,00 TL asıl alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin aynı şartlar ile devamına, b) Takip tarihindeki kur üzerinden belirlenen asıl alacağın %20'si (10.600,00-TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, c)Davalının kötüniyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine, 2-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 3.620,43-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 905,11-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 2.715,32-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-)Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-)Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 905,11-TL Peşin/nisbi Harcı, 6.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 135,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 7.655,51-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-)Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 25/02/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır