İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/278 E. 2026/151 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/278
Karar No
2026/151
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO:

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : DAVALI : DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı arasında bulunan ticaret sonucu davalıdan birtakım mahcuzlar satın aldığını, davacı şirket tarafından üzerine düşen yükümlülükler yerine getirilerek hizmet karşılığı davalıya fatura edildiğini, davalının fatura karşılığı bedeli ödemediğini, davacının da bedelini alamadığından ötürü zarara uğradığını, müvekkil şirketçe borçluya fatura, ticari defter kayıtlar ve cari hesaptan kaynaklı alacağın tahsili için müracaat edildiğini ve borcun ödenmesinin talep edildiğini, davalının ihtarlara rağmen ödeme yapmaması üzerine davacı şirket adına Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile aleyhine icra takibine girişilmek zorunda kalındığını, ancak takibin davalı-borçlunun haksız itirazı neticesinde durduğunu, bu nedenlerle fazlaya dair her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla; davalının, borca ve fer'ilerine itirazı ile duran Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası nezdindeki itirazın iptali ile başlatılan takibin devamına, haksız itiraz nedeni ile alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, Harçlar Kanunu 29/3'e göre icra takibindeki peşin harcın işbu davadaki harçtan mahsubuna, Arabuluculuk sürecinin anlaşmazlık ile sonuçlanması ve arabuluculuk sürecinin vekil ile takip edilmesi sonucu Avukatlık Asgari Ücret tarifesinin 16/2c maddesi gereğince arabuluculuk faaliyeti vekalet ücretinin takdir edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalının davacıya borçlu olup olmadığı buna dayalı davacı tarafından davalı hakkında Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında yapılan faturaya dayalı başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatına ilişkin olduğu görülmüştür. Mahkememizin 16/10/2025 tarihli ön inceleme duruşma zaptı ile dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiştir. Mahkememize sunulan 12/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacının 2023 ve 2024 yılı ticari defterlerinin muhasebe usul ve esaslarına göre tanzim edildiği, TTK ve VUK hükümlerine göre düzenlendiği, ticari defterler birbirlerini teyit ettiği, 2023 ve 2024 yılı Yevmiye ve Defteri-i Kebir defterlerin E-Defter olarak tutulduğu, 1 Sıra nolu E-Defter Genel Tebliğine Göre açılış tasdiklerinin usulüne uygun olarak süresinde GİB İntranetten yapıldığı, 2023 ve 2024 Yılı Yevmiye ve Defter-i Kebir'in sistem üzerinden süresi içerisinde Vedop'a yüklendiği, kayıtların TTK ve VUK hükümleri ve muhasebe usul ve esaslarına uygun tutulduğu, davacı ... San.Tic. AŞ 2023 ve 2024 yılları ticari defterini kendi lehine delil olarak kullanabileceği kanaatinde olduğunu, davacının 2023 yılında 7 adet düzenlediği, fatura toplamının 353.475,62 TL olarak 2024 yılına devrettiği, 08.11.2024 tarihinde davacının 120.054,00 TL bedelli 1 adet fatura düzenlediği, davalının 31.03.2024 tarihinde 129.380,27 TL ödeme yaptığı, takip tarihi 08.11.2024 itibariyle davacının davalıdan 344.149,35 TL alacağının bulunduğunu bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Dava, faturalara ve cari hesaba dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde ise ticari defterlerin delil olması düzenlenmiş olup; mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulaması, belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtların birbirinden ayrılamayacağı, açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtlarının, sahibi aleyhine delil olduğu, taraflardan biri tacir olmasa dahi tacir olan diğer tarafın, ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden tarafın iddiasını ispat etmiş sayılacağı öngörülmüştür. Anılan maddede belirtilen koşullar gerçekleşmedikçe ticari defterlerin sahibi yararına delil olma niteliği bulunmayacağı gibi, hükme dayanak teşkil edemeyecektir. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi, ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.'' hükmünü içermektedir. Ancak faturanın içeriğine yasal süresi içerisinde itiraz edilmemesi faturada belirtilen verilerin doğru olduğu karinesini doğurmakla beraber, tek başına faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin yapılmış olduğu, malın teslim edildiği anlamını taşımaz. Zira karşı tarafça akdi ilişkinin inkar edildiği hallerde, fatura düzenlenmesi ve tebliğ edilen bu faturaya süresinde itiraz edilmemesi tek başına alacağın varlığını göstermez (Bkz. Yargıtay . HD'nin 19/09/2016 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararı ile Yargıtay HGK'nın 01/07/2021 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararı). " Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır." (Y. . HD. ...E. ... K. sayılı ilamı) Yukarıda belirttilen emsal Yargıtay ilamı ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkememizce taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davalı ticari defterlerini ibraz etmediğinden usulüne uygun tutulmuş davacı ticari defterlerine göre alınan bilirkişi raporu ile davacının davalıdan söz konusu faturalardan kaynaklı alacaklı olduğu, davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının dava tarihinde yürürlükte olan HMK'nın 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerektiği, ticari defter kayıtlarına göre dava konusu faturalardan kaynaklı davacı firmanın davalıdan 344.149,35 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalının faturalardan kaynaklı bir miktar ödeme yaptığının da davacı taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, bu durumda ticari defter kayıtları ile fatura konusu hizmetin/malların verildiğinin ancak alacağın tam olarak ödenmediğinin ispatlandığı değerlendirilmiştir. Kabul edilen miktardaki alacak belirli ve likit olduğundan kabul edilen miktarın %20'si olan 68.829,87 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Tüm bu nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; -Davalının Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 344.149,35 TL üzerinden devamına, -Fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 68.829,87 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 23.508,84-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 5.719,06-TL peşin harç ve 2.367,65 TL icra harcının mahsubu ile bakiye 15.422,13-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Hazine tarafından karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre (344.149,35/473.529,63) hesaplanan 2.616,39-TL'sinin davalıdan alınarak, 983,61-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvurma harcı, 5.719,06 peşin harç ve 2.367,65-TL icra harcı olmak üzere toplamda 8.702,11-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından karşılanan 335,00-TL posta ve tebligat gideri, 6.000,00-TL bilirkişi ücreti gideri ve 87,50-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 6.422,50- TL'nin haklılık oranına göre (344.149,35/473.529,63) 4.667,71-TL'sinin davalıdan alınarak davacı yana verilmesine, bakiye kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dolayı karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 55.063,90-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı yana verilmesine, 8-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi.05/02/2026

Katip ... Hakim ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/278, K. 2026/151, T. 26.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-278-e-2026-151-k-06e939ffb9aa