İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/258 E. 2026/137 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/258
Karar No
2026/137
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/258 Esas KARAR NO : 2026/137

DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 08/04/2025 KARAR TARİHİ : 17/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket tarafından davalının 17.10.2024 tarihli fiyat teklifini kabul etmesi üzerine “...” kapsamında 70 adet ... kartlı geçiş cihazının satılarak 4 koli halinde kargo ile davalıya gönderildiğini, 01.11.2024 tarihinde teslim alındığının kargo kayıtları ve taraflar arasındaki yazışmalarla sabit olduğunu, akabinde 18.10.2024 tarihli faturanın düzenlenerek davalıya tebliğ edildiğini ve süresi içinde faturaya itiraz edilmediğini, fatura bedelinin vadesinde ödenmemesi üzerine yapılan ihtar ve 03.12.2024 tarihli protestoya rağmen borcun ifa edilmediğini, bunun üzerine ... 24. İcra Müdürlüğü’nün ...E. sayılı dosyası ile 1.168.835,86 TL asıl alacak ve fer’ileri yönünden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı üzerine takibin durduğunu, oysa alacağın fatura ve ticari kayıtlarla sabit ve likit nitelikte bulunduğunu, dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulmasına rağmen anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın en az %20’si oranında icra inkâr tazminatına ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ürün satışı ve teslimine dayalı alacak iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafından tedarik yükümlülüğünün yerine getirildiğine ve malların müvekkil şirkete usulüne uygun şekilde teslim edildiğine dair imzalı sevk irsaliyesi veya teslim belgesi sunulmadığını, dosyaya ibraz edilen e-faturada müvekkil şirketin kaşe ve imzasının bulunmadığını, faturanın tek taraflı düzenlenen bir belge olup tek başına borcun varlığını ve teslimi ispatlamaya elverişli olmadığını, bu nedenle alacağın muaccel hale gelmediğini, uyuşmazlığın çözümü için ticari defterler, banka hareketleri ve tüm kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, içeriği ve elde ediliş şekli denetlenemeyen yazışmalara delil değeri atfedilemeyeceğini, alacağın varlığı ve miktarının yargılama ve bilirkişi incelemesi ile belirlenebilecek olması sebebiyle likit nitelikte bulunmadığını ve bu nedenle icra inkâr tazminatı şartlarının oluşmadığını ileri sürerek davanın esastan reddine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, Ticari satımdan kaynaklanan ... 24. İcra Müdürlüğü...esas sayılı dosyasına konu 2004 sayılı İİK madde 67'ye göre açılmış itirazın iptali davasıdır. Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış ve ... 24. İcra Müdürlüğü ... esas sayılı takip dosyası dosya arasına alınmış ve Mahkememizce 07/10/2025 tarihli ara karar ile dosyanın tarafların ticari defterlerinin SMM aracılığı ile incelenerek alacak ve dosya kapsamında rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir. 05/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı ve davalı her iki tarafın incelenen 2024/2025 yılları ticari defterlerinin; 6102 sayılı TTK'nın ve 213 sayılı VUK'nun ticari defterlere ilişkin madde hükümlerine ve muhasebe uygulamaları genel tebliğine uygun ve usulünde olmak üzere e-defter esasında tutuldukları, açılış kapanış tasdiklerinin kanuni sürelerinde yapılmış, onaylı oldukları, Taraflar arasında akdedilmiş 10.10.2024 tarihli Kart Okuyucu sistem fiyat tel altında her iki tarafın kaşe ve imzalarının bulunduğu, akdedilmiş sözleşmede tarafların 26.250,00 EUR * KDV - 31.500,00 EUR bedelde mutabık oldukları ve faturanın düzenlendiği 18.10.2024 tarihinde EURO döviz satış kurunun 37,1059 TL. olduğu faturanın da bu kurdan hesaplandığı, Davacı tarafın düzenlediği 18.10.2024 tarih ve ... nolu, 1.168.835,86 TL tutarlı faturanın davalı tarafın 2024 yılı ticari defterlerinde kayıt görmüş olduğu, yine 2025 yılı yevmiye defteri 01.01.2025 tarih ve 1 nolu yev. Maddesinde Davacı ... A.Ş. lehine 1.168,835,86 TL tutarın 2024 yılından devretti; ... A.Ş.'nin 24.07.2024 tarihli 3808 sayılı yazısında ve Gönderi takip ekranında; Kargo paketinin 01.11.2024 tarihinde saat 14:07 de ...'e teslim edilmiş olduğunun belirtildiği, Doğrultusunda Nihai Karar Sayın Mahkemenin takdirlerinde olmak üzere; Davacı ...A.Ş.'nin davalı ...Şti.'nden 1.168.835,86 TL alacağının bulunduğu, Taraflar tacir olduklarından ... sayılı yasaya istinaden Davacının 1.186.835,86 TL asıl alacağına 27.01.2025 takip tarihinden itibaren başlamak üzere % 49,25 ve değişen oranlarda avans faizinin uygulanması gerekeceği; kanaatim hasıl olmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK 222/4) Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır. Ayrıca bu durum HMK 222/5’te taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılacağı şeklinde ifade edilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 21/2. Maddesine göre; bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; Davacı tarafça ticari satımdan kaynaklı fatura bedelinin ödenmemesi nedeniyle takibe başlanıldığı yapılan itiraz üzerine süresi içerisinde iş bu davanın açıldığı, davalı tarafça tedarik yükümlülüğünün yerine getirildiği hususunun ispat edilemediği, ürünlerin teslim edilmediği beyan edilmiş ise de mahkememizce aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporuyla tarafların birbirini doğrulayan defter ve kayıtlarında davacı yanın 1.168.835,86 TL alacağının bulunduğu tespit edilmiş olup; davalı tarafça iade fatura düzenlemediği veyahut ödeme olgusu ispat edilemediği görülmekle; davanın kabulü ile; davalının ... 24. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın reddi ile takibin aynı koşullarla devamına, asıl alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; Davalının ... 24. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın reddi ile takibin aynı koşullarla devamına, 2-Asıl alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 3-Yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 79.843,18-TL nispi karar harcının, peşin alınan14.116,62-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 65.726,56-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 181.325,38 -TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan dava açılarken yatırılan toplam 14.819,52-TL ( Peşin Harç 14.116,62-TL, Vekalet Suret Harcı 87,50-TL, Başvurma Harcı 615,40-TL, ) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 8.142,50-TL (142,50-TL tebliğler ve posta, 8.000,00-TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 8-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00-TL’nin davalıdan alınarak, hazineye GELİR KAYDINA, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, 10-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/02/2026

Katip ¸

Hakim ¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/258, K. 2026/137, T. 17.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-258-e-2026-137-k-e44878a7ccae