İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/256 E. 2026/130 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/256
- Karar No
- 2026/130
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/256 Esas KARAR NO : 2026/130
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/03/2025 KARAR TARİHİ : 11/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, müvekkilinden zaman zaman ihtiyaç duyduğu tıbbi medikal malzemeleri satın aldığı tedarikçilerinden biri olduğunu, davalının müvekkiline hiç satmadığı ve teslim etmediği ürünler ile gerçekte yapılmamış ticarete ilişkin sanki alım satım yapılmış gibi sahte ve şişirme faturalar düzenlendiğini, akabinde bu faturaları İstanbul .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine koyduğunu, 09.09.2024 (ve ayrıca 23.09.2024) tarihinde müvekkilinden haciz baskısı altında 1.223.779,06 TL(iddia edilen borç tahsilatı+masraf tahsilatı olarak) tahsil edildiğini, müvekkili bu ödemeyi daha sonra yargı yolu ile geri alabilmek için itirazı kayıtlı olarak yaptığını, bu şekilde davalının haksız ve hukuksuz şekilde müvekkilinden haksız menfaat temin ettiğini, bu durumun ayrıca hem Vergi Usul Kanununa Muhalefet, evrakta sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğunu, konuya ilişkin ayrıca suç duyurusunda bulunulacağını, davalının faaliyet konusu Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarına göre yalnızca tıbbi ürünlerin, araç ve malzemelerin satışına ilişkin olduğunu, buna karşın uyuşmazlık konusu fatura telefon, buzdolabı, kahve makinesi gibi, davalının faaliyet konusuyla hiçbir ilgisi olmayan ürünleri içerdiğini, tıbbi ürün satışı yapan bir şirketin, faaliyet alanıyla ilgisi olmayan bu tür ürünleri müvekkiline sattığı iddiası ekonomik ve hukuki gerçeklerle örtüşmediğini, dava konusu faturanın tek taraflı olduğunu, tek taraflı olarak düzenlenen bir fatura alıcının kabulü olmaksızın borç doğurmayacağını, davalının iptal edilmiş bir faturayı icra takibine koyarak müvekkilini borçluymuş gibi göstermeye çalıştığını, uyuşmazlığa konu faturada yer alan ürünlerin müvekkili firmaya teslim edilmediğini dolayısıyla herhangi bir mal veya hizmet ifa edilmediğini ayrıca fatura içeriğinde yer alan ürünlerin müvekkiline teslim edildiğine ilişkin hiçbir sevk irsaliyesi, teslim tutanağı veya tesellüm belgesi bulunmadığını beyanla müvekkilinin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 1.223.779,06 TL’nin ödeme tarihi olan 09.09.2024 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile istirdadını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 2019 yılından beri devam eden ticari ilişki mevcut olduğunu, davacı şirketin ihtiyaç duyduğu tıbbi medikal malzemeler yanında, davacı şirket tarafından talep edilen her türlü emtia müvekkili tarafından tedarik edilip 200 ile 250 arası faura davacı şirkete kesildiği ve tüm faturalar mallar ile birlikte teslim edildiğini, davacı şirketin de fatura tutarlarını müvekkiline ödediğini, davacının İstanbul .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile takibe konan faturaları teslim aldıklarını ikrar ettiklerini, faturayı teslim alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılacağını, 6 senelik karşılıklı ticari ilişki içinde yüzlerce fatura muhteviyatı malı teslim alıp ödemesini yapan davacının sırf aldığı malların faturalarını ödememek için sığındığı gerekçenin gerçeklerle bağdaşmadığını beyanla davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava, İstanbul .... İcra Müdürlüğü .... Esas sayılı dosyasına konu fatura alacağına ilişkin, davacı tarafından cebr-i icra tehdidi altında ödendiği iddia edilen 1.223.779,06 TL'nin istirdadı talebine ilişkindir. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Genel Muhasebe bilirkişisi tarafından alınan 08/10/2025 havale tarihli bilirkişi raporunda; tarafların ticari defterlerinde dava konusu olan 11 adet faturanın kayıtlı olduğunu, davacı tarafından bahse konu 11 adet faturaya konu malların alınmadığı ileri sürülmüşse de, bahse konu 11 adet fatura davacı defterlerine işlendiği gibi, bu faturalar için iade faturası düzenlenmemiş olduğunun görüldüğünü, davacı defterlerine göre davacının davalı şirkete 980.395,24 TL borçlu olduğunu, davalı defterlerine göre de davalı şirketin davacı şirketten 982.229,02 TL alacaklı olduğunu, dava konusu edilen 11 adet faturaya konu malın teslimi hususunda davalı tarafından irsaliye sunulmadığı, bununla beraber davalıya ait faturalar davacı kayıtlarına alınmış ve faturanın iadesi yönünde düzenlenmiş bir karşı faturanın düzenlenmediğini, keza hukuki yorum ve takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere TTK md 21/2 uyarınca faturaya itiraz TTK md 23/c uyarınca ayıp ihbar süreleri yönünden 2 ve 8 günlük sürelerin aşıldığının, bu süreler içerisinde fatura içeriklerine itiraz edildiğini ve/veya ayıp ihbarında bulunulduğunu gösteren belgenin ibraz edilmediğini bildirmiştir. Mahkememizin 19/11/2025 tarihli celsesinde davacı vekiline yemin teklifinde bulunacaksa yemin metnini sunmak üzere ihtarlı kesin süre verildiği, ihtarlı kesin süre içerisinde yemin metninin sunulduğu, davalı asile tebliğ edildiği, Mahkememizin 11/02/2026 tarihli celsesinde davacı vekili tarafından sunulan yemin metninin uyuşmazlık çözümüne uygun olmadığı ve davalının metinsiz olarak Mahkememizce yemininin yaptırılmasına karar verildiği görülmüştür. Davalı asil ... (TC:...); "İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takibine konu edilen malları teslim ettiğime ve muhtelif faturalar ile satışı yapılan çeşitli mallardan ödenmeyen bakiye alacak miktarı olan 982.229,00 TL'yi icra takibi itibariyle almadığıma dair, namusum şerefim ve kutsal saydığım bütün inaç ve değerler üzerine yemin ederim, şu anda mahkeme huzurunda yapmış olduğum yeminimde sebat (ısrar) ediyorum" şeklinde yemin beyanında bulunmuştur. İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu, yemin beyanı içeriğine göre; taraflar arasında satımdan kaynaklı ticari ilişkinin bulunduğu, davalı tarafından İstanbul ... İcra Dairesinin .... Esas dosyası ile borcun sebebi "Muhtelif faturalar ile satışı yapılan çeşitli mallardan ödenmeyen bakiye alacak miktarı 982.229,00 TL" gösterilmek suretiyle 982.229,00 TL üzerinden ilamsız takip yapıldığı, davacı tarafından haciz baskısı altında ve ihtirazi kayıtla ödemenin yapıldığı, borcun olmadığı, faturaya konu malların faaliyetleriyle alakasız olduğu, ürünlerin teslim edilmediğinin ileri sürüldüğü, tacir olan tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede defter kayıtlarının bir biriyle uyumlu olduğu, davalı tarafından düzenlenen faturaların davacı tarafından kabul edilerek kayıtlara alındığı, davacı tarafından faturalara karşı itirazda bulunulmadığı gibi iade faturalarının da düzenlenmediği, davacının kendi ticari defterlerine göre 980.395,24-TL borçlu gözüktüğü ticari ilişkide tanık dinletme talebinde bulunduğu ancak uyuşmazlık miktarı ve senede karşı senetle ispat kuralı gereği tanık delilinin caiz olmadığı değerlendirilmekle davalı şirket yetkilisi tarafından usulüne uygun yemin de eda edildiğinden davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın reddine, Alınması gerekli 732,00 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 20.899,09 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye fazla yatırılan 20.167,09 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, AAÜT gereğince hesap edilen 189.329,07 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, kararın tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekili, davalı vekili ve davalı asilin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.11/02/2026
Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır