İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/32 E. 2026/260 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/32
- Karar No
- 2026/260
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/32 Esas KARAR NO : 2026/260
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 13/01/2025 KARAR TARİHİ : 04/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29.04.2024 tarihinde saat 10.00 civarında, ..... Mahallesi ..... Cd. ile ..... Sokak kesişimindeki Bağcılar/ İstanbul adresinde, müvekkiline ait Bağcılar Santraline bağlı güzergahın zarar gördüğünü ve 200-05 KPDF-AP 25m lokal bakır kablonun, davalının yol yapım ve düzenleme çalışmaları esnasında ve kazı çalışmaları yapılırken zarara uğratılması sebebiyle hasar meydana geldiğini, işbu hasarın tazmini sebebiyle müvekkili şirketin hasarın tazmini için 11.12.2024 tarihinde, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü nezdinde ..... Esas sayılı numarası tahtında icra takibi başlattığını, söz konu hasarlar nedeniyle davacı müvekkili şirket çalışanı (Tekniker) ..... ve ..... tarafından Hasar Tespit Tutanağı düzenlendiğini, icra takibine ve işbu itirazın iptali davasına konu olaya ilişkin, Hasar Keşif Tutarı Formu (Malzemeler ve İşçilik Giderleri ayrı ayrı hesaplanarak), E - Fatura, Hasar Tespit Tutanağı, Fotoğraflar, Hasar Krokisi, Günlük Şantiye Defteri, Şematik, Demontaj Tespit Tutanağı, Arız Ölçü Muayene Eski - Yeni Raporu ve Kazı Hesaplama Tablosunun dilekçe ekinde sunulduğunu, hasar sebebiyle müvekkili şirketin zarara uğramış olup, verilen hizmetlerin aksamaması adına onarım gerçekleştirildiğini, davalının ise işbu icra takibine ve borca haksız, mesnetsiz, usule ve esasa aykırı şekilde itiraz ettiğini, iş bu itirazın iptali davasını ikame etmeden evvel davacı müvekkili tarafından dava şartı olan zorunlu ticari arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, Bakırköy Arabuculuk Bürosu nezdinde Bakırköy Arabuculuk ..... numaralı ve .... başvuru numaralı Arabuluculuk Dosyası tahtında yapılan arabuluculuk görüşmelerinde tarafların anlaşamaması sonucunda Anlaşamama şeklinde tutulan son tutanağında dava dilekçesi ekinde sunulduğunu iddia ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla haklı davanın kabulü ile davalının icra takibine yapmış olduğu haksız itirazın iptaline, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü nezdinde ..... Esas sayılı icra takibinin devamına, davalının icra takibine konu asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu edilen alacaklar zamanaşımına uğradığından, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının tesislerinin müvekkili şirketin çalışmaları sırasında zarar gördüğü iddiasını kesinlikle kabul etmediklerini, dava konusu olaya müvekkili şirketin olumlu ya da olumsuz herhangi bir fiilinin neden olmadığını, öyle ki davacı tarafın iddiaları doğrultusunda müvekkili kurum ile gerekli görüşmeler gerçekleştirildiğini ve şirket kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde uyuşmazlık konusu tarih ve adreste müvekkili şirket tarafından herhangi bir çalışma gerçekleştirilmediği sonucuna ulaşıldığını, dava konusu hasarın müvekkili şirket çalışmalarından kaynaklanmayıp müvekkilinin davacı kurum tesislerine yapılmış herhangi bir müdahalesinin söz konusu olmadığını, dolayısıyla dava konusu hasarın meydana gelmesinde müvekkili şirkete husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafın müvekkili şirketin yaptığı çalışma esnasında tesislerinin zarar gördüğünü iddia etmiş ise de işbu iddialarını ispata yarar herhangi bir delil sunamadığını, dosyaya bu konuda sunulan ve kendi çalışanlarınca düzenlenen tek taraflı hasar tespit tutanaklarının taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, ayrıca davacı yan tarafından dosya kapsamına sunulan belgelerde ne davalı şirket çalışanlarını ne de kurumun çalışma yaptığına işaret eder bir tabelayı gösteren bir fotoğrafa rastlanmadığını, hasarın meydana geldiği tarihte müvekkili şirket kayıtlarında yapılan incelemede, söz konusu mahalde herhangi bir çalışma yapılmadığının tespit edildiğini, davacı tarafından iddia olunan hasarın müvekkili şirketin dağıtım şebekesinin işletilmesinden ya da herhangi bir çalışmasından kaynaklanmadığını, meydana gelen hasarda müvekkili şirkete yükletilebilecek bir kusur bulunmadığını, dava konusu olayda davacı tarafın kusurlu olup olmadığının tespitinin önem arz ettiğini, zira davacı ..... A.Ş.’ye ait kablolar hiçbir koruma tedbiri alınmadan, emniyet mesafelerine uymadan ve teknik şartnameye açıkça uymadan döşendiğinden müvekkili şirketin iletim ve dağıtım tesisine olması gerekenden daha yakın olması nedeniyle ve çoğunlukla davacı kurumun ağır kusuruyla hasar meydana geldiğini, bu durumda tesisin sahibi olarak ve B.K m.58 hükmü gereği yasadaki tabiri ile "fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurundan dolayı” tüm sorumluluğun davacıya ait olduğunu, Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği m. 58/b-15 “Bir enerji kablosu ile telekomünikasyon, demiryolu, otoyol vb. ile ilgili kabloların birbirlerine yaklaşmaları yada birbirlerini kesmeleri durumunda aralarındaki açıklık en az 30 cm. olmalıdır. Bu açıklık daha küçük olduğunda kablolar yanmayan gereçlerden yapılan levha, yarım büz yada borularla korunmalıdır.” hükmünü içerdiğini, buradan hareketle ve kabul anlamına gelmemekle birlikte, kabloları döşerken mevzuata aykırı hareket eden davacı olduğuna göre, kendi hatalı eyleminden doğan zararlara da bizzat kendisinin katlanması gerektiğini, dava konusu hasarın müvekkili şirket çalışmasından kaynaklanmamakla birlikte davacının talep ettiği zarar bedelinin de neye göre hesaplandığının belirli olmadığını, talep edilen miktarın rayice ve gerçekliğe uygunluğunun şaibeli olduğunu, tüm bu yönlerle de bedele ayrıca itiraz ettiklerini, tek taraflı tutulmuş hasar tutanaklarını ve oluşturulmuş hasar hesabını kabul etmelerinin mümkün olmadığını, hiçbir alacak kaleminin varlığını kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı açıkça kendi personel ve araçları ile çalışma yapmış olduğundan bu iş için ayrıca özel eleman tuttuğunu ortaya koyamadığından bu yöndeki talebinin reddi gerektiğini, davacı tarafın talep etmiş olduğu icra inkâr tazminatına ilişkin şartların somut olay bağlamında gerçekleşmediğini savunarak; haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin ihbar talebi doğrultusunda dava ..... Sigorta A.Ş'ne ihbar edilmiş, ihbar olunan vekilince ihbar dilekçesine karşı cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirketin müvekkili şirkete, 24/05/2023-24/05/2024 tarihleri arasında ..... Numaralı 3. Şahıs Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı şirketlerinin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında olup poliçede yer alan 3. şahıs mali sorumluluk teminat limitinin olay başına 25.000 USD ile sınırlı olduğunu, ayrıca beher hasarda 25.000 USD muafiyet uygulanacağının poliçeye derç edildiğini, müvekkili şirket uhdesinde tanzim edilen konu poliçe ile temin edilen herhangi bir hasar ödemesinde, ilgili genel şartların birinci ve dokuzuncu maddelerinde kayıtlı tazminat tutarının yasal faiz tutarı ve dava masrafları ile avukatlık ücretleri toplamında sigortacının azami sorumluluğunun poliçede belirtilen limitlerle sınırlı olduğunu, sigortacının sorumluluğunun hiçbir durumda poliçe üzerinde belirtilen limitleri aşamayacağını, Üçüncü Şahıslara Karşı Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının "Hasar Halinde tarafların Durumu" başlıklı bölümünde;"Madde 7: İşbu mukaveleye göre, sigortalının mali mesuliyetini mucip olabilecek bir vakıanın hudusunda, sigortalı ıttıla tarihinden başlayarak beş gün içinde sigortacıyı yazı ile haberdar etmekle mükelleftir." hükmü bulunduğunu, bu ihbarın kazanın nerede, hangi tarih ve saatte, ne gibi sebeplerle ve hangi hal ve şartlar altında vukua geldiğine ve kazada ölen ve yaralananlara, zarar gören mallar ile bunların sahiplerine ve zamanın vüsatine dair tafsilatlı ve doğru malumatı ihtiva etmesi gerektiğini, müvekkili şirket sigortalısının belirtilen süre içerisinde ihbar yükümlülüğüne uygun davranmaması ihtimalinde, müvekkili sigorta şirketi aleyhine açılacak davalarda, bu yöndeki savunmalarını saklı tuttuklarını, meydana gelen kazanın oluşumunda davalı sigortalının kusur ve sorumluluğunun aynı zamanda kaza ile zarar arasındaki illiyet bağının tespiti gerektiğini, öncelikle davacı vekili her ne kadar dilekçesinde dava konusu olayın gerçekleşmesinde davalı sigortalının kusurlu olduğunu beyan ve iddia etmiş ise de, bu durumun tamamen ispata muhtaç olduğunu, dava konusu olayın davacı yanın kusuru neticesinde meydana gelmiş olup, sigortalının kusuru bulunmadığını, Mahkeme aksi kanaatte ise konusunda uzman bilirkişiler aracılığı ile Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak kazanın oluşumunda tarafların kusurunun ve davacı yanın maddi zararının tespitini talep ettiklerini, hiç bir şekilde davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile ve de somut olayda sigortalı aleyhine hüküm tesis edilmesi durumunda, müvekkili şirket bakımından temerrüdün ihbar dilekçesinin tebliği ile oluştuğunun kabul edilmesi gerektiğini belirterek; esasa ilişkin cevap hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı delillerinin taraflarına tebliğini, yapılacak yargılamada, sınırlı sorumluluk ilkesi, gerçek zararın giderilmesi ilkesi, kusur oranında sorumluluk ilkesi, gözetilerek kusurun ve zarar miktarının hesaplanmasını, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmilini, “İhbar olunan” sıfatı gereği müvekkili şirket hakkında hüküm tesis edilmemesini talep etmiştir. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, Haksız fiil hukuksal sebebine dayalı alacak talebine ilişkin açılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Uyuşmazlığın, davalı şirketin 29/04/2024 tarihinde "..... Mah. .... Cad. İle ..... Sok Kesişimi Bağcılanr/İstanbul" adresinde alt yapı çalışması yapıp yapmadığı, alt yapı çalışması yapıldığının tespiti halinde belirtilen adreste davacıya ait Bağcılar santraline bağlı güzergaha zarar verilip verilmediği, alt yapı çalışmasının davacıya ait güzergahta hasar ve zarara sebep olup olmadığı, zarar miktarı, hasarın davalı şirketin kusurundan meydana gelip gelmediği, davalının zarardan sorumlu olup olmadığı, davacı tarafça meydana gelen hasarın tahsili amacıyla başlatılan Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ..... sayılı icra takip dosyasına vaki itirazın iptali talebinin kabul edilip edilemeyeceği; davalı savunması kapsamında davanın zamanaşımı süresinde açılıp açılmadığı, davalı şirketin husumet itirazının kabul edilip edilemeyeceği, davacının meydana gelen hasarda kusurunun bulunup bulunmadığı hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; alacaklısının ..... Anonim Şirketi, borçlusunun ...... Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi olduğu, hasar keşif tutarı kaynaklı alacak borç sebebi gösterilerek 11.484,49-TL asıl alacak, 3.887,26-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 15.371,75-TL'nin tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin; davalı borçluya 13/12/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 16/12/2024 tarihli dilekçesi ile ödeme emrinde belirtilen asıl alacağa, yetkiye, borca ve ferilerine itiraz ettiği, davalı borçlu vekilinin itirazı üzerine 16/12/2024 tarihinde icranın durdurulması kararı verildiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür. 6098 sayılı TBK'nın 72.maddesinde; "Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır." TBK'nın 73/1.maddesinde; "Rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar." TBK'nın 154.maddesinde; "Aşağıdaki durumlarda zamanaşımı kesilir: 1.Borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa ya da rehin vermiş veya kefil göstermişse 2.Alacaklı, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa" TBK'nın 156/1.maddesinde; "Zamanaşımının kesilmesiyle, yeni bir süre işlemeye başlar.", 157/2.maddesinde; "Zamanaşımı, icra takibiyle kesilmişse, alacağın takibine ilişkin her işlemden sonra yeniden işlemeye başlar." hükümleri yer almaktadır. Eldeki dava yönünden zamanaşımı süresi 2 yıl olup, dava tarihi itibariyle bu süre dolmadığından davalının zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından bildirilen tanık mahkememizce bizzat dinlenilmiştir. Mahkememizce dinlenen davacı tanığı ..... beyanında," 16 yıldır hasar sorumlusu olarak davacı ...... A.Ş'de çalışıyorum aynı zamanda alt yapı kazı işlerine bakıyorum. Olay tarihinde arıza ekibi bizi arayarak telefon internet alt yapı kablosuna sinyal gelmediğini söylediler, biz kontrol için olay yerine gittiğimizde ......'ın kazı yaparken kabloyu kopardığını gördük, hatırladığım kadarıyla kablonun koptuğu yer ..... Mahallesi ..... Caddesi ..... Sokak kesişimi idi, caminin önüydü. Biz gittiğimizde ....... kablolarını yer altına alıyordu kazı çalışması vardı, şuan tam hatırlamamak ile birlikte tutanak tuttuğumuzu hatırlıyorum. ......'ın kabloları yerin 80 cm altına yapılıyor ancak kazı derinliği 1 metreyi geçmektedir bizim kablolarımız 60 cm derinliktedir. Biz yine kopan kablonun yerine aynı kablodan yani 200'lük bakır kablo çektik, biz olay yerinde fotoğraf çekimi yaptık bildiğim kadarıyla bu fotoğraflar dosyaya eklendi benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir" demiştir. Mahkememiz dosyası, davacının iddiası, davalı taraf savunması, sunulan ve toplanan deliller, tanık beyanları, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... ile tüm dosya kapsamına göre; davalı şirketin 29/04/2024 tarihinde ".... Mah. .... Cad. İle ..... Sok Kesişimi Bağcılar/İstanbul" adresinde alt yapı çalışması yapıp yapmadığı, alt yapı çalışması yapıldığının tespiti halinde belirtilen adreste davacıya ait Bağcılar santraline bağlı güzergaha zarar verilip verilmediği, alt yapı çalışmasının davacıya ait güzergahta hasar ve zarara sebep olup olmadığı, zarar miktarı, hasarın davalı şirketin kusurundan meydana gelip gelmediği, davalının zarardan sorumlu olup olmadığı, davacı tarafça meydana gelen hasarın tahsili amacıyla başlatılan Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ..... sayılı icra takip dosyasına vaki itirazın iptali talebinin kabul edilip edilemeyeceği; davacının meydana gelen hasarda kusurunun bulunup bulunmadığı hususlarında rapor düzenlenmek üzere elektrik mühendisi ...... ile haberleşme mühendisi ..... dan oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından 07/11/2025 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş; 07/11/2025 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"...Davacı taraftan teknik pesonel ..... ve davalı taraftan stajyer avukat ......'nın katılımıyla, 13.10.2025 tarihinde saat 10:30 — 12:15 arasında İstanbul ili, .... ilçesi, ..... Mah......Cad. ile 1849 Sok köşesinde yapılan keşifte; davalı tarafın Cami Caddesinin sağ tarafta yaya kaldırımının bitişik yol boyunca yer altı kablo tesis çalışması yaparak var olan havai hat tesislerini kaldırdığı, galvaniz yeni direkler dikerek sokak aydınlatma tesisi yaptığı, eski aydınlatma direklerini söktüğü, ayrıca kaldırıma da elektrik dağıtım panosu koyduğunun görüldüğü, davacı tarafça aynı mahalde 200-05 KPDF-AP 25metre lokal bakır kablonun tesis edildiği, dava dosyasındaki ibraz edilmiş belgeler içerisinde davalı tarafın ne zaman kazı yaptığını gösteren bir belgenin bulunmadığı, davalı vekilinin müvekkilinin İstanbul ili, ..... ilçesi, .... Mah. .... Cad. ile .... Sok köşesinde bir tesis çalışmasının olmadığını ifade ettiği, mahallinde yapılan incelemede ve davacı tarafın görselleri ve Hasar Tespit Tutanağı baz alındığında, kazı çalışmasının şikâyete konu hasar ile bağlantısının olmadığının değerlendirildiği, davacı teknik pesoneli ..... ve davalı stajyer avukatın katılımıyla yapılan tetkikte Cami Caddesindeki kazı yapılan güzergahın asfaltlandığı, davacı taraf vekili tarafından dosyaya sunulan, ..... Firması tarafından düzenlenmiş, 30.04.2024 tarihli ŞANTİYE DEFTERİ ve ŞEMASI üzerinde verilen hat şeması ve mesafelerin uyumlu olduğunun değerlendirildiği, hak ediş hesaplamasında ..... Tarafından dosyaya sunulan hak ediş birim fiyatları kullanılmış olup birim fiyatların baz alındığı tarife tablosu dosyaya sunulmadığından, kontrol amaçlı olarak Üretici Malzeme Fiyatları kullanıldığı, üretici Malzeme Fiyatlarının tespiti için Hes kablonun 2024 tarihli Fiyat listesi kullanılmış olup, dönem içerisinde birim fiyatların değişmediğinin varsayıldığı, kablo Montaj/Demontaj İşçilikleri için Birim Fiyat tespitinde Müdahale ve demontaj işçilik bedelleri için 2 adet elektrik ustası ortalama net 26.340,00TL aylık olmak üzere toplam 52.680,00TL, 2 adet vasıfsız işçi asgari ücreti aylık toplam tutarı 34.004,24TLolmak üzere, genel toplam tutarın 86.684,24TL olarak hesaplandığı ve bu bedelin hesaplamalarda kullanılacağı, ...... Birim Fiyatları kullanılarak yapılan hesaplamada KDPF-AP 200-0,5 Kablonun müdahale, demontaj ve montaj bedellerinin, Malzeme ve İşçilik Dahil, 11.399,09TL KDV olduğu hesaplandığı, kamu çalışanı ücreti, asgari ücret birim fiyatları baz alınarak hasar onarımının yapıldığı tarih itibariyle, malzeme ve işçilik dahil toplam maliyetin 90.839,77TL + KDV olduğu, 13.10.2025 tarihli tespit çalışması sırasında Cami Caddesinin asfaltlandığı için kazı çalışması yapılıp yapıldığını gösterir herhangi bir kanıt bulunamamış olup, davalı tarafın kazı çalışmasının, davacıya ait kablolarda hasar ve zarara sebep olup olmadığı yönünde herhangi bir kanaat oluşmadığı, Cami Caddesi üzerindeki tespit çalışmasında, İstanbul ili ..... ilçesi ...... Mah. .... Cad. ile .... Sok köşesinde kazı çalışması yapılıp kapatıldığı tespit edilmiş olmakla birlikte, davalı tarafın bu güzergâhtaki havai hat şebekesini kazı yaparak yer altına aldığı, ayrıca var olan A tipi aydınlatma tesisatlarını galvaniz tipi aydınlatma tesislerine dönüştürdüğü, kaldırıma elektrik kesme panoları koyduğu, ancak, davalı taraf hasarın meydana geldiği tarihte davalı şirket kayıtlarında yapılan incelemede, söz konusu mahalde herhangi bir çalışma yapılmadığının tespit edildiği belirtmiş olması nedeniyle, kazı çalışmasının şikâyete konu hasar ile bağlantısının olmadığının değerlendirildiği, keşif tarihinde değiştirilen kablonun metraj ölçümü yapılamamış olup, davacı taraf vekili tarafından dosyaya sunulan, ...... Firması tarafından düzenlenmiş, ŞANTİYE DEFTERİ ve ŞEMASI üzerinde verilen hat şeması ve mesafelerin uyumlu olduğu, hasarın davalı tarafça yapıldığına ilişkin herhangi bir kanıt bulunmamakla birlikte, tespit edilen hususlar doğrultusunda, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan Hasar Tespit Tutanakları ile birim fiyatlar üzerinden yapılan hesaplamalarda hasar onarım bedelinin hasar onarım tarihi itibariyle 90.839,77TL + KDV olduğu" değerlendirme ve tespitleri yapılmıştır.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçe sunulmuştur. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına (Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Dairesi Başkanlığı Altyapı Koordinasyon Şube Müdürlüğü) müzekkere yazılarak; 29/04/2024 tarihinde (.... Mah. ..... Cad. İle ..... Sok Kesişimi Bağcılar/İstanbul) adresinde davalı tarafından herhangi bir kazı çalışması yapılıp yapılmadığı, kazı ruhsatı bulunup bulunmadığı, belirtilen adres ve tarihte ilgili güzergahta kazı ruhsatı bulunan ilgililerin ve kazı çalışmalarına ilişkin her türlü bilgi ve belgenin Mahkememize gönderilmesi istenilmiş; 29/12/2025 tarihli cevabi yazı ile ..... programı üzerinden yapılan incelemede 29/04/2024 tarihinde belirtilen adreste herhangi bir gerçek veya tüzel kişiye Altyapı Kazı Ruhsat izni verilmediği hususlarının bildirildiği görülmüştür. Bağcılar Belediye Başkanlığına (Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü) müzekkere yazılarak; 29/04/2024 tarihinde (.... Mah. .... Cad. İle 1849 Sok Kesişimi Bağcılar/İstanbul) adresinde davalı tarafından herhangi bir kazı çalışması yapılıp yapılmadığı, kazı ruhsatı bulunup bulunmadığı, belirtilen adres ve tarihte ilgili güzergahta kazı ruhsatı bulunan ilgililerin ve kazı çalışmalarına ilişkin her türlü bilgi ve belgenin Mahkememize gönderilmesi istenilmiş; cevabi yazı ile 29/04/2024 tarihinde (..... Mah. ...... Cad. İle .... Sok Kesişimi Bağcılar/İstanbul) adresinde Başkanlıkça düzenlenmiş herhangi bir altyapı kazı ruhsatına rastlanmadığı, ancak dava konusu adresi de kapsayan ve ..... adına 05/07/2024 tarih ve ..... sayı ile çıkış işlemleri yapılmış olan ..... AYBİS numaralı kazı ruhsatının düzenlendiği hususlarının bildirildiği, ayrıca belirtilen adres ve tarihte ilgili güzergahta kazı ruhsatı bulunan ilgililerin ve kazı çalışmalarına ilişkin her türlü bilgi ve belgenin Mahkememize gönderilmiş olduğu görülmüştür. Hasar tespit tutanağının incelenmesinde; görgü şahidi tespit edilmediği ve tutanağın davacı firma çalışanları tarafından tanzim edildiği anlaşılmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi geregince, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür”. Bu hüküm dikkate alındığında kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurları; fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır. Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir. TBK madde 50 gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 190. maddesi gereğince herkes iddiasını ispatla mükelleftir. Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı takip dosyası, 07/11/2025 tarihli bilirkişi raporu kapsamında; tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; Davanın haksız fiil iddiasına dayalı alacak talebine ilişkin açılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkin olduğu; davanın niteliği itibariyle meydana geldiği iddia edilen zararın ve zarara neden olan haksız fiilin ve haksız fiilin davalının kusurundan ileri gelip gelmediğinin ispatının davacı tarafta olduğu, davaya konu edilen eylemin ve zararın meydana geldiğinin iddia edildiği kablo masrafları vb unsurların teknik bilgi gerektiren hususlar olup bilirkişi deliline başvurulmasının hukuken gerekli olduğu, dosya kapsamında aldırılan ve yukarıda özetlenen bilirkişi raporunda hasarın davalı tarafça yapıldığına ilişkin herhangi bir kanıt bulunmadığı hususlarının tespit edildiği, dosyada mevcut delil durumuna göre, ispat yükü kendisine düşen davacının Bağcılar Belediye Başkanlığı cevabi yazısı da dikkati alınarak 29/04/2024 tarihinde "..... Mah. ..... Cad. İle ...... Sok Kesişimi Bağcılar/İstanbul" adresinde davalının çalışma yaptığını usulüne uygun bir biçimde ispat edemediği, bu durumda davalının davacıya zarar verdiği dosya kapsamından sabit olmayıp ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; Davanın REDDİNE, Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 116,60-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Arabuluculuk aşamasında Devlet Hazinesinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 15.371,75-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa İADESİNE, HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; dava miktarı itibariyle KESİN olmak üzere davacı vekilinin e duruşma sistemi ile davalı vekilinin huzurda yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/03/2026
Katip ...... Hakim .......