İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/37 E. 2026/288 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/37
- Karar No
- 2026/288
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/37 KARAR NO : 2026/288
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/01/2025 KARAR TARİHİ : 26/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların maliki ve sürücüsü olduğu--- plakalı aracın, müvekkili şirkete ait---- plaka sayılı araca çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, meydana gelen kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin, aracın 21 gün tamirde kaldığı sürece mahrum kaldığını iddia ile belirsiz alacak davası olarak 21 günlük araç mahrumiyeti için şimdilik 100-TL.'nin otomobilin onarım için servise teslim edildiği 27.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ----- cevap dilekçesinde özetle; öncelikle kusur oranının kesin ve gerçek olmadığını, kabul etmediğini, davacı aracını kullanan tarafın müterafik kusurunun söz konusu olduğunu, KTK na ve KT Yönetmeliğine göre davacı tarafın araç sürücüsünün ehliyetli olup olmadığı, tarafların hangi trafik kuralını ihlal edip etmediğinin belli olmadığını, kusur durumunun bilirkişi marifetiyle tespit edilmesi gerektiğini, davacı tarafın talebini kabul anlamına gelmemek üzere, “mahrumiyet kaybı bedelinin ”nın belirlenebilmesi için birden çok kriterin incelenmesi, bu incelemenin de, konusunda uzman, bilirkişiler kanalı ile yapılması gerektiğini, davacının afaki taleplerde bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı -----. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin belirsiz alacak davasına konu edilemez nitelikte olduğunu, keza davacı yan daha önce işbu alacak iddiasını ----. İcra Müdürlüğünün ----. Sayılı dosyası nezdinde de talep ettiğini, söz konusu hasarın iddia edildiği gibi tek başına dava konusu kazada gerçekleşip gerçekleşmediği, onarım ve süresinin hasara uygun olup olmadığı, bir servis kusuru olup olmadığı ve sair hususların araştırılması ve dikkate alınması gerektiğini, talep edilen mahrumiyet bedeline ilişkin somut deliller sunması gerektiğini belirterek hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; trafik kazası sonucu hasarlanan aracın tamirde kaldığı sürece içinde uğranılan mahrumiyet bedelinin tahsili istemine ilişkindir.Dava basit yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zabtı uyarınca yargılamaya başlanmış, ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında tahkikata geçilerek deliler toplanmak suretiyle tahkikat bitirilmiş ve yargılama sonuçlandırılmıştır.Taraflarca delil olarak dayanılan tramer kayıtları, aracın tamirine ilişkin belgeler celp edilmiş ve sunulan diğer deliller ile birlikte incelenmiştir.Belirlenen uyuşmazlık noktalarının teknik değerlendirme gerektirmesi sebebiyle dosya hasar uzmanı makine mühendisi bilirkişi ----- tevdi edilmiş, anılan bilirkişi tarafından sunulan 02/02/2026 tarihli rapor içeriği denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır. Davacı vekilince verilen bedel artırım dilekçesinde; 100,00 TL olarak talep edilen tazminatı 2.550,00-TL arttırarak 2.650,00-TL olarak yükselttiklerini belirterek bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiş ve harcını yatırdığı görülmüş olup söz konusu dilekçe HMK m.27 hükmü kapsamında davalıya tebliğ edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; 09/03/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında tarafların kusur oranları, davacının işleteni olduğu ---- plaka sayılı otomobilin uğradığı hasar sebebiyle dava dilekçesinde yazılı 21 gün süre ile onarımda kalmış olmasının hasar ile uyumlu olup olmadığı ve bu süre zarfında mahrumiyet zararının oluşup oluşmadığı, davalıların söz konusu zarardan TBK m.49 ve KTK m.85 hükümleri kapsamında sorumlu olup olmadığı, uygulanacak faizin nevi noktalarında toplanmaktadır. Tüm dosya kapsamına göre; 09/03/2023 tarihinde davalıların maliki ve sürücüsü olduğu--- plakalı aracın, davacının işleteni olduğu ---- plaka sayılı araca çarparak hasarlanmasına neden olduğu, denetime elverişli görülerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı sürücünün sevk ve idaresindeki ------ plakalı otobüs ile geri manevra yaparken dikkatsiz davranarak davacıya ait araca çarptığı, bu eyleminin KTK m.67/b, 84, j ve KTY m.137/B ve 157/a-10 hükümlerine aykırılık taşıdığı, olayın oluşumunda tam ve asli kusurlu olduğu, davacıya ait araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, davacı aracında oluşan hasara dayalı olarak 5 günlük onarım süresinin kadri maruf olduğu ve ortalama kira bedeli ile amortisman bedeli düşüldükten sora davacının günlük 530,00 TL üzerinden 2.650,00 TL mahrum kalmaya dayalı zararının oluştuğu, davalı işletenin KTK m.85, davalı sürücünün ise TBK m.49 hükümleri kapsamında iş bu zarardan sorumlu TBK m.61 hükmü kapsamında kaza tarihinden itibaren bedel artırım dilekçesindeki talep uyarınca işleyecek yasal faiziyle müteselsilen sorumlu olduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Dava ve bedel artırım dilekçeleri doğrultusunda, 2.650,00 TL'nin 09/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin ödenen 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafça yapılmış, 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin harç, 46,00 TL tamamlama harcı olarak toplam 1.276,80 TL harç gideri ile tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olarak 9.261,50 TL masraf olmak üzere toplam 10.538,30 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı tarafça yapılmış yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 2.650,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının talep halinde yatırana iadesine, 7-Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda miktar itibariyle KESİN olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.